Bakın burası çok önemli! Önce bunu buraya iliştirelim. Hazine ve Maliye Bakanı, damat Berat Albayrak, Gaziantep'te yaptığı konuşmada şöyle dedi: “Enflasyonda, kurda ve faizlerde ihtimal dahi verilmeyecek bir iyileşmenin başarısını sağladık ama yetmez, daha yeni başladık.”

***

Gazetelerin üçüncü sayfalarında, haber portallarının kuytu köşelerinde ve sosyal medyanın akış ekranında bir an gözümüze çarpıp yok olan intihar haberlerini hatırlıyor musunuz? Bir anlık gözümüze çarpan, üzüldüğümüz, ah vah edip günlük telaşlarımıza döndüğümüz intihar vakalarının ardındaki dramları düşüneniniz var mı? Bu insanlar neden arka arkaya intihar ediyor. İnsanın kendi canına kıyması bu kadar kolay mı? Bizim 1 dakikada okuduğumuz haberden sonra kaç kişinin hayatı değişiyor. İntihar eden kişinin annesi, babası, eşi, çocuğu, dostları, iş arkadaşları ne hissediyor, yaşamlarını nasıl şekillendiriyorlar acaba. 

Çalışanlar aldıkları maaşlarla geçinemez haldeyken, birçok insan da işini kaybetmiş durumda. Ve en acısı da geleceğe dair umutları tükendi insanların. Henüz üniversite öğrencisi olan gençler daha gencecik yaşlarında havlu atıyorlar. Gençlerin geleceğe dair umutlarını tükettiler. 

Geçtiğimiz yıl pek çok insan, maddi problemler nedeniyle hem kendi hayatına hem de çocuklarının hayatına son verdi. İstanbul Fatih’te 4 kardeş, Antalya’da 4 kişilik aile, Bakırköy’deki aileler derken pek çok can yitip gitti. Bu yılın başlarında ise ne yazık ki gencecik bir üniversite öğrencisi olan Sibel Ünli hem ekonomik nedenler hem de siber zorbalık nedeniyle hayatını son verdi. 

Bu yıl ise umutları tükenen insanların sayısı hızla artmaya başladı. Gözünüzden kaçmıştır belki, hatırlatmak istiyorum.

Geçim sıkıntısı çeken ve iş bulamayan İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 4. sınıf öğrencisi Hakan Taşdemir, yaşamına son verdi. Hatay'da Adem Yarıcı isimli bir vatandaş, valilik önünde “Çocuklarım aç” diyerek kendini yaktı. Yarıcı, hastaneye götürülürken yolda kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Konya’da iki çocuk babası TIR şoförü Mevlüt Çankaya Konya Kamyon Garajı’nda intihar etti. Şırnak'ın Cizre ilçesinde Nezir Kılıç isimli vatandaş, Cizre Kaymakamlığı binasının penceresinden atlayarak intihar etti. Ankara’da yaşayan ve 15 yıldır matematik öğretmenliği yapan İnan Avşar, YouTube’a yüklediği bir video sonrasında intihar etti. Antalya’nın Manavgat ilçesinde Halit Yılmaz bankaya olan 26 bin 450 lira borcu nedeniyle intihar etti. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yaşayan 57 yaşındaki Ömür K., metro hattına atlayarak intihar etti. Yine İzmir'de 24 yaşındaki İ.A., banliyö treninin önüne atlayarak yaşamına son verdi. Burdur’da sanayi sitesinde, ağır tonajlı araç yıkamacılığı yapan Avni Ç. intihar etti. 

Bu intiharlar son 1 ayda oldu. Üstelik bu intiharlar ölümle sonuçlananlar. Bir de son anda kurtarılan vatandaşlarımız var. İnsanların geleceğe dair umutları tükendi. Bu ülkenin insanları, gençleri, bir bir elimizden kayıp gitmeden gözünüzü açın artık!

***

Cumhurbaşkanlığına 2020 yılı için 3 milyar 152 milyon 937 bin lira ödenek tahsis edildi. Ama bir önceki yıl 2.1 milyar olarak tahsis edilen bütçenin 3.5 milyarı aştığını da hepimiz iliyoruz. Peki Cumhurbaşlanlığı'nın 2018 kesin hesaplarında Sayıştay raporlarında yer almayan harcama kalemlerine hatılıyor musunuz? Saray 2018’de tek kullanımlık mutfak eşyaları için 1.4 milyon, servis ve saklama kapları için 1 milyon, sofra takımı ve çatal bıçak takımları için 1.5 milyon, içecek servis takımları için 264 bin, mutfak araç gereçleri için 1 milyon, temizlik malzemeleri için 1.3 milyon, temizlik araç ve gereçleri için 1.5 milyon, temizleme ve dezenfeksiyon solüsyonları için 1.2 milyon, giyecekler için 6.1 milyon, mefruşat ürünleri için 3.8 milyon lira harcandı. 2018’de Saray’ın baharat ve çeşniler ile tatlandırıcılar için kamu bütçesinden harcadığı tutar ise 118 bin lira olarak kayıtlara geçti.

***

Yeniden yazının başına dönelim. Sayın Bakan'ın bu sözü beni yıllar öncesine götürdü. İlyas Salman bir dönem türkü albümleri çıkarmıştı. Salman, bir albümde türkü aralarında toplumsal konulara değiniyordu. Orada söylediği bir şey geldi aklıma; “Çağ atladık diyorlar, doğru onlar atladılar ama dönüp arkalarına bakmadıkları için bizim bu tarafta kaldığımızı görmüyorlar.”