Türk futbolunun asırlık çınarlarından Karşıyaka, mücadele ettiği 3'üncü Lig arenasında adeta görünmez bir bariyerle savaşıyor. Üst üste üçüncü defa Play-Off biletini cebine koymaya çok yaklaşan İzmir'in köklü temsilcisi, son yıllarda şampiyonluk parolasıyla kurduğu iddialı kadrolara rağmen bir türlü doğrudan üst lige çıkma sevincini yaşayamadı. Özellikle zorlu rakiplerle aynı torbaya düşme şanssızlığı, yeşil-kırmızılı camianın en büyük kabusu haline geldi. Büyük umutlar ve devasa bütçelerle girilen 2023-2024 sezonunu ancak üçüncü sırada bitirebilen Kaf-Kaf, eleme maçlarının daha ilk turunda havlu atarak taraftarını kahretmişti. O dönem İzmir ekibinin sadece beş puan önünde ipi göğüsleyen Batman Petrolspor ile güçlü rakibi Elazığspor'un 2'nci Lig'e yükselmesi, kaçan fırsatın büyüklüğünü gözler önüne serdi. Nitekim o sezonun şampiyonu Batman, şu an bulunduğu üst ligde de zirve yarışını domine ediyor. Oysa Kaf-Kaf, geçtiğimiz sezona fırtına gibi girmiş, ilk sekiz haftada yedi galibiyet alarak namağlup liderlik koltuğuna oturmuştu. Ancak kulübün sevilen Futbol Şube Başkanı Gökhan Şensan'ın ani vefatı ve ardı arkası kesilmeyen kongre krizleri, takımın saha içi kimyasını temelden sarsarak başarıyı engelledi.
Dev bütçeli rakipler ve saha dışı talihsizlikler
Tam da bu çalkantılı periyotta, yeşil-kırmızılıların yolu tam on sekiz yıl aradan sonra Türk futbolunun efsanevi kulüplerinden Bursaspor ile aynı grupta kesişti. Şehrin tüm dinamiklerini arkasına alarak transfer tahtasını açan ve adeta bir yıldızlar topluluğu kuran yeşil-beyazlı rakip, liderlik koltuğunu devraldıktan sonra bir daha asla bırakmadı. Karşıyaka, bu dev bütçeli rakibiyle ilk maçta berabere kalıp, rövanşta kendi evinde mağlup etmeyi başarsa da, sezonu şampiyonun ardında ikinci tamamlamaktan kurtulamadı. Asıl büyük yıkım ise sezonun en kritik virajında geldi. Bursaspor zaferinin hemen ardından alınan seyirci yasağı cezası nedeniyle, Play-Off eşleşmesinde Muşspor karşısına boş tribünler önünde çıkmak zorunda kalan Kaf-Kaf, kendi evinde aldığı acı mağlubiyetle bir sezonu daha hüsranla kapattı. Bugün bakıldığında, İzmir ekibinin o dönemki rakipleri Bursaspor ve Muşspor'un bir üst ligde şampiyonluk mücadelesi veriyor olması, Kaf-Kaf'ın ne denli zorlu bir gruptan çıkmaya çalıştığının en net ispatı niteliğinde.
Bahis depremi zirve yürüyüşünü sekteye uğrattı
Geride bıraktığımız sekiz yıllık lig serüveninin ardından bu sezon strateji değiştiren ve genç ağırlıklı, dinamik bir takım kurgulayan yeşil-kırmızılılar, sezonun ilk yarısında alışılmış o fırtınalı girişlerinden birini daha yaptı. Namağlup bir şekilde yeniden zirveye kurulan İzmir temsilcisi, tam ritim bulmuşken bu kez de saha dışı dev bir krizin tam ortasında kaldı. Türkiye Futbol Federasyonu tarafından lig devam ederken aniden başlatılan bahis soruşturması, takımın bel kemiğini oluşturan ilk on bir oyuncularından tam sekizinin hak mahrumiyeti cezası almasıyla sonuçlandı. Sahaya sürecek oyuncu bulmakta zorlanan ve moral motivasyonu ağır yara alan Karşıyaka, mecburen liderlik koltuğundan inmek zorunda kalsa da pes etmedi ve inatçı karakteriyle zirve takibini sürdürmeyi başardı.
Diğer grupların liderlerini kıskandıran puan tablosu
Karşıyaka'nın içinde bulunduğu 3'üncü Lig 4'üncü Grup, adeta devlerin çarpıştığı bir arenaya dönüşmüş durumda. Ciddi yatırımlar yapan Kütahyaspor ve Eskişehirspor'un ilk iki sırayı parsellediği grupta, İzmir ekibi yaşadığı onca şanssızlığa ve kadro zafiyetine rağmen inanılmaz bir puan ortalaması tutturdu. Oluşan puan tablosu Türk futbolundaki adaletsiz grup dağılımlarını bir kez daha tartışmaya açıyor. Güncel duruma bakıldığında; 1'inci Grup'ta İnegöl Kafkasspor 50 puanla, 2'nci Grup'ta 12 Bingölspor sadece 49 puanla, 3'üncü Grup'ta ise Sebat Gençlikspor 57 puanla liderlik koltuğunda oturuyor. Oysa Kaf-Kaf, oynadığı 25 maçta topladığı tam 56 puanla kendi grubunda ancak üçüncü sırada kendisine yer bulabiliyor. Zirvedeki rakiplerinden Kütahyaspor'un 66, Eskişehirspor'un ise 60 puana ulaştığı bu amansız yarışta, maç başına 2,24 gibi muazzam bir puan ortalaması yakalayan yeşil-kırmızılılar, 17 galibiyet, 5 beraberlik ve sadece 3 mağlubiyetlik harika karnesine rağmen doğrudan üst lige çıkma potasının dışında kalıyor.
Gözler yeniden eleme maçlarına çevrildi
Yaşanan tüm bu absürt istatistikler ve akıl almaz krizlerin gölgesinde, normal sezonun bitimine sadece beş kritik hafta kala İzmir temsilcisi gerçekçi hedefine odaklanmış durumda. Liderlik şansının matematiksel olarak mucizelere kalmasıyla birlikte teknik heyet, takımın rotasını tamamen eleme maçlarına çevirdi. Taraftarının o meşhur itici gücünü arkasına alarak bu kez hata yapmak istemeyen Kaf-Kaf, haftalar öncesinden kampa girerek mental ve fiziksel hazırlıklarını en üst seviyeye çıkarmayı planlıyor. Kurulan dinamik oyun sisteminin ve yakalanan bu yüksek puan ortalamasının, eleme turlarında rakiplere karşı büyük bir psikolojik üstünlük sağlaması öngörülüyor. Yıllardır süren bu talihsizlik zincirini kırmak ve o çok özlenen üst lige adım atmak için forma giyen oyuncular, sahada son damlasına kadar savaşacaklarının sinyallerini veriyor. Şehir, asırlık çınarının bu onurlu mücadelesinde bir kez daha kenetlenirken, camianın dikkati mayıs ayında oynanacak telafisi olmayan o büyük finallere yönelmiş bulunuyor.