DIŞ HABERLER

Pehlevi’den Trump'a açık mesaj: “İran için yeni bir sayfa açılmalı”

İran’da 2026’ya girilirken sokakları sarsan protestolar sürerken, sürgündeki son şahın oğlu Rıza Pehlevi sahneye çıktı. Hem İran halkına hem de ABD Başkanı Donald Trump’a seslenen Pehlevi, rejimin çöktüğünü savunarak “geçiş sürecine liderlik etmeye hazırım” mesajı verdi.

Abone Ol

İran’da 2025’in son günlerinde başlayan ve 2026’nın ilk haftalarında dalga dalga büyüyen protestolar, yalnızca ülke içini değil küresel siyaseti de hareketlendirdi. Tahran, Meşhed, İsfahan ve Şiraz başta olmak üzere pek çok kentte on binlerce kişinin katıldığı gösteriler, ekonomik kriz ve siyasal baskılara karşı biriken öfkeyi gün yüzüne çıkardı. Güvenlik güçlerinin sert müdahalelerine rağmen eylemler durmadı; aksine rejimin kontrol kapasitesinin zayıfladığına dair işaretler çoğaldı.

Bu atmosferde sürgünde yaşayan ve İran’ın devrik şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu olan Rıza Pehlevi, uzun süredir beklenen çıkışını yaptı. Pehlevi, hem sokaktaki protestoculara hem de Batılı başkentlere yönelik açıklamalarında, İran’da “geri dönüşü olmayan bir kırılma” yaşandığını savundu.

“Sokakları terk etmeyin” mesajı

Rıza Pehlevi, İran halkına yönelik çağrısında güvenlik bürokrasisinde çözülmeler yaşandığını, rejimin artık eskisi kadar sağlam olmadığını dile getirdi. Pehlevi, protestoların devam etmesinin belirleyici olduğunu vurgulayarak, göstericilerin geri çekilmemesi gerektiğini ifade etti. Geçiş sürecinde sorumluluk almaya hazır olduğunu belirten Pehlevi, nihai kararın yine İran halkına ait olması gerektiğini söyledi.

Sürgündeki veliaht, yıllardır farklı muhalif çevrelerin dağınık biçimde yürüttüğü mücadeleyi ortak bir çatı altında toplamak gerektiğini savunuyor. Pehlevi’ye göre rejimin çökmesi halinde ortaya çıkabilecek otorite boşluğunu, organize ve uluslararası destek gören bir geçiş mekanizmasıyla doldurmak hayati önem taşıyor.

Washington’a doğrudan çağrı

Pehlevi’nin çıkışının en dikkat çekici boyutu ise ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik verdiği mesaj oldu. ABD basınına yaptığı açıklamalarda, Washington ile stratejik bir ortaklığa açık olduğunu belirten Pehlevi, İran’ın yeniden inşası için ABD desteğinin kritik olduğunu dile getirdi. Trump’ın siyasi söylemine gönderme yapan bu mesaj, açık bir şekilde İran’ın geleceği konusunda ABD ile iş birliği arayışını ortaya koydu.

Trump cephesinde ise temkinli bir tutum dikkat çekiyor. ABD Başkanı, Pehlevi ile doğrudan bir görüşme ihtimali hakkında net bir kapı kapatmasa da, İran’da kimin öne çıkacağını izlemek gerektiğini ifade ederek süreci zamana yaymayı tercih etti.

İran’da tablo neden değişiyor?

İran’daki mevcut dalga, önceki protesto hareketlerinden daha geniş bir sosyolojik zemine dayanıyor. Yüksek enflasyon, işsizlik, temel gıda ve enerji fiyatlarındaki artış, özellikle genç nüfusu ve kentli orta sınıfları sokağa döktü. Rejimin uzun süredir uyguladığı siyasi baskılar ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamalar da bu ekonomik hoşnutsuzlukla birleşerek patlayıcı bir atmosfer yarattı.

Uluslararası yaptırımlar, dış politika gerilimleri ve bölgesel krizler, İran ekonomisini daha da kırılgan hale getirirken, yönetimin bu krize çözüm üretememesi tepkileri derinleştirdi.

1979’dan bugüne uzanan gölge

Rıza Pehlevi’nin bugün verdiği mesajlar, İran’ın 1979’daki devrimle yaşadığı büyük kopuşu yeniden gündeme taşıdı. O yıl Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin ülkeyi terk etmesiyle monarşi sona ermiş, yerine İslam Cumhuriyeti kurulmuştu. Şah ailesi yıllarca farklı ülkelerde sürgünde yaşamış, hanedanın siyasi etkisi ise zamanla silikleşmişti.

Bugün, devrimin üzerinden neredeyse yarım asır geçmişken, Pehlevi’nin yeniden sahneye çıkması İran tarihinin kapatılmamış bir sayfasını yeniden açıyor.

Küresel dengeler açısından ne anlama geliyor?

İran’daki gelişmeler yalnızca iç politik bir kriz olarak görülmüyor. Ülkenin enerji kaynakları, Orta Doğu’daki jeopolitik konumu ve Rusya ile Çin’le kurduğu ilişkiler, Washington ve Batı başkentleri için süreci stratejik hale getiriyor. Olası bir iktidar değişimi, bölgesel dengeleri kökten sarsabilecek bir senaryo olarak değerlendiriliyor.

Rıza Pehlevi’nin çıkışı bu nedenle yalnızca bir muhalif figürün konuşması değil, İran’ın geleceğine dair uluslararası bir pazarlığın ilk sinyali olarak da okunuyor.