<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Dokuz Eylül - Güncel İzmir Haberleri</title>
    <link>https://www.dokuzeylul.com</link>
    <description>izmir haberleri, İzmir son dakika haber, ekonomi, siyaset, magazin, bölgesel, spor, turizm, etkinlik, tarih, bilim, teknoloji ve güncel izmir haberler</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dokuzeylul.com/rss/emegin-sesi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 - Yayınlanan haber ve fotoğrafların tüm hakları İGC - 9 Eylül Medya grubuna aittir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 01:35:45 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/rss/emegin-sesi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İZULAŞ’ta grev kararı asıldı: Uzlaşı çıkmazsa 8 Ağustos’ta otobüsler duracak]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/izulasta-grev-karari-asildi-uzlasi-cikmazsa-8-agustosta-otobusler-duracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/izulasta-grev-karari-asildi-uzlasi-cikmazsa-8-agustosta-otobusler-duracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZULAŞ'ta yetkili sendika grev kararını astı. Anlaşma sağlanamaması durumunda 8 Ağustos'a kadar İZULAŞ'a bağlı otobüsler kontak kapatacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ</strong> <strong>TEKTAŞ</strong>/İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden olan İZULAŞ’ta toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmeleri tıkanmıştı. Ara bulucu heyeti de taraflar arasında bir anlaşama sağlanamamıştı. Bu gelişmeler üzerine İZULAŞ’ta yetkili sendika Belediye İş Sendikası bugün sabah saatlerinde grev kararını İZULAŞ'a bağlı iş yerlerine astı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="I M G 20260625 W A0020" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20260625-w-a0020.jpg" width="1201" /></p>

<h2><strong>Kritik tarih 8 Ağustos</strong> </h2>

<p>Grev kararı sonrası uzlaşı sağlanamaması durumunda İZULAŞ’a bağlı otobüsler 8 Ağustos’ta grev karar alarak kontak kapatabilir.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://dokuzeylul.com/vidyome/embed/327372" webkitallowfullscreen=""></iframe></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/izulasta-grev-karari-asildi-uzlasi-cikmazsa-8-agustosta-otobusler-duracak</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 08:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-15-14.png" type="image/jpeg" length="24931"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yer altında madenciler, yer üstünde öğretmenler: Bu ülkede hak açlıkla mı alınıyor?]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/yer-altinda-madenciler-yer-ustunde-ogretmenler-bu-ulkede-hak-aclikla-mi-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/yer-altinda-madenciler-yer-ustunde-ogretmenler-bu-ulkede-hak-aclikla-mi-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yer altında direnen madenciler kazandı. Şimdi Ankara'nın ortasında öğretmenler açlık grevinde. Atama hakkı, taban maaş ve güvenceli çalışma talep eden eğitim emekçileri, yıllardır tutulmayan sözlerin ardından son çare olarak açlık grevine başladı. Polis müdahalesiyle karşılaşan öğretmenler, "Verilen sözler tutulana kadar mücadele edeceğiz" diyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><i><strong>Özge Uyanık/</strong> </i>Bu kez açlık grevinde yerin altında kazma sallayanlar değil, Ankara'nın göbeğinde ellerinde kalem tutan eğitim emekçileri var. Mülakat adaletsizliğine, tutulmayan sözlere ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı seslerini duyurmaya çalışırken sokak ortasında biber gazı, cop ve ters kelepçeyle darbedilen eğitim emekçileri, çareyi açlık grevinde buldu. Maden ocağından Meclis'in kapısına uzanan bu iki eylem, tek bir değişmez gerçeği gösterdi: Bu ülkede ancak açlıkla sınandıktan sonra alınıyor.</p>

<p><br />
Haklarını isteyen işçiler yer altında açlık grevine girdi, günler sonra talepleri kabul edildi. Şimdi ise öğretmenler Ankara'nın göbeğinde açlık grevinde. Maaşını, güvencesini, atama hakkını isteyenler bir kez daha aynı soruyla karşı karşıya bırakıldı: Bu ülkede hakkını almak için önce aç kalmak mı gerekiyor?<br />
Edirne'de Özşen Madencilik işçileri, ödenmeyen ücretleri ve işten çıkarmalara karşı yer altında başlattıkları açlık grevini 27 günün sonunda kazanımla sonlandırdı. İşçiler ancak açlıkla sınandıktan sonra masaya oturulabildi. Şimdi benzer bir tablo Ankara'da yaşanıyor. Bu kez yer altında madenciler değil, yer üstünde öğretmenler açlık grevinde.</p>

<p><br />
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile mülakat mağduru öğretmenler, verilen sözlerin tutulması ve taleplerinin karşılanması için süresiz açlık grevine başladı. Son iki gündür Ankara'da polis müdahalesiyle karşı karşıya kalan öğretmenler, ters kelepçe, biber gazı ve darbedilmelerinin ardından açlık grevine geçtiklerini duyurdu.</p>

<h2><img alt="Ogreten Eylem44A" class="detail-photo img-fluid" height="397" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/ogreten-eylem44a.webp" width="600" /><br />
Verilen söz tutulana kadar devam edeceğiz</h2>

<p><br />
İzmir’den Ankara’ya giden ve açlık grevinin ikinci gününde konuşan Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Rabia Atbaş, mücadelenin bir anda ortaya çıkmadığını, yıllardır süren görüşmelerin ve tutulmayan sözlerin ardından bu noktaya gelindiğini söyledi.</p>

<p><br />
"Şu anda açlık grevimizin ikinci günündeyiz. Verilen sözler tutulana kadar da bu eylemlilik sürecimiz devam edecek. Ailelerden, mülakat mağduru öğretmenlerden ve özel sektör öğretmenlerinden oluşan bir komisyon oluşturduk. Verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Mücadelemiz de bunun için sürüyor.<br />
Biz beş yıldır bu mücadeleyi veriyoruz. Her yaz, hatta kışın en zor zamanlarında bile Ankara'ya gelip bunun mücadelesini verdik. Geçen sene İstanbul'dan Ankara'ya bir yürüyüşümüz oldu. Ondan önce de Meclis Parkı'nda 52 gün boyunca nöbet tuttuk.</p>

<p><br />
Geçen yıl yürüyüşümüzün ardından Çalışma Bakanlığı'nın verdiği bir söz vardı. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın da içinde bulunduğu, işveren derneklerinin de yer alacağı, aynı zamanda Milli Eğitim Komisyonu ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın da katılacağı bir toplantı yapılacaktı. Bu toplantıda özel sektör öğretmenlerinin yaşadığı sorunlar ve bunlara nasıl çözüm üretilebileceği konuşulacaktı. Özellikle de taban maaş hakkımızın nasıl geri verilebileceği gündeme gelecekti. Fakat gördük ki bir yıldır bu söz yerine getirilmiyor.</p>

<p><br />
Biz de bu yaz tekrar Ankara'ya geldik. Türkiye'nin birçok ilinden öğretmen arkadaşlarımız geldi. Aynı zamanda ailelerimiz geldi. Çocuklarımızla birlikte buraya geldik. Mülakat mağduru öğretmenlerimiz var. Aslında KPSS puanlarıyla atanmaları gereken öğretmenler bunlar. Ancak mülakatlarda mağdur edildiler. Hatta bazı öğretmenlerimiz mülakat komisyonlarından 'Hayırlı olsun hocam, atandınız' şeklinde geri dönüşler almalarına rağmen atanamadılar. Atanabilecek puana sahip olmalarına rağmen hakları ellerinden alındı.<br />
Biz iki öğretmen grubu olarak birlikte mücadele etmemiz gerektiğine karar verdik. Çünkü ikimize de sözler verildi. Mesela mülakat mağduru öğretmenler için Meclis'e sunulacağı söylenen bir yasa teklifi vardı. Ancak bunun sunulmayacağını öğrendik. Mülakat mağduru öğretmenlerin önemli bir kısmı bugün özel sektörde çalışmak zorunda bırakılmış öğretmenler.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Üç gündür Ankara'da eylemdeyiz. İlk olarak Güvenpark'ta sıkıştırıldık ve ciddi şekilde şiddete maruz kaldık. Dün de Kurtuluş Parkı'nda gerçekten büyük bir saldırıyla karşılaştık. Darp edildik. Arkadaşlarımızın kolları, bacakları morluk içinde. Biz öğretmenler olarak böyle bir muameleye maruz kalmak istemiyoruz. Aynı zamanda buna sebep olanların kimler olduğunu da çok iyi biliyoruz. Bunun sorumlusu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'dir. Yusuf Tekin'in bir an önce 1611 mülakat mağduru öğretmenin atamasını yapması gerekiyor. Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş hakkını geri vermesi gerekiyor. Öğretmenlerin belirli süreli sözleşmelerle değil, belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılması gerekiyor.</p>

<p><br />
Kendisi bizi öğretmen olarak görmüyor. Buna ilişkin çeşitli açıklamaları ve itirafları da var. Oysa biz Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenleriz. Bunu bir kez daha hatırlatmak ve verilen sözlerin tutulmasını sağlamak için bu eylemlilik sürecine girdik."</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allow="autoplay; fullscreen" allowfullscreen="" frameborder="0" sandbox="allow-scripts allow-same-origin" scrolling="no" src="https://www.dokuzeylul.com/vidyome/embed/325927" webkitallowfullscreen=""></iframe></div>

<h2><br />
"Çözüm bekliyoruz"</h2>

<p><br />
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası MYK Üyesi Umut Erkut ise Meclis'te yapılacak görüşmelerden sonuç alınmasını beklediklerini söyledi.</p>

<p><br />
"Çok sıkıntı çektik, çok büyük mücadeleler verdik, çok çaba harcadık. Meclis'e daha önce de çok defa gittik. Çok sayıda görüşme yaptık. Ancak inanıyoruz ki bugüne kadar yaşadığımız sıkıntıların karşılığı olarak milletvekilleri bizi çok daha dikkatli dinleyecek ve çözüm için ellerini taşın altına koyacaklardır.<br />
Biz bu yoldan, sorun çözülene kadar dönmeyeceğimizi zaten söyledik. Bu nedenle Ankara'ya gelenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu kalabalık daha da büyümeden milletvekillerinden, Bakanlıktan ve Eğitim Komisyonu'ndan çözüm bekliyoruz.</p>

<p><br />
Milli Eğitim Komisyonu'nun mülakat mağduru öğretmenler ve taban puan mağduriyetleri için derhal harekete geçmesini istiyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gidiyoruz. Verilen sözler tutulsun. Öğretmenlik yaşasın."</p>

<p><img alt="Images (18)-2" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/images-18-2.jpg" width="678" /></p>

<h2><br />
"Öğretmenleri açlık grevine sürüklediler"</h2>

<p><br />
Öğretmenlere yönelik polis müdahalesine tepkiler sürerken Veli-Der de eyleme destek açıklaması yaptı. Açıklamada "Sorunları çözmek yerine hak arayanları hedef alan anlayış, bugün öğretmenleri açlık grevine sürüklemiştir. Eğitim emekçilerinin taleplerine kulak vermek yerine baskıyı ve şiddeti tercih edenler, çocukların eğitim hakkını da görmezden gelmektedir" denildi.</p>

<p><img alt="27 Gundur Direniste Olan Ozsen Madencilik Iscileri Kazandi Madenciler Yeryuzune Cikti.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dokuzeylulcom.teimg.com/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/27-gundur-direniste-olan-ozsen-madencilik-iscileri-kazandi-madenciler-yeryuzune-ciktijpg.webp" width="1280" /></p>

