Kara bitti sıra denizde

Abone Ol
Dünyadaki birçok canlı türü şiddetli bir hızla azalıyor.
Bizim mamutları kitaplardan okuduğumuz gibi, günün birinde, çocuklarımız da leoparları sadece eski fotoğraflarından bilecek.
Onların çocukları, ayıları eski belgesellerden izleyecek.
O fotoğrafların ya da belgesellerin yenisi çekilmeyecek.
Karadakilerin durumu içler acısı da, denizdekilerin keyfi yerinde mi?

* * *
Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) tarafından yapılan son araştırma vahim durumu -tabii görmek isteyenler için- bir kez daha gözler önüne serdi.
Yapılan araştırmada aralarında ada martısı, kum köpekbalığı, şişe burunlu yunus, orfoz ve yumuşakçaların bulunduğu deniz canlılarının neslinin çevresel faktörler nedeniyle tükenme tehlikesi yaşadığı belirtildi.
Geçtiğimiz hafta İzmir’de SAD Koordinasyonu’nda düzenlenen “ÇED ve Bilirkişi Raporlarında Tespit Edilen Sorunlar, Nedenleri ve Çözüm Önerileri” panelinde konu yeniden gündeme taşındı.
SAD Yönetim Kurulu Başkanı Nesimi Ozan Veryeri, “Canlıları tek tek korumak hiçbir anlam ifade etmiyor. Kıyılardaki yatırım kararlarına yön veren Çevre ve Sosyal Etki Değerlendirme (ÇED) raporlarında niteliksiz olanların önüne geçilerek, el değmemiş kıyılar korunmazsa çok sayıda canlı yok olacak” diyerek uyarıda bulundu.

* * *
Denizde ve kıyıda yaşayan canlılar, balıklar, kuşlar ve deniz bitkilerinin hayatta kalması için belki de en önemli etken, kıyılardaki insan tahribatının durması.
Yüzyıllardır hatta binlerce yıldır o kıyılarda yaşayan canlıların 'ev'lerinin üstüne oteller, beach'ler, restoranlar, barlar kuruyoruz. Liman üstüne liman inşa ediyoruz. Çat çat ÇED çıkıyor, hemen her yatırıma. Hiçbir şey kurmuyorsak, mutlaka kirletiyoruz. Daha fazla karasal alan için denizleri dolduruyor, kıyıları öteliyoruz.
Böyle olunca zavallı canlılar ya alanı terk ediyor ya da doğal davranışları dışına çıkarak liman ve benzeri yapay alanlara sığınıyor.
Bir gün, bu dünyada yapayalnız kalmak istemiyorsak, kendi evimiz gibi onlarınkini de korumak için şimdi harekete geçmeliyiz.
Bu çığlığı duyan var mı?
Yoksa bu topraklarda ve denizlerde yaşayıp da soyu tükenen diğer canlılara yaptığımız gibi ada martısının, kum köpekbalığının, şişe burunlu yunusun, orfozun ve daha birçok canlının yok oluşunu sadece izlemekle mi yetineceğiz.