Atletico Madrid, İspanya’nın Real Madrid ve Barcelona’dan sonra en ünlü takımı. Ligde gövde gösterisinin yanısıra, Avrupa kupalarında sürekli ülkesini temsil ediyor. Elbette tarihlerinde kazanılmış pekç ok başarı var. Ama en büyük bozgununu sorarsanız, şimdiki UEFA Kupası karşılığı olan Avrupa Fuar Şehirleri Kupası çeyrek finalinde Göztepe’ye elenişi. Madrid’deki ilk maçı 2-0 kazanan Boğalar, İzmir’deki rövanşa büyük havayla gelmişlerdi. Turu çantada keklik görüyorlardı. Ama Efsane Göztepe’nin Alsancak büyüsünü bilmiyorlardı. Alsancak Stadı 16 bin kişilik kapasitedeyken, kapalı tribünün önüne konan portatif tribünle 20 bin kişiye yükseltilmiş, müthiş tribün koroları hazırlanmıştı.
****
Ali, Halil, Çağlayan, Hüseyin, B. Mehmet, Nevzat, Ertan, Ali İhsan, Fevzi, Gürsel, Ceyhan 11’iyle sahaya çıkan Göz Göz, Bombacı Halil Kiraz’ın ağları yırtan penaltısı ve Kocakaptan Gürsel Aksel’in nefis golüyle normal süreyi 2-0 önde bitirmiş, uzatmaya giden karşılaşmayı maçın kahramanı Halil’in 30 metreden füzesiyle Göztepe turla bitirmeyi başarmıştı.
Elenmeyi hazmedemeyen İspanyollar, o hırsla Yugoslav hakemi döverek sahadan kaçıp, kaldıkları oteldeki eşyalarını almadan havaalanına gitmişlerdi. Bunları niye yazıyorum. Bu maç Göztepe’nin 22 Aralık 1967’den beri, 59 yıldır Avrupa hasretini dindiremediğini belirtmek, çile bülbülünün bu sezon öteceğine inandığım için.
****
Bu sezon Süper Lig’de süper grafik çizen Göztepe; Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor’un ardından 18 maçta 35 puan toplayarak, Beşiktaş’ın 3 puan önünde 4’üncü sırada ve Avrupa vizesi almak için büyük fikstür avantajı var. İkinci yarıya 3-1’lik Çaykur Rizespor net galibiyetiyle başladılar, Karagümrük, Kayserispor, Eyüp, Alanyaspor, Kasımpaşa, Antalyaspor ve Gaziantepspor gibi ilk devrede deplasmanda yendikleri veya puan aldıkları takımlarla İzmir’de oynayacaklar. Göztepe’nin en önemli özelliği, 18 maçta kalesinde sadece 10 gol görmesi. Türkiye bir yana Avrupa’nın en az gol yiyen takımları arasında.
****
Galatasaray 13, Fenerbahçe 16, Trabzonspor 21 gol yedi. Sarı kırmızılı takımın mükemmel bir kalecisi, taş gibi defansı var. Polonyalı kaleci Lis ile defans göbeğindeki devler Heliton ve Bokele forvetlere nefes aldırmıyor. Göztepe’nin son yıllardaki harika performansında aslan payını dünya çapındaki futbol organizatörü Danimarkalı Başkan Rasmus Ankersen’e vermek gerek. Yıldız adaylarını seçerek, Romulo örneğinde olduğu gibi Göztepe’ye kazandırıyor. Ayrıca Bulgar Teknik Direktör Stanimir Stoilov da övgüyü hakediyor. Takım 90 dakika saldırıyor, oyundan düşmüyor. İsimsiz kahramanları da unutmayalım. Göztepe taraftarı, içerde ve dışarıda müthiş desteğiyle takıma moral veriyor, motive ediyor. Bu özellikleriyle Avrupa yolcusu olmaları hakları değil mi?