<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://www.dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuzeylul.com/rss/topragin-sesi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 07:20:11 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/rss/topragin-sesi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Çeltiğin babasından kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı üç yeni tür]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/celtigin-babasindan-kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-uc-yeni-tur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/celtigin-babasindan-kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-uc-yeni-tur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tarımının efsane ismi Dr. Halil Sürek, 11 yıllık titiz bir çalışmanın ardından iklim krizine meydan okuyan üç yeni çeltik çeşidini literatüre kazandırdı. "Yörük", "Irmak" ve "Kayı" isimleri verilen bu türler, hem kuraklığa karşı dirençleri hem de hastalıkları dize getiren genetik yapılarıyla çiftçinin yeni umudu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk ziraat tarihine adını altın harflerle yazdıran ve sektörde <strong>"çeltiğin babası"</strong> olarak anılan Ziraat Mühendisi Dr. Halil Sürek, emeklilik yıllarında da üretimin hız kesmediğini bir kez daha kanıtladı. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde geçirdiği uzun yılların ardından bilgi birikimini özel sektöre taşıyan Sürek, tam 11 yıl süren ıslah çalışmalarının meyvelerini topladı. İklim değişikliğinin tarımsal üretimi tehdit ettiği bir dönemde geliştirilen <strong>Yörük, Irmak ve Kayı</strong> isimli çeltik çeşitleri, Türkiye’nin gıda güvenliği için stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>İklim krizine karşı genetik savunma hattı</h2>

<p>Küresel ısınmanın etkisiyle artan kuraklık ve ani hava değişimleri, geleneksel tarım ürünlerini her geçen gün daha fazla zorluyor. Dr. Halil Sürek tarafından geliştirilen yeni türler, tam da bu noktada devreye giriyor. Özellikle <strong>kuraklık</strong> stresine karşı yüksek tolerans gösteren bu çeşitler, suyun kısıtlı olduğu dönemlerde bile verim kaybını minimuma indiriyor. Sürek, yeni türlerin morfolojik yapısının avantajlarına dikkat çekerek, kısa boylu ve koyu renkli yaprak yapısının 5 ila 10 güne kadar süren susuzluk streslerini tolere edebilecek kapasitede olduğunu vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Mantar hastalıklarına karşı ilaçsız çözüm</h2>

<p>Yeni geliştirilen çeşitlerin en dikkat çekici özelliklerinden biri de çevre dostu olmaları. Tarım arazilerinde aşırı yağış ve sıcaklık dengesizliğinin tetiklediği mantar hastalıkları, çiftçiyi her yıl ciddi bir ilaçlama maliyetiyle karşı karşıya bırakıyor. Dr. Halil Sürek, <strong>Yörük, Kayı ve Irmak</strong> türlerinin genetik olarak bu hastalıklara karşı dirençli olduğunu belirtti. Bu direnç sayesinde çiftçilerin yılda iki-üç kez yapmak zorunda kaldığı ilaçlamadan kurtulacağını ifade eden Sürek, bu durumun hem üretim maliyetlerini düşüreceğini hem de doğayı kimyasal atıklardan koruyacağını dile getirdi.</p>

<h2>Dekar başına 10 tondan fazla verim hedefi</h2>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tescillenen yeni çeşitler, sadece dayanıklılıklarıyla değil, yüksek rekolte potansiyelleriyle de göz dolduruyor. Saha denemelerinde oldukça başarılı sonuçlar veren bu türler, normal koşullar altında dekar başına 10 tondan fazla verim sunabiliyor. Türk damak tadına uygun dane yapısıyla dikkat çeken ürünler, piyasanın "amiral gemisi" olarak bilinen Osmancık ve Baldo tipi pirinçlerin tahtına aday gösteriliyor. 48 yıllık meslek hayatına 80'e yakın <strong>çeltik çeşidi</strong> sığdıran Sürek, manevi tatminin kendisi için her türlü kazancın üzerinde olduğunu belirtiyor.</p>

