Cumhuriyet Halk Partisi, köklü tarihinin en kritik dönemeçlerinden birini daha Ankara'da dönüyor. Başkent, sabahın erken saatlerinden itibaren "Şimdi İktidar Zamanı" sloganıyla düzenlenen 39. Olağan Kurultay heyecanına uyandı. Ankara Spor Salonu, Türkiye'nin dört bir yanından gelen delegeler, partililer ve vatandaşlarla dolup taşarken, salonun atmosferi partideki yenilenme ve iktidar arzusunu net bir şekilde yansıtıyordu. Tribünleri süsleyen "Güçlü Yurttaş", "Güvenli Gelecek" ve "Kazanan Türkiye" pankartları, partinin yeni vizyon belgesinin ana sütunlarını oluştururken, salonda en çok dikkat çeken detaylardan biri tutuklu belediye başkanlarına ayrılan bölüm oldu. "Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz" afişinin altında yer alan tutuklu siyasetçilerin fotoğrafları, kurultayın sadece bir liderlik seçimi değil, aynı zamanda bir adalet arayışı platformu olduğunu da gösteriyordu.
Salondaki coşku, Zülfü Livaneli, Selda Bağcan, Volkan Konak ve Edip Akbayram gibi usta sanatçıların şarkılarıyla zirveye ulaştı. Ancak asıl duygusal kırılma, tutuklu belediye başkanlarının isimlerinin tek tek anons edilmesiyle yaşandı. Her isim okunduğunda, binlerce kişilik koro "Burada" diye haykırarak, cezaevlerindeki yol arkadaşlarına selam gönderdi. Divan kürsüsünden yapılan "Zindanlarda tutsak edilen belediye başkanlarımıza selam gönderiyoruz" anonsu, salondaki dayanışma ruhunu perçinledi. Ayrıca, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş'ın fotoğraflarının yan yana yer aldığı ve üzerinde "Doğru duvar yıkılmaz" yazan dev pankart, parti içindeki birlik ve beraberlik mesajının en somut görseli olarak kayıtlara geçti.
Silivri'den gelen tarihi manifesto
Kurultayın ikinci gününe damgasını vuran anlardan biri, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinden zaferle çıkmasına rağmen tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun gönderdiği mektup oldu. İmamoğlu'nun Silivri Cezaevi'nden kaleme aldığı satırlar, salonda derin bir sessizlik ve ardından büyük bir alkış tufanıyla karşılandı. Mevcut siyasi iktidarın baskı politikalarına sert eleştiriler yönelten İmamoğlu, Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olma niteliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. "Sizi Silivri zindanından selamlıyorum" diyerek başladığı mesajında, ülkenin bir yol ayrımında olduğunu belirten İmamoğlu, iktidarın seçim kaybetme korkusuyla her türlü yola başvurduğuna dikkat çekti.
İmamoğlu mesajında, 19 Mart 2025 tarihini bir milat olarak göstererek, o günden bu yana yaşananların iktidarın demokrasiye olan tahammülsüzlüğünü kanıtladığını ifade etti. Türkiye'nin bir reform hamlesine ihtiyaç duyduğunu ve bu değişimi gerçekleştirebilecek tek gücün Cumhuriyet Halk Partisi olduğunu belirten İmamoğlu, "Milyonların ümidi biziz" diyerek delegelere ve parti örgütüne büyük bir sorumluluk yükledi. Mesajında, "Bu ülkenin milyonları 19 Mart 2025’ten beridir her gün bu beceriksiz ve zorba iktidardan kurtulmak istediğini haykırıyor. Şimdi sorumluluk biz CHP’lilerin" ifadelerini kullanan İmamoğlu, partinin sadece kendi geleceğini değil, Türkiye'nin kaderini de tayin edeceğini vurguladı. Bu mesaj, salonda bulunanlar tarafından "iktidar manifestosu" olarak yorumlandı.
Özgür Özel'den kararlılık mesajı: teslim olmadık
İmamoğlu'nun mesajının yarattığı duygusal atmosferin ardından kürsüye çıkan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "İktidar" sloganları eşliğinde salona hitap etti. Eşi Didem Özel ile birlikte platformu selamlayan Özel, konuşmasında direniş ve umut temalarını işledi. Partinin son iki yılda geçirdiği zorlu süreçlere değinen Özel, "Bize ömür biçenler oldu, dayanamazlar dağılırlar dediler. Ama biz yine buradayız, dimdik ayaktayız" diyerek parti örgütünün dayanıklılığına vurgu yaptı. Konuşmasında edebi bir dil kullanan Özel, "Bin kere budadılar körpe dallarımızı, yine çiçekteyiz işte" dizeleriyle, baskılara karşı yılmadıklarını ve güçlenerek yollarına devam ettiklerini ifade etti.
Özel'in konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'e ve Cumhuriyet'in kurucu değerlerine yaptığı atıflar, salonu heyecanlandırdı. CHP'nin Türkiye'nin kurucu iradesini temsil ettiğini hatırlatan Özel, kurultayın sadece parti içi bir mesele olmadığını, ülkenin genel gidişatını etkileyecek bir öneme sahip olduğunu belirtti. Sivas Kongresi'ne atıfta bulunarak delegelere seslenen Özel, "Sizler Sivas Kongresi'ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz" diyerek, omuzlarındaki tarihi sorumluluğu hatırlattı. Altan Öymen ve Hikmet Çetin gibi eski genel başkanları da selamlayan Özel, partinin köklerine olan bağlılığını bir kez daha teyit etti.
