Marka sihirbazı

Selen Almaç Deniz: Franchising konusunda marka kirliliği oluştu. Herkes kazançlı olduğunu düşünüyor. Fikri franchising sistemine uygun olmasa bile onu franchisinge dönüştürmenin peşinde. Altyapılarının veya karlılıkların buna uygun olup olmadığını bile bilmiyorlar.

Marka sihirbazı

RÖPORTAJ / Sinan KESKİN

Son yıllarda özellikle üçüncü nesil kahvecilerin ve fastfood markalarının vazgeçilmez büyüme modeli olan franchisingin tarihi oldukça eskilere dayanıyor. Bütün dünyada kabul görmüş franchise sistemi, ilk olarak 1863 yılında Singer firmasının dağıtım sisteminde uygulandı. 1988 yılında Generel Motors ve 1902 yılında Racall firması franchise sistemini kullandı. 1950'lerden sonra franchise sistemi daha çok büyümeye başladı ve özellikle ticaret sektöründe önemli bir ivme kazandı. 1960 yılında franchising sisteminin ilk birliği Uluslararası Franchise Birliği (International Franchise Association-IFA) kuruldu.

Türkiye’ye ise franchise sistemi 1980 yılından sonra giriş yaptı. Türkiye'ye franchising yöntemiyle gelen ilk markalar McDonald’s, Pizza-Hut, Wendy’s ve Kentucky Fried Chicken oldu. Ülkemizde ve bütün dünyada en yaygın frachise markaları fastfood sektörüne ait olsa da son yıllarda üçüncü nesil kahveciler de hızla yaygınlaşıyor.

Eğitimini okul öncesi öğretmenlik üzerine yapan, ailesinin karşı çıkmasına rağmen bir süre anaokulu işleten Selen Almaç Deniz, franchising markası yaratmak ve varolan markaları zirveye taşımak konusunda Türkiye'nin en dikkat çeken isimlerinden biri. Türkiye genelinde yaklaşık 70 markaya danışmanlık yapan Tower Life Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Selen Almaç Deniz ile başarılarla dolu yaşam öyküsünü, başta 1453 Osmanlı olmak üzere zirveye taşıdığı markaları ve hedeflerini konuştu.

Selen hanım, sizi franchising sektöründeki başarılı çalışmalarınızla tanıyoruz. Fakat bunun öncesi de var sanırım. Bunu sizden dinleyebilir miyiz?

Çocuk gelişimi ve okul öncesi öğretmenliği eğitimi aldım. Mezun olur olmaz, ticaret aşkıyla yanıp tutuştuğum için gidip okul açtım. 2 yıl anaokulu öğretmenliği yaptım. Herkesin beklentisi okuldan sonra aile şirketimizin başına geçeceğim yönündeydi. Kısa süreli de olsa bu oldu. Ama o esnada anaokulu açmak için deli gibi yer arıyordum. Ama ailem buna karşı çıkıyordu. Hem çocukların sorumluluğunu almak için çok gençtim hem de öğretmen olmakla okul işletmek çok farklı şeyler.

Anaokulu kurmanız da biraz maceralı olmuş sanırım.

Gizli saklı emlakçılarla görüşüyordum. Birgün emlakçının biri beni cep telefonumdan aramak yerine şirketten aradı ve telefona amcam çıktı. Böylece ailem bütün meseleyi öğrendi. Benim bu arayışım bütün aile ilişkilerimizde problem yarattı ve ben şirketten ayrılmak zorunda kaldım. Ben de bu fırsattan yarlandım ve gidip hayalini kurduğum anaokulunu açtım. Okulu 16 öğrencisi var diye devralmıştım. Ama aldıktan sonra öğrendim ki sadece 4 öğrencisi varmış. Sonra 55 öğrenci kapasitesine getirip 2,5 yıl sonra güzel bir ticari rakama devrettim.

Ama ticaretten vazgeçmediniz. Anaokulundan sonra hangi sektöre girdiniz?