<h2>Yerli tohumun küresel pazardaki gücü</h2>

<p>Agrobest Grup bünyesinde tescillenen bu ürünler, Türkiye sınırlarını aşarak küresel bir vizyona sahip olma yolunda ilerliyor. Şirketin İş Geliştirme Direktörü Oğuzhan Eroğlu, bu çeşitlerin sadece Türkiye'de değil, Uzak Doğu ve çevre ülkelerde de büyük ilgi gördüğünü ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge merkezlerinde geliştirilen <strong>yerli tohum</strong> çalışmaları, Türkiye’nin tohumculuk alanındaki dışa bağımlılığını azaltırken, yüksek teknolojiye sahip tarımsal ürün ihracatının da önünü açıyor. Çiftçilerin saha denemelerine gösterdiği yoğun ilgi, önümüzdeki ekim dönemlerinde bu üç yeni ismin tarlalarda sıkça duyulacağının sinyalini veriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Kazim Bozkurt</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>TOPRAĞIN SESİ</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/celtigin-babasindan-kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-uc-yeni-tur</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/thumbs-b-c-2a67ea48289c0353d895936332858572-1.jpg" type="image/jpeg" length="41106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'de organik çilek hasadı başladı]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/izmirde-organik-cilek-hasadi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/izmirde-organik-cilek-hasadi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'in Tire ilçesinde, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2023 yılında hayata geçirilen "Çileğimiz Organik, Kadın Üreticilerimiz Artık Daha Aktif" projesi meyvelerini vermeye devam ediyor. Kadın üreticilerin liderliğinde yürütülen projede yeni sezon organik çilek hasadı heyecanla başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi'nin süt ve süt ürünleri üretiminde lokomotif ilçelerinden biri olan Tire, kırsal kalkınmada ezber bozan bir başarı hikayesine sahne oluyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kırsaldaki kadının ekonomik olarak güçlendirilmesi ve yöresel ürün çeşitliliğinin artırılması amacıyla 2023 yılında başlatılan "Çileğimiz Organik, Kadın Üreticilerimiz Artık Daha Aktif" projesi kapsamında, yeni sezonun organik çilek hasadı büyük bir heyecanla başladı. Geleneksel tarım ve hayvancılık faaliyetlerine yüksek katma değerli ve kazançlı bir alternatif olarak sunulan organik çilek üretimi, Tireli kadınların toprağa uzanan elleriyle her geçen sezon daha da büyüyerek bölge ekonomisi için can suyu haline geldi.</p>

<p><img alt="O R G A N I K C I L E K T E H A S A T H E Y E C A N I B A S L A D I 1262677 375812" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/o-r-g-a-n-i-k-c-i-l-e-k-t-e-h-a-s-a-t-h-e-y-e-c-a-n-i-b-a-s-l-a-d-i-1262677-375812.jpg" width="3000" /></p>

<h2>Süt diyarına alternatif ve kazançlı ürün</h2>

<p>Projenin ilk adımlarının atıldığı 2023 yılında yalnızca 3 kadın üreticinin cesaretiyle ve 6 dekarlık mütevazı bir tarım alanında başlayan organik çilek serüveni, bugün çok daha geniş bir coğrafyaya yayılmış durumda. Elde edilen başarılı sonuçlar ve artan talepler doğrultusunda, 2026 yılı itibarıyla projeye dahil olan aktif kadın üretici sayısı 7'ye, toplam üretim alanı ise 12 dekara ulaştı.</p>

<p>İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, bölgedeki hasat sevincine ortak olduğu değerlendirmesinde, Tire'nin tarımsal dönüşüm potansiyeline dikkat çekti. İlçe ekonomisinin temelini ağırlıklı olarak süt hayvancılığının oluşturduğunu hatırlatan Akdoğan, "Tire'de daha önce çilek üretimine dair bir kültür yoktu. 2023 yılında üç inançlı üreticimizle topraklarımızı organik çilekle buluşturduk ve bugün yedi üreticimizle bu yolda yürümeye devam ediyoruz. Çilek, ekonomik getirisi ve katma değeri oldukça yüksek bir ürün. Projeye katılan yedi üreticimiz, bölgemizde adeta örnek teşkil edecek standartlarda çilek bahçeleri kurdular. İşler planladığımızdan çok daha iyi gidiyor ve sahadan aldığımız geri dönüşler son derece memnuniyet verici. Üreticilerimiz, sütün haricinde de topraktan yüksek kazanç elde edebileceklerini yaşayarak gördüler ve bunun neticesinde çok yoğun yeni talepler almaya başladık" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Bakanlık olarak desteğimiz sürecek"</h2>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kırsaldaki kadın emeğine verdiği stratejik önemin altını çizen Akdoğan, kurumsal desteklerin artarak devam edeceğinin müjdesini de verdi. Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanlık olarak üreticilerimize yalnızca fide temininde değil; ürünün satış, pazarlama ve markalaşma süreçlerinde de destek olmayı sürdüreceğiz. Üretime olan katkımız kesintisiz devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak kırsalda kadınların varlığı bizim için her zaman öncelikli bir meseledir. Yalnızca tek bir ürün çeşidiyle sınırlı kalmıyor, bölgesel ürün çeşitliliğimizi sürekli olarak artırmaya gayret ediyoruz. Bu çeşitlilik, kadın üreticilerimizin ekonomik bağımsızlıkları için farklı fırsat pencereleri açıyor. Onlar sahada güçlendikçe ve başardıkça, yöre halkından gelen talepler de katlanarak artıyor. Bu tablo, kurumsal olarak bize de büyük bir çalışma azmi ve güç veriyor."</p>

