<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://www.dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuzeylul.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 01:52:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir'in bağlama kraliçesinden hüzünlü veda]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/izmirin-baglama-kralicesinden-huzunlu-veda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/izmirin-baglama-kralicesinden-huzunlu-veda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Radyosu'ndan TRT ekranlarına uzanan sanat yolculuğuyla Türk Halk Müziği tarihine adını yazdıran Kıymet Unutma Şenli, geçirdiği talihsiz kaza sonrası artık bağlamasını eline alamıyor. TRT'nin ilk ve tek bağlama çalıp söyleyen kadın sanatçısı olan Şenli, "60 yıl saz çaldım, sazlarımı gençlere emanet ettim" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="I M G 20230826 W A0013-1" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0013-1.jpg" width="768" /></p>

<p><i><strong>SİNAN GENÇ/ </strong></i>Türk Halk Müziği'nin yaşayan efsanelerinden Kıymet Unutma Şenli, yalnızca güçlü yorumu ve bağlama ustalığıyla değil, TRT tarihinde açtığı çığırla da hafızalara kazındı. Yıllarca İzmir Radyosu'nun sevilen seslerinden biri olan Şenli, TRT'nin ilk ve tek bağlama çalıp söyleyen kadın sanatçısı olarak Türk müzik tarihinde özel bir yere sahip oldu. Muğla'nın Yatağan ilçesinde doğan ancak sanat yaşamını İzmir'de şekillendiren Şenli, genç yaşlarda ailesinin yerleştiği kentte müziğe yöneldi. İzmir Devlet Konservatuvarı'nda eğitim gördüğü yıllarda bağlamayla tanışan sanatçı, o dönemde erkek egemen kabul edilen bir alanda öncü isimlerden biri haline geldi. "Kadınların bağlama çalmasının bile şaşkınlıkla karşılandığı yıllardı. Ama ben sazımdan hiç vazgeçmedim" diyen Şenli, 1970 yılında İzmir Radyosu'nda sözleşmeli sanatçı olarak göreve başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0011-1" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0011-1.jpg" width="540" /></h2>

<h2>İzmir Radyosu'nun altın yıllarına damga vurdu</h2>

<p>İzmir Radyosu'nun en parlak dönemlerinde mikrofon başına geçen Kıymet Unutma Şenli, yıllarca Ege'nin sesi oldu. TRT mikrofonlarında seslendirdiği türkülerle milyonlara ulaşan sanatçı, aynı zamanda bağlamasıyla sahne alan ilk kadın sanatçı olarak dikkat çekti. "Acem Kızı", "Karahisar Kalesi", "Ayağında Kundura", "Arda Boyları" ve "Denizin Dibinde Demirden Evler" gibi eserlerin ilk yorumcularından biri olan Şenli, 45'lik plaklarıyla da döneme damga vurdu. Neriman Tüfekçi, Nezahat Bayram, Nimet Oğuz, Yılmaz İpek, Şahin Gültekin, Talip Özkan ve Arif Sağ gibi halk müziğinin önemli isimleriyle çalışan sanatçı, yurt içi ve yurt dışında sayısız konser verdi.</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0012-1" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0012-1.jpg" width="500" /></h2>

<h2>"Saz çalamamak su içememek gibi"</h2>

<p>Bugün ise İzmir'in Gümüldür Mahallesi'nde sakin bir yaşam süren sanatçı, iki yıl önce yaşadığı talihsiz kaza nedeniyle bağlamasından uzak kalmanın hüznünü yaşıyor. Arkadaş ziyaretine gittiği sırada düşerek bileğini kıran Şenli'nin kolunda kalıcı hasar oluştu. Tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamayan sanatçı artık bağlamasını çalamıyor. "Bu benim için yemek yiyememek, su içememek gibi bir şey. Hayatımın 60 yılı sazımla geçti. Kendimi '74 yaşındayım, artık yeter' diye teselli etmeye çalışıyorum. Ama insanın içi yine de sızlıyor" sözleriyle duygularını dile getiriyor.</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0016-1" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0016-1.jpg" width="1024" /><img alt="I M G 20230826 W A0014-1" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0014-1.jpg" width="768" /></h2>

<h2>Sazlarını gençlere emanet etti</h2>

<p>Bağlamasına dokunamasa da türkülerin yaşamaya devam etmesini isteyen sanatçı, yıllarca kullandığı sazlarını genç müzisyenlere hediye ettiğini söyledi.</p>

<p>"Sazlarımı gençlere verdim. Onlar çalsın, onlar yaşatsın. Benim görevim bitti ama türküler bitmesin. Yeter ki özüne sadık kalsınlar" diyen Şenli, halk müziğinde yaşanan değişimden ise kaygı duyuyor.</p>

<p>Türkülerin giderek özünden uzaklaştırıldığını savunan sanatçı, "Eskiden sanatçılar çok ağır sınavlardan geçerdi. Şimdi türkü okumuyorlar, adeta arabesk söylüyorlar. Türkülerin ruhunu kaybediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0018-1" class="detail-photo img-fluid" height="540" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0018-1.jpg" width="960" /></h2>

<h2>Agora Meyhanesi'nin şairiyle başlayan aşk</h2>

<p>Kıymet Unutma Şenli'nin hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri de eşi Dr. Onur Şenli ile tanışması oldu.</p>

<p>Türk müziğinin unutulmaz eserlerinden "Agora Meyhanesi"nin söz yazarı olan Dr. Onur Şenli ile yolları, İzmir'in efsane mekanlarından Reyhan Pastanesi'nde kesişti.</p>

<p>Sanatçı o günü şöyle anlatıyor:</p>

<p>"İlhan Gençer bizi tanıştırdı. Onur Bey gazetecilik yapıyordu ve benimle röportaj yapmak istemişti. Reyhan Pastanesi'nde buluştuk. O röportaj dostluğa, dostluk da aşka dönüştü. 1991 yılında evlendik."</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0015-1" class="detail-photo img-fluid" height="541" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0015-1.jpg" width="720" /></h2>

<h2>Agora'nın sırrı hâlâ saklanıyor</h2>

<p>Dillere pelesenk olan Agora Meyhanesi şarkısının ardındaki büyük aşk hikâyesini de ilk kez anlatan Şenli, eşine verdiği sözü bugüne kadar koruduğunu söylüyor.</p>

<p>"Onur gençlik yıllarında büyük bir aşk yaşamıştı. Agora Meyhanesi şiiri o aşkın ardından yazıldı. Şarkıya ilham veren kişi İzmir'in tanınmış ailelerinden birinin mensubuydu. Onur bana bu sırrı emanet etti. Ölünceye kadar da o isim bende kalacak."</p>

<h2><img alt="I M G 20230826 W A0017-1" class="detail-photo img-fluid" height="960" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20230826-w-a0017-1.jpg" width="540" /></h2>

<h2>İzmir kültürünün yaşayan hafızası</h2>

<p>Yaklaşık 40 yıl boyunca TRT ve İzmir Radyosu çatısı altında çalışan Kıymet Unutma Şenli, bugün sadece bir sanatçı değil, İzmir'in kültürel belleğinin yaşayan tanıklarından biri olarak görülüyor.</p>

<p>TRT'nin ilk kadın bağlama sanatçısı olarak açtığı yoldan bugün çok sayıda kadın müzisyen yürüyor. İzmir Radyosu'nun altın yıllarını yaşayan, Ege'nin türkülerini Türkiye'ye taşıyan sanatçı ise artık sahnelerden uzak olsa da geride bıraktığı eserler ve anılarla yaşamaya devam ediyor.</p>

<p>Bağlamasını eline alamıyor olabilir. Ancak İzmir'in kültür hayatında bıraktığı iz, tıpkı seslendirdiği türküler gibi yıllar boyunca yankılanmayı sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/izmirin-baglama-kralicesinden-huzunlu-veda</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 20:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-24t204419249.png" type="image/jpeg" length="13935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Efes’in tarihi atmosferinde yükselen İtalyan tınıları sanatseverleri büyüledi]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/efesin-tarihi-atmosferinde-yukselen-italyan-tinilari-sanatseverleri-buyuledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/efesin-tarihi-atmosferinde-yukselen-italyan-tinilari-sanatseverleri-buyuledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından bu yıl 39’uncusu düzenlenen Uluslararası İzmir Festivali, dünya çapında sanatçıları ve nadide eserleri ağırlamaya devam ediyor. Festival kapsamında tarihi Efes Antik Kenti’ndeki Celsus Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen "Bel Canto ve Romantizm: İtalyan Tınıları" konseri, operanın altın çağını Ege’nin kalbine taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Bölgesi’nin en köklü ve prestijli sanat organizasyonlarından biri olan <strong>Uluslararası İzmir Festivali</strong>, bu yıl 39. kez kapılarını açarak küresel kültür mirasını İzmirli sanatseverlerle buluşturuyor. İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) kurumsal liderliğinde yürütülen festivalin en çok beklenen etkinliklerinden biri, tarihi dokusuyla büyüleyen Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti’nde gerçekleştirildi. Binlerce yıllık tarihi geçmişiyle insanlık mirasının en önemli simgelerinden olan Celsus Kütüphanesi, dün akşam muazzam bir klasik müzik randevusuna ev sahipliği yaptı. Akustiği ve görkemli mimari yapısıyla asırlardır ayakta kalan bu kadim mekan, <strong>Bel Canto ve Romantizm: İtalyan Tınıları</strong> başlığı altında düzenlenen görkemli bir konserle aydınlatıldı.</p>

<p>Açık havada, yıldızların altında düzenlenen konsere İzmir ve çevre illerden gelen çok sayıda yerli ve yabancı kültür sanat takipçisi yoğun ilgi gösterdi. Tarihi kütüphanenin anıtsal sütunları arasında yankılanan her bir nota, dinleyicileri zamanın ötesinde bir boyuta taşıdı. Etkinlik öncesinde lojistik ve teknik hazırlıkları titizlikle tamamlayan İKSEV ekipleri, tarihi dokunun korunmasına özen gösterirken, ışıklandırma teknikleriyle Celsus Kütüphanesi’ni adeta dev bir opera sahnesine dönüştürdü. Konserin başlama saatiyle birlikte yerlerini alan konuklar, sadece bir müzik dinletisine değil, aynı zamanda tarihin derinliklerine uzanan bir zaman yolculuğuna da tanıklık etme şansı yakaladı.</p>

<p><img alt="A A 20260624 41768846 41768844 I T A L Y A N O P E R A S I N I N S E C K I N O R N E K L E R I I Z M I R D E S A N A T S E V E R L E R L E B U L U S T U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/a-a-20260624-41768846-41768844-i-t-a-l-y-a-n-o-p-e-r-a-s-i-n-i-n-s-e-c-k-i-n-o-r-n-e-k-l-e-r-i-i-z-m-i-r-d-e-s-a-n-a-t-s-e-v-e-r-l-e-r-l-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Akdeniz’in müzikal mirası verismo akımıyla buluştu</h2>

<p>İtalyan operasının seçkin örnekleri ile harmanlanan gece, müzik tarihinin en parlak dönemlerine ışık tutan zengin ve çok yönlü bir repertuar seçkisinden oluştu. Program akışı, operanın lirik ve dramatik yapısını en üst düzeyde hissettirecek şekilde, kronolojik bir hassasiyetle kurgulandı. Konseri takip eden davetliler; dünya müzik literatürüne yön veren dahi besteciler Gioachino Rossini, Gaetano Donizetti, Vincenzo Bellini, Giuseppe Verdi ve Giacomo Puccini'nin ölümsüz eserlerinden oluşan bir programı canlı dinleme ayrıcalığına erişti. Bu seçkin repertuar sayesinde müzikseverler, <strong>İtalyan operasının 19. yüzyıldaki altın çağından</strong> başlayarak, hayatın gerçeklerini tüm çıplaklığıyla sahneye taşıyan toplumsal Verismo akımına kadar uzanan büyüleyici ve öğretici bir müzikal yolculuğa çıktı.</p>

<p>Sahnede solistlerin ses tellerinden dökülen her bir arya, bestecilerin yaratım süreçlerindeki duygusal yoğunluğu tarihi kütüphanenin duvarlarına kazıdı. İtalyan melodilerinin Akdeniz sıcaklığını ve dramatik yapısını yansıtan performanslar, eserin orijinal dilindeki fonetik zenginlikle birleşince dinleyicilerden büyük alkış topladı. Sahne alan her bir sanatçı, dönemlerin karakteristik vokal tekniklerini kusursuz bir performansla sergilerken, eserlerin ruhunu dinleyicilere aktarmada üstün bir başarı ortaya koydu.</p>

<h2>Avrupa’nın ödüllü solistleri sahne performanslarıyla göz doldurdu</h2>

<p>Gecenin müzikal kalitesini yükselten ve performanslarıyla göz dolduran kadro, İtalyan opera ekosisteminin genç ve başarılı jenerasyonundan seçildi. Konserde, ses genişlikleri ve lirik yetenekleriyle uluslararası arenalarda adlarından söz ettiren seçkin sopranolar Anna Cimmarrusti ve Sara Minieri büyüleyici sesleriyle sahne aldı. Kadın solistlerin zarafet dolu performanslarına, güçlü vokal yapılarıyla dikkat çeken tenor Lorenzo Martelli ve derin tonlarıyla sahneye dramatik bir ağırlık katan bariton Nicola Farnesi eşlik etti. Solistlerin birbirleriyle olan sahne uyumu ve düetlerdeki zamanlamaları gecenin sanatsal çıtasını belirleyen en önemli unsurlardan biri oldu.</p>

<p>Dünya sahnelerinde çok sayıda prestijli ödüle layık görülen bu dört genç yeteneğe, tuşlardaki hakimiyeti ve orkestral derinliği piyanoya yansıtma becerisiyle tanınan usta piyanist Alessandro Zilioli eşlik etti. Zilioli'nin piyanosundan çıkan akorlar, solistlerin ses rengini baskılamadan tam bir armoni içinde yükselerek açık hava sahnesindeki akustik dengeyi mükemmel bir şekilde sağladı. Sanatçıların yüksek konsantrasyonu ve Celsus Kütüphanesi’nin büyüleyici ambiyansıyla birleşen enerjileri, konserin bitiminde dakikalarca süren bir ayakta alkışlama tufanına dönüştü.</p>

<p><img alt="A A 20260624 41768846 41768845 I T A L Y A N O P E R A S I N I N S E C K I N O R N E K L E R I I Z M I R D E S A N A T S E V E R L E R L E B U L U S T U" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/a-a-20260624-41768846-41768845-i-t-a-l-y-a-n-o-p-e-r-a-s-i-n-i-n-s-e-c-k-i-n-o-r-n-e-k-l-e-r-i-i-z-m-i-r-d-e-s-a-n-a-t-s-e-v-e-r-l-e-r-l-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" width="1200" /></p>