<h2><br />
Madenciler yer altında aç kaldı, sıra öğretmenlere mi geldi?</h2>

<p><br />
Madenciler yerin altında aç kalarak haklarını aldı. Şimdi Ankara'da öğretmenler açlık grevinde. Bir tarafta atanamayan öğretmenler, diğer tarafta güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştırılan eğitim emekçileri var. Hak talep edenler önce açlıkla sınanıyor, çözüm masası ise çoğu zaman ancak bundan sonra kuruluyor.<br />
Aylardır ücretlerini alamayan, Özşen Madencilik işçileri işten çıkarmalarla karşı karşıya kalan madenciler, seslerini duyurabilmek için yer altında açlık grevine başlamıştı. 27 gün süren direniş boyunca işçiler, taleplerinin duyulması için yerin metrelerce altında açlıkla mücadele etti. Uzlaşma sağlandı ve madenciler eylemlerini kazanımla sonlandırdı. Bağımsız Maden-İş, direnişin ardından yaptığı açıklamada "Özşen Maden direnişimizin 27. gününde mücadelemiz zaferle sonuçlandı. Yeraltında açlık grevinde olan madenci arkadaşlarımızı sağ salim aldık. Bu zafer, ekmeğine, onuruna ve geleceğine sahip çıkan madencilerin zaferidir" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Özge Uyanık</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/yer-altinda-madenciler-yer-ustunde-ogretmenler-bu-ulkede-hak-aclikla-mi-aliniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/ozge-uyanik-2026-06-16t140649860.png" type="image/jpeg" length="67357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sendikadan ‘Büyükşehir’e tepki: Halkı işçi ile karşı karşıya getiriyorlar]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/sendikadan-buyuksehire-tepki-halki-isci-ile-karsi-karsiya-getiriyorlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/sendikadan-buyuksehire-tepki-halki-isci-ile-karsi-karsiya-getiriyorlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belediye-İş Sendikası 2’Nolu Şube Başkanı Atalay, Büyükşehir’in açıklamasına tepki göstererek, “Halkı işçisiyle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Bizim arkadaşlarımız 60-65 bin lira civarında maaş alıyor. Yüzde 16.30 zam ile oran belli oluyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ</strong>/Belediye-İş Sendikası İzmir 1 ve 2 No’lu Şubeleri ile Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEMSEN) arasında yürütülen, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA A.Ş. ve İZULAŞ A.Ş.’yi kapsayan 2026-2028 dönemi Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma krizi devam edeiyor. Taraflar rakamlar üzerinde anlaşmaya vardı buna karşın Büyükşehir’in Pazar tatilini kaldırması üzerine görüşmeler tıkandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi konu ile ilgili basın açıklaması yaparak işçilerin aldığı ücretleri açıklaması sendika tarafından tepki ile karşılandı. Sendika Pazar günü hakkından vazgeçmeyeceğini belirtti. Maaşlar konusunda verilen rakamların doğruyu yansıtmadığı bazı işçilerin 60-65 bin TL maaş aldığı ifade edildi. </p>

<h2><strong>Atalay: Halkı işçisiyle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar</strong></h2>

<p>Büyükşehir’in açıkladığı ücretlerin doğru olmadığını ifade eden Atalay, “Halkı işçisiyle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. Açıkladıkları o yüksek ücretler (120-130 bin liralar), tüm hakların yıllık olarak eklenmiş, yani giydirilmiş halidir. Arkadaşların aldıkları öğrenim yardımına kadar, hatta olmayan hakları bile hesaba katıp bu rakamı oluşturdular. Onların bu şekilde açıklama yapması, buradaki 3 bin 300 işçiyi ilgilendiren bir durum değil; sadece 45 yıllık toplu sözleşme geçmişi olan 160-200 civarındaki kadrolu işçiyi ilgilendiriyor. Şu anda bizim arkadaşlarımız 60-65 bin lira civarında maaş alıyor. Az çok matematiği olan herkes bilir, bu rakama yüzde 16, 30’u eklediğinizde sonucun nerelere varacağını hesaplayabilir” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Algı yaratıyorlar”</strong></h2>

<p>Ücretler üzerinden algı yaratıldığını ifade eden Atalay, “Yaptıkları ne etik ne de ahlaki. Masada aylardır görüşüyoruz ve en son 28 madde kalmıştı. Devam primi, hizmet özendirme gibi maddelerin hepsinde, hatta onların sunduğu şartlarda bile mutabakata vardık; bunları başka isimlerle adlandırarak geçmiş olduk. Aramızda sadece Pazar tatiliyle ilgili bir sıkıntı vardı. Şimdi halka bu durumu anlatamadıkları için algı yaratmaya çalışıyorlar. İlk 168 kişiyi işten çıkarttıklarında yaptıkları algı operasyonunun aynısını yapıyorlar. Bir sene önce ne söylüyorlarsa, bugün de aynı şeyleri tekrarlıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>Pazar tartışması</strong></h2>

<p>Haftalık tatil tartışması hakkında konuşan Atalay, “Pazar mevzusunu şöyle anlatayım: Örneğin Salı günü işbaşı yaptım; Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar dahil 6 gün çalışacağım, hafta tatilim ise Pazartesi olacak. 8-5 çalışan bir işçiyi bu şekilde çalıştırmaya çalışıyorlar. Yani Cumartesi-Pazar çalıştırıp, hafta tatilini Pazartesi’ye kaydırmak istiyorlar. Bu uygulama çağdaş ülkelerin hiçbir yerinde yok. Vardiyalı çalışan arkadaşlarımızın hafta tatilleri zaten işin doğası gereği hafta içine denk geliyor, orada bir sorun yok. Ama siz sabit 8-5 çalışan işçiyi de bu sisteme çekerseniz, işçiyi köle düzeninde çalıştırmak istiyorsunuz demektir. O zaman zorla mesai de yaptırmayın. Biz zorla mesai mi istiyoruz? Hayır. Bir de Büyükşehir’deki tüm çalışanların mesai yükünü sanki biz bu toplu sözleşmeyle talep ediyormuşuz gibi bir algı yarattılar” diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<h2>Büyükşehir’in açıklaması şu şekilde;</h2>

<p>Belediyemiz ve kuruluşlarımız İZSU, İZULAŞ, İZDOĞA bünyesinde çalışan yaklaşık 4.000 işçimizi kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde Belediye-İş Sendikası ile anlaşma sağlanamamıştır. Sendikalarımızın üyeleri yararına daha iyi koşullarda sözleşme yapma hedefini saygıyla karşılamakla birlikte, Belediye-İş Sendikası’nın toplu görüşmelerdeki uzlaşmama kararını haklı bulmuyoruz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>a) Hâlihazırda müzakere edilen Belediye-İş sözleşme taslağındaki “İşe Devam Primi” ve “Sağlık Raporu Almama Primi” talepleri kabul edilebilir değildir. Önceki toplu iş sözleşmesinde yer alan ve şimdi sendikanın taslağında biraz daha genişletilmek istenen düzenlemeye göre; bir yıllık süre içinde hastalık istirahat raporu almayan işçi için yıllık 14 yevmiye tutarında sağlık raporu almama teşvik pirimi ve fiilen ayda 20 gün ve üzeri çalışanlara “ücretin yüzde 10- yüzde 13 nispetinde işe devam teşvik primi” talep edilmektedir. Çalışanlarımızın normal çalışma saatlerinde işe devam etmeleri için teşvik pirimi talep edilmesi ve hasta olmaları, istirahat etmeleri gerektiğinde sağlık raporu almamaları için teşvik primi verilmesi Belediyemiz ve iştiraklerimizce kabul edilmemiştir ve edilmeyecektir. Önceki dönem toplu sözleşmelerinde benzer maddelerin bulunması, bu haksız/dayanaksız ve işçi/hasta haklarına aykırı taleplerin kabulü için gerekçe olamaz.</p>

<p>b) Belediyemiz kuruluş ve iştiraklerinde haftada 7 gün, çoğu işletmelerimizde günde 24 saat hizmet verilmektedir. Hafta tatili, İş Kanunu’na göre 7 günlük bir zaman diliminde kesintisiz en az 24 saat ücretli dinlenme hakkı olarak düzenlenmiştir; hâlihazırda müzakere edilen Belediye-İş sözleşme taslağında Pazar günü, “hafta tatili” olarak kabul edilmektedir. Bu durumda Pazar günleri çalışmasına ilave iki yahut üç yevmiye fazla ödenmektedir. 2025 senesinde Pazar çalışması ek ücret maliyeti 850 milyon lira tahakkuk etmiştir. 7 gün hizmet esaslı işletmeler için bu durum uygulanabilir ve sürdürülebilir değildir.</p>

<p>c) Fazla mesai çalışmasının “yerleşik uygulama” olarak kabul edilmesi de isabetli değildir. Belediyemiz iştiraklerinin 2025 yılı fazla mesai maliyeti 3,9 milyar lira, 2026 yılnını ilk 5 ayı için 2,2 milyar lira tahakkuk etmiştir. İhtiyaç duyulan birimlerde vardiya usulü çalışmaya geçmek gerekmektedir. Hâlihazırda müzakere edilen Belediye-İş sözleşme taslağında yüzde 25 vardiya zammı talep edilmektedir. Vardiya uygulamasına dahil olacak çalışanlarımıza ücretine ilave olarak yüzde 25 ücret zammı talep edilmektedir. Bu, yanlış bir uygulamadır, sürdürülebilir değildir ve 24 saat hizmet esası işletmeler için uygulanabilir değildir.</p>

<p>d) Çalışanlarımızın mevcut yevmiyelerine enflasyon nispetinde zam yapılması belediyemizce kabul edilmiştir. Buna göre 1 Mart 2026 yürürlük tarihinden itibaren yıllık istihkaka göre aylık/giydirilmiş ücretler; İzdoğa’da en düşük 98.500,00 TL, en yüksek 112.500,00 TL, İzulaş’ta en düşük 95.700,00 TL, en yüksek 113.500,00 TL, İZSU’da en düşük 119.500,00 TL, en yüksek 130.850,00 TL hesap edilmektedir.</p>

<p>Kamuoyunun bilgilerine sunarız.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semi Tektas</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/sendikadan-buyuksehire-tepki-halki-isci-ile-karsi-karsiya-getiriyorlar</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 19:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/i-m-g-20260615-w-a0088.jpg" type="image/jpeg" length="78962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlginç bir TİS hikayesi: Pazar tatili krizi!]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/ilginc-bir-tis-hikayesi-pazar-tatili-krizi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/ilginc-bir-tis-hikayesi-pazar-tatili-krizi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belediye-İş Sendikası ile Büyükşehir arasında TİS krizi devam ediyor. Taraflar arasında pazar günü izni krizi yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>Belediye-İş Sendikası İzmir 1 ve 2 No’lu Şubeleri ile Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEMSEN) arasında yürütülen, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA A.Ş. ve İZULAŞ A.Ş.’yi kapsayan 2026-2028 dönemi Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı. Taraflar rakamlar üzerinde anlaşmaya vardı buna karşın Büyükşehir’in Pazar tatilini kaldırması üzerine görüşmeler tıkandı. İşçiler Belediye-İş Sendikası önünde toplanıp, Kültürpark 1’nolu hole yürüdü.</p>

<p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, işveren tarafının yaklaşımı nedeniyle görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlandığı belirtilerek, çalışanların hak ve alacakları için mücadeleye devam edileceği vurgulandı.</p>

<h2><strong>Sabah görüşmesi sonuçsuz kaldı</strong></h2>

<p>Sabah saatlerinde sendika ile büyükşehir arasında bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede herhangi bir sonuç alınmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Atalay: Süreç tıkamış ve sonuçsuz bırakıldı</strong></h2>

<p>Sürecin tıkandığını söyleyen Belediye-İş 2’Nolu Şube Başkanı Savaş Aras, “İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile mart ayından bu yana sürdürdüğümüz, 2026-2028 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri ne yazık ki uyuşmazlıkla sonuçlanmıştır. Bu sözleşmeler; İZDOĞA A.Ş., İZSU Genel Müdürlüğü, İZULAŞ A.Ş. ve İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan toplam 4.000 üyemizi doğrudan ilgilendirmektedir. Sendikamız, bu sözleşmelerin masada sonuçlanması için elinden gelen tüm gayreti göstermiştir. Ancak Büyükşehir bürokratlarının uzlaşmaz tutumu, süreci tıkamış ve sonuçsuz bırakmıştır. Bugün alanlarda olmamız bizim tercihimiz değildir. Bu tablo; toplu sözleşme masasında diyalog yerine dayatmayı tercih eden anlayışın bir sonucudur. Yaklaşık 2,5 aydır devam eden bu süreçte sendikamız her aşamada yapıcı bir tutum sergilemiş, sözleşmenin masada bitmesi için yoğun çaba harcamıştır. Ancak saatler süren görüşmeler sonucunda sözlü mutabakata varılan maddeler, imza aşamasına gelindiğinde Büyükşehir yönetimi tarafından geri çekilmektedir. Şunu İzmir Büyükşehir yönetimi dahil tüm kamuoyu bilsin. Belediye-İş Sendikası toplu sözleşmenin üyelerimizin menfaatlerini de gözeterek masada bitmesi için elinden geleni yapıyor. Değerli arkadaşlar toplu sözleşme süreçleri ancak karşılıklı uzlaşma, masada sözlü mutabakata varılan maddelerin tutanak altına alınmasıyla yürür. Toplu sözleşme masasında tartışıp, uzlaşıp sözlü olarak anlaşılan bir maddelerin imza aşamasında Büyükşehir yönetimi imzadan kaçarsa bu sözleşmeler nasıl sonuçlanacaktır?” diye konuştu.</p>

<h2><strong>Haftalık izin tartışması</strong></h2>

<p>Atalay, “Bu toplu sözleşme sürecinde, Büyükşehir yönetimi bugüne kadar hiç tartışılmamış, tartışmaya bile açılamayacak konuları bile masaya getirmiştir. Bütün çağdaş ülkelerde temel bir hak olarak kabul edilen hafta tatilinin pazar günü olması uygulaması, İzmir Büyükşehir Belediye yönetimi tarafından kaldırılmak istenmektedir. Hafta tatilinin pazar günü olmaktan çıkarılması girişimi, işçinin dinlenme hakkını, aile yaşamını ve sosyal hayatını doğrudan etkileyen bir girişimdir. Belediye-İş olarak hafta tatilinin pazar günü olması hakkından vazgeçmeyeceğiz. Çünkü, hafta tatilinin keyfi biçimde değiştirilmesi; yalnızca çalışma düzenini değil, emekçinin sağlığını, yaşam dengesini ve toplumsal ilişkilerini de olumsuz etkileyen çağdışı bir girişimdir. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal demokrat bir belediyedir. İzmir’imiz ülkemizin çağdaş yüzüdür” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Sosyal haklardan da vazgeçmemizi istiyorlar”</strong></h2>

