Altınordu ve Gençlerbirliği; ikisi de 1923'te

kurulmuş kulüplerdir; Altınordu Cumhuriyet'in ilkidir!

Sporsal ilkeleri de Cumhuriyet kapsamındadır bu armadaların; çağdaşlıktır, dürüstlük, fazilettir (erdemlilik) Altınordu’ya gönül verenlerin sempati duyanların da mottosu; ‘’İyi Birey İyi Vatandaş İyi Futbolcu’’dur!

Yönetenler; yarışmacı-yetiştirici olabilmek adına bilgenin; ‘’yürümek daima, ileri daima/tükeniştir

çünkü yerinde saymak’’ını benimsemiştir.

***

Bu iki takım, "ilk kez" 78 yıl önce karşılaşmışlardı, yine -43 yıl sonra- ”Cumhuriyet’in/Kuruluşun/Kurtuluşun Kenti”

İzmir’de rakip oldular futbolun "ilk" oynandığı Bornova'da dün gece!

Kırmızı-Lacivertliler kesenin ağzını açmış, bu sezon “mutlak şampiyonluk” amaçlı kadro yapmıştı, -özellikle- hücumcu sayısını da artırmıştı.

Bundan böyle “biz Süper Lig’e çıkmak istemiyoruz”lu açıklamalar da

yerini ‘’şampiyonluk için yeniden yola çıkıyoruz’’ söylemlerine bırakmıştı!

‘’Sevgimiz sevdamız her derde bire bir’’ diyen "özverili" taraftarı da "ilk" 3 puana sevinmeye koşmuştu maça.

***

Altın, "şampiyonluğa oynayan ekip görüntüsü vermekten" çok ama çok uzaktı. Böylesi silik futbolla galip gelmek de hayal olurdu. Düşünün tek atağı; golle sonuçlanandı.

Hüseyin Eroğlu, mutlaka gerekeni yapacaktır.

Deneyimli Gençler topu daha iyi kullanan ve 3.bölgede etkin olan ve golllerini de bulandı.

Kırmızı-Siyahlı ekibe tek yakışmaya;n Teknik Direktör Erkan Sözeri'nin kenardaki hırçın hareketleriydi.

***

Üstad Odysseas Elytis’in anlattığı gibi:

"Ege akşamında hem neşe hem de keder vardır ve öylesine eşittir ki bu ikisi birbirine; geriye yalnız gerçek kalır.’’

O gerçek de; daima var olacak Cumhuriyet ve kulüpleri Altınordu'dur, Gençler'dir!