<h2>Diplomatik ve kültürel iş birlikleri plaketle taçlandırıldı</h2>

<p>Konserin sanatsal boyutu kadar, iki ülke arasındaki kültürel ve diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki misyonu da gecenin protokol ayağında önemli bir yer tuttu. Etkinliğin düzenlenmesinde lojistik ve kurumsal destek sağlayan İtalya diplomatik misyonu, gecenin sonunda sahneye davet edildi. <strong>İKSEV Yönetim Kurulu Başkanı Filiz Eczacıbaşı Sarper</strong>, İtalyan kültürünün İzmir’deki bu eşsiz temsiline katkılarından dolayı, konserin ardından İzmir İtalya Konsolosu Daniele Bianchi'ye teşekkür plaketi takdim etti. Sarper, yaptığı konuşmada sanatın evrensel köprüler kurmadaki birleştirici gücüne vurgu yaparken, Bianchi de festivalin bir parçası olmaktan duydukları kurumsal gururu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu muhteşem İtalyan esintisinin ardından hız kesmeden devam edecek olan festival programı, İzmirli sanatseverleri bu kez kuzeyin mistik ve güçlü melodileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. Klasik müziğin farklı coğrafyalardaki yansımalarını şehre taşımayı sürdüren organizasyonun bir sonraki durağı kentin modern sanat merkezi olacak. 39. Uluslararası İzmir Festivali, 29 Haziran saat 21.00'de Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde sahne alacak olan dünyaca ünlü ödüllü Polonyalı kemancı Agatha Szymczewska'nın konseriyle sanatsal yolculuğuna devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir, Selçuk</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/efesin-tarihi-atmosferinde-yukselen-italyan-tinilari-sanatseverleri-buyuledi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/a-a-20260624-41768846-41768843-i-t-a-l-y-a-n-o-p-e-r-a-s-i-n-i-n-s-e-c-k-i-n-o-r-n-e-k-l-e-r-i-i-z-m-i-r-d-e-s-a-n-a-t-s-e-v-e-r-l-e-r-l-e-b-u-l-u-s-t-u.jpg" type="image/jpeg" length="87558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmirli sanatçı Mikrop Hikmet’in acı günü]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/izmirli-sanatci-mikrop-hikmetin-aci-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/izmirli-sanatci-mikrop-hikmetin-aci-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir sahne dünyasının tanınan isimlerinden, "Mikrop Hikmet" lakaplı Hikmet Durmuş’un annesi Maide Durmuş hayatını kaybetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>ESAT ERÇETİNGÖZ-</strong></i> İzmir’de gerçekleştirdiği sahne programlarının yanı sıra tertip ettiği sosyal sorumluluk ve yardım projeleriyle tanınan ses sanatçısı Hikmet Durmuş, annesi Maide Durmuş’u kaybetmenin acısını yaşıyor. Yaşama veda eden Maide Durmuş için Balçova Cemevi’nde bir cenaze töreni düzenlendi.</p>

<p><img alt="725946792 18601120075026775 6582519680072719717 N" class="detail-photo img-fluid" height="811" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/725946792-18601120075026775-6582519680072719717-n.jpg" width="1440" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Siyaset, Basın ve Eğlence Dünyası Tören için Bir Araya Geldi</h3>

<p>Balçova Cemevi’nde gerçekleştirilen cenaze merasimi, İzmir’in sivil toplum, siyaset ve basın camiasından yoğun bir katılıma sahne oldu. Sanatçı Hikmet Durmuş’un bugüne kadar çeşitli yardım faaliyetleri vesilesiyle bir araya geldiği çok sayıda İzmirlinin yanı sıra bölge siyasetçileri, yerel basın mensupları ve eğlence sektörü emekçileri de acılı aileyi yalnız bırakmadı. Törende taziyeleri kabul eden Hikmet Durmuş, merhumenin sevenleri tarafından teselli edildi. Gözyaşlarının hâkim olduğu törenin ardından Maide Durmuş’un cenazesi, dualar eşliğinde ebedi istirahatgâhı olan Uzundere Mezarlığı’na nakledildi. Merhume, burada toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlandı.</p>

<p></p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ESAT ERÇETİNGÖZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/izmirli-sanatci-mikrop-hikmetin-aci-gunu</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/4481f7e5-8046-49db-adbb-0a99726b3368.png" type="image/jpeg" length="68961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir bir simgesini daha kaybetti: "Madam Z" 101 yaşında veda etti]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/izmir-bir-simgesini-daha-kaybetti-madam-z-101-yasinda-veda-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/izmir-bir-simgesini-daha-kaybetti-madam-z-101-yasinda-veda-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk kültürünün geleneksel motiflerini ve el sanatlarını çağdaş çizgilerle dünya podyumlarına taşıyan, uluslararası moda dünyasındaki öncü markamız “Madam Z” unvanlı ünlü tasarımcı Zuhal Yorgancıoğlu, 101 yaşında hayata gözlerini yumdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>ESAT ERÇETİNGÖZ-</strong></i> İzmir’in simge isimlerinden, Türk moda tarihinin ilk uluslararası vizyonerlerinden biri olan Zuhal Yorgancıoğlu, 101 yaşında vefat etti. Anadolu’nun bin yıllık geleneksel motiflerini, işlemelerini ve ipeklerini modern batı modasıyla harmanlayarak küresel podyumlarda bir ekol yaratan Yorgancıoğlu’nun vefatı, moda ve sanat dünyasında derin bir teessürle karşılandı.</p>

<p>Kuruluşun ve kurtuluşun kenti İzmir’in kültürel hafızasında silinmez bir iz bırakan "Madam Z", ardında Türkiye’nin tekstil ve tasarım vizyonunu değiştiren devasa bir miras bıraktı.</p>

<h3>Geleneksel Mirası Küresel Podyumlara Taşıdı</h3>

<p>Moda dünyasında yarattığı “Madam Z” markasıyla hafızalara kazınan Zuhal Yorgancıoğlu, yalnızca bir tasarımcı değil, aynı zamanda Türk kültürünün dünyadaki en güçlü gönüllü elçilerinden biriydi. Doğu ile Batı’nın estetiğini aynı kumaşta buluşturan usta sanatçı; Paris, New York, Milano gibi modanın merkezlerinde düzenlediği defilelerle Türk el sanatlarının işçiliğini ve zenginliğini dünyaya hayran bıraktı.</p>

<p>Tasarımlarında saray giysilerinden, yörük motiflerinden ve ebru sanatı gibi geleneksel ögelerden beslenen Yorgancıoğlu, asırlık ömrü boyunca ulusal kimliği modern çizgilerle yaşatma gayesi güttü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İzmir Hafızasından Bir Yıldız Daha Kaydı</h3>

<p>Yorgancıoğlu’nun vefatı, akıllara İzmir’in entelektüel ve tarihi çınarlarını getirdi. Geçtiğimiz yıllarda kaybedilen, dünyanın en zengin Atatürk fotoğrafları koleksiyoneri Hanri Benazus ile yakın dostluğu bilinen Yorgancıoğlu, onunla birlikte kent kültürünün en asil temsilcilerindendi.</p>

<p>Gazi Mustafa Kemal Atatürk Nazilli’ye geldiğinde onun masasına oturup leblebilerini yiyen çocuk olarak tarihe geçen Benazus’un ardından, "Madam Z"nin de aramızdan ayrılmasıyla, İzmir’in bir devri simgeleyen en önemli kültür sütunları tamamıyla ebediyete intikal etmiş oldu.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ESAT ERÇETİNGÖZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/izmir-bir-simgesini-daha-kaybetti-madam-z-101-yasinda-veda-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-22t135402830.png" type="image/jpeg" length="72148"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kraliçe İzmir’i ikinci kez salladı: Şebnem Ferah fırtınası durulmuyor!]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/kralice-izmiri-ikinci-kez-salladi-sebnem-ferah-firtinasi-durulmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/kralice-izmiri-ikinci-kez-salladi-sebnem-ferah-firtinasi-durulmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk rock müziğinin efsane ismi Şebnem Ferah, 6 yıllık hasretin ardından başlayan geri dönüş turnesinde İzmir'i bir kez daha büyüledi. İzmir Arena’yı dolduran on binlerce hayranıyla birlikte unutulmaz bir geceye imza atan rock müziğin kraliçesi, yoğun istek üzerine güncellenen dev konser takvimini de ilk kez müjdeledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk rock müziğinin rakipsiz kraliçesi Şebnem Ferah, 6 yıl aradan sonra sahnelere döndüğü muhteşem konser serisinde İzmir turnesini çiftledi. Geçtiğimiz günlerde İzmir Arena'da verdiği ilk konserin yankıları henüz dinmemişken, yoğun talep üzerine bir kez daha aynı sahneye çıkan efsane sanatçı, sergilediği performansla İzmir’i adeta yerinden oynattı.</p>

<p>Biletleri satışa çıktığı andan itibaren dakikalar içinde tükenen gecede, Arena tarihi günlerinden birini daha yaşadı.</p>

<h3>İzmir’e "Od" sözünü tuttu, "Deli Kızım Uyan" ile ağlattı</h3>

<p>Konser boyunca "Can Kırıkları”, "Sil Baştan", "Sigara” ve “Bu Aşk Fazla Sana” gibi Türk rock tarihine damga vurmuş marşlarını on binlerce kişilik dev korosuyla birlikte seslendiren Şebnem Ferah, sahneden dinleyicilerine sürprizler de sundu. Bir önceki İzmir konserinde hayranlarına verdiği sözü unutmayan kraliçe, "Od" şarkısını canlı seslendirerek Arena'yı coşturdu. Gecenin en duygusal anı ise Ferah'ın piyano başına geçerek "Deli Kızım Uyan" şarkısını çıplak sesle yorumladığı dakikalar oldu; salonda gözyaşları sel oldu.</p>

<p>Sahnedeki samimi halleriyle dikkat çeken usta sanatçı, konserin başlarında seyircisiyle göz göze gelerek heyecanını şu sözlerle paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Aynı anda hem konuşmaya hem yazdıklarınızı okumaya çalışıyorum. Tekrar hoş geldiniz. Gördüğünüz gibi yine heyecanlıyım, değişen hiçbir şey yok. Güzel İzmir’de olmak, müziksever insanlarla birlikte olmak gerçekten paha biçilmez."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>"İlk konserimizi 1997'de yine İzmir'de yapmıştık"</h3>

<p>İzmir'in kariyerindeki yerine ayrı bir parantez açan Şebnem Ferah, ilk solo albümü <i>Kadın</i>'ın ardından sahne aldığı ilk şehri hatırlatarak nostaljik anlar yaşattı:</p>

<blockquote>
<p>"İlk albüm sonrası ilk konserimizi 1997’de yine İzmir’de yapmıştık. Kader bizi hep uzun aralardan sonra ya da henüz tanışmamış olduğumuz dönemlerden itibaren tekrar karşı karşıya getiriyor. Size şarkı söylemek, sizin için müzik yapmak her zaman çok güzel. Çok sevildiğinizi bilin lütfen."</p>
</blockquote>

<h3>Yenikapı ve Ankara müjdesi geldi</h3>

<p>İzmir'deki bu ikinci tarihi gecenin ardından, Türkiye genelindeki binlerce Şebnem Ferah hayranının beklediği büyük müjde de konser takvimiyle resmileşti. İstanbul ve İzmir’deki kapalı gişe konserlerin ardından turnenin rotası devasa meydanlara kırıldı.</p>

<p>Yoğun talep üzerine İstanbul'da bu kez turnenin şimdiye kadarki en büyük buluşması için <strong>Festival Park Yenikapı</strong> kapılarını açacak. Başkentlilerin uzun süredir yolunu gözlediği <strong>Ankara</strong> konseri de nihayet netleşti.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İZMİR GÜNCEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/kralice-izmiri-ikinci-kez-salladi-sebnem-ferah-firtinasi-durulmuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-22t122602188.png" type="image/jpeg" length="98224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kutuplardan İzmir’e uzanan sinema köprüsü: Altın Kuzgun günleri başlıyor]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/kutuplardan-izmire-uzanan-sinema-koprusu-altin-kuzgun-gunleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/kutuplardan-izmire-uzanan-sinema-koprusu-altin-kuzgun-gunleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Chukotka’nın kültürel hafızasını, kutup coğrafyasının sinemasını ve İzmir’in sanat birikimini buluşturan Altın Kuzgun Uluslararası Kutup Film Festivali seçkisi, 23-25 Haziran 2026 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi’nde sanatseverlerle buluşacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir, bu kez kuzeyin uzak coğrafyalarından gelen özel bir kültür sanat buluşmasına ev sahipliği yapacak. Chukotka Günleri kapsamında düzenlenecek Altın Kuzgun Uluslararası Kutup Film Festivali seçkisi, 23-25 Haziran 2026 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü 15 Temmuz Şehitler Salonu’nda izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>“Kutuplardan İzmir’e” temasıyla hazırlanan program, yalnızca film gösterimlerinden oluşmayacak. Etkinlikte belgesel ve kurmaca film gösterimlerinin yanı sıra paneller, söyleşiler, fotoğraf sergisi ve festival sunumları da yer alacak. Böylece İzmirli sanatseverler, Chukotka’nın doğasını, insan hikayelerini, kültürel belleğini ve kuzey sinemasının anlatı dilini yakından tanıma fırsatı bulacak.</p>

<p>Program, Türkiye ile Rusya’nın kuzeydoğu ucunda yer alan Chukotka arasında kültürel bir köprü kurmayı hedefliyor. Sinemanın evrensel dili üzerinden şekillenen buluşma, yerel hikayelerin uluslararası dolaşıma nasıl çıktığını da görünür kılacak.</p>

<h2><strong>Açılış günü belgesel ve sergiyle başlayacak</strong></h2>

<p>Festival programı 23 Haziran Salı günü saat 14.00’te özel gösterimle başlayacak. Açılış gününün ilk filmi, yönetmen Aleksei Vakhrushev imzalı “Tundranın Kitabı: Vukvukai, Küçük Taşın Hikâyesi” olacak. 105 dakikalık belgesel, tundra coğrafyasına ve o coğrafyada yaşayan insanların dünyasına odaklanacak.</p>

<p>Gösterimin ardından yönetmen Aleksei Vakhrushev’in video mesajı izleyicilerle paylaşılacak. Aynı gün saat 16.15’te ise “Merkezin ötesinde sinema: Arktik coğrafyaları, yerel hikâyeler ve uluslararası kültürel köprüler” başlıklı panel düzenlenecek.</p>

<p>Panele Altın Kuzgun Uluslararası Kutup Festivali Direktörü Philipp Abriutin, festivalin baş yapımcısı Oksana Lakhno ve İzmir Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali Onursal Başkanı Av. Sema Pekdaş katılacak. Panelin moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Ana Sanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Ragıp Taranç üstlenecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günün devamında saat 18.00’de Altın Kuzgun Festival Sunumu yapılacak. Sunumda Chukotka Özerk Okrugu Valisi Vladislav Kuznetsov’un video mesajı da yer alacak. Saat 19.00’da ise Mikhail Abriutin’in fotoğraflarından oluşan “Chukotka’nın Yüzleri” sergisi açılacak.</p>

<h2><strong>Gençlik, animasyon ve kültürel hafıza aynı programda</strong></h2>

<p>Etkinliğin ikinci günü olan 24 Haziran Çarşamba, kısa film ve animasyon seçkileriyle başlayacak. Saat 14.00’te Golden Raven yarışma seçkisinden Chukotkalı ve kuzeyli yönetmenlerin kısa filmleri gösterilecek. Hemen ardından saat 14.15’te Altın Kuzgun × Soyuzmultfilm iş birliğiyle hazırlanan Genç Animasyon Laboratuvarı seçkisi izleyiciyle buluşacak.</p>

