Hangi çuvaldan başlasınlar

Hemen hemen her alanda çuvallıyoruz.

Her seferinde bundan daha kötüsü bundan daha dibi var mı dedikçe daha da batıyoruz.
Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün kurduğu Google ve ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Küresel Orman İzleme Girişimi (GFW) uydu görüntüleriyle canlı olarak orman kayıplarını izliyor.
Türkiye 2017 yılında 33.900 hektar orman alanı kaybetti. Bu durum ‘vahim’ olarak değerlendirilirken en çok kayıp yaşayan şehir ise 4.120 hektarla İzmir olurdu.

Çok yakında açıklanacak 2018 verileri ise bundan daha da kötü bir durumda olduğumuzu söylüyor. Zaten bunu son bir ayda yanan orman arazilerinden, ODTÜ'de öğrencilerin büyük mücadelesine rağmen okul yönetimi tarafından bilinçsizce yok edilmeye çalışılan ağaçlık alanlardan net bir şekilde görüyoruz.

Orman Genel Müdürlüğü verilerine bakacak olursanız, orda pembe bir tablo var... Türkiye'nin 1973 yılında 20 milyon 199 bin 296 hektar olan orman varlığı, geçen yıl 22 milyon 621 bin 935 hektara yükselmiş.
Zaten ekomomiden sorumlu bakana bakarsak ekonomi çok iyi, içişleri bakanına bakarsak ülkede hiç sorun yok.
 

***


ODTÜ'deki ağaç kıyımına öğrenciler direnirken


İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanat Sanatlar Fakültesi'nde de başka bir mücadele yaşanıyor.

Öğrenciler, Narlıdere ilçesindeki kampüslerinin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılıp, geçici süreyle Tınaztepe Yerleşkesi'ne taşınmasına yönelik kararı protesto etmeyi sürdüyor. Büyükşehir Belediyesi'nin "okulu güçlendirelim, yeniden yapımı için destek olalım" önerilerine karşın DEÜ yönetimi fakülteyi yıkmak için elinden geleni yapıyor.

Geçtiğimiz günlerde TARKEM'deydim...

Onlar da Kemeraltı'nda öğrencilere tüm imkanlara sahip harika bir kampüs yaratabileceklerini söylüyorlar ama rektör telefonlara çıkmıyor, kendilerine randevu bile vermiyor.

Onlar randevu vermek yerine öğretmenlere taşınma sırasında kolaylık olsun diye boş çuval vermeyi seçiyorlar. 5 çuval...

Doldur doldurabildiğin kadar...

Ya anılar ya haksızlıklar...

Onlar öyle yıkılan duvarlar altında kalsınlar....
***
Taşınma için gerekçe fakültenin depreme dayanıksız olduğuna söyleyen bir rapor. Ama raporu gören yok.
Öğrenciler ve öğretim görevlileri böyle bir raporun olduğuna inanmıyorlar.

Öğrencilerin iddiaları şöyle: "Fakülteyi taşımaktaki amaçları, 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi'ni boşaltılan alana yayarak kar getirecek yeni bölümlerin bu noktada inşa edilmesi. Tüm planlar buna göre yapıldı. Hastanenin içinden fakültenin olduğu alana geçişin düzenlenmesi hazırlandı.

Olan öğrencilere ve hocalarımıza olacak. İçinde atölyelerin, stüdyoların, çalışma alanlarının, fırınların, tiyatro salonunun ve sergi alanın olmadığı bir binanın içine bizi tıkmak istiyorlar.

Bizse sanat üretebildiğimiz fakültemizden ayrılmak istemiyoruz."
Tiyatro Bölüm Başkanı Semih Çelenk de sosyal medya hesabında şu etkileyici notu paylaştı:
"Bugün bize hoca başı beşer tane çuval dağıttılar. Eşyalarımızı buna koyup ağzını bağlayıp bırakacakmışız... Biz o arada somut kanıtlarla bir ofis binasında neden tiyatro eğitimi yapamayacağımızla ilgili bölüm kurulu kararı alıyorduk... Beş çuval. yoksa sizin çuvalladığımızın bir simgesi mi bu çuvallar? Sizin yerinize her gün utanmaktan yorulduk.... İstediğimiz çuvaldan başlıyabiliyor muyuz hocam?"
Daha önce de yazmıştım bir kez daha yazıyorum, okul yönetiminin öğrencilere ve öğretim görevlilerine kulak verip bu hatadan dönmesi gerekiyor.

Lütfen Güzel Sanatlar Fakültesi'ni rahat bırakın!

Yardım çağrılarına kullaklarınızı kapatmayın!

YORUM EKLE