Aylar önce Fransa’nın efsane ismi gündeme geldiğinde, herkes “Acaba olur mu” diye sordu. Yönetim net ve geliyor dedi. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı.
Al-İttihad önce 15 milyon Euro istedi, sonra süreci zora soktu. Evraklar geç verildi, transfer açık açık sabote edildi. Kante’yi kaybetmek istemeyen bir takım vardı. Bu süreçte hem yönetim hem oyuncu yıprandı. Fenerbahçe kararlılığını göstermek için maaşı bonuslarla yükseltti. Oyuncunun sözleşmesi Haziran’da bitmesine rağmen, mesaj kesindi: Seni istiyorum… Kante’de bu duruma kayıtsız kalmadı. Dünya kupası hayali var, rekabet istiyor.
Orta sahada kesin ihtiyaç var mı? Belki hayır. Ama futbolda bazen psikoloji saha içinden daha belirleyici olur. Bu bir güç gösterisiydi. Bir günde kahraman bir günde hedef olabilirsiniz.
Kante hem Fenerbahçe’ye ve Türk futboluna uğurlu gelsin. İkonik bir karakter. Yıllarca yapı söylemleriyle gerilen bir ortam var. Böyle kaliteli bir ismin Süper Lig’e gelmesiyle, uluslararası cazibeyi arttırır. Genç oyuncular içinde güzel bir örnek olur.
Asensio’nun varlığı bu takımın olmazsa olmazı. Kante geldi ama tadı veren hala Asensio’dur. Oğuz Aydın, Alvarez, İsmil, Fred… Diğer yandan Kerem ve Musaba. Bakalım bu karışımdan ne çıkacak?
Bu şampiyonluk yolunda kesin olan şu ki bu hikâyede başrol olan isim Marco Asensio…