Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi heyecanı tüm hızıyla devam ederken, sezon başından bu yana istediği ivmeyi bir türlü yakalayamayan köklü kulüplerden biri olan Karşıyaka, parkede yaşadığı puan kayıplarına bir de masa başında aldığı ağır cezaları ekledi. Normal sezonun bitimine son on kritik maç kala ligin dibinden ve düşme hattından hızla uzaklaşmak isteyen yeşil kırmızılı ekip, kendi seyircisi önünde moral bulmayı hedeflerken adeta büyük bir kabusun içine düştü. Takımın ligde kalma umutlarını yeşertmek için taraftarının desteğine en çok ihtiyaç duyduğu bu hassas dönemde, ev sahibi olduğu bir müsabakada yaşanan istenmeyen saha olayları, kulüp yönetimini hem sportif hem de mali açıdan oldukça zor bir duruma soktu. Özellikle son haftalarda alınan istikrarsız sonuçlar taraftarın üzerindeki stresi artırırken, bu gergin atmosfer hafta sonu oynanan dev maça da doğrudan yansıdı.
Hakemler maçı durdurmak zorunda kaldı
Basketbolseverlerin yakından takip ettiği ve 15 Şubat tarihinde Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu zemininde oynanan bu kritik randevu, ne yazık ki basketbolun seyir zevkinden çok tribün terörü ve öfke patlamalarıyla anılacak karanlık bir geceye dönüştü. Karşılaşmanın başından itibaren salonda hakim olan yüksek tansiyon, ilerleyen dakikalarda yerini koro halinde söylenen küfürlü tezahüratlara ve sahaya fırlatılan yabancı maddelere bıraktı. Oyunun akışını ve sahadaki sporcuların güvenliğini doğrudan tehdit eden bu şiddet sarmalı karşısında maçın hakem üçlüsü inisiyatif alarak oyunu durdurma kararı aldı. Kurallar gereği tribünlerin sakinleşmesi için peş peşe üç kez resmi anons yaptırılmasına rağmen öfkeli kalabalığın tepkisi dinmeyince, hakemler çareyi güvenlik güçlerinin eşliğinde parkeyi terk edip soyunma odasına gitmekte buldu. Yaklaşık on beş dakika boyunca duran ve tatil edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan müsabaka, emniyetin aldığı ekstra fiziki önlemler ve yöneticilerin araya girmesiyle ancak güçlükle tamamlanabildi.
Gerilimin fitilini ateşleyen o hareket
Salonun bir anda savaş alanına dönmesine ve olayların tamamen çığırından çıkmasına neden olan asıl kıvılcım ise müsabakanın son anlarında çakıldı. Zorlu geçeceği başından belli olan Galatasaray mücadelesinde, maçın bitimine sadece 1 dakika 38 saniye kala skor tabelası 68-74 konuk takımın lehine döndüğünde salondaki tansiyon adeta zirveye tırmandı. Bu kritik sayıyı kaydeden milli basketbolcu Buğrahan Tuncer, attığı basketin hemen ardından ev sahibi takım taraftarlarının yoğunlukta bulunduğu tribünlere dönerek elleriyle 'oturun, sakin olun' anlamına gelen provokatif bir beden dili kullandı. Zaten maç başından beri gergin olan ve takımlarının mağlubiyete doğru sürüklenmesini hazmedemeyen taraftarlar, bu hareketin ardından adeta çılgına döndü. Oyuncunun bu alaycı tavrı, tribünlerdeki öfkeyi kontrol edilemez bir noktaya taşırken, sahaya pet şişe, çakmak ve bozuk para gibi sayısız yabancı maddenin adeta yağmur gibi yağmasına sebebiyet verdi.
Geçmişten bugüne taşınan salon gerginliği
Aslında bu büyük patlama sadece o gece atılan bir basketin veya yapılan anlık bir hareketin sonucu değildi; olayın kökleri çok daha derinlere, geçmiş yıllarda yaşanan tartışmalara dayanıyordu. Konuk ekibin tecrübeli oyun kurucusu, daha önce 2024 yılında yine aynı salonda oynanan zorlu bir deplasman maçında tribünlerden kendisine yöneltilen sert tepkilere son derece uygunsuz bir şekilde karşılık vermiş ve taraftarlarla arasında onarılması güç bir husumet başlamıştı. O tarihten bu yana İzmir'de oynanan her maçta hedef tahtasına oturtulan oyuncu, topu her eline aldığında koca bir salonun ıslık ve küfürlü protestolarına maruz kalıyordu. Bu kronikleşmiş gerginlik, son oynanan karşılaşmada da kendini şiddetle gösterdi ve oyuncunun attığı kritik basket sonrası yaptığı kutlama tarzı, yıllardır biriken bu husumetin parkede adeta bir yanardağ gibi patlamasına zemin hazırladı.
Yarım milyon liralık ağır fatura
Yaşanan tüm bu kaotik olayların ardından gözler Türkiye Basketbol Federasyonu'nun vereceği kesin karara çevrilmişti. Hafta içi toplanan Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu, müsabakanın hakemleri ve resmi gözlemcisi tarafından hazırlanan detaylı raporları titizlikle inceledikten sonra kulübe ağır bir fatura kesti. Kuruldan yapılan resmi açıklamada, maç boyunca devam eden organize küfürlü tezahüratlar, sahaya fırlatılan tehlikeli maddeler ve müsabakanın üç kez durdurulup hakemlerin soyunma odasına gitmesine sebebiyet veren ağır saha olayları nedeniyle ev sahibi kulübe tam 500 bin TL tutarında idari para cezası verildiği duyuruldu. Zaten ciddi bir ekonomik dar boğazdan geçen İzmir temsilcisi için yarım milyon liralık bu devasa yaptırım, kulübün sarsılan mali yapısına vurulmuş büyük bir darbe olarak kayıtlara geçti.