Sarı Zeminli Türk Bayrağı Gördünüz mü?

Abone Ol

Sahillerde ve sınır kapılarında karşımıza çıkan sarı zeminli Türk bayrağı bir tasarım hatası değil, uluslararası bir kalkan. Salgınlara karşı vatanı koruyan o sessiz gücü keşfedin.

Bir liman kıyısında yürürken veya bir gümrük kapısından geçerken gözünüz takılmıştır.

Alışık olduğumuz o asil al bayrağımız, bu kez farklıdır.

Zemin kırmızı değil, sapsarıdır.

İlk refleksimiz hep aynı olur: “Bir yanlışlık mı var?”

Oysa o bayrak ne bir hata ne de bir tesadüf.

O bayrak, bu ülkenin biyolojik sınır hattı.

Görünmeyen Bir Kalkanın Simgesi

Modern dünyada güvenlik sadece silahla veya radarla sağlanmıyor.

Asıl tehlike bazen bir geminin ambarında, bazen bir yolcunun çantasında, bazen de gözle görülmeyen bir virüste saklıdır.

İşte bu sarı zeminli bayrak, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü’ne (HSSGM) ait.

Peki, neden sarı?

Denizcilik geleneklerinde sarı bayrak, bir geminin sağlıklı olduğunu ama denetlenmesi gerektiğini fısıldar. Karantinanın, yani "bekletilerek korumanın" evrensel rengidir bu.

Türkiye, bu küresel dili kendi milli gururuyla birleştirmiş.

Sınırlarımızda sessizce dalgalanan o sarı zemin, aslında bize şunu söylüyor:

“İçerisi güvende, çünkü biz buradayız.”

Sessiz Bir Nöbetin Anatomisi

Dijital kesintilerden, elektronik harpten veya yapay zekadan bahsediyoruz; ama biyolojik güvenlik de en az onlar kadar stratejik bir cephe.

Boğazlardan geçen dev tankerlerden, havaalanlarındaki sağlık kontrollerine kadar her şey bu sarı sancağın gölgesinde yürür.

Savaş sadece cephede yapılmaz.

Bazen bir salgını daha limana yanaşmadan durdurmak, binlerce tanktan daha güçlü bir savunmadır.