Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında meclis koridorlarına kadar taşan liderlik ve yetki mücadelesi, partinin kurumsal hafızasında derin izler bırakan majör figürleri de pozisyon almaya zorladı. Bir dönem partiden ayrılarak yeni bir siyasi hareket kurma deneyimini yaşayan ve ardından yeniden yuvaya dönen tecrübeli siyasetçi, ana muhalefet partisinin tarihsel ve sosyolojik olarak bir tasfiye sürecine sürüklenmesine karşı sessiz kalmadı. Meclis grup toplantısı öncesinde gerilimin zirve yaptığı saatlerde gelen bu kitlesel açıklama, krizin derinleşmesini engellemeye yönelik bir sağduyu çağrısı olarak siyaset kulislerine düştü.

"Kurucu parti parçalanırsa Türkiye parçalanır"

Sosyal medya mecraları üzerinden "Nerede durduğumu soranlara cevabımdır" başlığıyla kapsamlı bir manifesto yayımlayan Muharrem İnce, durduğu yerin altını kalın çizgilerle çizerek CHP’ye destek verdiğini belirtti ve parti içindeki tartışmaların son bulması gerektiğini söyledi. CHP’nin Türkiye’nin demokratik geleceği açısından kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan İnce, partiyi kendi şahsi öyküsü üzerinden tanımlayarak şu uyarıda bulundu:

Çağdaş Kaya ve Görkem Duman adliyeye sevk edildi: CHP İzmir'den adliyeye çağrı!
Çağdaş Kaya ve Görkem Duman adliyeye sevk edildi: CHP İzmir'den adliyeye çağrı!
İçeriği Görüntüle

Muharrem İnce'nin Açıklaması: "CHP benim 40 yıllık emeğimdir, göz yaşımdır, alın terimdir, torunlarıma bırakacağım demokratik Cumhuriyet mücadelesi mirasımdır. CHP, Türkiye’nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP’yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır."

"Saray rejiminin kurduğu iki kutuplu tuzağa düşüldü"

Parti içi mekanizmaların ve tarafların hukuki kavramlar üzerinden yürüttüğü sert mücadeleyi kurumsal bir hata olarak değerlendiren İnce, yaşananları iktidar blokunun bir mühendislik çalışması olarak nitelendirdi. CHP’de yaşanan tartışmaların ve ayrışmaların partiye doğrudan zarar verdiğini savunan deneyimli politikacı, tarafların kullandığı retorikleri şu sözlerle eleştirdi:

  • Kavramsal Bölünme: "Ne yazık ki CHP, Saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. 'Arınma' ve 'direnme' kavramları etrafında, CHP’yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir."

  • Siyasi Körlük: Kavgayı kızıştıran, partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin hem partinin hem de ülkenin aleyhine olduğunu görmemek siyasi bir körlüktür. Siyasette küskünlük olmaz, serin kanlılıkla hareket etmek gerekir.

"Ayrı parti kurma deneyimini yaşamış biri olarak söylüyorum: Bu yol yanlış"

Açıklamasında parti içi muhalefete ve mevcut idari süreçte hayal kırıklığı yaşayarak radikal kararlar almayı düşünen yol arkadaşlarına da çok samimi bir tarihsel projeksiyon sunan İnce, kendi geçmiş hatalarından ders çıkarılması gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin içinde bulunduğu zorlu siyasi ve ekonomik koşullar nedeniyle CHP'nin güçlü ve bütünlüklü bir şekilde yoluna devam etmesinin hayati önem taşıdığını belirten kıdemli siyasetçi, "Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın soğuk kanlılıkla takip etmeleri, asla mücadeleyi ve partiyi bırakmamaları, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir. Bir dönem, CHP’den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak CHP’den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim" ifadelerini kullandı.

Kurtuluş reçetesi: "AKP'den aşırılan maddeler tüzükten temizlenmeli"

Manifestonun sonuç ve operasyonel çözüm bölümünde ise CHP’nin üyelerinin iradesine dayanan, çok daha şeffaf ve demokratik bir yapıya kavuşturulması gerektiğini dile getiren Muharrem İnce, mevcut delege ve yönetim oligarşisini yıkacak radikal bir reform paketi önerdi. Meşruiyetin tek kaynağının taban olduğunu savunan İnce, şu yapısal değişikliklerin acilen hayata geçirilmesini talep etti:

Demokratik Tüzük Reformu: "CHP’nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük Kurultayı toplanmalıdır. Tüzük, AKP tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek; genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin doğrudan parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin tüm üyelerin katılımıyla seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejiminin tuzağı boşa çıkarılmalıdır."

"Polisli görüntüler milyonlarca seçmeni kahretti"

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin "mutlak butlan" kararı vermesinin ardından tırmanan sürecin, kurumsal binalara polis operasyonları düzenlenmesi noktasına kadar evrilmesini sert bir dille kınayan İnce, TBMM'deki grup odası krizini de bu tablodan bağımsız görmediğini ifade etti. Dünyaya izletilen bu görüntülerin kurucu partinin şanına yakışmadığını belirten İnce, "Butlan ile gelenler 'arınmak', butlanla gidenler 'direnmek' kavramlarını politikalarının temeline yerleştirerek giriştikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi CHP’nin genel merkezine polisle girildiği ve genel merkezin polisle boşaltıldığı görüntüleri dünyaya izletmişlerdir. Bugün grup toplantısı öncesinde yaşananları da bu süreçten ayrı düşünmemek ve umudunu CHP’ye bağlayan milyonlarca seçmenin gözyaşlarına sebep olduğunu görmezden gelemeyiz" diyerek tüm tarafları, altı okun simgelediği Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik, Devletçilik ve Devrimcilik ilkeleri etrafında, omuz omuza ve başı dik bir şekilde bütün kadrolarıyla kol kola durmaya davet etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