Kardeşim eğitimine Londra'da devam ediyordu. Oradaki Apple mağazaları dikkatini çekiyor. O zamanlar Apple Türkiye'de çok bilinmiyordu. Bunu Türkiye'ye getirebilir miyiz diye düşündük. Bunun zor olduğunu gördük. Apple kendisi Türkiye pazarına girmeye çalışıyordu. Bunun üzrine biz de Türkiyede ilk defa Apple aksesuarları üzerine konsept bir mağaza kurduk. İlk mağazamız Alsancak'taydı. Alsancak. Mağazanın bu kadar çok iş yapacağı bir öngörümüz yoktu. Apple, Türkiye pazarında bu kadar büyüyecek, onunla birlikte aksesuar pazarı da büyüyüecek gibi bir tahminimiz yoktu. Başlangıçta, olur mu, olmaz mı dediğimiz bir işti. Ama kapının önünde kuyruklar olmaya başladı. Sonra 3 mağaza daha açtık. O iş yaklaşık 9 yıl devam etti. Ailemiz aktif olarak ticaret yapan bir aile, ticaretin içinde büyüdüm. Ama perakende, mağazacılık sektörüne girişim bu vesileyle oldu.

Başarıyla giden bir işiniz varken neden farklı sektör arayışınız oldu?

Bu süreçte sistem işlemeye başlayınca bana daha fazla boş zaman kalmaya başlamıştı. Mağazalar kendi sistemiyle yürüyordu. Yeni bir alanda bir şeyler yapabileceğimi düşünmeye başladım. Gayrimenkul şirketi kurmaya karar verdim. Aslında ailemizin geçmişte bir gayrimenkul şirketi vardı. Ama bu işi sürdürmediler. O dönemden biraz aşinalığım vardı. İki arkadaşımla birlikte bir şirket kurdum. İzmir'de markalaşan ilk ticari gayrimenkul ofisi olduk.

Hangi projeleri gerçekleştirdiniz?

İl projemiz Ege Üniversitesi'nin karşısındaki tren garını hayata döndürmek oldu. Tren garını restore edip birçok markayı oraya yerleştirdik. Tarihi bir mekan olduğu için herkesin ilgisini çeken bir proje oldu. Bunun arkasında benzer işler gelmeye başladı. 2. işimiz Havra Sokağı'ndaki Karaosmanoğlu Hanı'nı projesiydi. O da keyifli bir iş oldu.

Franchising sektörüyle nasıl tanıştınız?

2 yıl sonra o dönemki ortağımdan ayrılma kararı aldım. Ve şuanki ortağımla gayrimenkul şirketi kurmaya karar verdim. Bir süre sonra şunu gördük Türkiye'de gayrimenkul şirketleri var ama franchising danışmanlığına odaklanan bir şirket yok. Türkiye'nin ilk franchising danışmalık şirketini kurduk.

Kaç markaya hizmet verdiniz?

Bu zamana kadar yaklaşık 70 markanın danışmanlığını yaptık. Bunların arasında hem çok bilinen markalar hem de sektöre yeni girmek isteyenler var. Bu sektöre danışmanlık olmayan bir hizmet olduğu içn ve aynı zamanda franchising sektörü de hızla büyüdüğü için işimiz çok ilgi çekti. Bu arada danışmanlık yaparken kendi markalarımızı da kurgulamaya başladık. Kahve Aşkına diye bir marka kurmuştuk. Kısa sürede çok hızlı büyüdü, 9 şubeye ulaştı. Bu gelişim diğer markaların da dikkatini çekti. Arkasında fikri olanlar, markasını getirenler, bizi marka yapın diyenler veya bizimle pazarda büyüyebileceklerini düşünenler gelmeye başladı. 1453 Osmanlı'nın doğuşu da bu şekilde oldu. Osmanlı Gıda ile iş ortaklığı yaptık. Osmanlı Gıda o dönem Sir Winston Tea markasını satın almıştı. Önce onlara danışmanlık yaparak başladık çalışmaya. Sonra birlikte 1453 Osmanlı markasını kurduk. Sonra ortaklık yapımız gelişti. Şuan Osmanlı Gıda cephesinde ciddi bir marka sayımız var.

Franchising karlı bir iş mi?

Franchising konusunda marka kirliliği oluştu. Herkes bu işin kazançlı olduğunu düşündüğü için, fikri franchising sistemine uygun olmasa bile onu franchisinge dönüştürmenin peşinde. Altyapılarının veya karlılıkların buna uygun olup olmadığını bile bilmiyorlar. Bunun araştırması yapmıyorlar.