<p>Atalay, “Belediye-İş olarak, İzmir’imizi çağdaş çalışma hayatının gerisine düşürmek isteyen bu uygulamaya izin veremeyiz. Bizler, emeğin onurunu ve yılların mücadelesiyle kazanılmış haklarımızı korumakta kararlıyız. Vardiya usulü çalışan arkadaşlarımız zaten işin gereği olarak çalışıyor. Bu Toplu sözleşmede de yer alıyor. Biz vardiya sistemi dışında tüm çalışanları, “ben istediğim gün çalıştırır, istediğim günü de tatil günü yaparım” anlayışına karşıyız. Çağdışı dayatmalara asla boyun eğmeyecek, haklarımızı sonuna kadar savunacağız. Pazar tatilimizi elimizden almak isteyen bu anlayış, aynı zamanda toplu iş sözleşmeleriyle elde ettiğimiz sosyal haklardan da vazgeçmemizi istemektedir. Yılların emeği ve mücadelesiyle kazanılmış bu hakları terk etmeyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>“Pazar gününü hafta tatili olmaktan çıkarma dayatmasından vazgeçin”</strong></h2>

<p>Atalay, Bizler toplu sözleşmenin masada bitmesi için sadece elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymaya hazırız. İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimine açık çağrımızdır: Masada sözlü olarak uzlaşılan maddelerde imzadan kaçmaktan vazgeçin. Pazar gününü hafta tatili olmaktan çıkarma dayatmasından vazgeçin. İşçinin emeğinden, sosyal hayatından tasarruf etmek anlamına gelecek olan, toplu iş sözleşmeleriyle kazanılmış sosyal haklarımızı gasp etme girişimlerinden vazgeçin” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semi Tektas</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/ilginc-bir-tis-hikayesi-pazar-tatili-krizi</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-15t135850305.png" type="image/jpeg" length="33478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Kılıç’tan özel sektör öğretmenleri tepkisi: Müdahaleyi kabul etmek mümkün değil]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/chpli-kilictan-ozel-sektor-ogretmenleri-tepkisi-mudahaleyi-kabul-etmek-mumkun-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/chpli-kilictan-ozel-sektor-ogretmenleri-tepkisi-mudahaleyi-kabul-etmek-mumkun-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, özel sektör öğretmenlerinin Ankara’daki eylemlerde gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Kılıç, “Ankara’da, özel sektör öğretmenlerine yönelik müdahaleyi kabul etmek mümkün değildir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör eğitim emekçilerinin yaşadığı güvencesizlik ve düşük ücret sorunlarına dikkat çekmek amacıyla bugün Ankara’da bir araya geldi. Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen ve Güvenpark'ta toplanan özel sektör öğretmenlerine, polis müdahale etti. Müdahale sırasında Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Eren Edebali ve sendika üyeleri ters kelepçe ile gözaltına alındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç’ta gözaltılara tepki gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kılıç: Kabul etmek mümkün değil!</strong></h2>

<p>Eğitim emekçilerine yapılan müdahaleyi kabul etmenin mümkün olmadığını ifade eden Kılıç, “Ankara’da, özel sektör öğretmenlerine yönelik müdahaleyi kabul etmek mümkün değildir.</p>

<p>İnsanca çalışma ve yaşam koşulları talep eden öğretmenlerin karşısına, kendileri de ağır çalışma koşulları altında görev yapan polisleri çıkarıp makam odalarından talimat verenlere sesleniyorum: Bir ülkede öğretmenler sokakta hak aramak zorunda kalıyorsa, sorun öğretmenlerde değil; onları bu noktaya getiren düzendedir.</p>

<p>Eğitimi değersizleştiren, emeği ucuzlaştıran ve hak aramayı güvenlik meselesi olarak gören anlayış; yalnızca öğretmenlerin değil, ülkenin geleceğinin de karşısındadır. İnsanca yaşam talebi suç değildir!” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semi Tektas</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/chpli-kilictan-ozel-sektor-ogretmenleri-tepkisi-mudahaleyi-kabul-etmek-mumkun-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/chp-izmir-milletvekili-adayi-sevda-erdan-kilic-kimdir-1.webp" type="image/jpeg" length="18859"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir’de eylem günü: TİS’te anlaşma yok, Belediye-İş yarın sahaya iniyor]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-eylem-gunu-tiste-anlasma-yok-belediye-is-yarin-sahaya-iniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-eylem-gunu-tiste-anlasma-yok-belediye-is-yarin-sahaya-iniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerini kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Belediye-İş Sendikası, sürecin uyuşmazlıkla sonuçlandığını açıklayarak yarın yürüyüş ve basın açıklaması yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ</strong> <strong>TEKTAŞ</strong>/Belediye-İş Sendikası İzmir 1 ve 2 No’lu Şubeleri ile Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEMSEN) arasında yürütülen, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA A.Ş. ve İZULAŞ A.Ş.’yi kapsayan 2026-2028 dönemi Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, işveren tarafının yaklaşımı nedeniyle görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlandığı belirtilerek, çalışanların hak ve alacakları için mücadeleye devam edileceği vurgulandı.</p>

<h2><strong>"Haklarımız için mücadele edeceğiz"</strong></h2>

<p>Açıklamada, “Emekçiler olarak alın terimizle kazandığımız haklarımızı korumak ve geliştirmek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Taşeron olarak nitelendirdiğimiz güvencesiz çalışma düzenine karşı durmak ve toplu iş sözleşmesi taleplerimizi duyurmak için alanlarda olacağız” ifadelerine yer verildi.</p>

<h2><strong>Yarın yürüyüş ve basın açıklaması</strong></h2>

<p>Belediye-İş Sendikası, yarın saat 11.00’de sendika binası önünde toplanacak. Buradan Kültürpark 1 No’lu Hol önüne yürüyüş gerçekleştirilecek. Saat 14.00’te ise aynı noktada basın açıklaması yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semi Tektas</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-eylem-gunu-tiste-anlasma-yok-belediye-is-yarin-sahaya-iniyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-14t141939626.png" type="image/jpeg" length="18434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim emekçilerine ters kelepçe tepkisi: İzmir’de toplanma çağrısı]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/egitim-emekcilerine-ters-kelepce-tepkisi-izmirde-toplanma-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/egitim-emekcilerine-ters-kelepce-tepkisi-izmirde-toplanma-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası eğitim emekçilerinin Ankara’da gözaltına alınmasına tepki göstererek, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanma çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ</strong>/Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, mülakat mağduru öğretmenler ile özel sektör eğitim emekçilerinin yaşadığı güvencesizlik ve düşük ücret sorunlarına dikkat çekmek amacıyla bugün Ankara’da bir araya geldi. Meclis önünde basın açıklaması yapmak isteyen ve Güvenpark'ta toplanan özel sektör öğretmenlerine, polis müdahale etti. Müdahale sırasında Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Eren Edebali ve sendika üyeleri ters kelepçe ile gözaltına alındı. Öğretmenlerin gözaltına alınmasıyla eğitim emekçileri toplanma çağrısında bulundu. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası İzmir Şubesi yaptığı açıklamada Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanma çağrısı yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sendika: Tüm İzmir halkını davet ediyoruz</strong></h2>

<p>Ankara Güvenpark’ta yapılan gözaltlarına tepki gösteren sendika, yaptığı açıklamada, “Özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler, Türkiye'nin dört bir yanından Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ile birlikte bugün Ankara'daydı. Fakat öğretmen arkadaşlarımız polis şiddetiyle zorla gözaltına alındı. Yaşananlar karşısında sessiz kalmıyoruz. Gözaltına alınan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın, öğretmenlerin talepleri derhal yerine getirilsin. Biz de sesimizi çıkarıyoruz. Bugün saat 19:00'da İzmir Alsancak'ta Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapacağımız basın açıklamasına tüm demokratik kamuoyunu, arkadaşlarımızı ve İzmir halkını davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semi Tektas</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Konak</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/egitim-emekcilerine-ters-kelepce-tepkisi-izmirde-toplanma-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-2026-06-14t141135746.png" type="image/jpeg" length="29502"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haklarını alamayan madenciler yer altına indi: Açlık grevi başlattılar]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/haklarini-alamayan-madenciler-yer-altina-indi-aclik-grevi-baslattilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/haklarini-alamayan-madenciler-yer-altina-indi-aclik-grevi-baslattilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne'de Özşen Madencilik'te çalışan işçiler, ücret, fazla mesai ve tazminat alacaklarının ödenmediğini belirterek sürdürdükleri direnişi yeni bir aşamaya taşıdı. Yaklaşık 25 gündür eylem yapan madenciler, bu kez kendilerini yer altına kapatarak açlık grevine başladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edirne'de Özşen Madencilik'te çalışan işçiler, taleplerinin karşılanmaması üzerine maden ocağından çıkmama kararı aldı. İşçiler, haklarını alana kadar yer altında kalacaklarını duyurdu.</p>

<p>Bağımsız Maden İş Sendikası da yaptığı açıklamada, "Özşen maden işçileri direnişin 25. gününde kendilerini yer altına kapatarak açlık grevine başladı. 'Haklarımız verilinceye kadar çıkmıyoruz.' Ya saygın bir uzlaşı ya da tavizsiz direniş" ifadelerini kullandı. Yer altında açıklama yapan işçiler ise 24 gün boyunca seslerini duyurmak için çeşitli girişimlerde bulunduklarını ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını söyledi.</p>

<p>İşçiler, "Bugün direnişimizin 25. günündeyiz. 24 gündür yer üstünde sesimizi duyurmak için her yola başvurduk. Hiçbir şekilde, hiçbir yerden anlaşma ya da herhangi bir gelişme olmadı. Biz bugün itibarıyla yer altında arkadaşlarla beraber açlık grevine başladık. Hiç kimse bizi dışarı çıkarmak için çabalamasın, biz bu davamızda kararlıyız. Ya öleceğiz ya da haklarımızı alacağız. Haklarımız verilinceye kadar çıkmıyoruz" dedi.</p>

<p>Direniş sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Edirne programında taleplerini iletmek isteyen işçilerin jandarma tarafından engellendiğini hatırlatan madenciler, yaşananlardan yetkililerin sorumlu olduğunu belirtti. Madenciler adına yapılan açıklamada, "Bugün buradan tüm Türkiye'ye bunu söyleriz; buna sebep olanlar bugün madencilerin içerideki hayatlarından ya da can güvenliklerinden sorumlu olan kişilerdir" denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çözüm üretilmediğini savunan işçiler, kendilerine başka bir seçenek bırakılmadığını ifade ederek şu sözlerle çağrı yaptı:</p>

<p>"'Yoktan ne çıkar?' dedik, 'can çıkar' dedik. En sonunda bu madende bu işçilerin hepsini kapatsınlar, üzerine birer toprak atsınlar, desinler ki 'Siz çalışırken bize faydalıydınız, ölürken de faydalı değilsiniz.' Nerede aç kaldıysak orada yok olalım diyoruz. İnsanların ekmeğinden tasarruf olmaz. İnsanların alın terinden tasarruf olmaz. İnsanların çoluğundan çocuğundan tasarruf olmaz. İnsanlar utancından evine gidemez hale geldi burada" </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/haklarini-alamayan-madenciler-yer-altina-indi-aclik-grevi-baslattilar</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/aclik-grevindeki-madenciler-kendilerini-yer-altina-kapatti-nerede-ac-kaldiysak-orada-yok-olalim.webp" type="image/jpeg" length="98389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir’de toplu sözleşmede uzlaşma çıkmadı: Belediye-İş alanlara iniyor]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-toplu-sozlesmede-uzlasma-cikmadi-belediye-is-alanlara-iniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-toplu-sozlesmede-uzlasma-cikmadi-belediye-is-alanlara-iniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerini kapsayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Belediye-İş Sendikası, sürecin uyuşmazlıkla sonuçlandığını açıklayarak 15 Haziran’da yürüyüş ve basın açıklaması yapacaklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ</strong> <strong>TEKTAŞ</strong>/Belediye-İş Sendikası İzmir 1 ve 2 No’lu Şubeleri ile Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası (SODEMSEN) arasında yürütülen, İzmir Büyükşehir Belediyesi, İZSU, İZDOĞA A.Ş. ve İZULAŞ A.Ş.’yi kapsayan 2026-2028 dönemi Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadı.</p>

<p>Sendika tarafından yapılan açıklamada, işveren tarafının yaklaşımı nedeniyle görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlandığı belirtilerek, çalışanların hak ve alacakları için mücadeleye devam edileceği vurgulandı.</p>

