Kadın işçilerin doğumla ilgili izinleri ve sorunları-2
Yine önceki yazımızda Analık İzni Veya Ücretsiz İzin Sonrası Yapılacak Kısmi Süreli Çalışmalar Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca doğum yapan işçilerin kısmi süreli çalışma talep edebileceklerine de değinmiştik.
Kısmi süreli çalışma talebinde bulunan işçi işten çıkarılmaya karşı korunabilecek mi?
Her ne kadar söz konusu yönetmelikte kısmi süreli çalışma talebinde bulunan işçinin bu talebi iş sözleşmesinin feshi konusunda geçerli neden teşkil etmeyeceği belirtilmiş ise de ülkemizdeki uygulamalara baktığımızda bu yönetmelik hükmünün yeterli bir koruma sağlamayacağı görülmektedir.
Çünkü ülkemizde hamilelik işten çıkarma konusunda geçerli bir neden değilse de birçok kadın salt hamile kaldığı için işten çıkarılıyor. Bir de özellikle de iş güvencesine ilişkin hükümlerinin uygulanmadığı otuzdan az işçi çalıştıran işyerlerinde işverenlerin işten çıkarma konusunda geçerli bir neden göstermek zorunda olmadıkları dikkate alındığında yönetmelik hükümlerinin yeterli koruma sağlamadığı anlaşılacaktır. Ayrıca iş güvencesi hükümleri kapsamı dışında kalan işyerlerinde işverenler işçilerini, tazminatlarını ödeyerek her zaman kolayca işten çıkarabilmektedirler.
Özetlemek gerekirse bu yasa ve yönetmelik, aslında kadını çalışma hayatından çekmenin ve doğurganlığı artırmayı amaçlamanın temel alındığı bir hukuki düzenleme anlamını taşıyor. Ayrıca konuya çalışma yaşamı açısından bakıldığında da iş güvencesinin yeterli olmadığı ülkemizde geçmişte sadece çalışan kadınları işinden eden analık izinleri, getirilen kısmi çalışma uygulamaları ile birlikte kısmi çalışma hakkı tanınan erkekleri de işinden edecek gibi görünüyor.
Oysa çağdaş ülkelerde çalışan kadınlara analık halinde tanınan ve sağlanan haklar göz önüne alındığında, bu konuda da yerimizde saydığımız sonucuna varılıyor.