Franchising danışmanlığı da popüler oldu sanırım.

Yaptığımız iş ilgi çeken bir iş. Buradaki kazançların çok yüksek olduğunu düşünüp birçok kişi, özellikle emlak firmaları danışmanlık yaptığını iddia ediyor. Ama danışmanlık için daha farklı bir altyapı gerekiyor. Bizim diğer danışmanlardan farkımız şu; biz bir markanın yönetim kurulu üyesi gibi söz sahibi olmadan danışmanlık anlaşması yapmayı kabul etmiyoruz. Danışmanlık öncesi flört dönemimiz epey uzun. Aslında bence başarının geldiği nokta tam da burası. Karar veren tarafta olmak zorundayız.

Sizi diğerlerinden ayıran nedir?

İnsanların kurup yaşattıkları markalarını size teslim etmeleri de kolay değil. Ama bize bu kadar yaklaşmayan firmalara danışmanlık yapma şansımız yok. Bu noktada diğer danışmanlık firmalarından ayrılıyoruz. Bir çok danışmanlık firması markanın logosunu, kurumsal kimliğini, sözleşmeyi oluşturup, katalog hazırlıyor. Ama bütün bunları oluşturduktan sonra işin operasyonel tarafını, lokasyonu, yatırımcının bulunmasını es geçiyorlar. Bizim en iyi olduğumuz kısım bu alan. Herkes temel kısımları organize ediyor ama satış kısmında zorlanıyorlar. Daha çok reklam ajansı mantığı ile çalışıyorlar. Emlak için bir partner buluyorlar vs. Tower Life Gayrimenkul bütün bu departmanları bünyesinde bulundurduğu için başarı geliyor. Türkiye genelinde 62 ilde 300'ün üzerinde dükkan açılışı yaptık. Hangi bölgede hangi markalar iş yapabilir, hangi caddeler hareketli, hangi dükkan kaçpara ciro yapar gibi veriler elimizde olduğu için de tercih ediliyoruz.

Bir franchising markası için AVM'de yer almak gerekli mi? AVM'ler hakkında ne düşünüyorsunuz?

AVM'lerin durumu çok farklı. Türkiye'de bir AVM kirliliğ var. Bunun sebebi de nasıl ki bir dönem gayrimenkul yatırımcılığı popülerse bu dönem AVM yatırımcılığı çok popüler oldu. Uygun arsası olan herkes bu alana yöneldi. AVM'lerin her sokakta, her caddede olması markaları kiraları kaldıramaz duruma getirdi. Ama çok iyi giden AVM'ler de var. Yeni yapılanlarda lokasyonu iyi olanlar var. Ama bu farklı bir uzmanlık alanı. Bizim alanımız değil. Ama karlılık tablolarına baktığımda AVM'de bir dükkan oturtmak çok zor.

Sektöre dair bir hayaliniz var mı?

Türkiye'de İzmir'den Van'a ürün göndermenin çok zor olduğu bir dönemde yurdışına açılmak biraz zor. Ama en büyük hedefim Türk markalarını yurtdışına götürebilmek.

3 ayda bir yayınlanıyor

Bu kadar marka cennetinin olduğu bir yerde bir iletişim kanalı oluşturmak istedik. Sektörü incelediğimizde franchising derneğinin yılda bir kez çıkardı bir dergi olduğunu gördük. Bir de fuarı desteklemek için yapılan Bayim Olur Musun? dergisi var. Biz 3 ayda bir yayınlanan bir dergi hazırladık. Bunu şimdi geliştiriyoruz. Application yapıyoruz, online sistemlerini kuruyoruz. Önümüzdeki süreçte Türkçe-İngilizce yapmayı planlıyoruz.

Danışman kavramına yeni alışıyoruz

Danışmanlık konusunda her zaman ihtiyaç var. Danışmanlık kavramına yeni alışan bir ülkeyiz. Biz yurt dışıyla birçok iş yapıyoruz. Danışmansız kimse adım atmıyor. Yapacakları her işte o işin uzmanlarından danışmanlık hizmeti alıyorlar.

Güncelleme Tarihi: 15 Nisan 2019, 11:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER