Rusya’daki Dünya Kupası bitti, Fransa kupaya uzandı.
En çok akılda kalan iki isim; finalist Hırvatistan’ın Cumhurbaşkanı Kolinda Grabar Kitaroviç ve
Fransız golcü Kylian Mbappe oldu.
Fotomodellere taş çıkartacak kadar güzelliğiyle Kitaroviç diplomasi kurallarını takmadan sırtına geçirdiği formayla takımının maçlarında hop oturup hop kalktı.
TV yayınlarında onun gülümseyen samimi görüntüleri yer aldı.
Maçı taraftarlarla izliyor, maç bitiminde sahaya dalıyor topçularını da, rakiplerini de sarılarak tebrik ediyordu.
Kupa töreninde takım kaptanı Modriç ödül alırken gözyaşları ve “Spor insanları birleştiriyor.
Ülkelerimizde insanlar ideolojik farklılıklardan ve durmadan geçmişe dönüp durmaktan bıktı usandı artık” sözleri de unutulmazdı!..

***
Meslektaşımız Hasan Aksay Kitaroviç için şunları yazıyordu;
“Erkek söylemleriyle, hatta saldırgan seksist üslupla ‘Ulan, bizde de böyle lider olsa var ya!..’ diye
başlayanları ve engin fantezilere yelken açanları kendi cinsel kültürleriyle baş başa bırakıp devam edelim. Siyaset sahnesinin tepesinde, devlet başkanlığı koltuğunda bir kadını görmenin verdiği
keyfin dışında (fazlasıyla ‘erkekçe’ bir siyasetin ve söylemin egemen olduğu, 600 milletvekilinden yalnızca 103’ünün kadın olmasının normal karşılandığı ülkemizde bu ‘keyif” ne kadar anlamlı bulunur, bilemiyorum), Kitaroviç’in yüzüne, tavırlarına bakınca açıkçası insan kendini daha iyi hissediyor. Kadın neredeyse sürekli gülümsüyor; davranışları oldukça candan, samimi; ‘imaj kahramanı’ gibi değil son derece sahici bir lider olarak görünüyor.’’
Doğru tespitler!..

***
Kylian Mbappe; Fransa’nın ve PSG’nin 19 yaşındaki golcüsü.
Brezilyalı Pele’den sonra Kupa’da forma kuşanan en genç topçuydu.
Onu da bu yazıya konu edinen Fransa'nın kupada elde ettiği başarılar için vermeyi taahhüt ettiği
primlerle ve şampiyonluk ödülünü, çocuklara destek veren hayır kurumlarına bağışlaması!
Mbappe, her maçtan sonra kazandığı primleri, farklı hayır kurumlarına bağışladı.
“Mili Takımlar prim kazanma yeri değildir” sözleriyle de adeta ders verdi!
(Türk Milli Takımı’nın prim pazarlığı yapan anlı şanlı topçularının kulakları çınlamış mıdır? Hiç sanmam!)
“İnsan yaşamının en önemli kısmı, iyilik ve sevgi adına yaptığı eylemleridir” derken bilge ne kadar haklı değil mi?

***
Futbol; sadece “22 adamın topun peşinden koşması’’ değildir.
Ustam’ın deyişiyle “Böyle düşüncenin, kemanın telden ve yaydan, Hamlet’in kağıt ve
mürekkepten, Picasso’nun palet ve tuvalden, Einstein’ın da sadece İzafiyet Teorisi'nden ve
dilini çıkardığı fotoğrafından ibaret olduğunu söylemekten bir farkı yoktur!
Sporda, sevdiğin müddetçe ve sevebildiğin kadar varsındır!”
Hüseyin Avni Dede’nin dizeleri, yazıya simgedir;
“Ölüme çare buldum/ İnsanları sevmek
hiç ölmemektir…”
Gülen, ağlayan, kendi oyuncusuna, rakibe, hakeme bile sarılan tevazu sahibi Cumhurbaşkanı
Kitaroviç’le “Gol Kralı” apoletli Mbappe, yüreklerinde taşıdıkları insan ve spor sevgisiyle
“Bin Yıl Yaşayacaklar”dır!.. Yine şiire sığınarak noktayı koyalım;
“Dünyayı güzellik
kurtaracak.
Bir insanı sevmekle başlayacak her şey...”