“Savcı” Temel Çağlayan

Abone Ol

“Kimdir bu Temel Çağlayan ve ne özelliği var?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim.

Savcı Temel Çağlayan, ağabeyimdi. Hiçbir zaman savcılara toz kondurmayan ve savcı olmanın gururuyla yaşayan bir hukukçu. Ona göre bütün savcılar dürüst insanlardı!

Savcılar için şöyle derdi: “Sadece bu mesleğin önünde Cumhuriyet sözcüğü vardır ve Cumhuriyet Savcısı hata yapmaz!”

Abim, Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde savcılık yaptı. Eski zaman savcıları gibi o da mahkemelerde Cumhuriyet’in savcısı olmanın gurur ve dürüstlüğünü yansıtırdı. En son, Yargıtay Üyesi iken emekli oldu.

SÖZ SÖYLETMEZDİ

Herhangi bir savcı aleyhine söz söylendiğinde tansiyonu yükselir, kaşlarını kaldırarak; “Sakın ha!” derdi. “Savcılara söz söylemeyin. Onlar herhangi bir hukukçu değil Cumhuriyet’in savcısıdırlar!”

Abimle aramızda büyük bir yaş farkı (22) vardı. O, beş kardeşin en büyüğü ben de en küçüğüydüm. Onun aşırı meslek şovenizmi beni rahatsız etse de duyarlıklarına saygı göstermemiz neredeyse bir zorunluluktu.

Ama bazen -rahmetli yengemi de arkama alarak- onu iğnelemeye çalışırdım. İşte böyle bir anı:

Ankara’da, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Çocuk Hastalıkları bölümünde uzmanlık eğitimi yaparken, abimin evine gitmiştik.

Orada masanın üzerinde duran gazetenin alt manşetinde bir haber okudum: “Savcı Rüşvet Alırken Yakalandı”

Ben bu haberi önce yengeme, ondan aldığım cesaretle de abime gösterdim.

Başlığı okuyunca yüzü kıpkırmızı oldu. Ayrıntıyı okumadan arkasına yaslandı ve gazeteyi yan tarafa bıraktı. Bir süre öyle kaldıktan sonra bana;

“Bu doğru olamaz,” dedi. “Göreceksin en kısa zamanda bu haberin yalan olduğu anlaşılacaktır!”

Ben normalde susardım ama o gün abimin üstüne giderek;

“Ama abi lütfen bir kere olsun savcıların da hata yapabileceğini kabul et,” deyince abim dikleşti, yeniden gözlerini büyüterek;

“Hoşt!” dedi. “Ben bir Cumhuriyet savcısı için ‘rüşvet aldı’ dedirtmem. Bunu söyleyenle de konuşmam!”

Rahmetli abim, rüşvet alan bir savcı yüzünden beni neredeyse evden kovuyordu.

Ben bu olayı yıllar önce abimin ölümünden sonra yazmış ve şöyle bitirmiştim;

“İyi ki abim bugünkü savcıları görmedi.”

O yazıdan sonra neredeyse 20 yıl geçti. Bugün, savcılık mesleğinin başındaki Cumhuriyet sözcüğünün çektiği çileyi görüyor musunuz?