Türk sinemasının değerli isimlerinden Nebahat Çehre, geçtiğimiz günlerde eski dönemlere dair düşündüren açıklamalar yaptı. Yeşilçam’ın efsanevi yıldızlarından biri olan Çehre, o yıllardaki oyunculuk deneyimlerini ve sektörün dönüşümünü gözler önüne serdi. Şimdiki oyuncuların çok daha şanslı olduğunu belirten Çehre, dönemin zorluklarından bahsederken, sinema dünyasında kazanılan saygının parasal kazançtan çok daha önemli olduğunu vurguladı.
"O dönemde makyaj yapmayı bile bilmiyorduk"
Nebahat Çehre, sinemadaki ilk yıllarını anlattığı konuşmasında, o dönemlerde sektörün ne kadar zorlayıcı olduğunu anlattı. "Makyaj nedir, bilmiyorduk. O dönemde bizim en çirkin halimizdi. Oyunculuğu da tam anlamıyla bilmiyorduk," diyerek, yıllar önceki zorlukları samimi bir şekilde ifade etti. O dönemin şartlarıyla günümüzün farklarına dikkat çeken Çehre, eski dönemdeki oyuncuların büyük bir özveriyle çalıştığını ancak her zaman çok daha az imkanla karşılaştıklarını da sözlerine ekledi.
Hollywood düzeyinde işler yapılıyor ama saygı daha değerli
Çehre, günümüzdeki şöhret anlayışına da değinmeden geçmedi. "Artık Hollywood düzeyinde çalışmalar yapılıyor. Kıymetini bilsinler. Biz o zamanlar para yerine isim ve saygınlık kazandık," ifadelerini kullandı. Çehre, o dönemdeki oyunculuk kariyerinin, yalnızca maddi kazançla ölçülmediğini, daha çok kazandıkları saygı ve itibarla şekillendiğini söyledi. "Şöhret gider ama bu kalıcıdır," diyerek, zamanın ötesinde bir perspektif sundu.
Sinema dünyasındaki değişim
Yeşilçam dönemi ile günümüz arasındaki farkları anlatırken, sinema dünyasında teknolojinin ve profesyonelliğin artan etkisine de dikkat çekti. Çehre, "Şimdi her şey daha profesyonel ve teknolojik. Oyuncuların şansı bir hayli arttı. O dönemdeki gibi, setlerde büyük zorluklarla karşılaşmıyorlar," şeklinde açıklamalarda bulundu. Bu söylemi, oyunculuğun çok daha konforlu bir hale geldiği düşüncesini destekliyor.
Nebahat Çehre, Türk sinemasının geçmişine dair önemli anekdotlar paylaşırken, eski dönem sinemasının, günümüzle kıyaslandığında daha çok tutku ve azim gerektirdiğini de belirtti. Zorlukların ve yoklukların, o dönem oyuncularını farklı bir perspektife taşıdığını ve bugünün oyuncularının şanslı olduğunu dile getirdi.