SADE BİR YAŞANTIYI SEÇTİ
Türkiye ve Avrupa güzeli Nazlı Deniz Kuruoğlu önüne serilen tüm olanaklara rağmen kendini doğaya çevre mücadelesine, sanata adadı. Kuşadası’nın Caferli köyüne yerleşen Kuruoğlu burada kadınların umudu oldu.
Nazlı Deniz Kuruoğlu, genç bir balerinken girdiği 1982 Avrupa Güzellik Kraliçesi yarışmasından kraliçe tacıyla döndü. Nazlı Deniz Kuruoğlu, 1982 Avrupa Güzeli unvanıyla tanınan, bale sanatçılığı ve akademisyenliğiyle öne çıkan, doğayla iç içe bir yaşamı tercih ederek ilham veren bir figürdür. Güzellikten sanata, akademiden çevreciliğe uzanan yaşam öyküsünü keşfedin.
Reklam, sinema, dizi film gibi projelerden uzak duran tescilli güzel, mütevazı yaşamayı, sanatla, doğayla ilgilenmeyi tercih etti. Kuruoğlu, ev duvarlarını, çöp bidonlarını boyamaya, sokakları temizlemeyle işe başladı. Kadınların aile ekonomisine katkı sağlaması için ortak fırın ve ocak yaptırdı.
KADIN VE DOĞA İÇİN ÇALIŞIYOR
Beşiktaş’ın ve Göztepe’nin unutulmaz efsane futbolcularından Sebahattin Kuruoğlu’nun kızı olan Nazlı Deniz kurduğu dernek başkanlığında, çevre il ve ilçelerin sivil toplum kuruluşlarını davet edip Caferli'yi tanıttı.
Sanatçılar ve sanatseverler Caferli dayanışma günü etkinliklerine katıldı.
Uluslararası ressamlar mezarlık etrafındaki duvara resim yaptı. Ancak köy muhtarının şikayetleri üzerine resimler silindi. 2018'de kurulan Kuşadası Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi'nde (KUŞAKK) kurucu ortak olan Kuruoğlu, ''Kadına şiddete karşı mücadele ve dayanışma günü panelleri düzenledi.
CENNETİN KEYFİNİ ÇIKARIYORUM
Kuruoğlu, “KUŞAKK ile kadınlara çeşitli iş imkanları sağladık. Arkadaşlarımla, Kuşadası'nda tarihi yapılarda bulunan çatı kuşları simgesini taşıyan şallar, çantalar ve file çalışmalarına başladık.
Bu işlerimizi çeşitli şehirlerde stantlar kurarak tanıtıyor, büyük ilgi görüyoruz. Bu süreci doğayla iç içe yaşayıp, 'iyi ki böyle bir hayat seçmişim' diyerek cennetin keyfini çıkarıyorum” dedi.
Bazı hayatlar sadece başarılarla değil, bu başarıların ardından gelen bilinçli tercihlerle de öne çıkar. Nazlı Deniz Kuruoğlu, 1982 yılında Avrupa Güzeli seçilerek Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etmiş bir isim olsa da, asıl dikkat çekici yanı şöhretin cazibesinden uzaklaşıp sade, üretken ve topluma fayda sağlayan bir yaşamı tercih etmesidir. Güzellik, sanat, akademi ve doğa sevgisinin birleştiği bu yolculuk, onu Türkiye’nin en ilham verici kadın figürlerinden biri haline getirmiştir.
Nazlı Deniz Kuruoğlu, 1960 yılında dünyaya geldi. 1982 yılında Türkiye Güzellik Kraliçesi yarışmasına katılarak dereceye giren Kuruoğlu, aynı yıl İstanbul’da düzenlenen Miss Europe (Avrupa Güzeli) yarışmasında birinciliği kazanarak tarihe geçti. Bu unvanı kazanan üçüncü Türk kadını olarak, Günseli Başar ve Filiz Vural’ın ardından ismini altın harflerle yazdırdı.
Yarışma sonrası gelen modellik, oyunculuk ve reklam tekliflerine rağmen, kısa saçlı modern duruşu ve kararlı karakteriyle bu teklifleri geri çevirdi. Onun için dış güzellik bir başlangıçtı; asıl önemlisi içsel gelişim ve topluma katkıydı.
İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde klasik bale eğitimi alan Kuruoğlu, mezuniyetinin ardından İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde profesyonel balerin olarak sahne aldı. Ancak menisküs ameliyatı sonrası dans kariyerine veda etmek zorunda kaldı.
Sanattan kopmayan Kuruoğlu, bu dönemde resim ve farklı yaratıcı alanlara yöneldi. Estetik anlayışı ve disiplini, hayatının her alanında hissedilir oldu.