<p>Bu bölümde çocuklar ve genç katılımcılar tarafından üretilen kısa animasyon filmleri yer alacak. Program, kutup coğrafyasındaki gençlerin sinema ve animasyon aracılığıyla kültürel hafızayı nasıl anlattığını göstermesi bakımından dikkat çekiyor.</p>

<p>Saat 15.00’te düzenlenecek “Chukotka’da gençlik, animasyon ve kültürel hafıza” panelinde Philipp Abriutin ve Oksana Lakhno’nun yanı sıra Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Öğr. Gör. Markus Berger ile Arş. Gör. Cansu Karaman Cengiz konuşmacı olacak. Panelin moderatörlüğünü film yönetmeni ve İzmir Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali Kurucu Direktörü Gülten Taranç yapacak.</p>

<h2><strong>Dedemin Evi’nin Altın Kuzgun yolculuğu anlatılacak</strong></h2>

<p>İkinci gün programında İzmir’den Chukotka’ya uzanan özel bir hikaye de izleyiciyle buluşacak. Saat 16.15’te Öğr. Gör. Dr. Melih Tomak’ın katılımıyla “Belgesellerde klasik ve çağdaş yaklaşımlar: Kapıkule Haziran 1989’dan Dedemin Evi’ne” başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek.</p>

<p>Saat 18.00’de ise “Chukotka Günlükleri” adlı 5 dakikalık özel bölüm gösterilecek. Bu kısa çalışma, “Dedemin Evi” filminin Altın Kuzgun yolculuğunu izleyiciye aktaracak.</p>

<p>Ardından saat 18.05’te yönetmenliğini Gülten Taranç ve Ragıp Taranç’ın yaptığı “Dedemin Evi” belgeseli özel gösterimle izleyici karşısına çıkacak. 72 dakikalık belgesel, İzmir’den Chukotka’ya uzanan festival serüveniyle de programın en dikkat çeken başlıklarından biri olacak. Film, Altın Kuzgun 2026 Özel Diploma Ödülü ile de programda öne çıkıyor.</p>

<p>Gösterimin film ekibinin katılımıyla yapılacak olması, izleyicilere yapım sürecine dair doğrudan bilgi alma imkanı sağlayacak.</p>

<h2><strong>Final gününde hafıza ve gerçeklik konuşulacak</strong></h2>

<p>Festivalin son günü olan 25 Haziran Perşembe, saat 15.00’te “Rogers Körfezi’nde Trajedi” filminin özel gösterimiyle başlayacak. Yönetmen Philipp Abriutin imzalı 93 dakikalık uzun metraj kurmaca film, gösterimin ardından söyleşiyle değerlendirilecek.</p>

<p>Bu bölümün moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü’nden Prof. Berrak Taranç üstlenecek.</p>

<p>Saat 18.00’de ise festivalin son paneli yapılacak. “Chukotka: Gerçeklik, hafıza ve sinema” başlıklı panelde Philipp Abriutin, Oksana Lakhno, İzmir Konak Meslek Yüksekokulu’ndan Öğr. Gör. İbrahim Tarkan Doğan ve Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Levent Berber konuşmacı olarak yer alacak.</p>

<p>Panelin moderatörlüğünü yine Prof. Dr. Ragıp Taranç yapacak. Etkinlik, saat 19.00’da gerçekleştirilecek kapanış programıyla sona erecek.</p>

<h2><strong>Tüm etkinlikler ücretsiz olacak</strong></h2>

<p>Chukotka Günleri kapsamında düzenlenecek tüm etkinlikler ücretsiz olarak izlenebilecek. Program boyunca Türkçe-Rusça ve Rusça-Türkçe ardıl çeviri sağlanacak. Çevirmenliği Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Tamilla Aliyeva üstlenecek.</p>

<p>Etkinliklerin adresi ise Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü 15 Temmuz Şehitler Salonu olarak açıklandı. Program, Cumhuriyet Bulvarı No: 144, Alsancak/İzmir adresinde gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/kutuplardan-izmire-uzanan-sinema-koprusu-altin-kuzgun-gunleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/izmirchucotka.webp" type="image/jpeg" length="26894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hamiyet Yüceses 110 Yaşında!]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/hamiyet-yuceses-110-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/hamiyet-yuceses-110-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk musikisinde mikrofonu reddeden, tek bir diyafram nefesiyle koca salonları titreten bir ses... 20 Haziran 1916’da doğan Hamiyet Yüceses, bugün 110 yaşında. Malatya serüveninden Dolmabahçe Sarayı’na, sulara gömülen Atılay Denizaltısı'nın bıraktığı ömürlük yasından Safiye Ayla ile olan gizli rekabetine kadar; magazin tınılarından uzak, arşivlerin tozlu yapraklarından çıkan en detaylı ve sarsıcı insan hikayesi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong><i>ÖMER CEYLAN- </i></strong>Türk sanat müziğinin ve taş plak döneminin en kudretli, en trajik figürlerinden biri olan Hamiyet Yüceses’in doğumunun üzerinden tam 110 yıl geçti. Bugün onu sadece radyo arşivlerindeki buğulu bir ses ya da "Makber"i ağlayarak okuyan bir kadın olarak anmak, onun asıl dehasına ve yaşadığı dönemin sosyo-kültürel kırılmalarına haksızlık olur.</p>

<p><img height="855" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5681.png" width="809" />Hamiyet Yüceses; imparatorluktan cumhuriyete geçişin sahnedeki canlı anıtı, mikrofon teknolojisine meydan okuyan bir rezonans harikası ve şöhretin zirvesindeyken bile acının en yalın halini yaşamış bir "ses işçisiydi". İşte, bugüne kadar popüler kültürün satır aralarında kaybolmuş, en ince detaylarıyla Hamiyet Yüceses’in gerçek yaşam öyküsü...</p>

<p><img alt="Maxresdefault (1)-28" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/maxresdefault-1-28.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Malatya’dan İstanbul’a...</h2>

<p>Hamiyet Yüceses, 20 Haziran 1916’da İstanbul’da, muhafazakâr ve müziğe düşkün bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Babası Halim Bey’in kökleri Malatya’ya uzanıyordu. Evde sürekli bülbül dinletilen, babasının udu eşliğinde meşk edilen bir iklimde büyüdü. Henüz 11 yaşındayken sesinin genişliği ve parlaklığı ailesi tarafından fark edildi.</p>

<p>İlk kez 1931 yılında, henüz 15 yaşındayken Kadıköy’deki Hale Sineması’nda sahneye çıktı. Sahneye çıktığı ilk gün, mikrofonun olmadığı o dönemde, sesinin salonun en arka duvarından sekip dinleyicinin kulaklarına çarpması İstanbul musiki camiasında bomba etkisi yarattı. O dönem İstanbul’unda "Çocuk Deha" olarak anılmaya başlandı.</p>

<p></p>

<h2>Dolmabahçe Sarayı’ndaki Gece ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Soyadı Hediyesi</h2>

<p>Hamiyet’in ünü kısa sürede Ankara ve İstanbul’daki devlet ricalinin de kulağına gitti. Dönemin en büyük tescili, Mustafa Kemal Atatürk’ün huzuruna çıkmaktı. Genç Hamiyet, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen bir musiki meclisine davet edildi. Gazeteci Esat Erçetingöz'ün de eski arşiv notlarında aktardığı gibi, o gece Selahattin Pınar’ın udu eşliğinde karcığar ve nihavend eserler okudu.</p>

<p>Atatürk, genç kızın sesindeki opera sanatçılarını kıskandıracak doğal vibratoyu ve tonlamayı duyunca hayran kaldı. Masadakilere dönerek, <i>"Bu seste sadece musiki değil, koca bir ulusun gürlüğü var"</i> dedi. Hamiyet’in asıl soyadı başkaydı; ancak o geceden sonra sesinin yüceliğine, perdesiz gücüne atıfla kendisine <strong>"Yüceses"</strong> soyadı bizzat işaret edildi ve tescillendi.</p>

<p></p>

<p><img height="614" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5674.png" width="848" /></p>

<h2>"Mikrofonsuz Dev"</h2>

<p>Hamiyet Yüceses’i Safiye Ayla, Müzeyyen Senar ya da Perihan Altındağ Sözeri gibi dönemin diğer devlerinden ayıran en büyük teknik fark, anatomi uzmanlarını bile şaşırtan <strong>diyafram gücüydü</strong>. 1940'lı ve 50'li yıllarda İstanbul gazinolarında ses tesisatları yaygınlaşmaya başladığında, Hamiyet Hanım mikrofona karşı çıktı.</p>

<p>Dönemin ünlü mekânı Taşlık Gazinosu ve Maksim’de sahne alacağı zaman, gazino patronları ses sistemini kapatır veya kısmak zorunda kalırdı. Çünkü mikrofondan gelen yapay rezonans, onun doğal ve pürüzsüz akustik tonunu bozuyordu. Saf, yalın ve hiçbir teknolojik hileye başvurmadan binlerce kişiye sesini çıplak ulaştırabilen son büyük icracıydı.</p>

<p><img height="578" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5675.png" width="808" /></p>

<h2>14 Temmuz 1942: Atılay Denizaltısı ve Sesin Kederle Mühürlenişi</h2>

<p>Hamiyet Yüceses’in hayatını "Atılay Faciası'ndan önce ve sonra" diye ikiye ayırmak gerekir. 1940 yılında büyük bir aşkla evlendiği eşi, Deniz Astsubay Başçavuş Fethi Yüceses, donanmanın göz bebeği olan <strong>Atılay Denizaltısı</strong>'nda görevliydi. 14 Temmuz 1942 günü, denizaltı Çanakkale Morto Koyu açıklarında bir mayına çarparak 80 mürettebatıyla sulara gömüldü.</p>

<p><img height="848" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5683.png" width="762" /></p>

<p></p>

<p>Eşinin ölüm haberini aldığında İstanbul radyosunda yayına çıkmak üzere olan Hamiyet Hanım, günlerce sessizliğe gömüldü. Bu trajediden sonra onun sesindeki o parlak, neşeli tını gitti; yerine hıçkırıklı, göğüs tınısı ağır basan dramatik bir renk geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<h3>"Makber" Riteli: Her Sahne Bir Cenaze Merasimiydi</h3>

<p>Abdülhak Hamit Tarhan'ın ölen eşi için yazdığı, bestesi Hafız Burhan'a ait olan "Makber" (<i>Her yer karanlık, pür-nûr o mevki...</i>) eserini sahnede her okuduğunda, dinleyiciler onun şarkı söylemediğini, Çanakkale sularındaki eşine ağıt yaktığını bilirdi. Sahne ışıkları karartılır, Hamiyet Hanım dizlerinin üzerine çöker ve eseri gözyaşları içinde çıplak sesle feryat eder gibi okurdu. O yıllarda gazinolarda çıt çıkmaz, kadınlar ve erkekler hıçkırıklarını tutamazdı. "Makber", onun ömür boyu taşıyacağı yasın resmî marşı olmuştu.</p>
</blockquote>

<h2>Safiye Ayla rekabeti hep vardı...</h2>

<p>Dönemin basın arşivleri incelendiğinde, Safiye Ayla ile Hamiyet Yüceses arasında entelektüel ve gizli bir rekabet olduğu görülür. Safiye Ayla saray üslubunu ve daha tiz, kıvrak nağmeleri temsil ederken; Hamiyet Yüceses halkın içindeki o gür, dertli ve teslimiyetçi ruhu temsil ediyordu.</p>

<p>Ancak Yüceses sadece dramatik eserlerin kadını değildi. Sururi Kardeşler ile iş birliği yaparak taş plaklara okuduğu neşeli kantolar, fantezi şarkılar ve köçekçelerle müziğin halka inmesini sağladı. "Bakmıyor Çeşm-i Siyah", "Yalancıdır Hep Aynalar" gibi eserleri onun sesiyle milyonların evine taş plaklarla girdi.</p>

<p>Hayatının son dönemlerini büyük bir inziva ve asalet içinde geçiren Hamiyet Yüceses, 10 Temmuz 1996’da, eşinin koynuna gittiği denizlerin kıyısında, Antalya'da aramızdan ayrıldı.</p>

<p><img height="874" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5682.png" width="829" /></p>

<p>Bugün 110. yaş dönümünde, dijital efektlerin, detone düzelticilerin ve yapay zekâ seslerinin dünyasında; Hamiyet Yüceses’in insan ciğerinden, yaşanmış acılardan ve saf yetenekten süzülen o mikrofonsuz, çıplak sesi, Türk musiki tarihinin erişilmez zirvesi olarak manşetlerdeki yerini koruyor.</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/hamiyet-yuceses-110-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-20t154049857.png" type="image/jpeg" length="15646"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nebil Özgentürk: “Medya Çorak Bir Tarlaya Dönüştü”]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/nebil-ozgenturk-medya-corak-bir-tarlaya-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/nebil-ozgenturk-medya-corak-bir-tarlaya-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belgesel sinemamızın ve gazeteciliğin usta ismi Nebil Özgentürk, gazetemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Geçmişin özgür gazetecilik yıllarına ve İzmir’e duyduğu özlemi dile getiren Özgentürk, medyanın ve sanat dünyasının bugünkü durumuna sert eleştiriler getirdi: "Eskiden o tarlada her türlü meyve sebze, gelincikler, zeytin ağaçları yetişirdi; şimdi çorak bir tarlanın ortasındayız."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>ÖMER CEYLAN- </strong></i>Türkiye’nin hafızasını "Bir Yudum İnsan" belgeselleriyle kayıt altına alan, yazdığı her metne, çektiği her kareye ruhunu katan usta gazeteci ve belgesel yönetmeni Nebil Özgentürk ile bir araya geldik. Onunla konuşmak, aslında Türkiye’nin edebiyat, sanat ve basın tarihine doğru bir yolculuğa çıkmak gibi... Uğur Mumcularla seçim otobüslerinde geçen özgür gazetecilik yıllarını, Attilâ İlhan’la Karşıyaka vapurunda dökülen gözyaşlarını ve Yaşar Kemal’le kurduğu baba-oğul dostluğunu anlatan Özgentürk, bugünün medyasındaki çoraklığa ve sanatçıların memleket meselelerindeki sessizliğine dair de çarpıcı uyarılarda bulunuyor. İşte Özgentürk'ün ağzından dünden bugüne Türkiye panoraması...</p>

<p><img alt="Gg2Ck Vt W Q A Avd Ve" class="detail-photo img-fluid" height="1071" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/gg2ck-vt-w-q-a-avd-ve.jpg" width="1218" /></p>

<p><strong>- Nebil Hocam, söyleşimize İzmir ile başlayalım isterseniz. Sizin için ne ifade ediyor bu şehir?</strong></p>