<p><strong>Yıllara Göre Proje Büyüme Tablosu</strong></p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Gelişim Süreci</strong></td>
   <td><strong>Başlangıç (2023)</strong></td>
   <td><strong>Güncel Durum (2026)</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Aktif Kadın Üretici Sayısı</strong></td>
   <td>3 Kişi</td>
   <td>7 Kişi</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Toplam Organik Üretim Alanı</strong></td>
   <td>6 Dekar</td>
   <td>12 Dekar</td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>İstihdam ve Çarpan Etkisi</strong></td>
   <td>Sınırlı</td>
   <td>Artan Bölgesel Talep</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h2>"Bir dekarla başladık, köyün kaderi değişti"</h2>

<p>Projenin Tire'deki en başarılı temsilcilerinden biri olan ve Karateke köyünde yaşayan 48 yaşındaki Nazmiye Öztürk, organik tarımın hayatında yarattığı köklü değişimi gururla anlattı. Hayatının büyük bir bölümünü zorlu hayvancılık faaliyetleriyle geçiren Öztürk, toprakla barışık bu yeni serüvenin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu belirtti.</p>

<p>Bu yıl tarlasında üçüncü kez hasat yapmanın mutluluğunu yaşayan Öztürk, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Biz bu işe dört yıl önce, köyümüzde daha evvel hiç kimsenin cesaret edemediği bir şeyi deneyerek sadece 1 dekar araziyle başladık. Ovamızın bereketli toprakları çileği öyle güzel kabul etti ki, ilk yılımızda harika bir sezon geçirdik. Bu başarımızla, tarlasına ne ekeceğini düşünen diğer kadın üreticilere de canlı bir örnek olduk. Şimdi köyümüzdeki diğer kadınlar, kendi arazilerinde çilek üretimi yapmak için kapımı çalıyor ve benden onlara yol göstermemi, tecrübelerimi aktarmamı istiyorlar. Bir kadının hayatına dokunabilmek ve bu talepleri duymak beni tarifsiz mutlu ediyor. Kazancımızı gördükçe her geçen sene üretim alanımızı bir dekar daha artırdık ve bugün tarlamızı 4 dekara kadar çıkardık. Kadınlar mutlaka ama mutlaka üretim çarkının içinde yer almalı. Ben yıllarca hayvancılığın ağır yükünü çektim; şimdi dönüp baktığımda 'Keşke bu işe çok daha önceden başlasaydım' diyorum. Çilek üretimi meşakkatli olsa da son derece zevkli bir iş. Üstelik üretimimizi tamamen organik yöntemlerle yaptığımız için toprağa ve doğaya saygılı olmanın ayrı bir vicdani huzurunu da yaşıyoruz. Çilek fidesi, dört yıl önce bizim hayatımızı baştan aşağı değiştirdi. Bu işin içinde olmaktan çok memnunuz. Tarlası olan, sadece bir dekar toprağı bulunan her kadının korkmadan bu işi denemesini tavsiye ediyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA - SEZA ALPDÜNDAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, TOPRAĞIN SESİ, Tire</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/izmirde-organik-cilek-hasadi-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/04/9-eylul-81-2.png" type="image/jpeg" length="38919"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
