Türkiye'nin dünyada lider olduğu kuru meyve ve mamulleri sektörü, 2026 yılının ocak-mart dönemini kapsayan ilk çeyrekte ekonomik gücünü bir kez daha kanıtladı. Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) verilerine göre sektör, yılın ilk üç ayında toplam 120 ülke ve serbest bölgeye 75 bin 866 ton ürün gönderdi. Yapılan bu dış satım karşılığında Türkiye ekonomisine 404 milyon 460 bin dolarlık döviz girdisi sağlandı. Üretimdeki iklimsel zorluklara rağmen birim fiyatların artması, sektörün küresel pazardaki değerini korumasını sağladı.
İhracatın lideri çekirdeksiz kuru üzüm oldu
Ürün bazlı dağılıma bakıldığında, Türk mutfağının vazgeçilmezi çekirdeksiz kuru üzüm, 106 milyon dolarlık ihracat geliriyle sektörün amiral gemisi olmayı sürdürdü. Üzümü stratejik öneme sahip diğer ürünler yakından takip etti:
-
Kuru incir: 97 milyon dolar
-
Kuru kayısı: 66 milyon dolar
-
Antep fıstığı: 32 milyon dolar
Sektörün ürün yelpazesinde yer alan badem, ceviz, leblebi ve elma kurusu gibi kalemler de toplam gelire önemli katkı sağladı.
Avrupa pazarı Türk meyvesinden vazgeçmiyor
Türkiye’nin kuru meyve ihracatında en büyük pazar payını Avrupa ülkeleri aldı. Avrupa’ya toplamda 176 milyon 929 bin dolarlık ürün satışı gerçekleştirildi. Ülke bazında ise Almanya, 56 milyon dolarlık taleple ilk sırada yer alırken; bu ülkeyi 45 milyon dolarla İngiltere, 38 milyon dolarla ABD ve 31 milyon dolarla Fransa izledi. Uzak kıtaların bile Türk kuru meyvesine olan ilgisi, pazar çeşitliliğinin gücünü ortaya koydu.
Ege Bölgesi ihracatın merkez üssü konumunda
İhracat verilerinde bölgesel bazda Ege farkı bir kez daha görüldü. Toplam ihracatın yarısından fazlası, 248 milyon dolarlık pay ile EİB üyesi firmalar tarafından yapıldı. Ege'nin sektördeki ağırlığı %61,5 olarak kaydedilirken, EİB'i 69 milyon dolarla Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri takip etti.
Başkan Işık: Birim fiyatı artırarak kendimizi koruduk
Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, geçen yıl yaşanan don olayları nedeniyle miktar bazında bir düşüş olsa da değer bazında dengenin korunduğunu belirtti. Işık, "Birim fiyatı artırarak ihracat gelirimizi muhafaza edebildik. İklimsel değişimlere karşı lisanslı depoculuk ve AR-GE çalışmaları hayati önem taşıyor" dedi. Hava şartlarının şu an için iyi gittiğini ifade eden Işık, yılın geri kalanında verimli bir hasat dönemi geçirilmesi halinde ilk çeyrekteki farkın kapatılacağını müjdeledi.