<p>İzmir'i çok özlüyorum... Benim için bir insanın amatör yıllarının, ilk heyecanlarının hatırasının en güzel yerindedir İzmir. Tabii ki özlüyorum. Oradaki arkadaşlarımı, dostlarımı bile ayrı özlüyorum. O yılların o gazetecilik heyecanlarını çok arıyorum. Şimdi kalmayan, şimdi artık olmayan o özgür ortamları özlüyorum. Düşün internetin, cep telefonunun olmadığı ama haberciliğin nefes aldığı dönemleri... Arkadaşlarımızla, Erdal İnönü'yle, Uğur Mumcu'yla seçim otobüslerine binip gitmeyi bir insan nasıl özlemez? Şahane zamanlardı, çok güzel zamanlardı.</p>

<p><strong>"ATTİLÂ İLHAN'LA KARŞIYAKA VAPURUNDA AĞLAŞTIK"</strong></p>

<p><strong>- Bugüne kadar binin üzerinde metin yazdınız, sayısız unutulmaz işe imza attınız. Dönüp baktığınızda sizin için en özel, en sevdiğiniz işiniz hangisiydi?</strong></p>

<p>Hepsi benim çocuklarım gibi, birbirine benziyor ama her biri de birbirinden tamamen farklı. Elimden geldiği kadar bin metni buldu, bini geçti hatta. Her biri için ayrı metinler yazdım, birbirinden farklı belgeseller yönettim. Hepsinden çok mutluyum, geçmişe dair hiç pişman olduğum bir hikayem yok. Ama illa bir öne çıkarma yapmam gerekirse; İzmir’le Attilâ İlhan’ı her zaman ayrı bir yere koyarım. Attilâ Abi, İzmir’de şahane şiirler yazmış, İzmir’de çok acı çekmiş, liseden atılmış bir isim... Burada yaşadığı o yoksulluğuna, okuldan atılmasına rağmen dimdik durmuş, memleket sevgisine devam etmiş. Attilâ Abi'nin benimle yaptığı o 7 saatlik röportajı ve sonrasında ortaya çıkan 80 dakikalık belgeseli gerçekten hiç unutamam. Ben de onun yolundan gittiğim için o belgesel çok özeldir. Karşıyaka vapurlarında, o meşhur <i>"Müjgan'la ben ağlaşırız"</i> diye Deniz Gezmişlere yazdığı şiir dahil, pek çok unutulmaz sevda ve aşk şiirini burada yazmış, sonra Paris’e gitmek zorunda kalmıştı. Attilâ İlhan belgeselini her zaman çok önemserim.</p>

<p><img alt="Kkk-6" class="detail-photo img-fluid" height="582" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/kkk-6.jpg" width="642" /></p>

<p><strong>"TÜRKİYE'DE TEK BELGESELİNİ BANA EMANET ETTİ: YAŞAR KEMAL..."</strong></p>

<p><strong>- Peki ya konuklar? Çekimler boyunca sizi en çok etkileyen, en unutamadığınız konuğunuz kimdi?</strong></p>

<p>En unutamadığım konuk, hiç şüphesiz Yaşar Kemal’dir. Çünkü o koca çınar, Türkiye’de sanıyorum tek belgeselini çekmem için bana yol açtı, sağ olsun. Aramızda bir baba-oğul dostluğu vardı. Bir Adanalı hemşerilik ilişkisiyle bana sonsuz güvendi. Sanıyorum o dönem 85 yaşındaydı. Benim "Bir Yudum İnsan" belgeselime 2001 yılında konuk oldu. Unutulmaz bir konuk, unutulmaz bir romancı, bir Türkiye efsanesiydi... Benim için sadece büyük bir yazar değil; unutulmaz bir ağabey, bir babaydı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"MEDYADA BİR TARLA VAR ORTADA AMA HİÇBİR ŞEY ÜRETİLMİYOR!"</strong></p>

<p><strong>- Hocam, medyanın geçirdiği bu büyük yapısal dönüşüm, dijitalleşme ya da tek tipleşme sizin işlerinizi ve üretimlerinizi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Etkilemez olur mu? Şu anda bırakın üretmeyi veya çalışmayı, evde oturup izleyecek kanalımızı dahi azalttılar. İnsan o eski günleri özlemez mi? Medyanın artık bugünkü yapısını hepimiz biliyoruz, herkes farkında. Benim burada uzun uzun tekrar etmeme bile gerek yok. Şöyle özetleyeyim: Ortada büyük bir tarla var ama hiçbir şey üretilmiyor. Çorak, kupkuru bir tarlaya dönüşmüş durumda medya. Eskiden o tarlada her türlü gelincik, her türlü zeytin ağacı, her türlü meyve sebze üretiliyordu; fikir zenginliği vardı. Şimdi ise çorak bir tarlanın tam ortasındayız.</p>

<p><img alt="Images (2)-38" class="detail-photo img-fluid" height="340" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/images-2-38.jpg" width="588" /></p>

<p><strong>"ZEYTİN AĞACINI KESİP MADEN AÇIYORLARSA SANATÇI TAVIR GÖSTERECEK!"</strong></p>

<p><strong>- Son dönemde çok tartışılan bir konu var; bir sanatçının ya da bir gazetecinin illa "politik olma" zorunluluğu var mıdır?</strong></p>

<p>Sanatçının politik olma zorunluluğu değil, "düşünce" zorunluluğu vardır. Bizde politikayı maalesef sadece bir siyasi partide nefer olmak, militanlık yapmak gibi algılıyorlar. Hayır, asla bu değil. Ben daha dün televizyonda da söyledim; sanatçılar ülkesinin sorunlarından, memleketin meselelerinden uzak kalmamalı, tavrını net bir şekilde göstermeli. Mesela bugün zeytin ağaçlarının sökülüp, taşınıp yerine maden ocaklarının açılmasına karşı bir sanatçı tavır göstermez mi? Göstermesi lazım! Bu politik bir eylem değil ki; bu insani ve çevresel bir duruştur. Ama şöyle politikleşiyor: O maden kararını alanlar siyasi insanlar, ülkeyi yönetenler olduğu için, sanatçı o karara karşı çıktığında sanki siyaset yapıyormuş gibi algılanıyor. Biraz da ürkeklikle karışık bir durum var tabii... Sanatçılar "Tavır gösterirsem başım derde girer, dizim iptal olur, müziğim kalmaz, konserim yasaklanır" diye bakıyorlar. Bakıyorsunuz, çevre sorunlarında bile hiçbir tavır gösterilmiyor. Sorumsuz bir trafik kazasında devletin ihmalini bile anlatamayan sanatçılarımız var bizim. Bu çok yanlış.</p>

<p>Yazarıyla, romancısıyla, konser veren şarkıcısıyla, film çeken yönetmeniyle aklınıza gelen bütün sanat dallarındaki insanlar ülkesine karşı her zaman sorumlu olmalı; aksine, yapıcı birer eleştirmen olmalıdır. Hele ki yaptığın sanatla bu halkın gönlünde yer etmişsen... Sonuçta aklınıza gelen o yüzlerce, binlerce Türkiye şöhreti; şöhretini de, parasını da, pulunu da, her şeyini bu ülkenin halkına borçlu. Tabii ki o halkın sorununa karşı tavır alması gerekiyor.</p>

<p><img alt="D Rkbn Kp Xk A A Owj F" class="detail-photo img-fluid" height="826" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/d-rkbn-kp-xk-a-a-owj-f.jpg" width="1200" /></p>

<p><strong>"YOL ARKADAŞLARIMIZ GİDİYOR, GİTTİKÇE ARTIYOR YALNIZLIĞIMIZ..."</strong></p>

<p><strong>- Son olarak hocam; geçmişe dönüp baktığınızda, kaybettiğiniz ya da sürgündeki dostlarınızı, ustalarınızı özlüyor musunuz?</strong></p>

<p>Özlüyoruz tabii ki olmaz mı... Sürgündekiler olsun, kaybettiklerimiz olsun... Zor yıllar, zor zamanlar, zor anlar yaşadık. Ben tabii ki kendimi yaşça o kadar ileride görmüyorum ama sonuçta benim abilerim, benden büyük ustalarım birer birer hayatlarını kaybettiler. Aslında belki yaş olarak tam arkadaş değildik ama abi-kardeş gibiydik, baba-oğul gibiydik. Hem meslekten hem de sanat dünyasından kayıplarımı düşündükçe içim sızlıyor, çok özlüyorum onları. Onlarla yarenlik ettiğim o eski güzel günleri, bir masa etrafında toplanıp yaptığımız o entelektüel sohbetleri, evlerine gidip sorular sorduğumda bana şahane şeyler anlattıkları o anları çok ama çok özlüyorum. O tarafta da çok çoraklaştık, çok eksildik.</p>

<p>Hani o meşhur şiirde der ya; <i>"Yola birlikte başladığımız dostlarla yollarımız bir bir ayrılıyor"</i> diye... Ben onu biraz daha arttırayım: Arkadaşlarımızla, abilerimizle, baba yarısı insanlarla yollarımız bir bir ayrılıyor. Ve artık gittikçe artıyor yalnızlığımız...</p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style>
<acp-dt></acp-dt></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/nebil-ozgenturk-medya-corak-bir-tarlaya-donustu</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/omer-ceylan-30.png" type="image/jpeg" length="64093"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Melihat Gülses:"Sanatçı kavgayla yol almaz!"]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/melihat-gulsessanatci-kavgayla-yol-almaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/melihat-gulsessanatci-kavgayla-yol-almaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk müziğinin efsanevi sesi Melihat Gülses, gazetemize çok özel açıklamalarda bulundu. Konservatuvar yıllarında sesini kaybetme tehlikesi yaşayan, gazino şöhretini elinin tersiyle iten ve sanatını yarım asra yaklaşan bir evlilikle taçlandıran Gülses, günümüz müzik dünyasındaki dijital gürültüye ve bağırarak şarkı söyleyenlere adeta resti çekiyor: "Müzik ruha giden naif bir yoldur, kavgaya ve feryada gerek yok."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p><i><strong>ÖMER CEYLAN</strong>- </i> İzmir’in o kadim ve insanı dinlendiren rüzgarını arkamıza alarak, Türk sanat müziğinin en naif, en duru seslerinden biri olan Melihat Gülses ile bir araya geldik. Sahne ışıklarının altındaki o devleşen duruşunun aksine, karşınızda hayatı bir bilge gibi tevekkülle göğüsleyen, gözlerinin içi parlayan bir cumhuriyet sanatçısı var. Akşehir’de başlayan, babasını ikna edip konservatuvara uzanan ama tam da hayallerine kavuşmuşken sesini kaybetme trajedisiyle sarsılan bir yaşam onunki... Küllerinden yeniden doğan, şöhretin geçici parıltılarına değil sanatın kalıcılığına inanan Melihat Gülses ile dününü, bugününü, 42 yıllık müzikal evliliğini ve müzikteki "görsel" gürültüyü konuştuk.</p>

<p><img alt="E K R A N N2" class="detail-photo img-fluid" height="786" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/e-k-r-a-n-n2.png" width="1149" /></p>

<p><strong>- Melihat Hanım, öncelikle İzmir’e hoş geldiniz. Nasılsınız, iyi misiniz?</strong></p>

<p>Çok teşekkür ederim, iyiyim. Her şey güzel. İzmir’deyim, burada olmaktan da büyük mutluluk duyuyorum.</p>

<p><strong>"BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADIM, SESİM YOKTU..."</strong></p>

<p><strong>- Henüz yolun çok başındayken, konservatuvar yıllarının ardından TRT dönemi başlarken sesinizi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldınız. O süreci ve sesinizi yeniden bulma yolculuğunuzu anlatır mısınız?</strong></p>

<p>Valla tabii ki zor bir dönemdi o benim için. Konservatuvarda öğrenciyken düşünebiliyor musunuz; hayalleriniz var, idealleriniz var... Birçok şeye düş kurarken birden bunu gerçekleştirebileceğiniz sesinizin olmadığını fark ediyorsunuz. Dolayısıyla gerçekten büyük bir sukutuhayale, hayal kırıklığına uğradım. Büyük bir sıkıntı yaşadım. Neticesinde yaklaşık bir, bir buçuk sene Güzin Gürel Hocam ile çalışarak tekrar sesimi o zararlı olan yerden, yani gırtlaktan tamamen okuyarak –ki zaten o hale geldiği için kaybetmiştim– kurtardım. Sesimi yeniden kazandım ve ondan sonra da radyonun açmış olduğu sınavlara girdim. Radyoyu kazanarak, artık her şeyin kıymetini çok daha iyi bilerek yoluma devam ettim.</p>

<p><strong>- Bu büyük mücadelenin ardından adınızdan söz ettirirken, dönemin efsanevi gazinocusu Fahrettin Aslan’dan büyük bir teklif aldınız ama reddettiniz. Şu an olsa tekrar reddeder misiniz? O dönem için çok cesur bir hamle değil miydi?</strong></p>

<p>Tabii ki, şu an olsa yine reddederim. Ben gazino programlarına falan çok sıcak bakan biri değilim. Ancak çok kaliteli, çok doğru yerlerde bu tür teklifleri değerlendirerek kabul edebiliyorum. O dönem gazeteciler bile sahne için can atarken ben duruşumu bozmadım.</p>

<p><img alt="12 2022 06122922 Gulses1 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="571" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/12-2022-06122922-gulses1-1.jpg" width="750" /></p>

<p><strong>"KİMSENİN YERİNİ ALMADIM, KİMSE DE BENİM YERİMİ DOLDURAMAZ"</strong></p>

<p><strong>- Müzikal kariyeriniz hep bir sonraki nesle "miras bırakma" gayesiyle şekillendi. Bugün dönüp baktığınızda "Benden sonra yerimi doldurabilecek biri var" diyor musunuz?</strong></p>

<p>Herkesin yeri ayrı. Herkesin farklı güzellikte yönleri var. Ben yerimi birine bırakmak ya da bırakmamak için kimsenin yerini almadım kendi mesleğimde. Sadece çok özel hocalardan ders aldım. Onlar benim için çok kıymetliydi ve onların yerini hiçbir zaman dolduramayız. Bizim yerimizi de dolduramazlar. Söylediğim gibi bir Tülin Korman, bir Bekir Sıdkı Sezgin, bir Alâeddin Yavaşca, bir İnci Çayırlı ve daha niceleri... Bir Meral Uğurlu mutlaka çok özel kişilerdi ve ben hepsinden çok faydalanarak yetiştim. Dolayısıyla bizim tek derdimiz; yeter ki gelecek nesillere hem kendi müziğimizi öğretmek konusunda faydamız olsun hem de gelecekte sanatçı olma adayı olan gençlere doğru örnek olabilelim. Bu ülkenin sanatçısının nasıl olması gerektiği konusunda onlara bir fikir verebilmek adına bugünkü duruşumuz çok önemli.</p>

<p><img alt="Thumbs B C Ba3Eb79Dae19E5C203Dad85D69F09C02" class="detail-photo img-fluid" height="489" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/thumbs-b-c-ba3eb79dae19e5c203dad85d69f09c02.jpg" width="864" /></p>

<p><strong>"GENÇLER DUYMADIKLARI MÜZİĞİ NASIL SEVSİNLER?"</strong></p>

<p><strong>- Dijital gürültünün tam ortasındayız. Gençler artık Müzeyyen Senar’ı, Münir Nurettin Selçuk’u tanımıyorlar. Gençler bugün doğru şarkıyı nasıl bulup dinleyecek? Duysalar severler mi sizce?</strong></p>

