Yıldız Kenter: Tiyatro, insanı insana yaklaştırır

Tiyatro ve sinema sanatçısı Yıldız Kenter, "Tiyatro, insanı insana yaklaştırır. En çok da insana insanı sevdirmek için gereklidir." dedi.

Yıldız Kenter: Tiyatro, insanı insana yaklaştırır

İki ayda bir yayınlanan Kulis Tiyatro, Mayıs - Haziran 2019 tarihli kapağına 1981 yılında Devlet Sanatçısı unvanı ile ödüllendirilen Yıldız Kenter'i taşıdı.

Bu yıl 90 yaşına giren usta oyuncu, Yağız Yılmaz ile gerçekleştirdiği "İnsanlar Oyuncu Doğar, Oyuncu Ölürler" başlıklı röportajında, yarım asır boyunca devam ettirdiği tiyatroya olan aşkını anlattı.

Cem Talu, Ercan Arslan ve Ergin Turunç'un fotoğraflarıyla okurların beğenisine sunulan röportajda Kenter, sahne aşkının kutsal bir şey olduğuna işaret ederek, "Aşkla sahneyi bütünleştirecek olursak, unutmayın aşk olmazsa meşk olmaz. Aşk varsa her tiyatrocu mutlaka doğru yolu bulacaktır. Aslında her insan için geçerlidir bu. Çünkü her insan biraz oyuncudur." diye konuştu.

Usta sanatçı, insanın çocukluğundan itibaren oyunculuk yaptığı yorumunda bulunarak, şunları kaydetti:

"(İnsan çocukken) İstediği bir şeyi aldıracağı zaman yalandan ağlamaz mı ? Veyahut yaşlandığımızda... İyi değilken iyi gibi, çok iyiyken de hastaymışız gibi yapmaz mıyız çoğu zaman? Anlayacağınız insanlar oyuncu doğarlar, oyuncu ölürler. Benim gibiler de bu yeteneğin farkına varır gün yüzüne çıkartmak ister ve bir meslek haline büründürürler."

"Tiyatro, insana insanı sevdirmek için gereklidir"

Röportajda tiyatronun gerekli bir ihtiyaç olduğundan da bahseden Yıldız Kenter, "Tiyatro, insana dünyayı göstermek, değişik insanları anlatmak, onların ne düşündüklerini, ne hissettiklerini, nasıl davrandıklarını göstermek için gerekli. Tiyatro, insanı insana yaklaştırır, en çok da insana insanı sevdirmek için gereklidir." dedi.

Kenter, tiyatronun müthiş bir kültür ocağı olduğunu belirterek, "Tiyatro, öğretici, besleyici ve sevecen bir kaynak. Kendi adıma konuşacak olursam, tiyatro benim hep insan kalmamı sağladı. Öyle bir ailenin çocuğuydum ki zaten başka türlü olamazdım ama tiyatro insan kalmamı perçinledi, aşkla büyümemi sağladı." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de tiyatro oyunculuğunun ileri seviyede olduğu değerlendirmesini yapan Kenter, şu önerilerde bulundu:

"Türkiye'de o kadar çok yetenekli insan var ki... O insanlara çok geniş sahalar açılması lazım ama maalesef açılamıyor. Gençler, çocuklar çok güzel, yenilikçi çalışmalar yapıyorlar. Fakat sergileyecek yerleri olmuyor. Bizim mesela İngiltere'deki gibi seyirciyi rahat rahat oturtacağımız, içinde sergiler, kütüphaneler bulunan güzel, medeni mekanlarımız olsa... Devlet bilhassa özel tiyatroları kendi kaderlerine terk etmese, bu tiyatroları desteklemenin bir zorunluluk olduğunun farkına varsa, seyirci yetiştirmenin bir kültür meselesi olduğunu kabul etse, bugün yaşanmakta olan sorunların çoğu yaşanmaz."

Genel Yayın Yönetmenliğini Osman Doğan'ın üstlendiği dergide ayrıca Cüneyt Uzunlar, Hakan Karsak röportajlarının yanı sıra Filiz Eczacıbaşı ile Uluslararası İzmir Festivali üzerine söyleşi bulunuyor. Ayrıca, Ayşegül Cengiz Akman ile "Tekinsiz", "Theater Bremen'de Bir Türk Oyuncu Deniz Orta" başlıklı röportajların yanı sıra, "Deniz Seviyesinde Tiyatro" sloganıyla bu yıl 2.si düzenlenen "Datça Tiyatro Festivali" ile ilgili Ferhat Aslan'la yapılan röportaj yer alıyor.

Bu ay 22. sayısına ulaşan ve dosya konusu olarak radyo tiyatrosunu ele alan dergide, Şehir Tiyatroları'nın sahnelediği "Can Yeleği", Craft Tiyatro'nun sahnelediği "Kalp" ve "Fotoğraf 51" oyunlarının eleştirileri de okurların beğenisine sunuluyor.

Dergide aynı zamanda "Seyircinin Gözünden" bölümünde Serpil Kaya'nın "Keşanlı Ali Destanı", "Tarih" bölümünde Uğur Ozan Özen'in, Genco Demirer'in "Teknik Mevzular" bölümünde "Radyatro Show", "Çocuk" bölümünde Yonca İnal'ın "İyi Oyun Kötü Oyun Vardır İşte Bu İyisi", "Bir Kavram" bölümünde Ezgi Ergün'ün "Göstergebilimsel Okuma Önerisi", "Bir Yazar" bölümünde ise Hülya Demirkıran'ın "Sevim Burak" yazısı bulunuyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER