Futbol takımlarımızın Avrupa mücadelesi

Abone Ol

Yıllar önce iş insanlarına verdiğim REKABET ile ilgili bir konferansın ilk iki slaytına internette rastladığım bir ibareyi koymuştum.

Diyordu ki; ”Afrika’da her gün bir ceylan uyanır. Uyanır uyanmaz olanca hızıyla koşmaya başlar. Çünkü, diğerlerinden hızlı koşmadığı takdirde avcı hayvanlara yem olacağını bilir.” Ve ibare ikinci slaytta şöyle devam ediyordu.“ Afrika’da her gün bir arslan uyanır. Uyanır uyanmaz kendisini hızlı koşmak üzere hazırlar. Çünkü Diğerlerinden hızlı koşamadığı takdirde aç kalacağını bilir.“

Rekabet işte tam da böyle bir şey. Diğerlerinden daha hızlı, daha renkli, daha uygun fiyatlı, daha farklı Vb. olmadığın taktirde tercih edilme şansını kaybedersin. Tabii bütün bu vasıflarını rakiplerinin ortaya koyduğu rakip performanslar sürerken ortaya koyacak ve diğerlerine üstünlük sağlayacaksın.

Avrupa takımları ile yapmakta olduğumuz maçları izledikçe yıllar önce verdiğim o konferans ve slaytlar aklıma geldi.

Galatasaray’ın Juventus ile yaptığı ilk maçtaki performansı muhteşemdi. Sahanın her noktasında pres yapıyor, ayağa paslarla topu kendisinde tutuyor, topsuz koşularla atak imkanları sağlıyor futbol adına yapılması gereken ne varsa yapmaya çabalıyordu. Rakip ise bir taraftan stadın atmosferi, bir taraftan kadro eksiklikleri nedeni ile yeterince direnemiyordu.

Buna rağmen rakipten ilk golü yedi. Ardından beraberliği sağlar sağlamaz rakipten ikinci golü ağlarında gördü. Sonrası malum. Eksik, havasını bulamamış bir rakip karşısında farklı galibiyet.

Hemen ardından Konyaspor’a iki sıfır yenilince gördük ki Galatasaray aman aman iyi oynamıyor. Kötü oynayanlara karşı kazanıyor. Nitekim ikinci Juventus maçı bu düşüncemi pekiştirdi. Sakatlıkları geçen oyuncularla sahaya çıkan takım on kişi kalmasına rağmen Galatasaray’a üç gol attı.

Fenerbahçe de farklı değil. Bu yazıyı dün akşamki maçı seyretmeden önce yazıyorum. Ama ilk maçının sonucu belli. Yedi golleri. İnşallah bu akşam galip gelir.

Demek ki yukarıda saydıklarımızın yanında istek ve istikrar da gerekli. Bir gün Juventus gibi bir dünya devine 5 at. Ertesi gün git Konyaspor’a yenil. Üstelik iyi oynayarak değil kötü oynayarak yenil.

Milyonlarca Avro verip takıma aldığımız yerli ve yabancı oyuncuların istikrarsız olma ve kötü oynama gibi bir lüksleri yok. Ha keza futbolcular kadar olmasa da onlara yakın ücretlerle çalışan teknik adamların da böyle bir lüksleri yok. Koy cebine milyonları sonra bugün moralim bozuk, yarın adalem çekiyor, öbür gün yorgunum. Yok böyle bir şey. Moralim bozuk, deyip uçmayan pilot, adalem çekiyor deyip direksiyona geçmeyen şöför, isteksizim deyip müvekkilini savunamayan avukat, ailevi problemler yüzünden hasta bakmayan, ameliyat yapmayan doktor var mı?

On kişi kalan Juventus yirmi kişilik koştu, düzgün pas verdi onlarca pozisyona girdi. Üç de gol attı. Az daha turu geçiyordu. Onların canı yok mu? Beyler Herkes aldığı parayı hakkedecek rekabette durana, koşmayana, işini bilmeyene ekmek yok.

Avrupa’da mücadele eden Futbol takımlarımızın içinde övgüye layık, alkışlanacak tek takım Samsunspor. Helal olsun onlara.