<p>Tanımazlar tabii. Duymadıkları bir şeyi nasıl tanıyacaklar? Ama duysalar elbette ki çok severler. Bunun bir sırası var: Önce çocuk doğduğu zaman evde o müziğin dinlenilmesi gerekiyor. Aslında Türk müziği de böyledir; bir ezanla kulağına fısıldanır ve çocuk doğduğu andan itibaren, bebekken bile evin içinde bu müziği duymalıdır. Aslında her müziği dinlemeli ama temiz müzik, kurallı müzik dinlemeli; gürültü anlamı taşıyan müzik değil. Bunların dinletilmesi çocuk için çok önemli. Büyüdükçe zaten o kendi kültürünün içindeki bu müziğin farkına varacaktır. Onu yavaş yavaş da olsa dinlemeye başlayacaktır. Belki daha güncel şarkılarla, belki gençlere yönelik hazırlanmış modern eserlerle başlar, sonra da tabii ki klasik sanatkarların seslendirdiği eserlere geçer. Önce onu bir sevdirmek gerekiyor, ondan sonra bırakamazlar zaten.</p>

<p><strong>- Necip Gülses ile hem hayatı hem de sanatı paylaşıyorsunuz. Evde ve işte sürekli beraber olmak ilişkiyi nasıl etkiliyor?</strong></p>

<p>Bana 42 yıllık evliliğimizi soruyorsanız; işte de hep beraber olduk. Bu paylaşım aslında çok güzel bir alışveriş. Zaman zaman münakaşalar ediyoruz tabii; o "böyle olması gerekiyor" diyor, ben "hayır böyle olmalı" diyorum. Fikirlerimizde farklılıklar doğabiliyor. Ama neticede bir yerde aklın yolunu izleyerek hangisinin doğru olduğuna ikna olursak onu yapıyoruz. Konser projeleri, konser repertuarı, her şey... Bugüne kadar hatta birçok albümümün, belki de hepsinin müzik yönetmenliğini Necip Bey yaptı. Aslında hakikaten çok özel bir isim; hem tamburi, hem bestekar, hem ressam... Kızım (Neva) da bugün konserde zaten klasik kemençe çalacak. Kızımızla da beraberiz. Hele torun olduktan sonra artık bizim evdeler, hep birlikte yaşıyoruz. Güzel bir netice doğuyor yani.</p>

<p><strong>"TEVEKKÜL EDEN BİRİYİM, FOBİM YOK"</strong></p>

<p><strong>- Sahne ışıkları kapandığında korkularınız var mıdır? Örneğin deprem veya yalnızlık gibi fobileriniz var mı?</strong></p>

<p>Hayır, hayır... Hiç öyle fobi anlamında büyük korkularım yok. Biraz tevekkül eden biriyim herhalde. Allah'ım hiç nasip etmesin öyle büyük korkuları hissedebileceğim o kötü olayları, kimseye nasip etmesin. Ama öyle bir fobim yok yani, bildiğim bir şey yok. Yaşamadan da insan bazı şeyleri bilemeyebilir. Benim fobilerim değil ama hobilerim çoktur.</p>

<p><strong>- Nedir peki o hobiler?</strong></p>

<p>Çiçeklerim... Bahçem ve çiçeklerim benim için her zaman çok özeldir. Zaten işime aşık biriyim, hayatımın her anında müzik var. Bunun yanında çocuklarım, evim, evimin dekorasyonu ve düzenlenmesi benim için evde vakit geçirirken büyük bir keyiftir. İlk aklıma gelenler bunlar.</p>

<p><strong>- Bundan 50-60 yıl sonra nasıl hatırlanmak istersiniz?</strong></p>

<p>Nasıl bir iz bıraktıysam öyle hatırlanacağım. Ben bunu bugünden bilemem ama şu anda çok seviliyorsam elbette ki gelecekte de güzel hatırlanacağım. Son geldiğimiz noktaya kadar eğer bu saygın çizgide gelebildiysek Allah bu güzel yolu bize nasip etmiş demektir. Biz de ona uygun, aldığımız eğitime yakışır bir sanatkar olarak var olduysak, elbette sonrasında da güzel anılırız.</p>

<p><strong>- Sizden önceki neslin, örneğin Zeki Müren’in müziği doğru icra ettiğini düşünüyor musunuz?</strong></p>

<p>Şimdi kimse için olumsuz bir şey söylememe gerek yok, herkese saygım sevgim var. Bizden önceki müzik dediğinizde bu saydığınız isimler sahne sanatçıları... Ama aslında bu işin gerçek hocaları, gerçek ekol isimleri az önce de söylediğim gibi Alâeddin Yavaşcalar, Bekir Sıdkı Sezginlerdir. İlk aklıma gelenler bunlar. Ama tabii ki ben Zeki Müren’in de Müzeyyen Senar’ın da bütün kayıtlarını dinledim. Canlı olarak çoğuna yetişemedim ama o kayıtlardan feyzalarak kendimi bulmaya çalıştım. Dinlediğim, öğrendiğim her türlü üslubu harmanladım ve neticede "Melihat Gülses" ortaya çıktı, kendim oldum. Onun için onların her biri tabii ki çok özel ve kıymetli. Özellikle Zeki Müren'in radyo döneminde, radyo bantlarında yaptığı o ilk kayıtlar benim için çok değerlidir.</p>

<p><img alt="3Cr37 Melihat (1)" class="detail-photo img-fluid" height="504" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/3cr37-melihat-1.png" width="914" /></p>

<p><strong>"HERKES EN ÜST PERDEDEN BAĞIRIYOR, BİZ SANATÇILAR BUNA ÖNCÜLÜK ETMEMELİYİZ"</strong></p>

<p><strong>- Günümüz sanatçılarının bir kısmı agresiflikle, polemiklerle ön plana çıkmaya çalışıyor. Siz veya Emel Sayın gibi naif kalabilen isimler ise azınlıkta. Bu agresifleşen yapıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>

<p>Bu agresiflik derken kastınız kavga gürültü mü yoksa bağırarak şarkı söylemek mi? Eğer ikisiyse; bunlar tamamen hakikaten bizim kültürümüze ve sanatımıza uygun olmayan şeyler. Çünkü zaten dışarıda herkes en üst perdeden bağırarak konuşuyor. Biz sanatkarlar buna öncülük etmemeliyiz. Öncelikle karşılıklı sevgi, saygı ve huzur içinde hayatımızı idame ettirmek zorundayız ve topluma örnek olmalıyız. Bu, şarkı söylerken bile böyledir; üst perdeden okumaya, bağırmaya gerek yok. Müzik sağlıklı olmalı, ruha gitmeli. Şu anda hissettiğin, etkilendiğin, sözlerini kalbinde bulduğun bir şey olmalı müzik; hangi tür olursa olsun. Dolayısıyla ne bağırıp çağırmak ne de kavgayla, gürültüyle birbirine sataşarak yol almak doğru bir yöntem değil.</p>

<p><strong>- Yeni nesilde sesin yerini görsellik mi aldı sizce?</strong></p>

<p>Şöyle; tabii ki önce gerçekten ortaya bir sanat konulmalı, sonra görsellik gelmeli. Şöhret, para, görsellik... Bunlar sanattan sonra gelebilecek şeylerdir. Eğer siz müzik camiasının içinde o doğru olan köklü radyo ve TRT üslubunun içinde kalıcı bir yer edinebilirseniz, ondan sonra bütün bu görsellik unsurları da yanına eklenirse tadından yenmez. Görsellik sahne için her zaman önemlidir tabii ki ama öncelik her zaman sanatınız olmalıdır.</p>

<p><strong>- Hayatınız bir film olsa adının ne olmasını isterdiniz?</strong></p>

<p>Benim hayatım bir roman gibi aslında... Akşehir’de Nasreddin Hoca’nın torunu olarak orada doğmuşum. Oradan babamın memuriyeti sebebiyle şehir şehir göçmüşüz. Sonra İstanbul’a gelmişiz, konservatuvarı kazanmışım ama babam önce göndermemiş. Sonra babamı ikna etmişim, bu sefer de sesimi kaybetmişim... Dolayısıyla öyle bir hikaye ki aslında... Ama filmin ismini hiç düşünmedim. Sence ne olabilir?</p>

<p><strong>- Bence sadece adınız yeterli: "Melihat"...</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>(Gülüyor)</i> Mehmet Barlas rahmetli bir gün demişti ki; "Müzeyyen Hanım (Senar), Perihan Hanım (Altındağ Sözeri)... Bunlar artık 'Hanım' olarak anıldığında soyadlarına gerek kalmayan dev isimlerdir. Müzeyyen Hanım dendiğinde herkes bilir kim olduğunu." Bana da "Sen de adını bu ülkeye Melihat Hanım olarak altın harflerle yazdırdınız" demişti. Dolayısıyla sadece "Melihat Hanım" diyebiliriz, çok güzel oldu.</p>

<p><strong>- Son olarak, bugünün dünyasına kendi repertuarınızdan bir şarkı hediye etseniz, bu hangisi olurdu?</strong></p>

<p>Valla beni Türkiye’ye aslında tanıtan ve sevdiren, bestesi Cinucen Tanrıkprır, sözleri Fevzi Halıcı’ya ait olan <strong>"Günaydınım, Nar Çiçeğim, Sevdiğim"</strong> eseri olurdu. Aslında hüzünlü bir aşk hikayesidir o... Ben icra ederken o hikayeyi kafamda değiştirip mutlu sonla biten bir hikaye olmasını tercih ediyorum hep. Nar Çiçeği'ni çok seviyorum. Bu vesileyle, bu ülkeye bu kadar güzel, bu kadar özel ve derinlikli bir eseri hediye eden Cemil Şenherli ve Fevzi Halıcı’ya da buradan rahmetlerimi gönderiyorum.</p>

<p></p>
<style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html,
body,
body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body:not(.web_whatsapp_com) *,
html body.ds *,
html body:not(.web_whatsapp_com) div *,
html body:not(.web_whatsapp_com) span *,
html body p *,
html body h1 *,
html body h2 *,
html body h3 *,
html body h4 *,
html body h5 *,
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[class]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ),
html
  body:not(.web_whatsapp_com)
  *[id]:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  user-select: text !important;
}

html body *:not(input):not(textarea)::selection,
body *:not(input):not(textarea)::selection,
html body div *:not(input):not(textarea)::selection,
html body span *:not(input):not(textarea)::selection,
html body p *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection,
html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection {
  background-color: #3297fd !important;
  color: #ffffff !important;
}

/* linkedin */
/* squize */
.www_linkedin_com
  .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz
  .sa-assessment-quiz__scroll-content
  .sa-assessment-quiz__response
  .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item
  .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view {
  width: 40px;
}
/*linkedin*/

/*instagram*/
/*wall*/
.www_instagram_com ._aagw {
  display: none;
}

/*developer.box.com*/
.bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before {
}

/*telegram*/
.web_telegram_org .emoji-animation-container {
  display: none;
}
html
  body.web_telegram_org
  .bubbles-group
  > .bubbles-group-avatar-container:not(input):not(textarea):not(
    [contenteditable=""]
  ):not([contenteditable="true"]),
html
  body.web_telegram_org
  .custom-emoji-renderer:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not(
    [contenteditable="true"]
  ) {
  pointer-events: none !important;
}

/*ladno_ru*/
.ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] {
  display: none !important;
}

/*mycomfyshoes.fr */
.mycomfyshoes_fr #fader.fade-out {
  display: none !important;
}

/*www_mindmeister_com*/
.www_mindmeister_com .kr-view {
  z-index: -1 !important;
}

/*www_newvision_co_ug*/
.www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) {
  z-index: -1 !important;
}

/*derstarih_com*/
.derstarih_com .bs-sks {
  z-index: -1;
}

html
  body
  .alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before.alc_unlock-pseudo-before::before {
  pointer-events: none !important;
}
html
  body
  .alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after.alc_unlock-pseudo-after::after {
  pointer-events: none !important;
}
</style></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/melihat-gulsessanatci-kavgayla-yol-almaz</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/omer-ceylan-29-1.png" type="image/jpeg" length="40754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinema biletlerinde yeni dönem: indirim kuralları değişti]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/sinema-biletlerinde-yeni-donem-indirim-kurallari-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/sinema-biletlerinde-yeni-donem-indirim-kurallari-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Resmî Gazete’de yayımladığı yeni yönetmelik değişikliğiyle sinema biletleri için indirim sistemi yeniden şekillendi. İnternet satışlarından özel bilet modellerine, indirim oranlarından veri paylaşımına kadar birçok başlıkta yeni sınırlar getirildi. Düzenleme aynı zamanda “film özel bileti” kavramını mevzuata dahil ederek sektörde yeni bir dönemin kapısını araladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı, sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasına ilişkin yönetmelikte kapsamlı bir değişikliğe gitti. 18 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme, özellikle sinema biletleri üzerinden uygulanan indirim politikalarını yeniden tanımladı.</p>

<p>Yeni düzenleme, sadece fiyatlandırma sistemini değil, aynı zamanda bilet türlerinin sınıflandırılmasını ve veri akışını da kapsayan geniş bir çerçeve sunuyor. Sektör temsilcileri, yapılan değişikliğin uzun süredir tartışılan fiyat farklılıklarını azaltmayı hedeflediğini belirtiyor.</p>

<h2>İndirim oranlarında yeni tavanlar belirlendi</h2>

<p>Yönetmelik değişikliğiyle birlikte indirimli bilet türlerine ilişkin sınırlar netleştirildi. Buna göre öğrenci, halk günü, kamu çalışanları ve belirli yaş gruplarına uygulanan indirimler, sinema salonlarının belirlediği tam bilet fiyatının yüzde 40’ını aşamayacak.</p>

<p>Bu düzenleme ile birlikte farklı şehirlerde ve farklı salonlarda görülen değişken indirim oranlarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Böylece indirim kuralları ülke genelinde daha standart bir yapıya kavuşacak.</p>

<p>Öte yandan engelli vatandaşlar, şehit yakınları ve gaziler için daha geniş bir indirim alanı korunuyor. Bu gruplarda uygulanacak indirim oranı yüzde 50’ye kadar çıkabilecek. Aynı kapsamda sabah seansları, kurum biletleri ve izleyici özel biletleri de bu esnek yapının içinde yer alıyor.</p>

<h2>Öğrenci ve sosyal gruplar için fiyat dengesi yeniden kuruldu</h2>

<p>Yeni düzenleme, özellikle genç izleyiciler ve sosyal destek kapsamındaki gruplar açısından önemli değişiklikler içeriyor. Uzun süredir sinema sektöründe farklı uygulamalarla şekillenen öğrenci indirimleri artık tek bir çerçeveye bağlanıyor.</p>

<p>Yetkililer, bu adımın hem tüketici hem de işletmeci açısından daha öngörülebilir bir fiyat politikası oluşturacağını ifade ediyor. Sektördeki bazı temsilciler ise düzenlemenin rekabeti sınırlayabileceği görüşünü dile getiriyor.</p>

