Habertürk'ten Kenan Butakın'ın haberine göre; Terörle mücadele ederken yaralanan ancak SGK'nın 'santimle gazilik' kriterlerine takıldığı için gazi sayılmayanlar idare mahkemelerine başvurmaya başlamıştı.

1998 yılında PKK'lı teröristlerle girdiği çatışmada yaralanan Tuncay Subaşı da, Ankara 6.İdare Mahkemesi'ne başvurarak hem vazife malulü hem de terör gazisi sayılmasına engel olan SGK kriterlerine itiraz etti.

GÖĞSÜNDE VE BAŞINDA ŞARAPNEL PARÇALARI İLE YAŞIYOR

Subaşı, askerliği yedek subay olarak yaparken 10 Haziran 1998 yılında Irak'ın kuzeyinde PKK'lı teröristlerle girdiği çatışmada ağır yaralandığını, göğsünde ve başında şarapnel parçaları ile yaşadığını belirtti. Hâlâ sağlık sorunları ile mücadele ettiğini kaydeden Subaşı, şarapnel parçaları nedeniyle başını öne eğmekte zorlandığını ve kronik posttravmatik stres bozukluğu yaşadığını ifade etti.

İdare mahkemesi ise şarapnel parçaları ile yaşayan Subaşı'nın sadece vazife malulü sayılmasına hükmetti. Kararda bir üye hakim ise şerh kullanarak "Davacı askerlik görevini yürütürken yaralandı. Ayrıca 2019'da alınan sağlık raporunda 'askerliğe elverişli değildir' deniliyor. Bu nedenle terör gazisi sayılmalı" ifadesini kullandı. Dava ise istinafa taşındı.

İstinafa taşınan davada ise geçtiğimiz pazartesi karar çıktı. Mahkeme, 25 yıl önce jandarma asteğmen olarak askerliğini yaparken ağır yaralanan Subaşı'nın terör gazisi sayılmasına hükmetti.

AVUKATI HUKUKİ SÜRECİ ANLATTI

Subaşı'nın avukatı Serpil Öztürk, dava sürecini Habertürk'e anlatarak şunları kaydetti:

"Mezkur terör eylemi nedeni ile yaşadığı psikiyatrik yıkımın izlerini silemeyen Subaşı, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında gazi statüsüne alınması için Sosyal Güvenlik Kurumu’na ve ilgili mercilere çok defa başvuruda bulunmasına rağmen bu başvurularına hiçbir cevap alamaması üzerine 2019 yılında hukuki mücadelesini başlatmaya karar verdi.

"YEREL MAHKEME SADECE MALUL SAYILMASINA KARAR VERMİŞTİ"

İlk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama esnasında, ilgili mevzuat hükümlerinin yanı sıra dosyaya emsal nitelikte birçok yüksek mahkeme kararı ve bilimsel görüş sunarak süreci etkin bir şekilde takip ettik. Hukuki mücadelemiz neticesinde idare mahkemesi tarafından 2019 yılı sonunda verilen kararla; Tuncay Subaşı'nın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'na 684 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen Ek 3. maddeye göre malul sayılmasına ve kendisine aylık
bağlanmasına karar verildi.

"MADDİ VE MANEVİ TÜM HAKLARINA KAVUŞTU"

Verilen karar ile Subaşı'nın elde ettiği kazanımların yetersiz kalacağını ve müvekkiline gaziler için en geniş hak ve imkanları sağlayan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanuna göre aylık bağlanması gerektiğini söyleyen Avukat Serpil
Öztürk, "Müvekkilimin hakkına tam olarak kavuşabilmesi ve uğradığı haksızlığın bütünüyle giderilebilmesi gayesiyle idare mahkemesi kararını istinaf ederek üst mahkemeye taşıdık" dedi.

Öztürk, söylerine şöyle devam etti: "İlgili kanun, yönetmelik ve nizamname hükümlerinin tek tek irdelenmesi neticesinde, idare mahkemesince verilen kararın mevzuat hükümleri karşısında yeterli olmadığını açık bir şekilde ortaya koyduk. Etkin bir şekilde takip edilen ve sonuna kadar büyük bir azimle sürdürülen hukuki süreç neticesinde, istinaf mahkemesi tarafından Tuncay Subaşı'nın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu uyarınca terör gazisi sayılmasına karar verildi. Yasal olarak tanınan tüm hak ve imkanları kendisine kazandırıldı. Kahraman Gazimiz yıllar sonra hak ettiği maddi ve manevi tüm haklarına kavuştu."

KARAR EMSAL OLUR MU?

Avukat Dr. Rezan Epözdemir, kararı Habertürk'e değerlendirerek şunları söyledi: "İstinaf mahkemelerinin kararı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı gibi bir etki doğurmaz. Fakat hukuka uygunluk denetimi yapan, yeni delil yeni vaka ikame edilebildiği istinaf mahkemelerinin vereceği karar emsal mahiyette olur. Benzer hukuki durumda olanlar bakımından istinaf mahkemesinin bu kararı emsal olarak kabul edilir ve sunulabilir."