Her gün aracınla Alsancak’a gidip gelsen günde 16 lira.
25 gün çalışsan, ayda 400 lira...
O da otopark bulursan.
Alsancak’ta ara sokaklarda kapatılan arsalarda özel park 2 saatte 20 lira.
Zaten otopark da yok. Olanların bir çoğu da korsan.
Gece vampirpark hortuyor.
Korsanlar... Vermesen korkuyorsun, arabaya bir şey yapacak diye.
Yani deniliyorki; “Araç kullanma. Zaten otopark yok, toplu taşımaya yönlen.”
**
Hafta içi Alsancak ve civarı için yeni imar planları geçti Büyükşehir’den.
Kısaca söyleyeyim.
Hilton’un arkasındaki sevgi yoluna tamamen, Kıbrıs Şehitleri’ndekine ise kısmen araç trafiği izini çıkacak.
Daha korkuncu; Liman arkası ve Kemeraltı’na kadar uzanan bölgeye bol bol gökdelen izni.
Zaten eski Sirgeli Kavşağı’nda (Bornova-Karşıyaka ayrımı) bir facia hazırlığı var.
Gökdelenler bölgesi dedikleri yerin altı çamur. Dikiliyor mezar taşı gibi binalar.
Alsancak Stadı civarı da aynı olacak. Bu binaları asgari ücretli alacak ya da kiralayacak değil ya.
Yani diyorsun ki: “Arabalılar buraya.”
**
220 hektarlık alan, İzmir’in kalbi.
Durup durup burayı kurcalıyorlar. Çünkü rant burada.
Allah kulu da çıkıp; “Ya kardeşim bu insanlar kentin içine nasıl gelecek? Nasıl hava alacak?” diye sormuyor.
Bir seçilmiş arkadaşımız çıkıp; “Birader bu metro niye Otogar’a gitmiyor? Hükümet niye yatırım programına almıyor? Almıyorsa biz niye yapmıyoruz?”
Niye demiyor?
**
Sonra doğal olarak bütün kurumlar bu planlara itiraz ediyor. Eder tabi...
Çünkü “Karanlık Hesaplar” bunlar.
Rant salyası akıyor her yanından.
Başka iş arıyorsan; kent merkezinde otopark yeri bul.
Nefes alacak yer yarat.
Fuarı çöplük olmaktan kurtar en azından, yaptığın yarışmanın sonucunu devreye al.
Otogara, yeni fuara raylı sistem götür.
Akşam saatleri bi kafanı çıkar, Alsancak’ta, Ege Üniversitesi’nde, Karşıyaka Altınyol’da kilitlenen trafiğe bak. Çözüm bul.
Alsancak Garı'na “Kafadan girip, batından çıkan tren” projesi gibi olmasın ama...
Urla’da Balıklıova’da yıkım kavgası var.
Evleri yıkılan garibanların kavgası bitmiyor.
Bu karda kışta halkçı CHP'nin ekipleri iş başında.
İş makineleri, kazma kürek ev yıkma durumunda.
Yıkmasın mı?
Kaçaksa, aykırıysa “Evet”.
Amma; Durum böyle ise sorularımız da şöyle:
1-Bu gariban vatandaşların 1. İdare Mahkemesi'ne açtığı dava devam ediyor mu? Ediyor. O zaman mahkeme kararı neden beklenmiyor?
2-Hacılar Koyu denen mevkide Mustafa Latif Topbaş tarafından yaptırılmış 18 kaçak villa için 8 Ekim 2015’te Danıştay’ın da onadığı yıkım kararı Urla Belediyesi’ne gelmedi mi?
3-Geldiyse 30 gün içerisinde gidip bu villaları neden yıkmadınız? Yıkmıyorsunuz ?
4-Urla Belediyesi yetkisi içerisinde 8 bin kaçak binanın bulunduğu, bunlardan 7 bin adedine yıkım kararı çıktığı, yıkım kararı çıkan binaların içerisinde Başkan Uyar’ın ailesine ait binalar da olduğu iddiası doğru mu?
5-CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’nun verdiği “Söz” ne oldu?
Karda kışta kedi köpeğe kulübe yapıp basının objektiflerine poz vermek ne güzel.
Kediye köpeğe kulübe, donan vatandaşa sokak yolları...
Bu nasıl denge?
Hacılar Koyu’ndaki villalarda çatır çatır şömineler yansın,
Balıklıova’da devletin hızarı çalışsın...
“Gücün fakire mi yetti?” demezler mi?
KARNE ALARMI
Arkadaş karne yüzünden iki evlat yitirdik.
Biri Bursa’da kız çocuğu yaş 13, biri Kayseri’de yaş 13.
Dikkat et. Ne çocuk ne genç. Arada kalmış ve aile desteğine en çok ihtiyaç duydukları yaş.
Nedir ki karne?
Aslında ailenin notları var orada.
Anne babanın.
Geçtiğimiz yıllara göre çok çok şükür demek lazım.
Of bile demeyin.
İlgisizlik, sevgisizlik ve yarattığı aşırı kaygı durumu intihara sürükledi çocukları.
Ey aileler anne babalar.
Kızmamak dahi çözüm değil. Sev evladını, kötü karneye sen hazırla...
Allah korusun hiçbir diploma, giden evladını yerine koymaz...
BÜYÜK AİLE
THY'nin yönetim kurulu eski başkanı Hamdi Topçu’nun tam 46 akrabası THY de çalışıyor.
Topçu THY için; “Biz bir aileyiz” derken yalan söylemiyormuş.