Oyukların hayat verdiği köy Barbaros

Ekonomik nedenlerle genç nüfusunu büyükşehirlere gönderen Urla'nın Barbaros Köyü iki yıldan bu yana yeniden canlanmaya başladı.

Oyukların hayat verdiği köy Barbaros

Ekonomik nedenlerle genç nüfusunu büyükşehirlere gönderen Urla'nın Barbaros Köyü iki yıldan bu yana yeniden canlanmaya başladı. Barbaros Oyuk Festivali köyde tarım ve turizm faaliyetlerinin yeniden canlanmasını sağladı.

sinannBarbaroslu 'oyuk'lar köyün kaderini değiştirdi. Geçmişte yoğun olarak tarım ve turizm faaliyetleri yapılan ama son yıllarda bir çok köy gibi kabuğuna çekilen ve ekonomik nedenlerle genç nüfusunu büyükşehirlere gönderen Urla'nın Barbaros Köyü iki yıldan bu yana yeniden canlanmaya başladı. Barbaroslular'ın 2016 yılında imece usulü başlattıkları Oyuk (korkuluk) Festivali köyde tarım ve turizm faaliyetlerinin yeniden canlanmasını sağlarken köyün genç nüfusu da yeniden topraklarına dönmeye başladı. Barbaros Oyuk Festivali'nin ilk defa 2016 yılında, 10 ay süren bir planlama aşamasından sonra yapıldığını anlatan Festival Komitesi Başkanı Demet Küçükkayalar, “Festivalin kriterleri ve hedefleri Barbaros'un gerçekleri göz önüne alınarak belirlendi. Tarlalardaki ürünleri korumak için kullanılan tarla korkulukları festivalin simgesi olarak oluşturuldu. Tarla korkuluğunun yöresel ifadesinin ‘Oyuk’ olması nedeniyle festival, ‘Barbaros Oyuk Festivali’ olarak adlandırıldı. Oyuk'a yüklenen anlam ürünü korumanın ötesinde, oyuklar geleneklerimizi, çevreyi, değerlerimizi koruyorlar” dedi.

İmece ile düzenleniyor


Festivalin etkisinin bütün bir yıla yayılmasını amaçladıklarının altını çizen Küçükkayalar, “Festivalin yapılmasının temel amacı üretim gücünü ortaya çıkarmak ve sosyal anlamda da geleneklerin canlı kalmasını sağlamaktı. Bunları yaparken de kırsal yaşamın sağladığı nimetlerden ödün vermemekti. Bu amaç ve kaygılarla festivalin kriterleri belirlendi. Buna göre festival; geleneksel, tarımsal, üretken, yaratıcı, sanatsal, paylaşımcı, farklı, temiz, düzenli, sessiz, yerel, neşeli, doğal, sağlıklı, lezzetli ve en önemlisi imece olmalıydı. Yerli halkın aktif katılımının sağlanması festivalin başarıya ulaşmasının ön şartıydı ve sürdürülebilir kalkınma ve genç nüfusun geri dönmesinin teşviki ancak bu şekilde mümkün olabilirdi” diye konuştu.

Köyde üretim başladı


İlk festivalin 13 kişilik festival komitesi ve bir grup Barbaroslu kadının özverili çalışması ile gerçekleştiğini anlatan Küçükkayalar, sözlerini şöyle sürdürdü; “Her ne kadar festivale giden süreç içinde yerel halkla çeşitli toplantılar düzenlenip ne yapılmak istendiği anlatılsa da festivalin boyutu ve getirebileceği faydalar ancak ilk festivalin gerçekleşmesinden sonra daha iyi anlaşılabildi. İkinci festivale giden süreçte katılımın ve paylaşımın çok daha genele yayıldığı saptandı. Sonuç olarak ilk festivalden sonra farkındalık oluşmaya başladı. Barbaros köyünün adının duyulması ve ilginç bir etkinlik ile hafızalarda yer alması yerel halkta haklı bir gurur yarattı. İlk festivalin verdiği tecrübeyle yerel halk neleri üretip satabileceğine ilişkin fikir geliştirmeye başladı. Yerel lezzetlerinin ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılanması neticesinde evlerinde yapıp yedikleri yemeklerin ticari değerleri olduğunu keşfettiler. Tarlalarda kendi ihtiyaçları için üretilen sebzeler daha büyük boyutlarda üretilmeye başlandı. Ev ihtiyacı için üretilen pekmez, tarhana, peynir, bal, salça, ekmek, yumurta gibi ürünler daha büyük ölçekte üretilip satılmaya başlandı. Festivalin simgesi olan tarla korkuluğunun (yerel adı oyuk) küçük boyutta olanları evlerde üretilip satılmaya başlandı. Yine oyuk simgesi kullanılarak çeşitli hediyelik eşyaların üretimi başladı. Yerel bir başlık olan ve ‘Boru’ olarak adlandırılan güneşten korunmayı sağlayan şapka bir ürün niteliğini kazandı. Ziyaretçilerin köye gelişleri arttıkça yerel halk küçük ticari işletmeler açmaya başladı. Konaklama ihtiyacının doğmasıyla köy evlerinin odaları konuk ağırlamak üzere tanzim edilmeye başladı. Sanat evleri açılmaya başladı. Köyden göç eden bazı gençler köylerine dönmeye başladı bazıları ise göç etme fikrinden vazgeçti.”

Barbaros Oyuk Festivali, Türkiye’de bir çok köye model olabilecek şekilde imeceyle düzenlenmesi neticesinde yerel halk tarafından sahiplenilmesi ve geliştirilmesiyle kırsal kalkınma için güzel bir örnek oluşturdu. Urla Kaymakamlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Urla Belediyesi ve Batı Urla Köyleri Derneği'nin projeyi desteklemesi de Barbarosluların hayallerini gerçekleştirmelerine ve köyde ekonomik bir değer yaratılmasına büyük katkı sağladı. Barbaros Oyuk Festivali 7 – 9 Eylül 2018 tarihleri arasında üçüncü kez düzenlenecek.
Güncelleme Tarihi: 01 Eylül 2018, 10:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER