Göztepeli olmak, Göztepeli için, bir takım taraftarı olmak falan değildir…

Bir yaşam şeklidir…

Partiler üstüdür, kurallar üstüdür.

Misal; bir komünist ile ülkücüyü, AK Partili ile CHP’liyi, gol anında tribünde sarmaş dolaş, haşır neşir görürsünüz…

Siyaset, sanat, yaşam derdi Göztepe deyince durur, biter…

Evlenmeyen adam tanırım misal…

“Olası eşim deplasmanlara izin vermezse” diye, bildiğin bekar ölmeye kurmuştur kendini…

Boşanan bilirim… ”Göztepe mi ben mi?” sorusuna “Göztepe” diyen vardır aralarında.

Sadece takım tutmak değil, hayat tarzıdır kısacası…

Dün…

Gürsel Aksel stadı göz kamaştırarak açıldı…

20 bin kişilik kombinenin hepsi satıldı.

Şu anlama geliyor; Matine suare kapalı gişe…

Göztepelinin rızkında, aylık giderlerinde en baştadır bilet giderleri…

Kombine, elektrik, su, kira gibi sıralanır…

Yeni statta yer alacak 20 bin kombineyi alamayan onlarca, yüzlercesi de dışarıdadır.

Bunlar İzmirlidir… Kanına kadar, canına kadar İzmirlidir…

Ve dün hayatlarının en güzel gününü yaşamış gibi mutluydular…

Gürsel Aksel stadının tozunu toprağını yutanlar,

O günleri hatırlayanlar bir başka mutluydular…

Durumu şöyle özetleyeyim; 25-30 yıl önce, küçük bir saha yaptılar tribünlerin yanına…

Orayı çimlendirmek, takımı çim saha zeminine alıştırmak istiyorlardı.

Halı saha boyutundaki küçük antrenman bahçesine ektikleri tohumun dahi ucuzuna kaçılmıştı.

Bütçe bu kadardı.

Ekilen yerden çim beklerken, ara ara karalahana çıkmıştı.

“Çim ektiler kara lahana çıktı” haberi ile çalkalandı İzmir. (Haberi de ben yaptım ha, atlamayalım)

Ta oralardan gelen bir camia pazar günkü şöleni yaşandı…

Kimin imzası vardı altında?

Tüm Göztepelilerin… Kutlu olsun herkese…

Bir tutam siyaset koymak isterim içine… Bir tutam İzmirlilik…

Bir tarafta İzmir’in bu gururu yaşamasında önemli bir isim var.

Recep Tayyip Erdoğan…

Bir de Binali Yıldırım…

Bir tarafta da Torbalı’da Göztepe’ye verilen tahsisi bozan yerel yönetim

Yani CHP…

Tunç Soyer’de, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur’da, Karabağlar Belediyesi de,

Toparlamaya çalıştı çalışmasına ama nafile…

Başkan Sepil, açılışa üç beş gün kala şöyle dedi; “İstenmediğimiz yerde durmayız. Torbalı’ya gitmeyeceğiz”…

Ne dersiniz?

On yıllardır ortaya çıkan ve yükselen tek marka Göztepe.

Binlerce Göztepeli… Yer İzmir…

Maç başlamadan golü yiyense, yerel yönetimler…

Bir kenara yazalım da… Şurada dursun…

Göztepeli, ne Torbalı’dan kovuluşu unutur, ne stadına imza atanları…

Ben Göztepe başkanı olsam ortalığı ayağa kaldırırdım.

Sepil bey yine nezaketli bir adam…

Neyse, cacık etmeyeyim bayramı;

Ama bir kuble bırakmazsam içimde kalır...

Babalar ne demiş; “Tatlı tatlı yemenin acı acı geğirmesi olur…”

Alo; başın sağ olsun…

Yeni nesil belediye başkanlığının küçücük bir örneği…

Artık insanlar kendilerine dokunulmasını istiyor.

Bu, soğuk soğuk binalar yapmakla, abidik gubidik projelerle olmuyor…

Eski köye yeni adetler de yetersiz…

Okumuyor, bakmıyor bile vatandaş…

Vatandaş dokunulmak istiyor, samimiyet istiyor…

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur tam da bu noktada, inanılmaz ayrıntı da kalan, ama bir o kadar da müthiş bir iş çıkarıyor.

Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nden kurduğu gurup bütün cenazelere gidiyor.

Pidedir ayrandır, çay arabasıdır, buna alışkınız…

Ekip, cenaze sahibi aileden biri ile Abdül Başkanı direk telefonla görüştürüyor.

Başkan 2 dakikacığını ayırıyor. Taziyelerini sunuyor…

Binlerce pide dağıtsan, kamyon kamyon ayran yollasan böyle sonuç alamazsın…

Ben olaya “Alo başın sağ olsun hattı” adını koydum…

Acılı aile koca belediye başkanının sesini duyuyor,

Acısı hafifliyor, yönetimin yanında olduğunu, dokunuşunu hissediyor.

Budur kardeşim… Dokunun vatandaşa…

Proje güzel…

Emeği geçenlere alkış…

Eşeğin mertebesi…

Karabağlar Belediyesi, Nasrettin Hoca işine el koydu.

O da heykel mi? Bina mı?

Ne olduğunu anlayamadan bir 7-8 yıldır orada öylece duruyordu.

Ucubenin ta kendisi…

Muhittin Başkan, burayı bilim kültür merkezine çevirecekmiş.

Bu haberi ilk 2018 yılının Ağustos’unda almıştık.

Yine ısındı ama olsun. Ama artık olsun…

Güzel hareket olur… Bir işe yarar bari.

Nasrettin hoca deyince aklıma geldi…

Hoca bir gün eşeğini dama çıkarmış, bütün çabalarına rağmen indirememiş.

Eşek orada zıplarken, damı da kırarak düşüp ölmüş.

Olup biteni takip eden hoca, bazılarının tespit edemediğini koyu vermiş; “Demek ki eşeğin mertebesini yükseltirsen hem bulunduğu yere zarar verir hem de kendine…”

Gereksiz bilgi; Sevdiğiniz insanların sizi unutmasından korkma hissine ,”Atazagorafobi” denir.

Gerekli bilgi; 2011 yılında Japonya’da yaşanan 9 büyüklüğündeki deprem, dünyanın eksenini 25 cm eğmiştir ve günler 1.09 saniye kısalmıştır.

Deli Ziya; “Bunca yıldır flört sektöründeyim,bu seneki kadar durgunluk görmedim.”