Narko-terör

Abone Ol

Dünya yeni bir evrim süreci içerisine girerken emperyalizm de “kılık”

değiştiriyor. “Hegemonya peşinde” koşan liderler, onların destekleyici olan dünyadaki üretimi yönlendiren ve gelirinin yüzde 70 ini ellerinde bulunduran bir azınlık, yapay zeka ve benzeri teknolojik gelişmelerden korunmak için kendilerini kurdukları “getto”lara hapis ederken, bunu sağlamak için kullandıkları yöntem ve aparatları

değiştirirken, “narkotik” olayını bunun dışında bırakmışlardır.

Dünyadaki siyaset, ekonomik, sosyal yaşantıyı olumsuz yönde

etkileyen narkotik üretim ve dağıtımı on yıllardır bu işlevini sürdürmektedir. Buna karşı alınan önlemler çoğu zaman “politik koruma” nedeniyle etkisiz kalmakta süreç devam etmek etmektedir.

Silah, altın, petrol tabanına oturan bu süreçte savaşlar etkin olmuş

ilginç gelişmeler yaşanmıştır. Vietnam Savaşı sırasında “altın üçgen” olarak nitelendirilen Tayland, Laos, Kamboçya’da yetiştirilen narkotik ürünler CIA’nın uçakları ile Amerika’ya taşınmış, Afganistan Savaşı sonrası burada yetiştirilenler karayolu üzerinden İran, Türkiye güzergahı üzerinden batı ülkelerine gönderilmiş. Bu arada Türkiye dağıtım merkezi olarak konuşlanmıştır.1974 yılında MHP senatörü Kudretli Bayhan’ın uyuşturucu ile Fransa da yakalanması, politikanın bu alanda etkinliğinin somut bir göstergesi olmuştur.

1980’lerde Ankara’da narkotik büronun başında bulunan Atilla Aytek’in girişimleri ile İnterpol’e üye olan Türkiye, o tarihten bu yana bir çok olayda etkinliğini ortaya koymuştur. Ancak tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de narko-baronlarının savaşını, limanların kontrol altına alınmasını siyasi koruma önlemiştir.

ABD’nin Venezüella’ya yönelik girişimleri ,bugünün altın üçgeni olarak nitelendirilen Ekvator, Honduras, Kolombiya üçgeninin oluşmasını sağlayan Escobar’la, Modura’nın aynı kefeye konması, silah, altın, petrol ilişkisinin bir sonucudur. Bu yıl 26 Kasım’da yapılacak ABD kongre seçimlerinde bu olgunun yansıması kaçınılmazdır.

Siyasi koruma olduğu sürece “narko-terör”le mücadelede başarı uzak gözükmektedir. Bu ülkemiz için de geçerlidir.