Fenerbahçe’nin Bükreş gecesini tek bir cümleyle özetlemek gerekirsek: Ederson olmasaydı, bu maç daha ağır sonuçlanabilirdi. Sahada puanı kurtaran isim tartışmasız kaleciydi.
Son zamanlardaki oyun tarzı Fenerbahçe’nin dengesini sarstı. Güzel bir ivme yakalamıştı. Oyunu kontrol ediyormuş gibi gözükse de sonuç farklı oluyor. Topa sahip olma oranı daha yüksek, rakibin yarı sahasında oynayan bir takım var. Bence bu görüntü aldatıcı. Maçlarda üretkenlik yok. FCSB karşılaşmasında karşı takım Sarı-lacivertlilere topu bilerek verdi, geçiş anları kolladı. Bu taktiklerle maç az kalsın başka yöne doğru gidiyordu.
Santrfor hataları artık kronik sorun haline gelmiş durumda. En Nesyri’ye verilen her dakika, sahadaki diğer oyuncuların emeğini çalıyor. Duran’ın belirsizliği hocaya oynatması için mahrum bırakıyor. Bu tercihler Fenerbahçe’yi ileriye değil, geriye götürüyor… Bu sorun geçen sezondan beri devam ediyor. Israrla görülmek istenmeyen bir durum haline geldi. Çözülmemeye devam ederse tren gerçekten kaçıyor.
İsmail maçlarda diri kalmaya gayret etse de tek başına yeterli değil. Ama kendi yıldızını parlatmaya devam ediyor. İkili mücadeleyi ateşleyen isimlerden biri. Oyunlarda olmadığı zaman orta sahada dengeler bozuluyor.
Fred iyi oynamaya çabalasa da o eski halinden eser yok. Topu sırtı dönük aldığı zaman oyunu öne taşımakta zorlanıyor. Kanatlar zaten genelde etkisiz. Önde topu oyunda tutacak oyuncu yok.
Yani Fenerbahçe sadece puan kaybetmiyor. Oyun kontrolünde kaybediyor artık. Zaten zorluklarla mücadele eden bir takım halindeyken, işler daha da zorlaşıyor. Kolay olmayan maçlar, daha fazla soru işaretleri demektir. Bunları birlik olarak, odaklanarak çözmek zorundalar…