Sinema dünyasında hem oyuncu hem de yapımcı kimliğiyle devleşen Margot Robbie, sanatsal tercihlerine dair çok konuşulacak açıklamalara imza attı. Vogue Australia için kamera karşısına geçen Robbie, kariyerindeki temel motivasyonun profesyonel eleştirmenlerin onayını almak değil, sinema salonlarını dolduran seyircinin kalbine dokunmak olduğunu vurguladı. Emerald Fennell’in yönettiği ve başrolünü Jacob Elordi ile paylaştığı Wuthering Heights (Uğultulu Tepeler) uyarlamasıyla tartışmaların odağında olan Robbie, "Setteyken aklımdan bir kez bile eleştirmenlerin ne düşüneceği geçmez" diyerek tavrını net bir şekilde ortaya koydu.
"Havalı fikirler değil, gerçek duygular önemli"
Robbie, özellikle yönetmen Emerald Fennell ile çalışmaktan büyük keyif aldığını, çünkü Fennell’in "baş döndürücü ve havalı" fikirler yerine izleyicinin o anki hissiyatına odaklandığını ifade etti. Promising Young Woman ve Saltburn gibi izleyiciyi ikiye bölen ancak geniş kitlelerce konuşulan yapımların yapımcılığını da üstlenen Robbie, bir filmin "başarılı" sayılması için izleyici üzerinde silinmez bir etki bırakması gerektiğini savundu. Robbie’ye göre, bir filmin sevilmesi ya da nefret edilmesi fark etmiyor; asıl mesele, üzerine konuşulacak bir duygusal deneyim sunması.
Gişede zirve, yorumlarda bölünme
Robbie ve Elordi’yi bir araya getiren klasik roman uyarlaması Wuthering Heights, vizyona girdiği bölgelerde gişe listelerine bir numaradan giriş yapmayı başardı. Ancak bu ticari başarı, beraberinde sert eleştirileri de getirdi. İzleyicilerin ve eleştirmenlerin ikiye bölündüğü yapım için Robbie’nin yorumu ise oldukça profesyonel: "Filmleri bilet alan insanlar için yaparsınız, bu kadar basit." Bu yaklaşım, Robbie’nin sanatı bir "iletişim aracı" olarak gördüğünü ve son kararı halkın vermesi gerektiğine inandığını gösteriyor.Margot Robbie’nin bu özgüvenli çıkışı, meslektaşı Jennifer Lawrence’ın geçtiğimiz günlerde dile getirdiği kaygılarla zıt bir tablo oluşturdu. Oscar ödüllü Lawrence, bir projeyi dünyaya sunmanın kendisi için korkutucu olduğunu ve insanların "bundan nefret ediyorum" demesinden çekindiğini itiraf etmişti. Robbie ise bu korkunun aksine, izleyicinin nefret etmesini bile bir tür "etki" olarak kabul ederek modern Hollywood’da daha pragmatik ve seyirci odaklı bir duruş sergiliyor.




