İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) önceki dönem İzmir Şube Eş Başkanı olan ve uzun yıllar insan hakları mücadelesi yürüten Avukat Ali Aydın, Çiğli’de her sabah yaptığı rutin yürüyüş sırasında saldırıya uğradı. Mahalle sakinlerinin de sıklıkla kullandığı yürüyüş güzergâhında meydana gelen saldırı, Aydın’ın hayatına mal oldu.
Edinilen bilgilere göre Aydın, dönüş yolunda hayvanların bulunduğu bir ağılın yakınında saldırıya uğradı. Ağır darp sonucu olay yerinde bilincini kaybeden Aydın için çevredeki yurttaşlar sağlık ekiplerine haber verdi. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Taşla ezilerek öldürüldü
Yapılan ilk incelemeler ve Adli Tıp Kurumu’nda gerçekleştirilen otopsi sonucunda Ali Aydın’ın vücudunun taşla ezilerek ağır şekilde yaralandığı belirlendi. Bu bulgu, saldırının son derece vahşi şekilde gerçekleştirildiğini ortaya koydu.
Olayın ardından İzmir Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri bölgede geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Çevrede kamera olmaması ve görgü tanığının bulunmaması nedeniyle ilk etapta olayın aydınlatılması zor görünse de, yürütülen teknik ve saha çalışmaları sonucunda şüpheli tespit edildi.
"Kafirleri öldüreceğim"
Şüpheli olarak belirlenen Mahmut Delil Erik, polis ekiplerince gözaltına alındı. Emniyette verdiği ifadede saldırıyı kendisinin gerçekleştirdiğini kabul eden Erik, olay sırasında uyuşturucu etkisi altında olduğunu öne sürdü.
İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı mahkemede ise tutumuyla dikkat çekti. Pişmanlık göstermediği belirtilen Erik’in duruşma sırasında, “Ben seçilmiş kişiyim, kafirleri öldüreceğim” şeklinde bağırdığı öğrenildi.
Mahkeme, zanlının tutuklanmasına karar vererek cezaevine gönderilmesini hükme bağladı.
“Bir sürü soru işareti vardı”
Soruşturma kapsamında kimliği belirlenen şüpheli kısa sürede gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, savcılık sorgusunun ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğünü, olayın arka planına ve saldırının nedenine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirtti.
Olayın ardından kamuoyuna açıklama yapan İHD İzmir Bölge Temsilcisi Vetha Aydın, cinayetin ilk anlardan itibaren birçok soru işareti barındırdığını söylemişti. Aydın, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Ali, yıllardır sabahları yürüyüş yaptığı sahada saldırıya uğruyor. Sadece onun değil, tüm mahallelinin yürüyüş yaptığı bir alan burası. Her gün olduğu gibi o gün de yürüyüşe çıkıyor. Dönüş güzergâhında hayvanların bakıldığı bir ağıl var. Orada saldırıya uğruyor. Ama görgü tanığı yok, kamera yok, hiçbir şey yok.”
Otopsi sonuçlarına da değinen Aydın, saldırının sıradan bir adli vaka gibi görünmediğini vurgulamıştı:
“Vücudu taşla ezilmiş. Hırsızlık olayı diye düşünmüyoruz. Çünkü cep telefonu ya da üzerinden herhangi bir şey alınmamış. Yıllardır mücadelenin içerisinde olan, İHD’de, ÇHD’de çalışan, mağdurların yanında yer alan bir avukattı. Dersimli ve Alevi kimliğe sahip bir arkadaşımızdı.”
İnsan hakları camiası yasta
Ali Aydın’ın ölümü, yalnızca ailesini değil, İzmir’deki ve Türkiye genelindeki insan hakları savunucularını da derinden sarstı. Yıllarca gözaltı, işkence ve hak ihlalleriyle ilgili davalarda görev alan Aydın, özellikle cezaevlerindeki hak ihlallerine yönelik çalışmalarıyla tanınıyordu.
Cinayetin ardından çok sayıda demokratik kitle örgütü ve hukuk kuruluşu, olayın aydınlatılması için çağrıda bulunmuş, saldırının sıradan bir adli vaka gibi ele alınmaması gerektiğini vurgulamıştı.
Cenaze töreni bugün
Halk TV’nin aktardığı bilgilere göre Ali Aydın’ın cenazesi bugün saat 15.30’da İzmir Evka-2 Cemevi’nden kaldırılacak. Aydın, Çiğli Harmandalı Mezarlığı’nda toprağa verilecek.