28 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve kısa sürede bölgesel bir savaşa dönüşen İran-ABD-İsrail gerilimi, 24. gününde tarihin en kritik dönemeçlerinden birini yaşıyor. Başlangıçta karşılıklı hava operasyonlarıyla sınırlı kalacağı tahmin edilen çatışma, bugün itibarıyla diplomatik kanalların tamamen tıkandığı, siber saldırıların fiziksel imha ile birleştiği bir kaosa dönüştü. Tahran yönetimi, İsrail ve ABD’nin saldırgan tutumuna karşı bölge genelinde bir "direniş" hattı kurarken, Washington ve Tel Aviv’in İran’ın komuta kademesini doğrudan hedef alması savaşın şiddetini her geçen saat artırıyor.
Savaşın Yeni Cepheleri: Hangi Ülkeler Çatışmaya Dahil Oldu?
Savaş, sadece İran ve İsrail topraklarıyla sınırlı kalmayarak bölgesel bir vekalet ve doğrudan müdahale savaşına dönüştü. 23 Mart 2026 itibarıyla sahadaki askeri hareketlilik şu şekilde şekilleniyor:
-
İran: Tahran, İsfahan ve stratejik nükleer tesislerin bulunduğu bölgeler ABD ve İsrail hava kuvvetleri tarafından yoğun bombardıman altında tutuluyor.
-
Körfez Ülkeleri: İran’ın misilleme saldırıları sadece İsrail’i değil, ABD üslerine ev sahipliği yapan Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’deki stratejik noktaları da hedef aldı.
-
İsrail: Tel Aviv ve Hayfa başta olmak üzere İran’dan fırlatılan uzun menzilli füzeler ve İHA sürüleri İsrail savunma sistemlerini (Demir Kubbe ve Ok) zorlamaya devam ediyor.
-
Lübnan ve Suriye: Bu iki ülke, İran destekli grupların lojistik üssü ve İsrail’in hava operasyonlarının ikincil sahası haline gelmiş durumda.
Trump’ın "Enerji İmhası"
ABD Başkanı Donald Trump’ın son yaptığı açıklama, savaşın seyrini askeri hedeflerden sivil yaşam destek ünitelerine kaydırdı. Trump, İran’ın elektrik santrallerini ve enerji altyapısını "meşru hedef" olarak ilan etti. Bu hamle, modern bir devletin yaşam damarlarını kesmek anlamına geliyor. İran Cumhurbaşkanı Mesut Pezeşkiyan'ın Yardımcısı İsmail Sekab İsfahani’nin, bölge halkına yönelik "48 saat içinde su depolayın ve telefonlarınızı şarj edin" çağrısı, beklenen büyük bir siber veya fiziksel altyapı saldırısının ön habercisi olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, elektrik şebekelerinin çökmesi durumunda hastanelerin, su arıtma tesislerinin ve iletişim ağlarının tamamen devre dışı kalabileceği konusunda uyarıyor.
Sahada Can Kaybı ve Yaralı Sayısı Kaça Ulaştı?
İranlı yetkililerden ve bölgedeki sahadan gelen son veriler, savaşın acı yüzünü rakamlarla ortaya koyuyor. Çatışmaların başladığı 28 Şubat’tan bu yana yaşanan kayıplar korkutucu seviyelere ulaştı:
| Veri Türü | Bildirilen Miktar |
| Toplam Ölü Sayısı | 1.348+ |
| Yaralı Sayısı | 17.000+ |
| Vurulan Stratejik Hedef | 450+ |
| Göç Eden Sivil Sayısı | 2.5 Milyon (Tahmini) |
İran dini lideri Ali Hamaney’in de aralarında bulunduğu çok sayıda üst düzey yetkilinin öldürülmesi, İran içindeki hiyerarşide ciddi bir sarsıntı yaratırken, sivil yerleşim yerlerine düşen mühimmatlar nedeniyle insani kriz derinleşiyor.