<h2>Haklarımız için mücadele edeceğiz</h2>

<p>Açıklamada, “Emekçiler olarak alın terimizle kazandığımız haklarımızı korumak ve geliştirmek için mücadelemizi sürdüreceğiz. Taşeron olarak nitelendirdiğimiz güvencesiz çalışma düzenine karşı durmak ve toplu iş sözleşmesi taleplerimizi duyurmak için alanlarda olacağız” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>15 Haziran’da yürüyüş ve basın açıklaması</h2>

<p>Belediye-İş Sendikası, 15 Haziran Pazartesi günü saat 11.00’de sendika binası önünde toplanacak. Buradan Kültürpark 1 No’lu Hol önüne yürüyüş gerçekleştirilecek. Saat 14.00’te ise aynı noktada basın açıklaması yapılacak.</p>

<h2>Basın emekçilerine davet</h2>

<p>Belediye-İş Sendikası İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Nevzat Yıldırım ile İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Savaş Atalay imzasıyla yayımlanan açıklamada, basın mensupları da etkinliğe davet edildi.</p>

<p>Etkinlik kapsamında toplanma, 15 Haziran Pazartesi günü saat 11.00’de Gaziler Caddesi No:153 Kapılar/Konak adresindeki Belediye-İş Sendikası İzmir Şubeleri binası önünde gerçekleştirilecek. Basın açıklaması ise saat 14.00’te Kültürpark 1 No’lu Hol önünde yapılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-toplu-sozlesmede-uzlasma-cikmadi-belediye-is-alanlara-iniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/9-eylul-12-13.png" type="image/jpeg" length="69892"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİSKAR raporu: Beş ayda 890 milyar TL buhar oldu]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/diskar-raporu-bes-ayda-890-milyar-tl-buhar-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/diskar-raporu-bes-ayda-890-milyar-tl-buhar-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK-AR tarafından hazırlanan "Ücret Kayıpları İzleme Raporu"nun Mayıs 2026 dönemi sonuçları yayımlandı. Rapora göre, yüksek enflasyon ve adaletsiz gelir vergisi tarifeleri nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamındaki 16,7 milyon sigortalı işçinin cebinden beş ayda toplam 889 milyar 991 milyon TL eridi. İşçi sınıfının reel harcanabilir gelirindeki kayıp geçen yılın aynı dönemine göre %46,8 oranında artış gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ekonomisinde bir süredir devam eden yüksek enflasyon dinamikleri ve çalışanlar üzerindeki vergi yükü, doğrudan işçi sınıfının satın alma gücünü hedef almayı sürdürüyor. Gelir dağılımındaki makasın emek aleyhine açıldığı, asgari ücretin reel değerini hızla kaybettiği bu dönemde sendikal oluşumların teknik analizleri durumun ciddiyetini bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Ücret seviyelerinin nominal olarak artsa da reel anlamda hızla eridiğini savunan işçi temsilcileri, mevcut vergi dilimi düzenlemelerinin ve resmi fiyat endekslerinin çalışan kesimi sistemli bir şekilde yoksullaştırdığına dikkat çekiyor. Ankara ve İstanbul merkezli yürütülen ekonomik araştırmalar, dışlanmış dolaylı vergiler hariç tutulduğunda bile ortaya çıkan faturanın işçi sınıfının omuzlarında taşınamayacak bir ağırlığa ulaştığını gösteriyor.</p>

<h2>Beş aylık kümülatif erime sermaye transferine dönüştü</h2>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-75">Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından her ay düzenli olarak hazırlanan ve kamuoyunun dikkatine sunulan <strong>Ücret Kayıpları İzleme Raporu</strong>'nun Mayıs 2026 sayısal verileri paylaşıldı. Yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bünyesinde kayıtlı olarak çalışan 16,7 milyon 4/a statüsündeki işçiyi kapsayan araştırmaya göre, ekonomideki negatif çarpanların kümülatif faturası devasa boyutlara ulaştı.</p>

<blockquote>
<p></p>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-76"><strong>DİSK-AR Makro Analiz Raporu:</strong> "Yüksek enflasyon ile adaletsiz vergi ve kesintiler işçi ücretlerini eritmeye devam ediyor. Yılın ilk beş ayında (Ocak-Mayıs 2026 dönemi) süregelen ekonomik aşınma neticesinde, enflasyon ve vergilerin işçi ücretlerine beş aylık toplam faturası <strong>en az 889 milyar 991 milyon TL</strong> olarak gerçekleşti."</p>
</blockquote>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-77">Sendika kurmayları, daha yılın beşinci ayında yaklaşık 890 milyar TL'yi bulan bu devasa kaybın, işçi sınıfından varlıklı kesimlere yönelik çok ciddi ve organize bir sermaye-gelir transferi anlamına geldiğinin altını çizdi.</p>

<h2>Enflasyon faturası vergi yüküyle yarışıyor</h2>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-78">İşçilerin harcanabilir net parasal gelirlerini eriten iki temel düşmanın dönemsel bilançosu çıkarıldığında, kayıpların neredeyse başabaş bir grafik çizdiği gözlemlendi. Vergi takozunun yanı sıra piyasadaki etiket fiyatlarının tırmanışı, kümülatif erozyonu her geçen ay daha da hızlandırıyor.</p>

<h3>Kümülatif İşçi Kayıpları Dağılımı (Ocak-Mayıs 2026)</h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <td><strong>Kayıp Kategorisi</strong></td>
   <td><strong>Beş Aylık Birikimli Toplam Tutar (Milyar TL)</strong></td>
   <td><strong>Yıllık Artış Oranı (2025'in Aynı Dönemine Göre)</strong></td>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td><strong>Sigortalı İşçilerin Toplam Enflasyon Kaybı</strong></td>
   <td>
   <p id="p-rc_974b332c21fb2eef-79">458,8</p>
   </td>
   <td>
   <p id="p-rc_974b332c21fb2eef-80">%43,5</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Sigortalı İşçilerin Toplam Vergi Kaybı (Gelir ve Damga)</strong></td>
   <td>
   <p id="p-rc_974b332c21fb2eef-81">431,2</p>
   </td>
   <td>
   <p id="p-rc_974b332c21fb2eef-82">%50,7</p>
   </td>
  </tr>
  <tr>
   <td><strong>Genel Kümülatif Toplam Kayıp</strong></td>
   <td>
   <p></p>

   <p id="p-rc_974b332c21fb2eef-83"><strong>889,9 (890,0)</strong></p>
   </td>
   <td>
   <p></p>

   <p><strong>%46,8</strong></p>

   <p id="p-rc_974b332c21fb2eef-84"></p>
   </td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<p></p>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-85">(Analiz kapsamında incelenen vergi yüküne KDV ve ÖTV gibi dolaylı/tüketim vergileri dahil edilmemiştir. Tüketimden alınan dolaylı vergilerin de eklenmesi halinde reel alım gücü kaybının çok daha yüksek seviyelerde gerçekleşeceği belirtilmiştir ).</p>

<h2>Ortalama işçi ücreti dördüncü ayda üst vergi dilimine takıldı</h2>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-86">Raporda, SGK'nin en güncel çeyreklik verilerinden yola çıkılarak Türkiye'deki bir işçinin tahmini ortalama aylık brüt giydirilmiş ücreti <strong>64.985 TL</strong> olarak esas alındı. Siyasi iktidarın 2026 yılı gelir vergisi tarife dilimlerini bilinçli olarak düşük artırması sebebiyle, bu ortalama ücrete sahip bir çalışan henüz yılın dördüncü ayında (nisan) bir üst vergi dilimine geçiş yaptı.</p>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-87">Bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak mayıs ayı itibarıyla ortalama bir işçinin brüt maaşından yapılan sadece gelir ve damga vergisi kesintisi <strong>7.079 TL</strong>'ye ulaştı. TÜİK tarafından %16,61 olarak açıklanan resmi 5 aylık enflasyon erimesi de bu hesaba dahil edildiğinde, işçi başına aylık reel kayıp <strong>8.458 TL</strong> daha artış gösterdi. Böylece ortalama bir işçinin 64.985 TL'lik brüt maaşı, mayıs ayında sadece vergi ve enflasyon nedeniyle net <strong>15.537 TL birden erimiş oldu</strong>. Sosyal güvenlik ve işsizlik sigortası prim kesintileri de (16.826 TL) dahil edildiğinde, işçinin nominal net ücreti 48.159 TL'ye, alım gücü bakımından reel net ücreti ise <strong>39.701 TL</strong>'ye kadar geriledi. Bu matematiksel gösterge, işçilerin mayıs ayındaki 31 günün <strong>en az 12 gününü</strong> tamamen vergi, kesinti ve enflasyon yükünü sübvanse etmek için çalışarak geçirdiğini tescilledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Asgari ücretli ve dar gelirli gruplarda tekil erime tablosu</h2>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-88">Ücret gruplarının satın alma güçlerine ve maruz kaldıkları kesintilere göre yapılan tekil (bireysel) erime analizleri, toplumun tabanını oluşturan dar gelirlinin durumunu daha da somutlaştırdı. 2026 yılı için brüt <strong>33.030 TL</strong> olarak belirlenen net asgari ücret, yasal olarak gelir vergisinden istisna tutulsa da 4.955 TL'lik SGK ve işsizlik sigortası prim yükünden kaçamadı.</p>

<h3>Ücret Gruplarına Göre Mayıs 2026 Net Aşınma İstatistikleri</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Asgari Ücret Grubu (Brüt: 33.030 TL):</strong> Yasal prim kesintileri sonrası nominal olarak ele geçen net tutar 28.076 TL'dir. Ancak nisan ve mayıs aylarındaki resmi enflasyon karşısındaki tekil erimesi <strong>4.663 TL</strong>'yi bulmuş ve asgari ücretlinin harcanabilir reel net geliri <strong>23.412 TL</strong> seviyesine düşmüştür. Yılın ilk 5 ayında asgari ücretin %29,1'i cebe girmeden buharlaşmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Asgari Ücretin 1,5 Katı (Brüt: 49.545 TL):</strong> Toplam vergi ve prim kesintisi 10.691 TL'yi bulurken, nominal net ücret 38.854 TL'ye düşmektedir. 6.454 TL'lik beş aylık enflasyon erimesiyle birlikte reel net ücret <strong>32.400 TL</strong>'ye gerilemiş, maaşın %34,6'sı erimiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Asgari Ücretin 2 Katı (Brüt: 66.060 TL):</strong> İkinci vergi diliminin etkisiyle 17.179 TL kesintiye gitmekte, nominal net 48.881 TL kalmaktadır. 8.119 TL'lik enflasyon kaybıyla birlikte reel net kazanç <strong>40.762 TL</strong>'ye inerek toplamda %38,3'lük bir hak kaybı doğurmuştur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Asgari Ücretin 3 Katı (Brüt: 99.090 TL):</strong> Ücret skalası yükseldikçe vergi dilimi takozu büyümüş ve kesinti miktarı 29.478 TL olmuştur. 11.563 TL'lik enflasyon erimesi sonrasında reel net ücret <strong>58.049 TL</strong>'ye düşerek toplam hak edişin %41,4'ünü eritmiştir.</p>
 </li>
</ul>

<p id="p-rc_974b332c21fb2eef-93">DİSK-AR raporun sonuç bölümünde, hükümetin izlediği alım gücünü ve ücret artışlarını bastırmaya yönelik makroekonomik politikaların, krizin faturasını tamamen emeğin üzerine yıktığını savundu. Gelirde ve vergide adaletin sağlanabilmesi amacıyla acilen yasal vergi dilimlerinin yeniden düzenlenmesi ve asgari ücret üzerindeki prim baskısının hafifletilmesi gerektiği çağrısı yapıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/diskar-raporu-bes-ayda-890-milyar-tl-buhar-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-2026-06-08t154050791-1.jpg" type="image/jpeg" length="66608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi zaferle sonuçlandı: İşçilerin tüm alacakları hesaplarına yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/doruk-madencilik-iscilerinin-mucadelesi-zaferle-sonuclandi-iscilerin-tum-alacaklari-hesaplarina-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/doruk-madencilik-iscilerinin-mucadelesi-zaferle-sonuclandi-iscilerin-tum-alacaklari-hesaplarina-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da günlerdir holding binası önünde hak arama mücadelesi veren ve dün muhalefetin geniş katılımıyla sesini duyuran Doruk Madencilik işçileri, kararlı direnişlerinin karşılığını aldı. Sendikadan yapılan son dakika açıklamasına göre, işçilerin tazminat, TİS farkı ve ücretsiz izin ödemeleri de dahil olmak üzere tüm alacakları hesaplarına yatırıldı. Devlet garantörlüğünde yeni bir takip mekanizmasının da kurulduğunu ilan eden işçiler, şimdi aynı haksızlığa uğrayan Edirne'deki meslektaşları içi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin maden havzalarından Beypazarı'nda başlayan ve dalga dalga büyüyerek başkentin idari merkezlerine kadar uzanan büyük emek direnişi, işçi sınıfının tarihi kazanımlarından biriyle neticelendi. Aylardır alın terinin karşılığını alamayan, evine ekmek götürmekte zorlanan ve seslerini duyurabilmek adına nisan ayında yollara düşüp günlerce parklarda sabahlayan madenciler, en nihayetinde örgütlü mücadelenin gücünü tüm ülkeye kanıtladı. Kamu gücünü arkasına alan dev holdinglerin, işçi haklarını ve taahhütlerini görmezden geldiği bir dönemde, maden işçilerinin gösterdiği bu sarsılmaz irade, sadece kendi cüzdanlarını değil, Türkiye'deki tüm işçi sınıfının onurunu kurtaran bir dönüm noktası oldu. Hak arama kanallarının barikatlarla kesilmek istendiği, dezenformasyonlarla direnişin kırılmaya çalışıldığı zorlu süreç, işçilerin banka hesaplarında gördükleri hak edilmiş rakamlarla son buldu.</p>

