İçme birader

Plaka 35 birader…

Burası başka bir yer… Burası İzmir birader…

….

Misal çıkarsın Kordon’a, Karşıyaka sahile…

Olmadı Güzelbahçe Sahilevleri…

Bul bir mis gibi deniz kenarı işte…

Sağında profesör, solunda duvarcı ustası ve ailesi…

Hemen kol mesafesinde…

Kimse kimseye “Neden ?” demez…

“Neden”i çok sevmez…

Kültür böyle deşarj eder kendini…

Böyle bulaşır İzmirlilik…

Kimse kimseyi yargılamaz... Ve hatta ırgalamaz…

Bunun adı da demokrasidir…

İnsan hakkıdır. Kendi içinde özgürlüktür. Saygıdır.

Bu hakları kimse vermez, İzmirli yaratmıştır kendi kendine çoktan…

Burası tam 35 kardeş…

Yok o futbol teriminden değil…

Hep beraber tam 35…

İnsanın sosyal statüsüne göre ayrılmadığı, aynı yöne aslan gibi baktığı, insanların birbirini, doğruya, güzele, namusa şerefe, delikanlılığa özendirdiği, karına kıza garip bakmak yerine, ağabeylik ablalık etmeyi öğrettiği yer…

Hepsi birden, hepimiz birden 35…

Kimsenin kimseye “Niye içiyorsun ?” demediği yer…

Ama, “İçmek yasak” denildiğinde Yeşilay sempatizanının bile “Niye karışıyorsun?” dediği yer…

Peki İzmirli birbirine “İçme” der mi?

Evet, der…

Çok içtiyse, hastalandıysa, araba kullanacaksa, zararlı olduğunu anlatacaksa, der…

“İçme hacım” der…

Anca böyle der… Ablalık, annelik, ağabeylik, babalık yapmak için der…

Böyle olduğu için göremezsin; çocuk tacizi, gasp, tecavüz, Ramazan günü adam dövme, içkili restoranlara saldırı, cam çerçeve indirme…

Yoktur…

Kız kısmı maça gider burada… Hem de aslan gibi, girer çıkar…

Canı isterse de iki bira yudumlar körfeze karşı…

Burası 35-İzmir

Bu yüzden örümceklenmiş beyinler yerine, özgür seçkilerle, insanlar içer ya da içmez.

Oyunu şuna ya da buna verir.

Ha, canın istedi diye yasak koyarsan…

İçmeyen bile döner bakar…

“Sana ne kardeşim ?” der…

İşte bu yüzden İzmirli gururludur.

Çünkü suç ve cezayı oluşturan vicdanıdır.

Edepsizi zaten barındırmaz…

Kimseye de hayatını, formatlatmaz…

Bergama…

İzmir’in ilçesi.

Belediye el değiştirdi.

Dünyanın ilk sağlık merkezi…

Doğru dürüst, yabancı turist uğramıyor.

Kaplıcaları, tarım hitarlandı kan ağlıyor…

Bir madeni vardı, talancıların elinde oyuncak oldu.

Bekleniyor ki; tarım, özellikle turizm zıplasın…

Dünya o eşsiz mesire yerlerini görsün, sağlık turizminin çıkış noktası olsun…

Çok beklersin…

Başkanın bayram talimatı şöyle: “Kleopatra Güzellik Ilıcası Tesislerinde Alkol almak yasaktır”

Burası 35…Tam 35…

Merak etmeyin, bunu da kusacaktır…

Ama bugün ama yarın…

Şimdi yeni seçilmenin heyecanıyla başkan diyor ki;

“Ey vatandaş içmeyin, yassağğhhdır”

Biz de diyoruz ki;

“Sana ne?”

***

Bu ne yaman çelişki…

Ekrem İmamoğlu sihirini yaratan AKP, acı olan bu sihiri yarattığının farkında değil.

Beylikdüzü küçük bir belediye.

Orasının başkanıydı İmamoğlu.

Al biraz filmi geriye.

Köfteci dükkanından, umut olmaya giden yolun adamı.

“Köfteci Ekrem” bugün, büyük bir kesimin umudu olmuşsa, bir de geriye bakacaksın.

“Ben nerde hata yaptım” demek durumundasın…

Bu yaman çelişkiyi çözmek için alim olmaya gerek yok.

17 yıllık macerayı bir gözden geçirmek yeterli…

İşte bu yaman çelişki, bir halk kahramanı yarattı.

Ve her ayrıştırıcı açıklama ve iftira da O’nu yüceltmeye devam ediyor.

İşte bu yaman çelişki insanlara şöyle dedirttiriyor; “Her şey güzel olacak”

***

Nefis tespitler

Aklın yolu bir.

Tunç Soyer’den nefis bir açıklama okudum…

Basmane çukuru yapay gölet ve dinlenme alanı.

Basmane, Alsancak Gar, Alsancak Cami önü yer altı yolu.

Karşıyaka iskele önü alt geçit…

İşte bu kadar…

Bunları yapmak, kenti baştan yapmaktan zor..

Zor ama gereklilik de bu…

En azından tespitler doğru.

Dört gözle bu projelerin hayata geçmesini bekliyor olacağız.

Sayılan yerler trafik akışını rahatlatacak, kendi kendine doğal meydanlar da yaratacaktır.

Dört gözle bekliyor olacağız.

***

İSPARK

Twitter bakanı Melih Gökçek yine gürledi.

İddiasına göre, İstanbul İSPARK, HDP’ye verilecekmiş.

Dolayısıyla PKK işletecekmiş…

Yani böyle saçmalık olabilir mi?

İSPARK'ın zarar ettiğini Binali Bey çözmeye çalışıyor, o bile başaramıyor.

Attığın taş suya deyse başkan…

Zarar eden bir şirket ulufe diye verilir mi?

Verilse de kim alır?

Fıkra niyetine dinle işte…

Allah akıl fikir versin…

***

Deli Ziya: “La bu İSPARK nasıl zarar etmiş? Benim de kafam almıyor.”

YORUM EKLE