<p>Buna rağmen sinema biletleri üzerindeki indirimlerin daha kontrollü hale getirilmesi, özellikle büyük şehirlerdeki fiyat dalgalanmalarının önüne geçilmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>İnternet biletlerinde indirim sınırı getirildi</h2>

<p>Dijital satış kanallarının yaygınlaşmasıyla birlikte en çok kullanılan yöntemlerden biri olan online bilet satışları da yeni düzenlemeden etkilendi. Buna göre internet biletleri için uygulanabilecek indirim oranı yüzde 10 ile sınırlandırıldı.</p>

<p>Bu karar, özellikle kampanya dönemlerinde uygulanan yüksek indirim oranlarının önüne geçmeyi hedefliyor. Daha önce bazı sinema zincirlerinde internet üzerinden ciddi fiyat avantajları sunulabiliyordu.</p>

<p>Yeni sınırla birlikte dijital satışlarda daha dengeli bir fiyat yapısı oluşturulması amaçlanıyor. Sektör uzmanları, bu düzenlemenin salonların kendi fiyat politikalarını daha kontrollü şekilde yönetmesini sağlayacağını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Film özel biletiyle yeni ticari model</h2>

<p>Yönetmelik değişikliğinin en dikkat çekici başlıklarından biri de “film özel bileti” tanımının mevzuata eklenmesi oldu. Bu yeni uygulama, film yapımcıları ile gerçek veya tüzel kişiler arasında yapılan sözleşmeler kapsamında satılan biletleri kapsıyor.</p>

<p>Bu kapsamda oluşturulan özel biletlerde uygulanacak indirim oranı tam bilet fiyatının yüzde 70’ini aşamayacak. Ancak fiyatlandırma süreci, sinema salonu işletmecisi ile yapımcı veya dağıtımcı arasında yapılacak sözleşmelerle belirlenecek.</p>

<p>Sektör temsilcileri, bu modelin özellikle büyük prodüksiyonlar ve özel gösterimler için yeni bir ekonomik alan oluşturabileceğini ifade ediyor. Böylece gişe gelirlerinin paylaşımında daha esnek bir yapı ortaya çıkması bekleniyor.</p>

<h2>Bilet verilerinde dijital takip sistemi zorunlu oldu</h2>

<p>Düzenleme yalnızca fiyatlandırmayı değil, aynı zamanda veri akışını da kapsıyor. Buna göre sinema biletleri ile ilgili tüm bilgiler artık Bakanlık tarafından belirlenen dijital sistem üzerinden bildirilecek.</p>

<p>Film özel biletlerine ilişkin veriler, yetkilendirilmiş meslek birlikleri ve dernekler aracılığıyla oluşturulan altyapı üzerinden Kültür ve Turizm Bakanlığı’na aktarılacak. Bu süreçte hem salon işletmecileri hem de yapımcı tarafı sisteme veri girişi sağlayacak.</p>

<p>Bakanlık, bu sistemle birlikte sektörün daha şeffaf ve izlenebilir hale gelmesini hedefliyor. Ayrıca bilet satışlarının anlık takibi sayesinde daha sağlıklı analiz yapılabileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/sinema-biletlerinde-yeni-donem-indirim-kurallari-degisti</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 08:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5649.png" type="image/jpeg" length="73026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Kent Konseyi’nden Göksenin Çakmak’lı Balkan Gecesi]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/izmir-kent-konseyinden-goksenin-cakmakli-balkan-gecesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/izmir-kent-konseyinden-goksenin-cakmakli-balkan-gecesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Kent Konseyi Mübadil ve Balkan Göçmenleri Çalışma Grubu tarafından düzenlenen “Mübadil ve Balkan Gecesi”, 19 Haziran Cuma akşamı, Tarihi Bıçakçı Han’da gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mübadele ve Balkan göçleriyle Anadolu’ya taşınan kültürel mirasın yaşatılması amacıyla düzenlenen etkinlikte; müzik, halk kültürü, dans ve geleneksel gösteriler bir araya gelecek. Katılımcılar, ortak hafızanın izlerini taşıyan ezgiler ve gösteriler eşliğinde kültürel bir buluşmaya tanıklık edecek.</p>

<p><img height="669" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5629.png" width="536" /></p>

<p>Mübadil ve Balkan kültürünün zengin mirasını yansıtacak gecede; Tireli Ozan Talip Çınar, Ozan Medet Mısırlı, Giritli Torunu Deniz Şen, Tireli Ozan Turgut Görgeç, Bergama Kılıç Kalkan Ekibi, İzmir Kent Ritim, Dansapoli Dans Akademisi ve BandoRumeli performanslarıyla yer alacak.</p>

<p>Sunuculuğunu Göksenin Çakmak’ın üstleneceği etkinlikte, mübadil ve Balkan göçmeni toplulukların kültürel birikimi paylaşılırken, farklı kuşaklar arasında bağların güçlendirilmesi ve kültürel değerlerin yaşatılması da hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Kent Konseyi Mübadil ve Balkan Göçmenleri Çalışma Grubu, tüm İzmirlileri bu özel gecenin coşkusunu paylaşmaya davet ediyor.</p>

<p><strong>Etkinlik Bilgileri</strong></p>

<p><strong>Tarih:</strong> 19 Haziran 2026 Cuma<br />
<strong>Saat:</strong> 19.00<br />
<strong>Yer:</strong> Tarihi Bıçakçı Han</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/izmir-kent-konseyinden-goksenin-cakmakli-balkan-gecesi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/image-5630.png" type="image/jpeg" length="21339"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Urla'da Cumhuriyet Çocuklarının 25' nci Onur Yılı]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/urlada-cumhuriyet-cocuklarinin-25-nci-onur-yili</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/urlada-cumhuriyet-cocuklarinin-25-nci-onur-yili" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Urla Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen “Çizmeli Kedi” müzikali, yalnızca bir sanat etkinliği olmanın ötesine geçerek çeyrek asırlık bir eğitim, dayanışma ve gönüllülük hikâyesine sahne oldu. Gecede, Cumhuriyet değerleriyle yetişen nesillerin başarıları ve toplumsal katkıları ön plana çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>İNCİ ONGUN/</strong></i>Urla’da düzenlenen “Çizmeli Kedi” müzikali, sanatseverleri bir araya getirirken aynı zamanda uzun yıllara yayılan bir eğitim ve sosyal sorumluluk hareketinin kilometre taşlarından biri olarak dikkat çekti. Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte salon tamamen dolarken, gece boyunca hem sahnedeki performanslar hem de yapılan konuşmalar izleyicilerden yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Urla Belediyesi’nin katkılarıyla, Urla Kent Konseyi Çocuk Meclisi tarafından sahnelenen müzikal, Çocuk Meclisi’nin birinci kuruluş yıl dönümü ile Cemil Öğretmenin Cumhuriyet Çocukları Topluluğu’nun 25. yılını aynı çatı altında buluşturdu. Etkinliğin ana temasını ise vefa, dayanışma, eğitim ve Cumhuriyet değerleri oluşturdu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 14 At 16.49.49 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2773" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-14-at-164949-1.jpeg" width="4160" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çocuk meclisinden birlik ve paylaşım mesajı</h2>

<p>Gecenin açılış konuşmasını yapan Urla Kent Konseyi Çocuk Meclisi Başkanı Mira Akgül, çocukların yalnızca sahne sanatlarıyla ilgilenmediğini, aynı zamanda toplumsal değerleri öğrenen ve yaşatan bireyler olarak yetiştiklerini vurguladı.<br />
Akgül konuşmasında, kentine sahip çıkan, paylaşmayı bilen ve birlikte üretmenin önemini kavrayan bir kuşağın parçası olduklarını belirterek, projeye destek veren tüm kurum ve kişilere teşekkür etti. Konuşma, salondaki izleyiciler tarafından uzun süre alkışlandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 14 At 16.51.40 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2773" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-14-at-165140-1.jpeg" width="4160" /></p>

<h2>Çeyrek asırlık gönüllülük hareketi</h2>

<p>Temelleri 1997 yılında Uşak’ta atılan ve 2002 yılında Cemil Doğru öncülüğünde Urla’da faaliyetlerini sürdüren Cemil Öğretmenin Cumhuriyet Çocukları, yıllar içinde yalnızca tiyatro oyunları, müzikaller ve korolarla değil, sosyal sorumluluk çalışmalarıyla da adından söz ettirdi.<br />
Topluluk, geçen 25 yıllık süreçte çeşitli kampanyalar ve farkındalık çalışmalarıyla kent yaşamına katkı sundu. Ulaşım sorunlarından eğitim projelerine, kent estetiğinden sosyal yardımlaşma faaliyetlerine kadar birçok konuda aktif rol üstlendi.<br />
 Özellikle SMA hastası çocuklar için düzenlenen yardım kampanyaları, ulaşım imkânlarının geliştirilmesine yönelik girişimler ve çeşitli toplumsal farkındalık çalışmaları, topluluğun sosyal yönünü ortaya koyan örnekler arasında yer aldı.<br />
Bugün farklı mesleklerde görev yapan eski üyelerin aynı sahnede yeniden buluşması ise geceye ayrı bir anlam kattı. Doktor, mühendis, avukat, öğretmen ve sanatçı olarak yaşamlarını sürdüren eski katılımcılar, yıllar sonra aynı etkinlikte bir araya gelerek geçmişe dair anıları tazeledi.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 14 At 16.49.18" class="detail-photo img-fluid" height="2773" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-14-at-164918.jpeg" width="4160" /></h2>

<h2>Destek veren isimlere teşekkür edildi</h2>

<p>Etkinliğin organizasyonunda görev alan Urla Kent Konseyi Çocuk Meclisi Sorumlusu Cemil Doğru, konuşmasında yıllar boyunca projeye katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür etti.<br />
Doğru, farklı dönemlerde görev yapan belediye başkanlarından sivil toplum kuruluşlarına, eğitimcilerden yerel basın temsilcilerine kadar çok sayıda ismin bu süreçte önemli destek verdiğini ifade etti. Çocukların sanat, spor, müzik ve bilimle erken yaşlarda buluşmasının önemine dikkat çeken Doğru, özellikle tiyatro çalışmalarında görev alan genç eğitmenler Burcu Uslucan Erkılınç ile Yasemin Uslucan Ünerken’in emeklerine vurgu yaptı.</p>

<h2><img alt="Whatsapp Image 2026 06 14 At 16.49.49" class="detail-photo img-fluid" height="2773" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-14-at-164949.jpeg" width="4160" /></h2>

<h2>Yerel yönetim ve kent konseyinden destek mesajları</h2>

<p>Geceye katılan Urla Belediye Başkan Vekili Prof. Dr. Mesut Önen, kent konseylerinin kuruluş sürecine değinerek kentlilik bilincinin önemine dikkat çekti. Kent yaşamına katkı sunmanın her bireyin sorumluluğu olduğunu belirten Önen, çocukların ve gençlerin bu tür organizasyonlarda aktif görev almasının geleceğe yönelik önemli bir</p>

<p>yatırım olduğunu söyledi.<br />
Urla Kent Konseyi Başkanı Hadi Başman da çocukların ve gençlerin sosyal projelerde yer almasının kent kültürünü güçlendirdiğini ifade ederek etkinliğe destek veren herkese teşekkür etti.<br />
Program kapsamında, yıllardır çeşitli çalışmalara katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür belgeleri de takdim edildi.<br />
Gösteri sonunda oyuncu aileleri adına Ebru Çetin tarafından, projede emeği bulunan Burcu Uslucan Erkılınç, Yasemin Uslucan Ünerken ve Cemil Doğru’ya çiçek takdim edildi.</p>

<h2>Duygu dolu final izleyicileri etkiledi</h2>

<p>Gecenin final bölümünde oyuncular babalarını sahneye davet etti. Hep birlikte seslendirilen “Baba Bir Bak Bana” şarkısı, salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu. İzleyicilerin bir</p>

<p>bölümü gözyaşlarını tutamazken, sahnedeki tablo uzun süre ayakta alkışlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İNCİ ONGUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir, Urla</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/urlada-cumhuriyet-cocuklarinin-25-nci-onur-yili</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 16:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-29-2.jpg" type="image/jpeg" length="80840"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UrlaDam Kitap Festivali üçüncü kez kapılarını açacak]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/urladam-kitap-festivali-ucuncu-kez-kapilarini-acacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/urladam-kitap-festivali-ucuncu-kez-kapilarini-acacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Urla, 17-21 Haziran tarihleri arasında edebiyatın, sanatın ve düşüncenin kalbinin attığı adres olacak. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen UrlaDam Kitap Festivali, "İnsanlık Hali" temasıyla onlarca yazar, sanatçı ve okuru aynı çatı altında buluşturacak]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in kültür ve sanat yaşamında önemli bir yer edinmeye başlayan UrlaDam Kitap Festivali, bu yıl üçüncü kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. "İnsanlık Hali" temasıyla düzenlenecek festival, 17-21 Haziran tarihleri arasında edebiyatseverleri, sanatçıları ve okurları Urla’da bir araya getirecek.</p>

<p>Beş gün boyunca sürecek etkinliklerde söyleşiler, imza günleri, konserler, tiyatro gösterileri ve çeşitli atölyeler sanatseverlerle buluşacak. Festivalin merkezi ise her yıl olduğu gibi UrlaDam yerleşkesindeki Hangardam Salonu olacak.</p>

<p><img alt="718188825 3439796769513061 7391126538918752640 N" class="detail-photo img-fluid" height="1314" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/718188825-3439796769513061-7391126538918752640-n.jpg" width="1080" /></p>

<h2><strong>Edebiyatın tanınmış isimleri Urla’da buluşacak</strong></h2>

<p>Festival programında Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının önemli isimleri yer alıyor.</p>

<p>Kitapları milyonlarca okura ulaşan Ayşe Kulin, Mine Söğüt, Murat Menteş, Ayfer Tunç, Latife Tekin, Ercan Kesal, Umur Talu, Gaye Boralıoğlu, Acar Baltaş, Kenan Mortan, Kaan Müjdeci, Nazan Kesal, Ahmet Arslan, Özcan Akçura, Yenal Bilgici ve daha birçok yazar festival kapsamında okurlarıyla bir araya gelecek.</p>

<p>Söyleşilerde edebiyatın yanı sıra insan hikâyeleri, toplumsal dönüşüm, sanat, sinema ve yaşam üzerine farklı başlıklar ele alınacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“İnsanlık Hali” teması etrafında buluşacaklar</strong></h2>

<p>Bu yılın teması olarak belirlenen "İnsanlık Hali", festival boyunca gerçekleştirilecek etkinliklerin ortak eksenini oluşturacak.</p>

<p>Yazarlar, düşünürler ve sanatçılar insanın bireysel ve toplumsal yolculuğunu farklı yönleriyle değerlendirecek. Katılımcılar, yalnızca kitaplarla değil; fikirlerle, deneyimlerle ve yeni bakış açılarıyla da buluşma fırsatı yakalayacak.</p>

<p>Festival organizatörleri, bu yılki programın insan hikâyelerini merkeze alan içeriklerle hazırlandığını belirtiyor.</p>

<p><img alt="724230735 3439796726179732 4115148340113379632 N" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/724230735-3439796726179732-4115148340113379632-n.jpg" width="1080" /></p>

