GENEL

“Don Kişot” minik izleyicileri büyüledi

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, sanatı ilçelere taşıma hamlesi kapsamında Cervantes’in ölümsüz eseri "Don Kişot"u yepyeni ve çağdaş bir yorumla Torbalı'daki minik izleyicilerin beğenisine sundu. İyilik ve adalet arayışının modern bir dille sahnelendiği oyun, renkli atmosferi ve müzikleriyle çocuklara unutulmaz bir sanat şöleni yaşatırken, tiyatro salonunda coşku dolu anlar kaydedildi.

Abone Ol

Kültür ve sanatın başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerleyen kentin en önemli sanat kurumlarından biri olan İzmir Şehir Tiyatroları, merkezdeki sahnelerin sınırlarını aşarak sanatı çevre ilçelerdeki vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda başlatılan turne programının son durağı, kentin dinamik ilçelerinden Torbalı oldu. Dünya edebiyatının mihenk taşlarından biri kabul edilen Cervantes’in ölümsüz eserinden sahneye uyarlanan "Don Kişot–Çağdaş Bir Masal" adlı çocuk oyunu, ilçedeki çocuklara kapılarını ardına kadar açtı. Miniklerin hayal dünyasını zenginleştiren ve onları masalsı bir yolculuğa çıkaran bu özel gösterim, kentte sanatın birleştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Aileleriyle birlikte salonu dolduran çocuklar, tiyatronun büyülü dünyasına adım atarken, sanatın aydınlattığı yüzlerindeki tebessüm görülmeye değerdi.

Torbalı'da miniklerin tiyatro coşkusu salonlara sığmadı

Gösterimin adresi olan İsmail Uygur Kültür Merkezi, hafta sonu adeta bir panayır yerine dönüştü. Fuaye alanından itibaren başlayan heyecan dalgası, salonun kapılarının açılmasıyla birlikte doruk noktasına ulaştı. Koltukları tamamen dolduran minik sanatseverler, sahnede beliren efsanevi şövalye Don Kişot ve onun ayrılmaz parçası, sadık yoldaşı Sanço Panza’nın sürükleyici serüvenine soluksuz bir şekilde ortak oldular. Klasik bir hikayenin çok ötesine geçen bu yapım, özellikle dinamik kurgusu, akıcı diyalogları ve çocukların ilgisini bir an olsun kaybetmeyen hareketli sahneleriyle dikkat çekti. Canlı renklerin hakim olduğu göz alıcı kostümler ve hikayenin ritmini belirleyen coşkulu müzikler, salondaki çocuklardan tam not aldı. Oyun boyunca zaman zaman kahkahalara boğulan, zaman zaman da heyecanla sahnedeki karakterlere seslenen çocuklar, tiyatronun interaktif doğasını en saf haliyle deneyimleme fırsatı buldular.

Kılıç kalkan yerine anlamanın ve dinlemenin gücü sahneye yansıdı

Tiyatro dünyasının duayen isimlerinden Levent Üzümcü'nün Genel Sanat Yönetmenliğini büyük bir titizlikle yürüttüğü kurum bünyesinde hayat bulan bu özel eser, alışılagelmiş kahramanlık hikayelerinden oldukça farklı bir mesaj taşıyor. Yetenekli isim Ahmet Ayaz Yılmaz’ın hem yazıp hem de yönetmen koltuğunda oturduğu oyun, çocuklara kılıçla savaşmanın değil, aklın ve vicdanın gücünü aşılıyor. Sadece rüzgar güllerine karşı savaşan hayalperest bir şövalye masalı olmaktan sıyrılan metin, doğrudan doğruya çocukların ve ebeveynlerin iç dünyasına hitap eden derin bir "kendilik meselesi" ekseninde şekilleniyor. Başkahramanın iyilik, doğruluk ve adalet uğruna çıktığı uzun yolculuk; fiziksel bir savaşın ötesinde karşısındakini anlamanın, önyargısızca dinlemenin ve hayattan sürekli yeni bir şeyler öğrenmenin iyileştirici gücüyle çağdaş bir perspektifte yeniden yorumlanıyor. Bu pedagojik yaklaşım, çocukların empati yeteneğini geliştirirken ailelere de önemli mesajlar veriyor.

Usta isimlerin dokunuşuyla sahnede görsel bir şölen yaratıldı

Böylesine etkileyici bir atmosferin yaratılmasında, sahne önündeki yetenekli oyuncular kadar kamera arkasındaki yaratıcı ekibin de büyük bir payı bulunuyor. Zengin detaylarla bezenmiş dekor tasarımına imza atan Anıl Işık ve dönemin ruhunu modern çizgilerle buluşturan kostüm tasarımcısı Deniz Bilgili, izleyicileri adeta kitabın sayfaları arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Halil Ünsal’ın ince elenip sık dokunmuş dramaturgisi metnin iskeletini sağlamlaştırırken, Seranay Oğuz’un akıcı koreografisi karakterlerin enerjisini sahnenin her köşesine yayıyor. Eserin işitsel dünyasını inşa eden müzik ve besteler ise Yavuz Cizgöz'ün usta ellerinden çıkıyor. Sahne üzerinde devleşen Cengiz Eşiyok, Başak Akbay Barmanbek, Yiğit Aksütlü, Dine Altıok, Mehmet Onur Atbaş ve Ercan Erdil’den oluşan güçlü oyuncu kadrosu, sergiledikleri üstün performansla karakterleri adeta etten kemikten var ediyor. Ayrıca Ahmet Duman’ın oyun boyunca sergilediği canlı bateri performansı, eserin dinamizmini sürekli zirvede tutarak tiyatro salonundaki ritmi hiç düşürmüyor.

Şövalyenin serüveni sezon boyunca yeni duraklarda devam edecek

İlçe sınırlarını aşarak büyük bir kültürel köprü kuran bu başarılı organizasyon, yerel yönetimlerin sanata verdiği desteğin toplumsal dönüşümdeki kritik rolünü de ispatlıyor. Çocukların zihinsel ve duygusal gelişiminde benzersiz bir yere sahip olan sahne sanatları, bu tür kaliteli yapımlarla yeni nesillerin hayatına dokunmaya devam ediyor. İlk gösteriminden itibaren hem eleştirmenlerden hem de en zorlu izleyici kitlesi olan çocuklardan büyük bir övgü toplayan bu çağdaş masalın yolculuğu burada bitmiyor. Alınan olumlu geri dönüşler ve yoğun talep üzerine, İzmir Şehir Tiyatroları yönetimi eserin temsillerini aralıksız sürdürme kararı aldı. İyiliğin ve umudun peşinden giden şövalyenin renkli dünyası, tiyatro sezonu boyunca kentin farklı sahnelerinde ve kültür merkezlerinde perde açarak, binlerce çocuğu daha bu büyülü atmosferin içine çekmeye devam edecek.