UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ne komşu olmasıyla sadece Türkiye’nin değil dünyanın en değerli turizm lokasyonlarından biri sayılan İzmir'in Selçuk ilçesi, yeni ve devasa bir yapılaşma projesiyle gündemde. Bölgenin bakir doğasıyla ünlü Pamucak sahilinde, Bodrum Otel İşletmeleri A.Ş. tarafından inşa edilmesi planlanan otel projesi için bürokratik süreçte sona yaklaşılıyor. Ancak hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED Raporu) dosyası, yatırımın ekonomik büyüklüğü kadar, barındırdığı jeolojik ve ekolojik riskleri de gözler önüne serdi. Bakanlık tarafından inceleme süreci başlatılan ve nihai kararın verilmesi beklenen proje, bölgedeki hassas dengeleri değiştirebilecek nitelikte.
Turizme bin yataklı dev takviye
Projenin teknik detayları ve ekonomik boyutu incelendiğinde, yatırımın ölçeği dikkat çekiyor. Toplamda 906 milyon TL'yi aşan bir yatırım bütçesiyle hayata geçirilmesi hedeflenen tesis, Pamucak’ın turizm kapasitesini ciddi oranda artırmayı hedefliyor. Planlamaya göre otel, 380 oda ve 2 villadan oluşan dev bir kompleks olarak tasarlandı. Toplamda bin yatak kapasitesi ile hizmet vermesi öngörülen tesisin, bölge istihdamına ve turizm gelirlerine katkı sağlaması bekleniyor. Ancak bu devasa yatırımın inşa edileceği alanın fiziksel koşulları, mühendislik ve çevre bilimcileri düşündüren detaylar barındırıyor.
Deprem korkusu rapora yansıdı: Zemin sıvılaşması uyarısı
Hazırlanan raporun en can alıcı bölümlerinden birini, proje sahasının zemin etütleri oluşturuyor. Bölgenin jeolojik yapısı incelendiğinde, arazinin "Kuvaterner yaşlı alüvyon" birimlerden oluştuğu tespit edildi. Bu teknik tanım, basitçe zeminin gevşek ve suya doygun olduğu anlamına geliyor. Raporda, yeraltı suyu seviyesinin yüzeye oldukça yakın olduğu vurgulanırken, olası bir deprem anında "zemin sıvılaşması" riskinin bulunduğu açıkça belirtiliyor. Ege Bölgesi'nin yüksek sismik aktivitesi göz önüne alındığında, binlerce turistin konaklayacağı bir tesiste bu riskin bertaraf edilmesi hayati önem taşıyor. Uzmanlar, projenin hayata geçebilmesi için sıradan inşaat tekniklerinin ötesinde, çok ciddi ve maliyetli zemin iyileştirme çalışmalarının (jet grout, kazık temel vb.) zorunlu olduğunu vurguluyor.
Nesli tükenen kum zambakları beton baskısı altında
Projenin tartışma yaratan bir diğer boyutu ise bölgenin hassas ekosistemi. Pamucak sahili, sadece turistler için değil, aynı zamanda Akdeniz havzasına özgü nadir bitki türleri için de bir yaşam alanı. Raporda, proje sahası ve çevresinde, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan (EN kategorisinde) Kum Zambakları (Pancratium maritimum) popülasyonunun varlığına dikkat çekiliyor. Denize sıfır konumda yükselecek olan beton blokların, bu narin çiçeklerin yaşam alanını daraltma ihtimali çevrecileri endişelendiriyor. İnşaat faaliyetleri sırasında oluşacak toz, gürültü ve insan hareketliliğinin, koruma altındaki bu türleri yok etme riski taşıdığı belirtiliyor. Ayrıca bölgedeki taşkın riskleri ve tesisin tüketeceği yoğun su miktarının, Pamucak’ın kırılgan su dengesini bozabileceği de raporda yer alan uyarılar arasında.
Ankara’da kritik tarih 23 şubat
Yatırımcı firma şirket tarafından bakanlığa sunulan dosya üzerindeki incelemeler tamamlanmak üzere. Projenin kaderini belirleyecek olan İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK toplantısı), 23 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Bu toplantıda, zemin sıvılaşmasından kum zambaklarının korunmasına, taşkın risklerinden atık yönetimine kadar tüm çevresel etkiler masaya yatırılacak. Komisyondan çıkacak "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı, Pamucak sahilinin geleceğini şekillendirecek. Bölge halkı ve sivil toplum kuruluşları, turizm yatırımlarına karşı olmamakla birlikte, doğayı tahrip etmeyen ve can güvenliğini riske atmayan sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesini talep ediyor.