<h2><strong>İmza günleri ve söyleşiler dikkat çekecek</strong></h2>

<p>Festivalin en yoğun ilgi gören bölümlerinden biri yine yazar-okur buluşmaları olacak.</p>

<p>Okurlar, sevdikleri yazarlarla tanışma, kitaplarını imzalatma ve söyleşiler aracılığıyla doğrudan iletişim kurma imkânı bulacak. Beş gün boyunca sürecek programda farklı yaş gruplarına hitap eden çok sayıda etkinlik gerçekleştirilecek.</p>

<p>Festival alanında ayrıca yayınevlerinin stantları kurulacak ve binlerce kitap ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.</p>

<p><img alt="724207553 3439796852846386 3526614369517993280 N" class="detail-photo img-fluid" height="1330" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/724207553-3439796852846386-3526614369517993280-n.jpg" width="1080" /></p>

<h2><strong>Müzik ve sahne sanatları da festivalde yer alacak</strong></h2>

<p>UrlaDam Kitap Festivali yalnızca edebiyatla sınırlı kalmayacak.</p>

<p>Festival kapsamında tenor Mark Reaidy Baz ile Adasu Akın sahne alarak müzikseverlerle buluşacak. Konserlerin yanı sıra tiyatro gösterileri, film gösterimleri ve çeşitli performanslar da programda yer alacak.</p>

<p>Böylece festival, farklı sanat dallarını bir araya getiren kapsamlı bir kültür etkinliği niteliği taşıyacak.</p>

<p><img alt="720860738 3439796979513040 920504189616248682 N" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/720860738-3439796979513040-920504189616248682-n.jpg" width="1280" /></p>

<h2><strong>Tüm etkinlikler ücretsiz olacak</strong></h2>

<p>Festivalin dikkat çeken yönlerinden biri de tüm etkinliklerin ücretsiz olması. Katılımcılar, söyleşilerden konserlere, imza günlerinden atölyelere kadar tüm etkinliklere herhangi bir ücret ödemeden katılabilecek. Bu yönüyle UrlaDam Kitap Festivali, kültür ve sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/urladam-kitap-festivali-ucuncu-kez-kapilarini-acacak</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/igc-3.png" type="image/jpeg" length="47259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[6 yıllık hasret Körfez'de bitti: Kraliçe esti gürledi]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/6-yillik-hasret-korfezde-bitti-kralice-esti-gurledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/6-yillik-hasret-korfezde-bitti-kralice-esti-gurledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süren sessizliğini İstanbul konseriyle bozan Türk rock müziğinin efsane ismi Şebnem Ferah, turnesinin ikinci durağında İzmir Arena'da sahne aldı. Biletleri dakikalar içinde tükenen konserde binlerce hayranıyla hasret gideren ünlü sanatçı, zamansız şarkılarını dev bir koro eşliğinde seslendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk rock müziğinin köşe taşlarından biri olan Şebnem Ferah, müzik dünyasındaki altı yıllık uzun sessizliğinin ardından başlattığı turne kapsamında İzmirli hayranlarıyla bir araya geldi. Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da gerçekleştirdiği muhteşem geri dönüş konseriyle sahnelerin tozunu alan sanatçı, ayağının tozuyla Ege'nin kalbine çıkarma yaptı. 13 Haziran gecesi <strong>İzmir Arena</strong> sahnesinde gerçekleşen bu tarihi buluşma, kentin son yıllarda şahit olduğu en yoğun ve coşkulu müzik olaylarından birine dönüştü. Sanatçının tam altı yıl önce yine bir mart ayında bu kentte son konserini verdiği düşünüldüğünde, dünkü buluşma hem Şebnem Ferah hem de İzmir seyircisi için çok daha derin bir anlam kazandı.</p>

<p>Konserin sosyal medya hesapları üzerinden duyurulmasının hemen ardından biletlerin dakikalar içinde tükenmesi, adeta dünkü coşkunun habercisi niteliğindeydi. Konser alanının kapıları açılmadan saatler önce kapıda kilometrelerce uzayan kuyruklar oluşturan <strong>Şebnem Ferah hayranları</strong>, heyecan ve sevinç çığlıkları eşliğinde sevdikleri sanatçının sahneye çıkacağı anı bekledi. Körfezden esen serin rüzgara aldırmadan alanı tamamen dolduran binlerce müziksever, rock müziğin kraliçesini karşılamak için pankartlar ve tezahüratlar eşliğinde geri sayıma geçti. Her yaştan dinleyicinin bir araya geldiği bu devasa kalabalık, Şebnem Ferah’ın Türk müzik tarihindeki sarsılmaz yerini bir kez daha kanıtladı.</p>

<p>Gece yarısına doğru ışıkların kararmasıyla birlikte İzmir Arena’da adeta zaman durdu. Sahnenin arkasını kaplayan dev led ekranlarda, Şebnem Ferah'ın müzikal kariyerinin dönüm noktalarını simgeleyen küllerinden doğuş temalı görseller belirdi. <strong>Anka kuşu</strong> metaforunun kullanıldığı bu büyüleyici görsel şov, sanatçının sahnelere dönüş hikayesini sanatsal bir dille özetledi. İlk akorların basılmasıyla birlikte sahneye adım atan ünlü rockçı, İzmir seyircisini ikonik eseri “Çakıl Taşları” ve son dönemde büyük beğeni toplayan "Başka Bir Yol Var" şarkısıyla selamladı. İlk andan itibaren enerjinin bir an bile düşmediği konserde, Şebnem Ferah’ın güçlü vokal performansı ve sahne hakimiyeti izleyenleri büyüledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konserin ilerleyen saatlerinde duygu fırtınası giderek tırmandı. Sanatçı, bir dönemin hafızasına kazınan ve Türk müzik listelerini altüst eden “Kalbim Mezar”, ”Koridor”, “Birileri Var” ve "Can Kırıkları" gibi sert tonlu rock parçalarını ardı ardına sıraladı. Dinleyiciler her şarkının girişinde çığlıklarla eşlik ederken, Arena adeta <strong>dev koro</strong> alanına dönüştü. Akustik ve duygusal şarkılara geçildiğinde ise binlerce telefonun ışığı gökyüzünü aydınlattı. “Bugün”, “Yağmurlar” ve efsaneleşen "Sil Baştan" şarkısı seslendirilirken alanda duygusal anlar yaşandı, pek çok hayranı gözyaşlarını tutamadı. Şebnem Ferah’ın dinleyicisiyle kurduğu o köklü ve samimi bağ, her şarkı arasında karşılıklı sevgi gösterileriyle perçinlendi.</p>

<h2>Yapay kar yağışı altında unutulmaz veda</h2>

<p>Konserin son bölümüne yaklaşıldığında tempoyu yeniden artıran sanatçı, "Yalnız", "Sigara", “Fırtına” ve artık bir rock marşı haline gelen “Bu Aşk Fazla Sana” şarkılarını seslendirdi. Sahne ışıklarının ve lazer gösterilerinin müzikle senkronize bir şekilde değiştiği bu anlar, İzmir Arena'yı adeta açık hava kulübüne çevirdi. Şebnem Ferah, her şarkının ardından İzmir seyircisine teşekkür ederek, bu sıcak karşılamadan dolayı duyduğu mutluluğu ve sahneyi ne kadar çok özlediğini dile getirdi.</p>

<p>Gecenin en unutulmaz ve metaforik anı ise büyük finalde yaşandı. Şebnem Ferah hayranlarının heyecanla beklediği "Hoşçakal" şarkısının giriş ritimleriyle birlikte, sahne mekanizmalarından yapay <strong>kar yağdı</strong>. Sıcak bir haziran gecesinde, açık havada şarkı söylerken başından aşağı süzülen beyaz kar taneleri altında performansını sürdüren sanatçı, görsel olarak hafızalardan silinmeyecek bir finale imza attı. Şarkının bitimiyle birlikte dakikalarca ayakta alkışlanan ünlü rockçı, sahne arkasından gelen yoğun talep üzerine müjdeli bir haber de verdi. Bu muazzam sevgi seline kayıtsız kalmayan sanatçı, <strong>21 Haziran</strong> tarihinde turne kapsamında yeniden aynı sahnede, İzmir Arena'da sevenleriyle buluşacağını açıklayarak geceyi sonlandırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/6-yillik-hasret-korfezde-bitti-kralice-esti-gurledi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-21-3.jpg" type="image/jpeg" length="55947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hababam Sınıfı'nın evi artık bankacılığın merkezi olacak]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/hababam-sinifinin-evi-artik-bankaciligin-merkezi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/hababam-sinifinin-evi-artik-bankaciligin-merkezi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir dönemin kahkahalarla yankılanan koridorları, şimdi bambaşka bir yolculuğa hazırlanıyor. Türk sinemasının unutulmaz eserlerinden Hababam Sınıfı filmlerine ev sahipliği yapan tarihi Adile Sultan Kasrı, yeni bir döneme adım atıyor. Türkiye Bankalar Birliği (TBB), Yeşilçam'ın hafızalara kazınan bu simge yapısını satın alarak gelecekte merkez binası olarak kullanmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar, tarihi yapının TBB bünyesine katıldığını açıklarken, gerekli restorasyon ve düzenleme çalışmalarının ardından kasrın birliğin yeni merkezi olarak hizmet vereceğini duyurdu. Adile Sultan Kasrı denildiğinde akıllara yalnızca tarihi bir bina değil, milyonlarca insanın çocukluğuna ve gençliğine dokunan sahneler geliyor. Kemal Sunal'ın İnek Şaban'ı, Münir Özkul'un Mahmut Hoca'sı, Tarık Akan'ın Damat Ferit'i ve daha nice unutulmaz karakter, bu duvarların arasında hayat buldu. Hababam Sınıfı'nın neşeli koşuşturmaları, sınıfta yapılan yaramazlıklar ve dostluk hikâyeleri yıllardır ekranlarda izlenmeye devam ederken, kasır da adeta Türkiye'nin ortak hafızasının bir parçası haline geldi.</p>

<h2><img alt="Hababam Sinifi Nin Sirlari Sinif In Efsanesi Kitabinda 918096 5" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2024/10/hababam-sinifi-nin-sirlari-sinif-in-efsanesi-kitabinda-918096-5.webp" width="720" /></h2>

<h2>Osmanlı'dan günümüze uzanan bir miras</h2>

<p>İstanbul'un Üsküdar ilçesindeki Validebağ Korusu içinde yer alan Adile Sultan Kasrı'nın hikâyesi, sinema tarihinden çok daha eskiye dayanıyor. 1853 yılında Sultan Abdülaziz tarafından kız kardeşi Adile Sultan'a armağan edilmek üzere yaptırılan yapı, Osmanlı mimarisinin seçkin örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Dönemin ünlü Balyan ailesinin imzasını taşıyan kasır, yıllarca devlet adamlarını, sanatçıları ve edebiyatçıları ağırladı. Adile Sultan'ın vefatının ardından farklı amaçlarla kullanılan yapı, 1916 yılında eğitim hizmetine tahsis edildi. Uzun yıllar okul ve öğretmen yetiştirme merkezi olarak hizmet veren kasır, Cumhuriyet döneminde de eğitim yuvası olmayı sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="hababam-sinifi" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2023/04/hababam-sinifi.jpg" width="900" /></h2>

<h2>Hababam Sınıfı ile ölümsüzleşti</h2>

<p>1975 yılında yönetmen Ertem Eğilmez'in kamerası bu tarihi yapıya çevrildiğinde, belki de kimse Adile Sultan Kasrı'nın bir gün Türk sinemasının en büyük sembollerinden biri haline geleceğini tahmin etmiyordu. Rıfat Ilgaz'ın ölümsüz eserinden uyarlanan Hababam Sınıfı'nın çekimleri burada gerçekleştirildi. Filmin gördüğü büyük ilginin ardından devam filmleri de aynı mekânda çekildi. Böylece kasır, yalnızca bir bina olmaktan çıktı; Türkiye'nin ortak anılarının, kahkahalarının ve duygularının mekânı haline geldi.</p>

<h2><img alt="hababam-sinifi-oyuncularindan-necati-demirel-15757324-3411-amp" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2023/04/hababam-sinifi-oyuncularindan-necati-demirel-15757324-3411-amp.jpg" width="1202" /></h2>

<h2>Hatıralar korunacak mı?</h2>

<p>Adile Sultan Kasrı'nın bankacılık sektörünün merkezi haline gelecek olması, birçok kişi için gurur ve hüzün duygusunu bir arada yaşatıyor. Bir yandan tarihi yapının korunacak ve yaşatılacak olması memnuniyet yaratırken, diğer yandan çocukluk anılarının mekânı olan bu binanın farklı bir kimliğe bürünecek olması nostaljik bir burukluk bırakıyor. Ancak uzmanlar, tarihi yapıların sürdürülebilir şekilde kullanılarak korunmasının kültürel miras açısından önemli olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<h2><img alt="hababam-sinifi-5" class="detail-photo img-fluid" height="513" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2023/04/hababam-sinifi-5.jpg" width="900" /></h2>

<h2>Müzesiyle yaşamaya devam edecek</h2>

<p>2005 yılında kapsamlı bir restorasyona alınan ve 2010 yılında yeniden kapılarını açan kasırda, tarihi doku büyük ölçüde korundu. 2014 yılında ise ziyaretçilerin yoğun ilgisini çeken <strong>Hababam Sınıfı Müzesi</strong> oluşturuldu. Bugün hâlâ binayı ziyaret edenler, filmlerdeki sınıf ortamını görebiliyor; Mahmut Hoca'nın kürsüsünün önünde fotoğraf çektirip çocukluk yıllarına kısa bir yolculuk yapabiliyor. Belki artık koridorlarında Hababam'ın yaramaz öğrencileri koşmayacak. Ancak o kahkahalar, o unutulmaz replikler ve o dostluk hikâyeleri, Adile Sultan Kasrı'nın taş duvarlarında yaşamaya devam edecek. Çünkü bazı binalar sadece taş ve tuğladan değil, insanların anılarından da inşa edilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/hababam-sinifinin-evi-artik-bankaciligin-merkezi-olacak</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 20:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-12t224106145.png" type="image/jpeg" length="75977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akropolis'te geçmiş ve bugün bir arada]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/akropoliste-gecmis-ve-bugun-bir-arada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/akropoliste-gecmis-ve-bugun-bir-arada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Pergamon Antik Kenti'nin kalbi Akropolis, binlerce yıllık tarihi kalıntıları ile modern Bergama yerleşimini aynı panoramada bir araya getiriyor. Eşsiz coğrafi konumu ve dünyanın en dik antik tiyatrosuyla öne çıkan tarihi alan, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlamaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'in Bergama ilçesinde yer alan ve <strong>UNESCO Dünya Mirası Listesi</strong>'nde bulunan Pergamon Antik Kenti'nin en stratejik noktası Akropolis, tarihi dokusu ve coğrafi manzarasıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Bergama'nın en yüksek kesiminde konumlanan bu tarihi alan, ziyaretçilerine zamansal bir köprü sunuyor. Akropolis'in zirvesinden bakıldığında, bir tarafta binlerce yıllık antik kentin sütunları ve taş döşeli yolları uzanırken, diğer tarafta modern Bergama yerleşimi ile Kestel Baraj Gölü aynı vizörde buluşuyor. Geçmiş ile bugünü tek bir manzarada birleştiren bu panoramik özellik, bölgeyi özellikle fotoğraf tutkunları için cazip bir merkez haline getiriyor.</p>