<h2>Bürokrasi koridorlarında verilen taahhütler ancak baskıyla hayata geçti</h2>

<p>Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçilerine, başlattıkları eylemlerin ardından Çalışma, İçişleri ve Enerji bakanlıklarının garantörlüğünde ödeme taahhüdü verilmişti. Devletin en üst kademelerindeki üç bakanın bizzat kefil olduğu bu yasal sözleşmeye göre, 15 Mayıs tarihi itibarıyla tüm alacakların ödeneceği ilan edilmiş, ancak belirlenen gün geldiğinde işçiler büyük bir hayal kırıklığı ile karşılaşmıştı. Holding yönetimi sadece geriye dönük maaşları yatırıp "işçiye borcumuz kalmadı" iddiasıyla gerçeği çarpıtmaya yeltenince, haklarının gasp edilmesine izin vermeyen <strong>Doruk Madencilik işçileri</strong> nisan ayındaki yalınayak yürüyüşlerinin ardından 1 Haziran günü yeniden Ankara'da holding kapısına dayanmıştı. Siyasi iktidarın koruması altındaki şirketin tüm idari ayak diremelerine ve oyalama taktiklerine karşı kararlılıkla sürdürülen eylemlerin ve toplumsal baskının sonucunda, hakkı yenilen maden işçilerinin tüm hak ve alacakları hesaplarına yatırıldı.</p>

<h2>Bütün muhalefet partileri yıllar sonra ilk kez aynı safta buluştu</h2>

<p>Direnişin zafere ulaşmasındaki en büyük itici güçlerden biri, hiç kuşkusuz Ankara sokaklarında yankılanan o muazzam toplumsal ve siyasi dayanışma ruhu oldu. Dün holding binasının önünde kurulan direniş çadırını ziyaret eden çok sayıda muhalefet lideri ve milletvekili, madencilerin etrafında aşılması imkansız bir koruma kalkanı oluşturmuştu. Sürecin başından beri işçilerin yanında saf tutan <strong>Bağımsız Maden-İş Sendikası</strong> Genel Başkanı Gökay Çakır, bu tarihi kazanımın ardından yaptığı duygu yüklü açıklamada siyasi partilerin bu ortak duruşuna özel bir parantez açtı. Türkiye'deki tüm halkın ve siyasi partilerin bu işçilere benzersiz bir destek sunduğunu hatırlatan Çakır, "Siyasi partilerin ve muhalefet partilerinin bugün ziyarete gelmesi gerçekten beni onurlandırdı, gururlandırdı. Ben 15 Temmuz’da bütün siyasi partilerin bir araya geldiğini görmüşüm. Bir daha hiçbir siyasi partinin bir arada açıklama yaptığını görmemiştim. Demek ki bu işçileri benimsemişler" sözleriyle emeğin birleştirici gücünü vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Sendikal mücadelenin yeni rotası batı sınırına çevriliyor</h2>

<p>Ankara sokaklarındaki tehditlere, idari engellemelere ve her türlü çileye göğüs gererek işçilerin yüzünü güldürmeyi başaran sendikal irade, kazandığı bu büyük moral gücüyle durmaksızın yeni bir cephe açmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde maden işçilerinin maruz kaldığı sömürü çarklarının nerede bir mağduriyet yarattığını adım adım takip eden sendika yönetimi, Ankara'daki çadırları toplar toplamaz rotasını Trakya'ya çevireceğini ilan etti. Başkentteki zaferin ardından kendi adına büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden Genel Başkan Gökay Çakır, durmaya niyetleri olmadığını belirterek sonraki adımlarını şu ifadelerle kamuoyuna duyurdu: "Ben şimdi buradan ayrıldıktan sonra yarın Edirne’ye gideceğim. Oradaki işçi arkadaşlarımızın, mağdur arkadaşlarımızın sesine ses olmaya, yüreklerine yürek olmaya, gönüllerine gönül olmaya gideceğiz. Biz her zaman mücadelenin içindeyiz." Bu açıklama, Edirne'de benzer hak gasplarıyla boğuşan Özşen Madencilik işçileri için de büyük bir umut ışığı yaktı.</p>

<h2>Devlet ve şirket arasında resmi denetim mekanizması kuruldu</h2>

<p>Madencilerin bankamatiklerden paralarını çekmesi ve yüzlerinin gülmesi, mücadelenin sadece anlık bir mali kazanımla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kalıcı bir idari güvenceye kavuştuğunu da gösteriyor. Geçmişte holding yönetimlerinin verdikleri sözlerden kolayca dönebildiğini acı tecrübelerle deneyimleyen işçi temsilcileri, bu kez işi şansa bırakmayarak hukuki altyapıyı da sağlama aldı. Sendika genel merkezinden yapılan resmi bilgilendirmede, sadece geçmiş alacakların tahsil edilmediği, bundan sonraki süreçte de benzer mağduriyetlerin yaşanmaması adına devletin doğrudan devreye sokulduğu aktarıldı. Bu doğrultuda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Yıldızlar SSS Holding arasında, bundan sonraki çalışma dönemlerini, maaş ödeme takvimlerini ve işçi sağlığı önlemlerini anlık olarak denetleyecek resmi bir takip mekanizmasının tanımlandığı duyuruldu. Devlet güvencesiyle kurulan bu resmi denetim masası, madencilerin gelecekte de holdingin keyfi uygulamalarına karşı koruma altında olacağını tescillemiş oldu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/doruk-madencilik-iscilerinin-mucadelesi-zaferle-sonuclandi-iscilerin-tum-alacaklari-hesaplarina-yatirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 12:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/patronun-yalani-da-polis-barikati-da-asildi-madenciler-alin-terinden-vazgecmiyor.jpg" type="image/jpeg" length="23604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlar kefil oldu, sözler havada kaldı: Madenciler Ankara’da!]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/bakanlar-kefil-oldu-sozler-havada-kaldi-madenciler-ankarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/bakanlar-kefil-oldu-sozler-havada-kaldi-madenciler-ankarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hükümet ve şirket temsilcileri tarafından verilen sözlerin tutulmaması üzerine Ankara'daki holding binası önünde direniş başlatan Doruk Madencilik işçilerine muhalefet partilerinden kitlesel destek geldi. Eylemin yapıldığı alanda işçilerle buluşan CHP lideri Özgür Özel, üç bakanın kefil olduğu sözlerin havada kaldığını belirterek emekçilerin haklarını alana kadar meydandan ayrılmayacaklarını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin enerji ve maden üretim merkezlerinden biri olan Beypazarı'nda filizlenen emek mücadelesi, başkentin göbeğindeki idari binaların önüne kadar taşınarak büyük bir hak arama direnişine dönüştü. Yerin metrelerce altında, en zorlu çalışma koşullarında alın teri döken ancak emeklerinin karşılığını aylardır alamayan işçiler, seslerini sağırlaşan kulaklara duyurabilmek adına yollara düştü. Siyasi ve ekonomik elitlerin koruması altında büyüyen sermaye gruplarının, iş hukuku kurallarını ve insani çalışma esaslarını hiçe sayan uygulamaları karşısında maden işçileri adeta bir varoluş mücadelesi veriyor. Hak arama kanallarının idari barikatlarla tıkanmaya çalışıldığı bu süreçte, madencilerin başlattığı onurlu yürüyüş sadece kendi maaşlarını kurtarma çabası değil, aynı zamanda ülkedeki tüm ezilen kesimlerin ortak çığlığı haline geldi. Ankara'da yankılanan bu çığlık, muhalefetin farklı renklerini de aynı meydanda, emeğin safında birleştiren tarihi bir platform oluşturdu.</p>

<h2>Üç bakan kefil oldu ancak verilen sözler tutulmadı</h2>

<p>Holding binası önünde toplanan kalabalığa hitap eden ve işçilerin kararlı duruşunu selamlayan <strong>CHP lideri Özgür Özel</strong>, hükümet ve şirket yetkililerinin takındığı uzlaşmaz tavrı sert sözlerle eleştirdi. Hakları gasp edilen işçilerin Soma'dan bu yana örgütlü bir güç olarak yürüttüğü eylemsellik sürecini yakından takip ettiklerini belirten Özel, kamu gücünü elinde bulunduranların verdikleri yasal sözlerin arkasında durmadığını ifade etti. Şirketin devletten devasa teşvikler ve krediler almasına rağmen işçinin hak ettiği parayı zimmetine geçirdiğini iddia eden Özel, madencilerin nisan ayının ikinci yarısında yalınayak başkente yürüdüklerini hatırlattı.</p>

<p>Meclis koridorlarında ve parklarda sabahlayan işçilere 28 Nisan günü bizzat devlet kademeleri tarafından garanti verildiğini aktaran Özel, süreci şu sözlerle özetledi: "Ankara’da parklarda yattılar, sabahladılar. 28 Nisan günü bu arkadaşlarımıza devlet söz verdi. Üç bakan kefil oldu. Dediler ki ‘Gidin, 15 Mayıs günü bütün alacaklarınız yatacak. Biz kefiliz.’ Şimdi haziran ayındayız. 15 Mayıs’ın üzerinden neredeyse üç hafta geçti, yatan bir para yok."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Madenciler paralarını kamuoyu desteğiyle alacak</h2>

<p>Meydandaki kararlı kalabalığın iradesini kırmak adına eylem günü bazı medya organlarında yalan haberlerin dolaşıma sokulduğunu ifade eden CHP Genel Başkanı, bu tür dezenformasyon hamlelerinin direnişi zayıflatamayacağını kaydetti. Alanlara gelmeden önce sendika yöneticileriyle doğrudan iletişim kurduğunu belirten Özel, işçilerin hesaplarına tek bir kuruş dahi yatırılmadığını bizzat teyit ettiğini söyledi. İktidarın kitle iletişim araçları üzerinden halka sunduğu pembe tabloların gerçeği yansıtmadığını dile getiren Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 1 Mayıs konuşmasında sarf ettiği "Madencilerin paralarını ödedik" ifadelerinin koca bir yalandan ibaret olduğunu savundu.</p>

<p>Şu an itibarıyla 105 maden işçisinin kolluk kuvvetlerinin ablukası altında tutulduğunu, 36 işçinin ise holding kapısı önünde bekleyişini sürdürdüğünü kaydeden Özel, <strong>"Doruk Madencilik işçileri bu parayı kamuoyu desteğiyle alacak"</strong> diyerek toplumsal dayanışma çağrısını yineledi. Son kuruş ödenene kadar meydanda nöbette olacaklarını duyuran ana muhalefet lideri, halkın vereceği yürekli desteğin bu haksızlığı bitirebilecek tek anahtar olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<h2>Siyasete yapılan müdahaleler yoksulluğu gizleme çabasıdır</h2>

<p>Direniş çadırının kurulduğu alanda söz alan ve işçilerin haklı taleplerine destek veren bir diğer isim ise <strong>Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ</strong> oldu. Ülkedeki adalet mekanizmalarının ve siyasi dengelerin altüst edildiği bir dönemde işçi sınıfının maruz kaldığı sömürünün tesadüf olmadığını belirten Özdağ, yargı ve siyaset dünyasında yaşanan anti-demokratik gelişmelerin ekonomik krizle doğrudan bağlantılı olduğunu iddia etti. Muhalefet partilerinin ve kitle örgütlerinin yapısal sorunlarla boğuşmaya zorlanarak halkın gerçek gündeminden uzaklaştırılmak istendiğini savunan Özdağ, sistemin işleyişine yönelik şu sert eleştirileri getirdi: <strong>"Mutlak yoksulluğun, mutlak hukuksuzluğun nasıl devam ettiğini görüyoruz. Esasen siyasete yapılan anti-demokratik müdahalelerin temelinde, yaşanan mutlak yoksulluğu, mutlak adaletsizliği iktidarın unutturma çabaları büyük rol oynamaktadır. Muhalefeti çalışamaz hale getirerek Türk halkının, sömürülen, ezilen Türk halkının haklarını savunamaz hale getirmeye çalışıyorlar."</strong> İktidarın bu baskı ve unutturma politikalarında asla başarılı olamayacağını belirten Özdağ, Türk işçisinin ve üreticisinin hakkını her platformda savunmaya kararlılıkla devam edeceklerini vurguladı.</p>