Muhalefetteki son durak ve iktidar sözü
Özgür Özel'in konuşmasının en çarpıcı bölümü ise verdiği iktidar sözü oldu. Bir önceki kurultayda verdiği sözleri hatırlatan ve bunları yerine getirmenin gururunu yaşadığını belirten Özel, 40. Kurultay için iddialı bir hedef koydu. "Tarih önünde söz veriyorum: Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40. kurultay iktidardaki ilk kurultayımız olacak" diyen Özel, salonda büyük bir coşku yarattı. Tüm salonun ayağa kalkarak dakikalarca alkışladığı bu sözler, partinin yeni dönem stratejisinin temelini oluşturdu. "Artık iktidar zamanıdır" diyerek sözlerini tamamlayan Özel, CHP'nin artık sadece muhalefet eden değil, yönetmeye namzet bir parti olduğunun altını çizdi.
Eski genel başkana üstü kapalı yanıt
Konuşmasında parti içi tartışmalara da değinen Özel, isim vermeden önceki dönem Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "CHP arınmalı" şeklindeki açıklamalarına yanıt verdi. Kılıçdaroğlu'nun iktidara yakın bir gazeteye verdiği röportajda kullandığı ifadelere karşılık, "Cumhuriyet Halk Partisi arınacaksa, bizi yüzde 25'e hapsetmek isteyen anlayıştan arınacak" çıkışını yapan Özel, parti içindeki statükocu yaklaşımlara sert çıktı. Müesses nizamla mücadeleden geri dönüş olmadığını vurgulayan Özel, partinin seçim gecesi ışıkları erkenden sönen, üyelerini üzen bir yapı olmaktan çıkıp, kazanan ve umut veren bir harekete dönüştüğünü savundu. Bu sözler, parti içindeki değişim kanadının kararlılığını ve eski yönetim anlayışıyla arasına koyduğu mesafeyi net bir şekilde ortaya koydu.
Diplomasi trafiği ve siyasi nezaket
CHP 39. Olağan Kurultayı, sadece parti tabanını değil, Türk siyasetinin farklı renklerini ve uluslararası camiayı da bir araya getirdi. Kurultaya, iktidar partisi AKP'den Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş ve Ankara Milletvekili Murat Alparslan katılırken, DEM Parti, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi gibi geniş bir siyasi yelpazeden temsilciler de salondaki yerini aldı. Bu katılım, CHP'nin siyaset arenasında birleştirici bir rol üstlenme çabasının bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Uluslararası ilgi de oldukça yoğundu. Almanya SPD Eş Genel Başkanı'nın gönderdiği dayanışma mesajının yanı sıra, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Çin ve Rusya gibi ülkelerin büyükelçilik temsilcileri kurultayı yakından takip etti. Yunanistan'dan SYRIZA, Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği ve Avrupa'daki birçok sosyal demokrat partinin temsilcileri de Ankara'daydı. Bu yoğun diplomasi trafiği, CHP'nin yeni vizyonunun uluslararası arenada da merakla izlendiğini kanıtlar nitelikteydi.
Tüzük gereği tek adaylı seçim
Genel başkanlık seçimi süreci, parti tüzüğündeki maddeler gereği sakin ve prosedüre uygun bir şekilde işledi. Kurultay Başkanlık Kurulu'na sunulan tek adaylık başvurusu, mevcut Genel Başkan Özgür Özel'e aitti. Tüzüğün 51/2 maddesi uyarınca, mevcut genel başkanın isteği üzerine aday olabildiği ve imza toplama şartı aranmadığı hatırlatıldı. Divan Başkanı ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, başka bir başvuru olmadığını ilan ederek, seçimin tek aday ile gerçekleştirileceğini duyurdu. Saat 15.30 itibarıyla başlayan oy kullanma işleminde, delegeler kurulan kabinlerde tercihlerini yaptı. Bu durum, parti içindeki liderlik tartışmalarının en azından bu kurultay nezdinde sona erdiğini ve örgütün Özel liderliğinde konsolide olduğunu gösterdi.
Sandık başında birlik mesajları
Oy kullanma işlemi sırasında verilen mesajlar, parti içi bütünlüğün pekiştirilmesi yönündeydi. Genel Başkan Özgür Özel, oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada, partinin olağanüstü süreçlerden geçtiğini ancak bu süreçleri birlik içinde atlattığını belirtti. "Dostu düşmanı ayırmakta ustalaştık" diyen Özel, partiye yönelik dış müdahalelere ve parti içi çekişmelere karşı daha dirençli bir yapı kurduklarını ifade etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da oyunu kullandıktan sonra yaptığı kısa değerlendirmede, Genel Başkan'ın "muhalefetteki son kurultay" temennisine katıldığını belirterek, yerel yönetimlerdeki başarının genel iktidara taşınması konusundaki inancını yineledi.
Kurultayın yol haritası ve ilk günün yankıları
Üç güne yayılan kurultay maratonunun ilk gününde, partinin ideolojik omurgasını oluşturan Parti Programı, 17 yıl aradan sonra güncellenerek kabul edilmişti. Selin Sayek Böke öncülüğünde hazırlanan ve "Gölge Bakanlar" tarafından sunulan yeni program, CHP'nin sadece kadrolarını değil, fikirlerini de yenilediğini ortaya koydu. Ayrıca tüzük ve yönetmeliklerde yapılan değişiklikler oy birliğiyle kabul edildi. Bugün tamamlanan genel başkanlık seçiminin ardından, kurultayın son günü olan Pazar günü, partinin en üst karar organı olan Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyelerinin seçimi yapılacak. Çarşaf liste yöntemiyle yapılması beklenen PM seçimleri, parti içi demokrasinin işlemesi ve farklı seslerin yönetime yansıması açısından büyük önem taşıyor. Ankara'dan yükselen bu ses, Türkiye siyasetinde kartların yeniden dağıtılacağının en güçlü sinyali olarak yorumlanıyor.