Salgın döneminde belki her gün kargo firmalarından adresime getirilen armağan kitaplar masamın üstünü doldurdu. Ben sadece Yakın Kitabevi’ne Dr. Zeki Hozer’in Wesida Yayınevi’nden çıkan “Pandemik ve Nonpandemik Yazılar” kitabını sipariş ettim.

Çünkü değişik gazete ve dergilerde, bu arada dokuz Eylül gazetesinde imzasını gördüğüm Dr. Zeki Hozer’in yazılarının toplu biçimde bulunduğu kitabını incelemek ve bu İzmir özelinde son yıllarda parlayan imzanın gerçekte ne denli geniş bir ilgi alanının olabileceğini pek merak etmiştim.

Hoş.. Gülşah Elikbank’ın moderatörlüğünde Medical Park Hastanesi ile bir otelin birlikte organize ettiği ve konuşmacı olduğum etkinliklerde kendisini tanıma ve sevme şansım olmuştu. Ancak o etkinliklerde Hanri Benazus ile birlikte ön planda idik, ışıklar ve kameralar bizim üzerimizdeydi. Organizatör Dr. Zeki Hozer ise bir kapalı kutuydu. Kısa süreli birlikteliklerimizde, görünenin arkasında bambaşka ilgi alanları olduğunu ve bu alanlarda yetkin olduğunu fısıldamaktaydı.

Bu bakımdan “Pandemik ve Nonpandemik Yazılar” kitabını birkaç gün elimden düşürmedim. Siyaset, sosyoloji, dış politika, sanat, kültür, tıp dünyası ve pandemi gibi geniş bir konu yelpazesini kapsayan yazılar, dikkatle kaleme alınmış, makale kurgusu eksiksiz, titiz bir araştırmacının ürünüydü.

Dr. Zeki Hozer, her şeyden önce kültürlü bir yurttaş.. Frenklerin entelektüel (entel değil), bizlerin ise alaturka lisanda münevver dediğimiz cinsten bir dostumuz.. Üstelik velud biri.. Yani üretken..

Dr. Zeki Hozer yurt içi ve dışında devam eden eğitimleri BAL, AFL, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Univercity Of Toronto, Mount Sınai School of Medicine kurumunda gerçekleştirmiş, sonrasında değişik üniversite, devlet ve özel sektör kurumlarında çalışmış. Daha ne olsun?.. Yazılı medyamız ondan faydalanmayacak da, kimden feyiz alacak?..

Yenigün gazetesinde arkadaşımız Erkan Sevinç, 30 Kasım 2020 günü “Bir doktordan ötesi” başlığı ile kendisiyle özel bir röportaj yaptı. Bu röportajın bence öne çıkan cümleleri şunlardı:

-Yazma merakım okuma merakı ile başladı. Yoğun bir okuma kültüründen gelmekteyim.

-İçimdeki “cümleleri ve paragrafları hep serbest bırakılması gereken enerji üniteleri’’ olarak gördüğümden yazma eylemim devam etti.

-Okuyucu tepkileri en ilginci. Yazarın kendi birikimlerini tutkulu bir şekilde stil ve konuların içeriğine yazı anlatımı olarak kurguladığında ya da yazarın kendi perspektifini kaleme yansıttığında, hedef grupta nasıl anlaşıldığına yönelik bir geri dönüş eşsiz bir deneyim.

-İzmir bağlantılı üç din ve üç şahsiyet kapsamında Polikarpus, Sabetay Sevi ve Şeyh Bedrettin’i de yazdım.

-Benim yazılarım, “öznel köşe yazılarının bilimsel makaleye evrildiği” analizler şeklindedir.

-Altı aylık ve bir yıllık bir sürede, aşı ile ya da Corona genetik dizilimini deşifre edip ciçek hastalığında olduğu gibi bu pandemi ile de mücadelemiz başarılı bir şekilde sonuçlanacaktır.

-Ancak habitat daralmasından iklim değişikliklerine küresel sorunlarla yakından yapıcı bir şekilde ilgilenmezsek bir başka pandemi, insanlık tarihini radikal bir şekilde etkileme potansiyelinde ne yazık ki!

**

Dr. Zeki Hozer’in bilgilendirici köşe yazılarını, umuyorum ki, İzmir okuyucusu daha yıllarca okuyacak, giderek yazılarının tiryakisi olacaktır. Çünkü çalışkan bir kalem, çalışa alışa kendini halka hissettirir.. Ayrıca kültür etkinliklerinde de yumuşak üsluplu bir yönetici olması en büyük avantajıdır.

Ancak bütün bunların dışında iki adet Bambaşka Zeki Hozer de vardır..

Bunların birincisi Zeki Hozer’in şahsiyetidir. İnsana güven veren bu şahsiyet, sıcak, samimi, güleç, saygın, engin yardımsever, seviyeli ve de eskilerin deyimiyle çelebidir. Biz basın mensuplarının daima yardımına koşar.

İkincisi ise, yazmakta olduğu ve yakında basılacak bambaşka kulvarlardaki kitaplarında ortaya çıkacak olan Zeki Hozer’dir.. Bir gerçek araştırmacıyı kıskandıracak kadar derin bir potansiyel taşıyan olan Hozer’i işte o zaman gerçek yüzüyle tanıyacağız.

Ben ilk tanıştığımda hayli gizemli bulduğum dostum Hozer, meğer köşe yazılarındaki kimliğinden bambaşka bir boyutta da kalem oynatabilecek bir gölge kimlik taşıyormuş.

Kolay gelsin diyelim..

Başarılar dilerim..