<h2>Holding zincirindeki hak ihlalleri Türkiye genelinde yaşanıyor</h2>

<p>Eyleme katılarak maden işçilerinin sesi olan parlamento temsilcileri, yaşanan ekonomik krizin ve hak gasplarının sadece tek bir maden ocağıyla sınırlı kalmadığını, sistemsel bir holding politikasının ürünü olduğunu yerinde tespit ettiler. Siyasi partilerin dayanışma mesajlarının ardından söz alan <strong>İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu</strong>, holding çatısı altında faaliyet gösteren diğer işletmelerdeki çalışma koşullarına ve benzer mağduriyetlere dikkat çekti. İşçilerin sadece Beypazarı’ndaki madende değil, bu sermaye grubuna bağlı olan ülkenin dört bir yanındaki fabrikalarda ve şantiyelerde de benzer sömürü çarklarıyla karşı karşıya kaldığını ifade eden Türkoğlu, "Mesele sadece Beypazarı değil. Bu holdinge bağlı Türkiye'nin her yerinde aynı sorunlar var. Ödenmeyen maaşlar ve haklar var" diyerek denetimsizlik ve kayırmacılık ağının ulaştığı vahim boyutları gözler önüne serdi. Siyasi parti temsilcileri, emekçilerin biriken tüm maaş, kıdem tazminatı ve sosyal hakları resmi olarak banka hesaplarına geçene kadar parlamento içinde ve dışında baskı unsuru olmaya devam edeceklerini ortak bir deklarasyonla ilan etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/bakanlar-kefil-oldu-sozler-havada-kaldi-madenciler-ankarada</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/350036.webp" type="image/jpeg" length="57582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Büyükşehir’de TİS sürecine arabulucu çözüm olamadı: Grev süreci başlayabilir]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-cozum-olamadi-grev-sureci-baslayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-cozum-olamadi-grev-sureci-baslayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZULAŞ’ta başlayan TİS sürecine arabulucu çözüm olamadı. Yasal sürenin sonucunda arabulucu taraflar arasında anlaşmaya varamadı. Taraflara bildirim yapıldıktan sonra grev süreci başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden İZULAŞ ile Belediye-İş arasında devam eden toplu iş sözleşmesi (TİS) yine tıkandı. Arabulucuya giden süreçte yine çözüm çıkmadı. Arabulucunun sendika ve Çalışma Bakanlığına durumu bildirmesiyle 60 günlük grev süreci başlayacak.</p>

<h2><strong>“Yazılar ulaştıktan sonra 60 günlük süre başlayacak”</strong></h2>

<p>Arabulucuların taraflara uyuşmazlık bildirimi yaptıktan sonra 60 günlük sürecin başlayacağını açıklayan Belediye-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Nevzat Yıldırım, “Bugün ya da büyük ihtimalle yarın arabulucu artık İŞKUR'a (Çalışma Bakanlığına) ve sendika genel merkezimize sürecin sonlandığına dair resmi yazıyı yazacaktır. Bu yazılar ilgili yerlerin ellerine ulaştıktan sonra bizim 60 günlük yasal süremiz başlayacak. Yani önümüzdeki haftanın ortasına veya sonuna doğru bu 60 günlük sürenin başlayacağını düşünüyorum. Maalesef bir çözüm bulamadık” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Süreç uzayacak”</strong></h2>

<p>Yıldırım, “Evraklar kargoyla gittiği için oraya ulaşması, bize geri gelmesi derken önümüzdeki haftanın ortasını ya da sonunu bulabilir. Ardından 60 günlük grev sürecimiz başlayacak. Tabii bu sürecin de yasal prosedürleri var; iş yerlerimizde grev kararı alıp bunu bir hafta içinde oylatmamız, sonrasında da greve çıkmadan bir hafta önce işverene resmi bildirimde bulunmamız gerekiyor. Bunlar önümüzdeki haftadan sonra konuşacağımız aşamalar” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2><strong>İşçinin talebi ne?</strong></h2>

<p>Mart ayında açıklanan enflasyon oranın üzerine yüzde 10 refah payı istediklerin ifade eden Yıldırım, Büyükşehir’in ise buna karşın yüzde 16.30 oranında zam talep ettiklerini ifade etti. Yıldırım, “Bizim talebimiz enflasyon oranındaydı. Zaten mart ayında açıklanan yıllık enflasyonu (2025 Mart ile 2026 Mart arası) temel alıp üzerine 10 puanlık bir refah payı istemiştik. Büyükşehir'in teklifi ise yüzde 16,30 oldu. İlk tekliflerini aynen koruyorlar, şu anki durum bundan ibaret. İdari maddelerde biraz yol aldık ama parasal maddeler tabiri caizse tamamen rafta duruyor. Karşımızda kötü bir tavır yok ama neticede bir yol da alabilmiş değiliz” şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>“Sandık taraftarı değilim”</strong></h2>

<p>Yıldırım, “Şahsen ben bu tarz süreçlerde sandık kurulmasını doğru bulmuyorum. İşçi zaten sendikaya yetkiyi vermiş; şimdi bu sorumluluğu tekrar işçinin önüne atmanın, onu zora sokmanın bir anlamı yok. Oraya sandık koyduğunuz zaman işveren farklı arayışlara giriyor; işçiyi çağırıp baskı kurmaya veya "Evet dediler" gibi algılar yönetmeye çalışıyor. Gerek yok böyle şeylere. Sandık koymak, işçiyle işvereni doğrudan karşı karşıya getirmektir. Eğer işçiyle işvereni karşı karşıya getireceksek sendika olarak biz niye varız?” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/buyuksehirde-tis-surecine-arabulucu-cozum-olamadi-grev-sureci-baslayabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/semi-tektas-18.png" type="image/jpeg" length="83867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İş yerlerinin %99’u denetimsiz]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/is-yerlerinin-99u-denetimsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/is-yerlerinin-99u-denetimsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de işçi sağlığı, güvenliği ve çalışma haklarının korunmasında en kritik bariyer olan iş teftiş sistemi alarm veriyor. Emek Araştırmaları Derneği (EMEK-AR) tarafından hazırlanan çarpıcı bir rapor, milyonlarca çalışanın korumasız bırakıldığını ortaya koydu. Ülkede her 100 bin işçiye yalnızca 2,8 müfettiş düşerken, kayıtlı işyerlerinin yüzde 99'undan fazlası hiçbir denetim yüzü görmedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de çalışma hayatının en büyük yapısal krizlerinden biri olan denetimsizlik ve güvencesizlik, sivil toplumun hazırladığı akademik bir çalışmayla tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Emek Araştırmaları Derneği (EMEK-AR) bünyesinde Dr. Fatih Güngör’ün kaleme aldığı "Türkiye'de İş Teftişi: Denetlenmeyen Sermaye, Dizginlenmeyen Sömürü" başlıklı araştırma raporu, fabrikalardan şantiyelere, madenlerden ofislere kadar milyonlarca emekçinin çalıştığı alanlardaki acı tabloyu istatistiklerle deşifre etti. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmi verilerinden derlenen rapor, ekonomik büyüme iddialarının gölgesinde işçilerin çalışma koşullarının nasıl bir denetim boşluğuna terk edildiğini belgeliyor.</p>

<h2>Fabrikalarda korumasız kalan milyonlar</h2>

<p>Dünya genelindeki standartlar ile ülkemizdeki pratikler karşılaştırıldığında, Türkiye'nin emekçisini koruma konusunda ne denli geride kaldığı açıkça görülüyor. Raporda referans verilen küresel <strong>ILO verilerine göre</strong>, Türkiye iş müfettişi sayısı bakımından dünya genelindeki tüm ülkeler arasında maalesef en son yüzde 20'lik dilimde kendine yer bulabildi. Gelişmiş endüstri ülkeleriyle aradaki makasın ürkütücü boyutlara ulaştığı bu sistemde, ülkemizde her <strong>100 bin işçiye</strong> sadece 2,8 iş müfettişi düşüyor. Bu oran, üretimin ve sanayinin güçlü olduğu Almanya'da 14,4, komşumuz Bulgaristan'da ise 14,1 seviyesinde seyrediyor. İş gücünün korunması noktasındaki bu sayısal yetersizlik, sahadaki ihlallerin de cezasız kalmasına kapı aralıyor.</p>

<h2>Çalışan sayısı artarken denetim kadroları eriyor</h2>

<p>Raporda dikkat çekilen bir diğer yapısal çarpıklık ise yıllar içinde büyüyen istihdama karşılık, denetim kadrolarının bilinçli bir şekilde daraltılması oldu. Resmi istatistiklere göre, 2017 yılından 2024 yılına kadar geçen süreçte Türkiye'deki toplam çalışan nüfus yaklaşık 4,5 milyon kişi artış gösterdi. Normal şartlarda bu devasa büyümeye paralel olarak müfettiş kadrolarının da artırılması gerekirken, tam tersi bir yönelim gerçekleşti. Bahsi geçen yıllar arasında iş müfettişi sayısı 1.019'dan 917'ye geriledi. Kamu personeli dağılımındaki bu asimetri, devletin önceliklerini de tartışmaya açıyor. Öyle ki, 2024 yılı itibarıyla ülkede sokaklarda ve karakollarda görev yapan toplam polis ve bekçi sayısı, fabrikaları denetlemekle görevli olan iş müfettişlerinin tam 367 katına ulaştı.</p>

<h2>Milyonlarca işyerinin kapısı hiç çalınmadı</h2>

<p>Sayısal yetersizliğin sahaya yansıması, kelimenin tam anlamıyla bir "denetimsizlik cenneti" yaratıldığını ispatlıyor. 2010 ile 2024 yılları arasındaki dönemi kapsayan geniş zamanlı analizde, Türkiye'de tescilli ve kayıtlı işyeri sayısı yüzde 69,1 oranında devasa bir artış gösterdi. Buna karşılık, iş kazalarını ve can kayıplarını önlemesi beklenen <strong>işçi sağlığı ve iş güvenliği</strong> teftişleri yüzde 56,3 oranında azaldı. İşçilerin doğrudan cebini ve sosyal haklarını ilgilendiren ücret, fazla mesai, yıllık izin ve kıdem tazminatı gibi yasal hakları kapsayan "işin yürütümü" teftişlerindeki çöküş ise yüzde 81,5 gibi inanılmaz bir seviyeye ulaştı. 2024 yılının güncel verilerine göre, Türkiye'deki 2 milyonu aşkın kayıtlı işyerinin yüzde 99,8'i işin yürütümü yönünden hiçbir şekilde denetlenmedi. Denetimlerin ulaştığı şanslı azınlığın toplam işçi nüfusuna oranı ise 2010'da yüzde 16,1 iken, bugün sadece yüzde 3,6'da kaldı.</p>

<h2>Randevulu denetimler usulsüzlüklere kılıf oluyor</h2>

<p>Çalışma Bakanlığı'nın son yıllarda uygulamaya koyduğu ve "proaktif teftiş" adını verdiği yeni nesil denetim stratejileri de araştırmada sert eleştirilerin hedefi oldu. Habersiz ve ani baskınların yerini alan <strong>haberli teftiş</strong> yöntemi, işverenlerin yasal boşlukları ve eksiklikleri denetim saatine kadar gizlemesine olanak tanıyan bir paravan işlevi görüyor. Raporda, bu trajik yöntemin sahada nasıl uygulandığına dair hafızalardan silinmeyen Soma maden faciası örnek gösterildi. Katliamın ardından TBMM bünyesinde kurulan Meclis Araştırma Komisyonu tutanaklarına geçen bir maden işçisinin şu sözleri, sistemin nasıl çürüdüğünü özetliyor: "Müfettişler geleceğine yakın, 15 gün önceden haberimiz oluyordu. Birinci bandın arkasında benim ustalarım makineyi gömdüler. Neden? Müfettişler gelecek diye."</p>

<h2>Cezalandırmak yerine patronlara zaman tanınıyor</h2>

<p>Mevzuata aykırı durumlar tespit edildiğinde bile devletin ceza mekanizmalarını işletmekten kaçındığı, bunun yerine sermayeyi koruyan esnek formüller ürettiği belirtiliyor. Bakanlık müfettişlerinin, sahada hayati riskler veya ağır hak ihlalleri bulduğunda doğrudan idari para cezası kesmek yerine, işverenlere "süre verme" eğiliminde olduğu vurgulanıyor. Çocuk ve genç işçilerin yasa dışı şekilde gece vardiyalarında çalıştırılması veya şantiyelerde ölümcül kaza riski barındıran iskelelerin varlığı gibi durumlarda dahi patronlara yaptırım uygulamadan önce uzun süreler tanınıyor. Nadiren kesilen para cezaları ise enflasyonist ortamda komik seviyelerde kalarak caydırıcı bir nitelik taşımaktan tamamen uzaklaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Müfettişler asli görevlerinden uzaklaştırılıyor</h2>