<h2>Dünyanın en dik antik tiyatrosu ziyaretçilerini bekliyor</h2>

<p>Akropolis mimarisinin en dikkat çekici unsurlarından birini, Helenistik dönemin mühendislik harikası olarak kabul edilen <strong>Bergama Antik Tiyatrosu</strong> oluşturuyor. Antik çağın en dik yerleşimli tiyatrolarından biri olarak literatüre geçen yapı, yaklaşık 10 bin kişilik kapasiteye sahip. Çok dik bir yamaca asimetrik ve basamaklı bir düzende inşa edilen bu tiyatro, mühendislik detaylarıyla olduğu kadar sunduğu geniş çevre manzarasıyla da Akropolis'in en çok ziyaret edilen noktası olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarihi alanda tiyatronun yanı sıra zamana meydan okuyan sütunlu yapılar, sur kalıntıları ve antik taş yollar yer alıyor. Çevresini saran yeşil doku, kent manzarası ve baraj gölü ile bütünleşen <strong>Akropolis</strong>, hem kültürel mirası hem de doğal güzellikleri bir arada sunarak Türkiye'nin ve Ege Bölgesi'nin en önemli turizm destinasyonları arasındaki yerini koruyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, İzmir, Bergama</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/akropoliste-gecmis-ve-bugun-bir-arada</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-23.jpg" type="image/jpeg" length="27803"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçılardan Kılıçdaroğlu'na tepki! Şarkılarının çalmasını yasakladılar]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/sanatcilardan-kilicdarogluna-tepki-sarkilarinin-calmasini-yasakladilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/sanatcilardan-kilicdarogluna-tepki-sarkilarinin-calmasini-yasakladilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'de mutlak butlan kararının ardından başlayan gerilim sürerken ünlü sanatçılardan da flaş bir hamle geldi. Suavi, Zülfü Livaneli, Onur Akın gibi isimler Kılıçdaroğlu'na yasak getirdiler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mahkeme kararıyla Genel Başkanlığa dönen Kemal Kılıçdaroğlu'na ünlü sanatçılardan tepkiler gecikmedi. Mutlak butlan kararı sonrası Suavi, Zülfü Livaneli ve Edip Akbayram'ın ailesi Kılıçdaroğlu'na 'yasak' getirdi. Suavi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Değerli dostlar… Bana ait olan ve/veya yorumcusu olduğum hiçbir eserimin-eserin BUTLAN ile göreve gelenler ve onun tarafı olanlar eliyle, herhangi bir ortamda kullanılmasını istemediğimi… olası izinsiz kullanımlara karşı sürecin takipçisi olacağımı paylaşmak isterim. Saygıyla" ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="24987430 860X480" class="detail-photo img-fluid" height="480" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/24987430-860x480.webp" width="860" /></p>

<p>PEŞ PEŞE AÇIKLAMA GELDİ<br />
Zülfü Livaneli de mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığı görevine yeniden getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun şarkılarını kullanmasını yasakladığını açıkladı. Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'ndeki etkinliğinde de Akbayram'ın şarkısı kullanılmıştı. Geçen yıl hayatını kaybeden Edip Akbayram'ın ailesi de Kılıçdaroğlu'na şarkıları yasakladı. Akbayram ailesinden yapılan açıklamada, "Edip Akbayram'ın yorumladığı eserlerin, kamuoyunda 'mutlak butlan' sürecinin temsilcisi veya destekleyicisi olarak görülen kişi, grup ve organizasyonlar tarafından siyasi etkinliklerde kullanılmasına izin vermediğimizi beyan eder, kamuoyunun bilgisine sunarız ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="1200Xauto-424" class="detail-photo img-fluid" height="1212" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/1200xauto-424.webp" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AJANSLAR</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/sanatcilardan-kilicdarogluna-tepki-sarkilarinin-calmasini-yasakladilar</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 19:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-10-haz-2026-19-44-12.png" type="image/jpeg" length="48962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Selda Bağcan'dan Kılıçdaroğlu'na telif engeli: "Bestelerimi kullanamazlar"]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/selda-bagcandan-kilicdarogluna-telif-engeli-bestelerimi-kullanamazlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/selda-bagcandan-kilicdarogluna-telif-engeli-bestelerimi-kullanamazlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’de "mutlak butlan" kararı sonrasında yaşanan idari değişime sanat dünyasından yükselen tepki dalgasına ünlü sanatçı Selda Bağcan da katıldı. Bağcan, mevcut parti yönetiminin kendisine ait ses, beste ve kayıtları hiçbir siyasi çalışmada kullanmasına izin vermediğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) mahkemenin "mutlak butlan" kararı vermesinin ardından şekillenen yeni yönetim kadrosuna yönelik sanat camiasının sergilediği müzikal ambargo genişliyor. 9 Eylül Gazetesi'nden Ömer Ceylan'a konuşan Türk müziğinin usta ismi Selda Bağcan, mevcut genel merkez yönetiminin propaganda ve etkinliklerinde kendi eserlerine yer veremeyeceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="6D539B46 Fe4D 42C9 88A7 3A82De36D661 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/6d539b46-fe4d-42c9-88a7-3a82de36d661-1.jpg" width="957" /></p>

<h3>"Hiçbir siyasi çalışmada iznim yoktur"</h3>

<p>Siyasi çalışmalarda ve organizasyonlarda eserlerinin izinsiz kullanımının önüne geçmek adına net bir duruş sergilediğini ifade eden Selda Bağcan, kararının sınırlarını çizdi. Sesinin ve müzikal mirasının mevcut yönetim tarafından tercih edilmesini istemediğini vurgulayan sanatçı, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Butlanla gelen mevcut CHP merkezinin; sesimi, bestelerimi ve kayıtlarımı herhangi bir etkinlikte, yayında ya da siyasi çalışmada kullanmasına iznim yoktur.”</p>
</blockquote>

<h3>Sanat camiasında yasak zinciri büyüyor</h3>

<p>Yargı kararı neticesinde koltuğa oturan Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine yönelik sanat dünyasından yükselen bu karar ilk değil. Parti içindeki idari tasarruflara ve hukuki sürece tepki gösteren çok sayıda prestijli isim, peş peşe açıklamalar yaparak CHP'nin geleneksel seçim meydanlarında ve dijital yayınlarında kullandığı repertuarı adeta kilitledi.</p>

<p>Selda Bağcan'ın da katılmasıyla birlikte, eserlerinin mevcut yönetim eliyle kullanılmasını yasaklayan sanatçılar ve müzisyen aileleri şu şekilde sıralandı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Onur Akın:</strong> Eserlerinin siyasi sahnelerde izinsiz kullanılması halinde doğrudan yasal yollara başvuracağını ilan ederek süreci başlatan ilk isim olmuştu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Suavi:</strong> "Butlan ile göreve gelenler ve onun tarafı olanlar" şeklinde nitelediği yönetime telif engeli koyduğunu duyurmuştu.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sabahat Akkiraz:</strong> Türk halk müziğinin güçlü sesi, eserlerinin siyasi propaganda malzemesi yapılmasına onay vermediğini paylaştı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Edip Akbayram'ın Ailesi:</strong> Usta sanatçının ikonikleşen parçalarının mevcut idari yapı tarafından meydanlarda çalınmasını istemediklerini yazılı bir açıklamayla aktarmıştı.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ÖMER CEYLAN</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, POLİTİKA</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/selda-bagcandan-kilicdarogluna-telif-engeli-bestelerimi-kullanamazlar</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-10t153327057.png" type="image/jpeg" length="27451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İki coğrafyanın ritmi İzmir'de buluşuyor: Burak Aydos’tan "Jazzy Sessions"]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/iki-cografyanin-ritmi-izmirde-bulusuyor-burak-aydostan-jazzy-sessions</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/iki-cografyanin-ritmi-izmirde-bulusuyor-burak-aydostan-jazzy-sessions" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk müziğinin köklü eserlerini cazın evrensel tınılarıyla harmanlayan Burak Aydos, "Jazzy Sessions" projesiyle 8 Temmuz'da İzmir İstinyeArt sahnesinde müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Konser serisi, alaturka ve türküleri swing ögeleriyle yeniden yorumlayarak dinleyicilere çok boyutlu bir sahne deneyimi sunacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>ESAT ERÇETİNGÖZ-</strong></i> Kendi hikayelerinin söz yazarı ve yorumcusu olan Burak Aydos, müzikal birikimini disiplinler arası bir vizyonla buluşturduğu "Jazzy Sessions" projesini İzmirli sanatseverlerin beğenisine sunuyor. Kariyerinin başından bu yana popüler müziğin aktüel ve tek tipleşen tavrına mesafeli duruşuyla bilinen sanatçı; melodik ve sözel kurgusuyla kendine has bir çizgi oluşturduğunu ifade etti. 2020 yılında mutfağına girilen ve 2024 senesinde "Söyleme Bilmesinler" adlı çalışma ile ilk somut önermesi sunulan proje, artık geniş bir sahne performansı olarak seyirci karşısına çıkıyor.</p>

<p><img alt="5D7E8422 C8Ae 4187 B1E3 F15D9F4D3Fc9" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/5d7e8422-c8ae-4187-b1e3-f15d9f4d3fc9.jpg" width="1126" /></p>

<h3>Doğu'nun makamı ile Batı'nın swing ritmi aynı sahnede</h3>

<p>Projenin temel felsefesini aktaran Burak Aydos, bu topraklarda asırların imbiğinden Fars, Arap ve Bizans müziklerinin esintileriyle süzülerek damıtılmış alaturka tınılar ile sevda, göç ve kederin dili olan geleneksel türküleri, caz müziğinin ögeleriyle usulca yeniden yorumladığını belirtti. Geleneksel kökler ile çağdaş formlar arasındaki köprüleri görünür kılmayı amaçladığını ifade eden sanatçı, cazın ikonik evrenselliği karşısında kadim türkülerin sadece söyleyenin yerel hançeresinde gizli kalmasına dertlendiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aydos, projede yakalamak istediği samimi anlatıyı şu sözlerle özetledi:</p>

<blockquote>
<p>"Jazzy Sessions ile Türk müziğinin o aşina olduğumuz ve içimize işleyen nahif ruhunu, swingle buluşturup cazvari dokunuşlarla dansa kaldırıyoruz. Yorumladığımız her şarkının sözlerini swing ile harmanlarken, dinleyiciyi içine çeken ortak bir anlatı inşa etmeyi hedefliyoruz."</p>
</blockquote>

<h3>Eurovision'dan bugüne uzanan özgün çizgi</h3>

<p>Müzik kariyerine 1993 Eurovision Şarkı Yarışması’nda Türkiye’yi temsil ettiği ve büyük beğeni toplayan "Esmer Yarim" eseriyle güçlü bir başlangıç yapan Burak Aydos; "Yalnızlık Benim Eski Sevgilim", "Beni Verme Ellere" ve "Bize Erkek Adam Derler" gibi toplumsal hafızada yer edinen pek çok şarkıya imza attı. Sanatçı, geçmişteki seçici ve özgün sanatsal tavrını bugün de "Jazzy Sessions" projesinde titizlikle sürdürdüğünü kaydetti.</p>

<h3>Hiçbir konser birbiriyle aynı olmayacak</h3>

<p>Piyano, kontrbas, davul ve nefesli sazlardan oluşan zarif bir caz orkestrasının eşlik edeceği konser serisinde, caz müziğinin doğası gereği doğaçlama ögelerin ön planda olacağı ve hiçbir performansın birbiriyle aynı tekrara düşmeyeceği ifade edildi. Dinleyicisini geleneksel ile modernin harmanlandığı bu özgün sahne deneyimine ortak olmaya davet eden Burak Aydos'un sınırları aşan yeni nesil çalışmalarının, tüm dijital müzik platformları üzerinden de eş zamanlı olarak takip edilebildiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ESAT ERÇETİNGÖZ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/iki-cografyanin-ritmi-izmirde-bulusuyor-burak-aydostan-jazzy-sessions</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/b996a059-fc52-4291-9146-d5ab3d343b1b.png" type="image/jpeg" length="49074"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Arkas’tan DEÜ’ye dünya markası piyano bağışı]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/arkastan-deuye-dunya-markasi-piyano-bagisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/arkastan-deuye-dunya-markasi-piyano-bagisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Arkas Holding, Dokuz Eylül Üniversitesi’ne dünyanın en prestijli piyano markalarından Steinway & Sons konser piyanosu kazandırdı. Genç müzisyenler yeni enstrümanla ilk resitali verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ARKAS </strong>Holding, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Devlet Konservatuvarı’na Steinway &amp; Sons marka konser piyanosu bağışladı. Dünyanın önde gelen konser salonlarında kullanılan piyano, düzenlenen törenle öğrencilerin kullanımına sunuldu. DEÜ Devlet Konservatuvarı’nda gerçekleştirilen törene DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Monreve Group Yönetim Kurulu Başkanı Merve Arkas, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p>

<p><img alt="Arkas Piyano 9 Eylul Gazetesi Haziran 2026 1" class="detail-photo img-fluid" height="267" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/arkas-piyano-9-eylul-gazetesi-haziran-2026-1.jpg" width="400" /></p>

<p>Törende konuşan Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz, sanatı üniversitenin temel değerlerinden biri olarak gördüklerini belirterek, Steinway &amp; Sons piyanosunun öğrencilerin eğitimine önemli katkı sağlayacağını söyledi. Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Dr. Mehmet Alper Kazancıoğlu ise piyanonun yalnızca bir enstrüman olmadığını, genç sanatçılara duyulan güvenin ve sanat eğitimine yapılan yatırımın simgesi olduğunu ifade etti. Kazancıoğlu, öğrencilerin artık dünyanın sayılı konser salonlarında kullanılan bir enstrümanla çalışma fırsatı yakalayacağını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><strong>İLK RESİTAL VERİLDİ</strong></h1>

<p><img alt="Arkas Piyano 9 Eylul Gazetesi Haziran 2026 2" class="detail-photo img-fluid" height="267" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/arkas-piyano-9-eylul-gazetesi-haziran-2026-2.jpg" width="400" /></p>

<p>Tören kapsamında düzenlenen konserde konservatuvar öğrencileri yeni Steinway &amp; Sons piyanosuyla sahneye çıktı. Türk ve dünya müzik literatüründen eserlerin seslendirildiği resital izleyicilerden büyük beğeni topladı. Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas da gençlerin sanat yolculuğuna destek vermekten mutluluk duyduklarını belirterek, "Bu anlamlı yolculuğun bir parçası olmak bizim için büyük değer taşıyor" dedi. Programın sonunda Lucien Arkas ve Merve Arkas’a katkılarından dolayı plaket takdim edilirken, tören hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/arkastan-deuye-dunya-markasi-piyano-bagisi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/arkas-piyano-9-eylul-gazetesi-haziran-2026-3.jpg" type="image/jpeg" length="66779"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
