Kaynak azalıyor. Suya!
BM’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerinde su konusunda ana hatlarıyla iki hedef var; birincisi suya erişimi olmayanlara su temini; diğeri ise mevcut su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımının sağlanması! Geçen yıl belirlenen önümüzdeki 15 yıllık kalkınma hedeflerinden biri de “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Su” başlığını taşıyor. Canlı varlığın yaşamını sürdürebilmesi için hayati önemi sahip suya, herkesin erişebilmesi ulusal ve küresel politikalar gerektirdiğinden bu alanda tüm uluslara görev düşmekte! Küresel ısınmaya bağlı olarak iklim dengelerinin bozulması yeraltı ve yer üstü tüm kaynakları etkilediğinden su sorunu çetrefilli bir yapıda! Bu yüzden uluslararası su konferanslarına su ve iklim uzmanlarının yanı sıra tarım ve gıda uzmanları da katılıyor.
KAYNAK AZALIYOR
* Türkiye’de Kişi başına düşen su miktarı yıllık 1400-1500 metreküp civarında! Dünya’da 2000 m3/yıl altı su miktarı olan ülkeler Su Azlığı yaşayan ülke kategorisinde! 1000 metreküp altı ülkeler ise su fakiri ülke kategorisinde tanımlanıyor.
* Toplam 112 milyar metreküplük potansiyelin küresel ısınmaya bağlı olarak azalan kar yağışları nedeniyle son yıllarda fark edilir ölçüde azaldığı gözleniyor.
* Dünyada 1 milyar dolayında insan temiz içme suyuna erişme zorluğu yaşıyor.
* Son 10 yılda Fırat’tan akan su yüzde 15 azaldı
* Her yıl yaklaşık 1 milyonun üzerinde çocuk sağlıksız suların yol açtığı bulaşıcı hastalıklardan dolayı yaşamını yitiriyor
* Temiz suya ulaşamayan insanların çektiği sıkıntının toplamı dünyada 1 aylık susuzluğa eşit!
CANLILAR YOK OLACAK
Şu anda yerküre 1 derece ısınmış durumda. 1 derecelik ısınmanın yol açtığı değişiklikler göz önüne alınacak olursa 2 derece artışta neler olabileceğini tahmin etmek zor değil. İnsanlık bunu başaramaz ve yerküre 4-5 derece ısınacak olursa canlı varlığının yok olacağı tahmin ediliyor! Bunun için geçen yıl ülkeler Paris’teki toplantıda ısınmayı 1.5 derecede tutma kararı aldılar.
Geçtiğimiz hafta sonu Konya’daydık; Hava kirli ve sisli! Dünyaca ünlü Sulak alanlar kurumuş, kuş türleri yok olmuş!
Rehberimiz diyor ki; Devlet Su İşleri’nin yeni tarım arazileri yaratmak için uyguladığı yanlış politikalar nedeniyle bu alanlar kurudu! Kurudu dediği alanlar dünyanın en büyük sulak alanlarından biri olan Meke Krater Gölü ve kolları! Bu bölgede önceleri 100’ün üzerinde kuş türü varken şimdi koşullara adapte olabilen nadir kuş türü kalmış! Bir atmacayı uçarken gördüğümüz için mutluluk çığlıkları atıyoruz! Alan Ramsar Sözleşmesi kapsamında A sınıfı sulak alan iken şuanda çorak, kıraç bir arazi haline dönüşmüş!
Şu anda Konya Ovasında ciddi bir susuzluk tehlikesi söz konusu! Şoförümüz “buralar eskiden suyla doluydu şimdi ise buralara artık Beyşehir Gölü'nden oldukça uzaktan su getiriliyor” diyor! Tuz Gölü’nün binlerce ha alanı kurumuş, Akşehir Gölü'nün alanı 350 km2'den 35 km2'ye kadar düşmüş! Şu ana kadar İç Anadolu’ya henüz ne yağmur ne kar yağmamış! Bilinçsiz uygulamalar sonucu sulak alanların yok edilmesiyle hem biyolojik çeşitliliğimizi, flora ve fauna olarak yok etmekte, hem de İç Anadolu başta olmak üzere ülkemiz susuzluk tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Böyle bilinçsiz politikalar sürdürülmeye devam ettikçe yok olan sadece bitki ve hayvanlar değil, insanlık olacaktır! Farkedelim artık!