<p>Zaten sayıca çok yetersiz olan mevcut uzman kadroların da sahada aktif denetim yapmak yerine masa başı işlere ve halkla ilişkiler faaliyetlerine yönlendirildiği iddia ediliyor. İş müfettişleri, fabrikalardaki kaçakları veya usulsüzlükleri yakalamak yerine, Avrupa Birliği destekli teorik projelerde, çalıştaylarda ya da işverenlere yönelik düzenlenen "bilinçlendirme" ve "eğitim" toplantılarında mesai harcamaya zorlanıyor. Üstelik müfettişlerin, üst makamlardan emir beklemeksizin, sahada bir tehlike gördüğü an kendi inisiyatifiyle denetim başlatmasını sağlayan <strong>re'sen teftiş</strong> yetkisi de arka arkaya yapılan yönetmelik değişiklikleriyle tamamen daraltıldı ve bürokrasiye bağlandı.</p>

<h2>Zorunlu arabuluculuk sistemi işçiyi eziyor</h2>

<p>Çalışma barışını ve adaletini zedeleyen son büyük darbe ise hukuki hak arama yollarının kapatılması oldu. İşçilerin maaş, mesai ve tazminat gibi alacakları için bakanlığa veya mahkemelere yaptığı doğrudan şikayet başvuruları, hayata geçirilen <strong>zorunlu arabuluculuk</strong> sistemiyle teftiş mekanizmasının tamamen dışına itildi. Raporda yapılan nihai değerlendirmelere göre bu sistem, işçilerin haklarını devlet güvencesiyle almasını sağlayan bir yapı olmaktan çıkıp, uzun süren mahkeme süreçlerinden gözü korkan, ekonomik çaresizlik içindeki emekçileri, hak ettikleri yasal bedellerin çok daha altındaki komik rakamlara razı eden bir rıza üretme ve sermayeyi aklama mekanizmasına dönüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/is-yerlerinin-99u-denetimsiz</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/chatgpt-image-1-haz-2026-12-52-57.png" type="image/jpeg" length="94766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeraltından yükselen çığlık... Özşen maden işçileri hakları için mücadelede]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/yeraltindan-yukselen-ciglik-ozsen-maden-iscileri-haklari-icin-mucadelede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/yeraltindan-yukselen-ciglik-ozsen-maden-iscileri-haklari-icin-mucadelede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekonomik kriz kıskacındaki maden sektöründe sular durulmuyor. Üç aydır maaşlarını alamayan, fazla mesai ve tazminat hakları gasp edilen Özşen Madencilik işçileri, direnişlerinin 13. gününde seslerini Ankara'ya ve şirket yönetimine duyurmaya çalışıyor. Bağımsız Maden İş sendikası öncülüğünde örgütlenen madenciler, hakları verilmediği takdirde eylemlerini bakanlık binalarına taşıma kararlılığında.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emeğin, alın terinin ve amansız çalışma koşullarının merkez üssü olan maden ocakları, bu kez üretimle değil, derin bir hak arama mücadelesiyle çalkalanıyor. Türkiye'nin ağır sanayi kollarındaki ekonomik darboğazın faturası bir kez daha işçi sınıfına kesilirken, Özşen Madencilik bünyesinde çalışan yüzlerce işçi, anayasal haklarını korumak adına büyük bir direniş başlattı. Tam üç aydır ceplerine tek bir kuruş girmeyen, evlerine ekmek götürmekte zorlanan ve yaklaşan bayramı buruk bir bekleyişle karşılayan madenciler, taleplerinin net bir şekilde karşılanmasını istiyor. Yerin metrelerce altında canlarını dişlerine takarak çalışan işçiler, kendilerine dayatılan bu sefalet düzenine karşı meydanlarda omuz omuza vererek kararlılıklarını haykırıyor.</p>

<h2>Bayramı alacaklarıyla karşılamak isteyen işçilerin sabrı tükendi</h2>

<p>Sermaye odaklarının ve finansal krizlerin gölgesinde hakları adeta buharlaşan işçilerin eylemi bugün itibarıyla kritik bir eşiği geride bıraktı. <strong>Özşen Maden işçileri</strong> tarafından yapılan ortak açıklamada, kriz gerekçe gösterilerek çocuklarının rızkına el konulduğu vurgulandı. Direniş alanında bir araya gelen aileler ve işçiler, üç aydır biriken ana maaşlarının derhal banka hesaplarına yatırılmasını istiyor. Sadece maaş kriziyle de sınırlı kalmayan bu süreçte, madencilerin neredeyse bir yıldır ödenmeyen ve yasal sınırların çok üzerinde olan <strong>mesai ücretleri</strong> de en büyük uyuşmazlık konularından biri olarak masada duruyor. Yıllarca toz toprak içinde emek verip emekliliğe hak kazanan kıdemli madencilerin ise <strong>tazminat hakları</strong> aylardır ya eksik yatırılıyor ya da tamamen erteleniyor. İşçiler, yılların birikimi olan bu kıdem tazminatlarının tek bir kuruşu dahi eksilmeden kendilerine teslim edilmesini şart koşuyor.</p>

<h2>Sendika yönetiminden şirket sahiplerine uyarı</h2>

<p>Maden işçilerinin bu onurlu duruşuna en büyük kurumsal destek, sahada aktif bir mücadele yürüten <strong>Bağımsız Maden İş</strong> sendikasından geldi. Şirketin içine düştüğü yasal süreçleri ve finansal yönetim mekanizmalarını yakından takip eden sendika yönetimi, krizin faturasının işçiye kesilmesine izin vermeyeceklerini duyurdu. Doğrudan patron <strong>Bekir Kiremitçi</strong> ve şirketin mali yönetimini devralan <strong>konkordato komiserliği</strong> makamına seslenen sendika liderleri, sürecin daha fazla uzatılması halinde eylemlerin çapının genişleyeceğini ilan etti. Sadece maden önünde beklemekle yetinmeyeceklerini belirten sendika yetkilileri, gerekirse işverenlerin evlerinin önüne ve Tekirdağ'da faaliyet gösteren diğer şirket binalarının önüne siyah çelenkler bırakarak kitlesel protestolar düzenleyeceklerini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Direnişin rotası Başkent'e</h2>

<p>Eylemin 13. gününde taleplerine hala somut bir muhatap bulamayan madenciler, seslerini yerel sınırların dışına taşımaya kararlı. Sendika kortejinden yükselen "Edirne’den Eskişehir’e bize her yer Ankara" sloganları, mücadelenin çok yakında ülkenin kalbine taşınacağının en net sinyali oldu. Yerel idarecilerin ve şirket avukatlarının oyalama taktiklerine karşı bağışıklık kazanan işçiler, eğer bu hafta içinde de bir uzlaşı sağlanamazsa, çözümün yegane adresi olarak gördükleri <strong>Enerji Bakanlığı</strong> ile <strong>Çalışma Bakanlığı</strong> binalarının önünü mesken tutacaklarını belirtiyor. Yasal haklarını ve alın terinin karşılığını alana kadar geri adım atmayacaklarını söyleyen madenciler, Ankara caddelerini birer direniş alanına çevirmeye hazırlandıklarını ifade ederek yetkilileri acilen sorumluluk almaya çağırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/yeraltindan-yukselen-ciglik-ozsen-maden-iscileri-haklari-icin-mucadelede</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/06/haber-foto11-2026-06-01t104703089.jpg" type="image/jpeg" length="53308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Ünsal SDT için yetki isteyecek]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/baskan-unsal-sdt-icin-yetki-isteyecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/baskan-unsal-sdt-icin-yetki-isteyecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karşıyaka Belediyesi’nde memur personeli ilgilendiren önemli bir gündem maddesi yarın meclisin önüne gelecek. Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, sosyal denge tazminatı (SDT) ve diğer mali haklara ilişkin sözleşmeyi imzalayabilmek için meclisten yetki talep edecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karşıyaka Belediye Meclisi yarın gerçekleştirilecek toplantıda belediye çalışanlarını yakından ilgilendiren bir önergeyi görüşecek. Belediye yönetimi tarafından hazırlanan önerge kapsamında, Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’a sosyal denge tazminatı (SDT) ve diğer mali-sosyal haklara ilişkin sözleşmeleri imzalayabilmesi için yetki verilmesi istenecek.</p>

<p>Önergede, toplu sözleşme hakkının kamu çalışanları açısından anayasal güvence altında bulunan temel haklardan biri olduğuna dikkat çekilecek. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, Anayasa hükümleri ve daha önce verilmiş yargı kararları hatırlatılarak memurların toplu sözleşme haklarının korunmasının önemine vurgu yapılacak.</p>

<h2>Çalışanların hakları masaya yatırılacak</h2>

<p>Meclise sunulacak gerekçede, kamu çalışanlarının toplu sözleşme yapma hakkının yalnızca ulusal mevzuatla değil, uluslararası sözleşmelerle de koruma altında bulunduğu belirtilecek. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) sözleşmeleri, Avrupa Sosyal Şartı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları da dayanaklar arasında gösterilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Belediye yönetimi, çalışma barışının korunması ve çalışanların ekonomik şartlarının iyileştirilmesinin kamu hizmetlerinin kalitesine de olumlu yansıyacağını savunacak.</p>

<h2>SDT konusunda yeni sözleşme hedefleniyor</h2>

<p>Önergenin kabul edilmesi halinde Başkan Ünsal, yetkili sendika ile sosyal denge tazminatına ilişkin yeni sözleşme görüşmelerini yürütebilecek ve anlaşmaya imza atabilecek.</p>

<p>Belediye yönetimi, memur personelin mali ve sosyal haklarının günün ekonomik koşulları doğrultusunda değerlendirilmesini hedefleyecek.</p>

<h2>Taahhütname şartı da gündemde olacak</h2>

<p>Meclisin önüne gelecek düzenlemede dikkat çeken başlıklardan biri de personele imzalatılması planlanan taahhütname olacak. Buna göre ilerleyen süreçte yapılacak ödemelerin herhangi bir yargı kararı ya da denetim sonucunda geri istenmesi halinde, ödemeden yararlanan personel söz konusu tutarları yasal faiziyle birlikte geri ödemeyi kabul edecek.</p>

<p>Bu yükümlülük, personelin emekli olması, başka kuruma geçmesi veya görevinden ayrılması durumunda da geçerliliğini koruyacak.</p>

<h2>Son kararı meclis verecek</h2>

<p>Başkan Ünsal’a sosyal denge tazminatı sözleşmesi imzalama yetkisi verilmesine ilişkin önerge yarın meclis üyelerinin oyuna sunulacak. Kabul edilmesi halinde Karşıyaka Belediyesi ile yetkili sendika arasında yeni bir sözleşme süreci başlayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Karşıyaka</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/baskan-unsal-sdt-icin-yetki-isteyecek</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-31t155612580.png" type="image/jpeg" length="61473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HMS Makina'da TİS düğümü: İşçiler 10 Haziran'da greve çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/hms-makinada-tis-dugumu-isciler-10-haziranda-greve-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/hms-makinada-tis-dugumu-isciler-10-haziranda-greve-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’da faaliyet gösteren HMS Makina fabrikasında 4,5 aydır süren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinden sonuç çıkmadı. Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu, uyuşmazlık üzerine grev kararı aldığını duyurdu. Fabrika önünde toplanan işçiler, grev kararını sloganlar eşliğinde ilan ederek mücadele mesajı verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa'da metal sektörünün önemli üretim merkezlerinden biri olan <strong>HMS Makina</strong>'da, işçilerin haklarını belirleyecek olan toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinde kritik bir aşamaya gelindi. <strong>Birleşik Metal-İş Sendikası</strong> Manisa Şubesi ile işveren arasında yaklaşık 4,5 aydır devam eden müzakerelerde, ücret artışları ve sosyal haklar konusunda ortak bir paydada buluşulamadı. Masada çözümün tükenmesi üzerine sendika, yasal hakkını kullanarak grev mekanizmasını devreye soktu.</p>

<h2>Grev uygulama kararı fabrika önünde ilan edildi</h2>

<p>Genel Yönetim Kurulu tarafından alınan grev kararı, bugün mesai bitiminde HMS Makina işçilerine tebliğ edildi. Şube yöneticileri ve fabrikada çalışan metal işçileri, fabrika bahçesinde bir araya gelerek kararı alkış ve sloganlarla kutladı. İşçiler, "Yaşasın örgütlü mücadelemiz" ve "İş, ekmek, özgürlük" sloganları atarak, talepleri karşılanana kadar geri adım atmayacaklarını duyurdu.</p>

