Haziran’ı da uğurluyoruz bugün; gerilimli, sıkıntılı, ölümlü, acılı, kırımlı, kıyımlı halleriyle…

Temmuz’un tuzlu, terli, yangınlı avlusuna adım atıyoruz yarın. Haziran’ı uğurlarken anımsadım; hem İkinci Yeni şiirinde anılan hem de yaşamının sonuna değin toplumcu gerçekçi şiirimizde anıtlaşan bir şairini uğurlamıştık 30 Haziran 2009’da; Kemal Özer’i.

Kısa süreli de olsa dostluğunu kazanmaktan onur duyduğum bir şairdir Kemal Özer. Kitaplığımdaki çok sayıda kitabıyla da değerlimdir, saygın şairimdir.

İlk üç kitabı Gül Yordamı, Ölü Bir Yaz, Tutsak Kan İkinci Yeni devinim duyarlığı, biçimsel kaygılarıyla donanmış şiirlerden oluşur.

1967-71 arası 6 yıllık bir suskunluk döneminden sonra, bu kez gerçekçi, toplumcu şiirleriyle okur karşısına çıkar. Kavganın Yüreği’nde (1973) kendisinin de sık sık yinelediği gibi bu değişimin temelini duyarlıktan bilince kaydırır. “Şiir tarihsel gelişim doğrultusunda insana bilinç ve yön vermelidir” der.

***

“Annem mi bir kadın / Geciken bir kadın gece yatısına / Ölüm kendini göstereli babamın saçlarından / Günübirlik bir kadın / Üsküdar’la İstanbul arasında / Babamdı sakalıydı babamın / Bir akşam göle batırdı” dizeleriyle başlayan Ağıt şiiri, Kemal Özer’in İkinci Yeni’li günlerinin yansıyan resmidir.

Kavganın Yüreği ile şiire yeni bir başlangıç yapar sanki. Şiirlerinin izleğini güncel olaylar, politik kaygılar oluşturmaya başlar. Toplumsal, siyasal olaylara, insanların bu olaylar karşısındaki tepkilerine, duygularına, düşüncelerine tanıklığı önceler.

“Gelecek yılları düşünüyorum birden, / daha aydınlık olacağını yaşamın / kutladıkları vakit hep birlikte / bugün haberlerini taşıyanlar dünyanın, / sokaklarını süpürenler, ayakkaplarını boyayanlar /örenler, işleyenler, dokuyanlar, üretenler / bir ağızdan söyledikleri vakit sağlıklı türküsünü yeniden yaratılanın.” (Yaşadığımız Günlerin şiirleri)

***

Böylece inanç, umut, arkadaşlık, cesaret, aydınlık gibi kavramlar somut biçimde yer alır şiirlerinde. Kemal Özer, şairi “bilinç işçisi” diye tanımlar. “İnsanı toplumsal ilişkiler içindeki konumuyla vermeye çalışan, yaşamın değişebilirliğini sürekli gündeminde tutup insanı zenginleştirmeyi” amaçlar.

Umarım genç kuşak şairleri, şiir heveslileri Kemal Özer şiirinden, düşüncelerinden, yorumlarından, yapıtlarından, şiir bilgisinden gereğince yararlanırlar. Hem İkinci Yeni devinimi yaşamış, ürünler vermiş hem de toplumcu gerçekçi şiirleriyle şiirimizin 35-40 yılına damgasını vurmuş bir şairi enine boyuna, derinliğine incelemeli, dersler çıkarmalı, gereğince yararlanmalılar diye düşünüyorum. Çünkü Kemal Özer gençlere sevgi, saygı duyan, umut ışığı gördüğü genç şairlere yardımcı olmaya çalışan bir şairdi.

Ölümün 12'nci yılında anısına saygıyla…

KEMAL ÖZER ŞİİR ÖDÜLLERİ

Kemal Özer’in ailesi ve Klaros Yayınları’nca şairin anısını yaşatmak amacıyla düzenlenen “Kemal Özer Şiir Ödülü’nün 2021 yılı kazananları da yakın günlerde açıklandı.

Veysel Çolak, Yusuf Alper, Lokman Kurucu, Volkan Hacıoğlu ve şairin ailesi adına Simge Özer’in yer aldığı seçici kurulun yaptığı değerlendirme sonucu Halil İbrahim Özbay 'ın “Yayı Eksik Viyola” kitabı birincilik ödülüne, Eren Şahin 'in “Yıldızlı Sıfır”  kitabı Jüri Özel Ödülü'ne değer görüldü.
Dosya dalında ise Melih Elhan'ın "Atı Sürüyorum"u birincilik, Burak Tokcan'ın "Kırılgan Yüzler Albümü" ikincilik, Dilek Mayatürk'ün "Bir Daha Yok Çiçeği" üçüncülük ödüllerine değer görülürken, Mesut Varlık'ın "Akşam Provası" adlı dosyası da Jüri Özel Ödülü aldı

Bu yılki Kemal Özer Şiir Emek Ödülü ise yitirdiğimiz yazın emekçilerinden Tuncer Uçarol'a verildi.