2024-2026 dönemi İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz ve İzmir Barosu Yönetim Kurulu üyeleri hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma, Baro yönetiminin 19 Mart protestoları sürecinde yaptığı hak temelli açıklamaları suç unsuru olarak gösteren bir fezlekeye dayandırıldı ve Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni talep edildi. Baro yönetiminin Kırıklar Ceza İnfaz Kurumu’ndaki hak ihlallerini raporlaştırıp kamuoyuyla paylaşması, Menemen Ceza İnfaz Kurumu’nda 19 Mart protestoları kapsamında tutuklanan gençlere yönelik işkenceyi raporlayarak duyurması ve 19 Mart sürecinde eylemlere katılarak eylemlerin meşruiyetine vurgu yapması, soruşturmanın temel gerekçeleri olarak gösterildi.
İzmir Barosu’ndan sert açıklama
Baro, 118 yıllık tarihi boyunca hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini savunmayı ilke edinmiş durumda. Baro tarafından yapılan açıklamada, “Kurulan her cümle ve yazılan her satır, Avukatlık Kanunu’nun baro yönetim kurullarına yüklediği sorumluluk gereğidir” denildi.
Baronun mesleki ve yasal sorumlulukları kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin soruşturma konusu yapılmasının, savunma mesleğinin kamusal niteliğini ve hukuk devletinin temel ilkelerini tartışmaya açmayı amaçladığı ifade edildi. İzmir Barosu, hukukun üstünlüğünü ve demokratik değerleri savunmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Savunma susmadı, susmayacak” mesajı verdi.
Yapılan açıklama şöyle:
İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyeleri Hakkında Yeni Bir Soruşturma Daha Açıldı
2024-2026 dönemi İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz ve İzmir Barosu Yönetim Kurulu üyeleri hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı. Söz konusu soruşturma, Baronun 19 Mart protestoları süreci boyunca hak temelli açıklamalarını suç unsuru gibi gösteren ve Adalet Bakanlığından soruşturma izni talep edilen bir fezlekeye dayanmaktadır.
İzmir Barosunun Kırıklar Ceza İnfaz Kurumundaki hak ihlallerini raporlaştırarak kamuoyuyla paylaşması, Menemen Ceza İnfaz Kurumunda 19 Mart protestoları kapsamında tutuklanan gençlere yönelik gerçekleşen işkenceyi raporlayarak kamuoyuna duyurması ve İzmir Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu'nun 19 Mart sürecinde eylemlere katılarak yapılan eylemlerin meşruiyetine vurgu yapması gerekçeleriyle verilmiş olan soruşturma izni vesilesiyle bir kez daha söyleyelim:
İzmir Barosu 118 yıllık tarihi boyunca hiçbir baskıya boyun eğmeden her zaman hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini savunmuştur. Bunu yaparken kurduğu her cümle, yazdığı her satır Avukatlık Kanunu’nun baro yönetim kurullarına yüklediği sorumluluk gereğidir.
Baroların mesleki ve yasal sorumlulukları kapsamında yürüttüğü faaliyetlerin soruşturma konusu yapılması, savunma mesleğinin kamusal niteliğini ve hukuk devletinin temel ilkelerini tartışmaya açmaya çalışmaktır. Ancak bilinmelidir ki İzmir Barosu, dün olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğünü, insan haklarını ve demokratik değerleri savunmaktan geri durmayacaktır.
Savunma susmadı, susmayacak!