<h2>Son tarih 10 Haziran: Gözler işverende</h2>

<p>Sendika tarafından yapılan resmi açıklamada, işverenle önümüzdeki günlerde yapılacak olası görüşmelerde de anlaşma sağlanamaması durumunda, grevin <strong>10 Haziran</strong> itibarıyla resmen başlayacağı belirtildi. Bu tarih, taraflar arasındaki müzakereler için son "köprüden önce çıkış" niteliği taşıyor. Eğer 10 Haziran'a kadar işçilerin enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında talep ettiği iyileştirmeler kabul edilmezse, fabrikada üretim tamamen duracak.</p>

<h2>"Haklı taleplerimiz için sahadayız"</h2>

<p>Birleşik Metal-İş Manisa Şubesi yöneticileri, HMS Makina işçisinin emeğinin karşılığını almak istediğini ve masada sergilenen uzlaşmaz tutumun grevi zorunlu kıldığını ifade etti. 4,5 aydır sabırla beklediklerini belirten sendika yetkilileri, grev kararının sadece bir başlangıç olduğunu ve mücadele kararlılıklarının tam olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Manisa sanayisinde TİS hareketliliği</h2>

<p>Manisa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki diğer fabrikalarda çalışan işçiler tarafından da yakından takip edilen bu süreç, bölgedeki sendikal dayanışmayı hareketlendirdi. HMS Makina’da başlayacak olası bir grevin, metal iş kolundaki diğer sözleşme süreçlerine de emsal teşkil edebileceği değerlendiriliyor. Gözler şimdi, 10 Haziran öncesinde işverenin masaya yeni bir teklifle gelip gelmeyeceğine çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, Manisa</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/hms-makinada-tis-dugumu-isciler-10-haziranda-greve-cikiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/haber-foto11-2026-05-15t152416868.jpg" type="image/jpeg" length="30392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Temel Conta grevinde 522. gün: Görüşme reddedildi!]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/temel-conta-grevinde-522-gun-gorusme-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/temel-conta-grevinde-522-gun-gorusme-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de hak arama mücadelelerini 522 gündür kararlılıkla sürdüren Temel Conta işçileri için heyet, fabrika yönetiminden karşılık bulamadı. Milletvekili ve sendika başkanlarının görüşme talebi reddedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de çalışma koşulları ve sendikal hakları için direnişe geçen Temel Conta işçileri, grevlerinde 1,5 yılı geride bırakmaya hazırlanırken çözüm için önemli bir adım atıldı. Ancak, krizi çözmek amacıyla fabrika yönetimiyle temas kurmak isteyen heyetin girişimleri sonuçsuz kaldı. İşçilerin 522 gündür sürdürdüğü direnişin geldiği noktada, işveren tarafının diyalog masasına oturmayı reddetmesi süreci yeniden kilitledi.</p>

<h2>Milletvekili ve sendika temsilcilerine "Hayır" cevabı</h2>

<p>Grevdeki işçilerin sesini duyurmak ve taraflar arasında köprü kurmak amacıyla bir araya gelen heyette şu isimler yer aldı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Ümit Özlale:</strong> CHP İzmir Milletvekili</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gökay Çakır:</strong> Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hasan Toptan:</strong> Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Siyasi ve sendikal temsilcilerden oluşan bu heyet, Temel Conta patronu ile görüşme talebinde bulundu. Ancak fabrika yönetimi tarafından görüşme reddedildi.</p>

<h2>Direniş alanı kararlı: "Geri adım yok"</h2>

<p>Fabrika önündeki bekleyişlerini sürdüren Temel Conta işçileri, 522 gündür olduğu gibi haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini duyurdu. i. İzmir kamuoyunun yakından takip ettiği grevde, gözler işverenin önümüzdeki günlerde atacağı adımlara çevrildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/temel-conta-grevinde-522-gun-gorusme-reddedildi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/haber-foto11-2026-05-15t152404558.jpg" type="image/jpeg" length="82852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel’in İzmir ziyareti öncesi kriz yumuşadı: Memur eylemleri askıya alınıyor]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/ozelin-izmir-ziyareti-oncesi-kriz-yumusadi-memur-eylemleri-askiya-aliniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/ozelin-izmir-ziyareti-oncesi-kriz-yumusadi-memur-eylemleri-askiya-aliniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Lideri Özgür Özel’in İzmir programları öncesinde memurların yapacağı eylemler CHP içinde krize neden olmuştu. Bugün yapılan görüşmede belediye ile memurlar anlaştı. Eylemler askıya alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ TEKTAŞ/</strong>İzmir’de belediyelerde aylardır devam eden sosyal denge tazminatı (SDS) ve toplu sözleşme gerilimiyle ilgili dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal ile sendika temsilcileri arasında yapılan görüşmede, sosyal denge tazminatının yasal sınırın üzerinde ödenebilmesi için belediye meclisinden yetki alınması konusunda ortak adım atılması kararlaştırıldı.</p>

<p>Karşıyaka Belediyesi’nde uygulanan yöntemin Bayraklı’da da hayata geçirilmesi planlanırken, görüşmenin ardından sendika cephesinde tansiyon düştü.</p>

<h2>Protesto hazırlıkları gündemdeydi</h2>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cuma günü İzmir’de gerçekleştireceği ziyaret öncesi belediye çalışanları protesto hazırlığı yapıyordu. SDS ödemeleri ve toplu sözleşme süreçlerinde yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle memurların çeşitli programlarda eylem düzenlemeyi planladığı öğrenilmişti.</p>

<p>Krizin büyümemesi için CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç devreye girerken, dün sendika temsilcileriyle kritik bir görüşme gerçekleştirilmişti.</p>

<h2>Sendika: En sorunlu süreç Bayraklı’daydı</h2>

<p>Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, önceki gün yaptığı açıklamada en sıkıntılı toplu sözleşme sürecinin Bayraklı Belediyesi’nde yaşandığını ifade etmiş ve belediye yönetimiyle müzakere masasının kurulacağını duyurmuştu.</p>

<p>Bugün gerçekleştirilen toplantıda tarafların yeniden bir araya gelmesiyle birlikte çözüm yönünde önemli bir adım atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Gözler şimdi Buca Belediyesi’nde</h2>

<p>Eylemlerin tamamen sona erip ermeyeceği ise Buca Belediyesi’nde yapılacak görüşmenin ardından netleşecek. Belediye yönetiminin ödeme planı oluşturmasının ardından sendika ile yapılacak toplantının olumlu sonuçlanması halinde protestoların tamamen sonlandırılması bekleniyor.</p>

<p>Özellikle Özgür Özel’in İzmir programı öncesi tansiyonun düşürülmesi ve belediye çalışanlarıyla uzlaşı zemininin oluşması, siyasi kulislerde dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayraklı, Buca</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/ozelin-izmir-ziyareti-oncesi-kriz-yumusadi-memur-eylemleri-askiya-aliniyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-14t114052748.png" type="image/jpeg" length="48063"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Memurlardan CHP'de kritik görüşme: Gözler Bayraklı Belediyesi’ndeki görüşmeye çevrildi]]></title>
      <link>https://www.dokuzeylul.com/memurlardan-chpde-kritik-gorusme-gozler-bayrakli-belediyesindeki-gorusmeye-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dokuzeylul.com/memurlardan-chpde-kritik-gorusme-gozler-bayrakli-belediyesindeki-gorusmeye-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'li Güç ile görüşen memur sendikaları, yaptıkları açıklamada, “CHP Genel Başkanı Özel’in İzmir'de yapacağı açılışlarda planladığımız eylemler vardı. Yarın Bayraklı Belediyesi ile yapacağımız görüşmenin sonucuna göre eylem kararımız şekillenecek” denildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEMİ</strong> <strong>TEKTAŞ</strong>/İzmir’de devam eden toplu sözleşme krizinde sendika temsilcileri CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile bir araya geldi. Buca ve Narlıdere’de uzlaşı sinyalleri verilirken, krizin merkezindeki Bayraklı Belediyesi için yarın yapılacak görüşme eylem planını belirleyecek. Cuma günü CHP Lideri Özgür Özel’in kentte katılacağı etkinliklerde Belediye memurları protesto eylemlerine hazırlanmıştı. Yine bu eylemlerin yapılıp yapılmayacağı yarınki görüşmenin sonucuna göre şekillenecek.</p>

<h2>Bayraklı’da müzakere masası</h2>

<p>İlçelerle ilgili son gelişmeleri aktaran Filiz, “Buca Belediyesi ile ilgili olarak mevcut imzalanan bir toplu sözleşme vardı. O toplu sözleşme aynen eskisinde olduğu gibi devam edecek. Geriye dönük ödemelerle ilgili de arkadaşlar Belediye Başkan Yardımcısı Erdem Bey ile görüşmeye gidecekler ve bir plan çıkacak. O plana sadık kalacaklarını söylediler ve ödemeler devam edecek. Narlıdere Belediyesi’nde yine imzalanan bir toplu sözleşme vardı. Narlıdere Belediyesi 8 bin lira aşağı çekmişti. Onunla ilgili de yine görüşmeler gerçekleştirildi. O da toplu sözleşmeye uyum sağlayacak ve ödemeler o şekilde yapılacak. En sorunlu toplu sözleşme süreci yaşadığımız yer Bayraklı Belediyesi. Bayraklı Belediye Başkanıyla yarın saat 10.00’da görüşmeye başlayacağız ve müzakere masası kurulacağı söylendi. Orada nasıl bir gelişme olacak onu bilmiyoruz, kestiremiyoruz” dedi.</p>

<h2>“Eylemlere yarın karar verilecek”</h2>

<p>Eylem kararına yarınki görüşmenin sonucuna göre karar verileceğini söyleyen Filiz, “Eylem ve etkinlikler de yarından itibaren sonra nasıl bir yol izlenecek bilgisini geçeceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in geldiğinde burada yapılacak açılışlarda bizim daha önce söylediğimiz eylem ve etkinlikler vardı. Bayraklı Belediyesi ile yapacağımız görüşmenin sonucuna göre şekillenecek. Buca Belediyesi’nde arkadaşlarımızın yaptığı görüşmenin sonucuna göre ödeme planı ve toplu sözleşmenin aynen eskiden olduğu gibi uygulanması üzerine bir gelişme olduğunda, bu eylem ve etkinlikler yapılmayacak. Ama eğer eski tarzda devam edecek olursa, Bayraklı Belediyesi’nde müzakere sürecinde sonuca ulaşmaya çalışacağız” ifadelerine yer verdi.</p>

<h2>“Olumlu karar çıkarsa eylemleri durdururuz”</h2>

<p>Filiz, “Dezenformasyon yaratmaya gerek yok, bu konuda çok spekülasyon da yapılıyor. Arkadaşların çok fazla para istedikleri gibi. İzmir ortalamasında bir toplu sözleşme yapıldığında her yerde biz çözüme hazırız. Müzakere masaları kurulacak ve dediğim tarzda da İzmir ortalamasında toplu sözleşmeler yapıldığında biz eylem ve etkinliklerimizi son vereceğimizi söylüyoruz. Kesinlikle şunun altını bir daha çiziyorum; yarınki görüşmenin sonucuna göre Cuma günü izleyeceğimiz yol haritası yarın akşam saat 17.00-18.00’den sonra belli olacak. Çünkü görüşmeler o şekilde biteceği için o saatlerde” dedi.</p>

<h2>Talep Güç’ten geldi</h2>

<p>Toplantıyı Çağatay Güç’ün talep ettiğini dile getiren Nihat Filiz, “ Çağatay Bey dün sendikaları hepimizi tek tek aradılar ve bugün için çağırdılar. Ve böyle bir istek geldiği için biz de icabet ettik ve geldik, görüştük. Çağatay Bey bütün görüşmeleri belediye başkanlarıyla yaptı” diye konuştu.</p>

<h2>Narlıdere tepkisi</h2>

<p>Filiz, “Narlıdere’de 8 bin lira geriye çekildi. Onu da normale döndürdüğünde Narlıdere ile ilgili de bir sorun yok. Bayraklı Belediyesi 6 bin lira aşağı çekti ve sınırda ödeme yapıyordu. Onunla ilgili eylem ve etkinlikler başladı. Özgür, toplu pazarlık hakkımızı kullanmak istiyoruz. Müzakere sürecinin başlayacağını da söylediler yapılan görüşmeler sonucunda. Yarın saat 10.00’da İrfan Önal ile oturup konuşacağız. Buradan sağduyunun galip geleceğini düşünüyoruz. Özellikle Bayraklı için bu dayatmalardan, bu inatlaşmalardan vazgeçilmesini ve İzmir ortalamasında bir toplu sözleşmenin adımını attıklarında her yerde eylem ve etkinlikler sona erecektir" diyerek sözlerini tamamladı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SEMİ TEKTAŞ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEĞİN SESİ, İzmir, Bayraklı, Buca, Narlıdere</category>
      <guid>https://www.dokuzeylul.com/memurlardan-chpde-kritik-gorusme-gozler-bayrakli-belediyesindeki-gorusmeye-cevrildi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dokuzeylulcom.teimg.com/crop/1280x720/dokuzeylul-com/uploads/2026/05/9-eylul-2026-05-13t180102785.png" type="image/jpeg" length="45422"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
