Çanlar kimin için çalıyor

Abone Ol

Basketbolu seven, basketbolu bilen herkesin yüreğini sızlatacak bir tablo var bugün Türkiye Basketbol Ligi puan cetvelinde.

Önceki sezona kadar, bir sıralama yapıldığında adı Fenerbahçe ve Anadolu Efes’ten sonra yazılan Karşıyaka, ne yazık ki 16 takımlı ligde 15 sırada. Son sıradaki Büyükçekmece’den sonra küme düşmeye en yakın takım yani.

Bu duruma gelişi çok güzel açıklayan bir söz var aslında. “Kaş yaparken, göz çıkarmak.” Geçen sezon yüksekten uçmaya kalkanların yaptığı yanlışların yarattığı tablo bu.

Yazık. Çok yazık. Düşününce çok üzülüyor insan. Türkiye Basketbol Ligi’nin değişmez ekibi, Türk basketbolunun yeşil-kırmızı ekolü, parke salonlara sayısız yıldız armağan eden bir büyük okul, bugün 18 maçta alabildiği 4 galibiyetle bıçak sırtında.

Şimdi, duygusallığı bir yana bırakalım. Gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşalım. Güç dengelerini gözeterek eğri oturup doğru konuşalım. Kalan 12 maçta Karşıyaka’nın kurtuluşu arayacağı maçlar belli.

İç sahada Mersin, Büyükçekmece ve Bursaspor, dışarıda Manisaspor maçları, Kaf-Kaf’ın kaderini çizecek. Bu dört maçı kayıpsız geçmesi halinde bile ulaşacağı 8 galibiyet, ligde kalmayı garantilemek için büyük risk. O nedenle Karşıyaka’nın ligin kalan bölümünde olağanüstü bir çıkış gerçekleştirmesi gerek. Kaf Kaf potada yaşadığı kabustan uyanmak için, içerde Galatasaray, Telekom ve Esenler Erok maçlarından en az ikisini kazanmak durumunda. Çünkü Denizli Merkez Efendi’nin Bursa ve Karşıyaka’nın ardından Anadolu Efes’i yenerek yaptığı büyük sürprizle sürdürdüğü seri sonrası galibiyete ulaşması, Mersin’in Manisa’dan sonra Bahçeşehir’i yenerek son 3 haftada aldığı 2 galibiyetle, kazandığı maç sayısını 6’ya çıkarması, Kaf Kaf’ın işini daha da zorlaştırdı. Ligin kalan bölümünde 6’şar galibiyetle Mersin ve Bursa, 5’er galibiyetli Manisa ve Aliağa Petkim ile yarışacak olan yeşil-kırmızılılar, 12 haftada 6 galibiyetle ligde tutunabilir gibi görünüyor.

Bu hesabı tutturmak için de herkese büyük görev düşüyor. Mesela KSK Başkanı Aygün Cicibaş’ın geçtiğimiz günlerde “Benden bu kadar” diyerek yaptığı çıkış ve istifa edeceğini açıklamasıyla yaşanan çalkantı, futbolda şampiyonluk, basketbolda kümede kalma mücadelesi veren takımlar için hiç istenmeyen bir durum. Bu nedenle eğer Karşıyaka bir camiaysa, yüz yıllık bir çınarsa, bünyesindeki güç birliği ile sezon başında “Kimse yoksa ben varım” diyen yönetimi desteklemeli.

Eğer; yönetime sezon sonuna kadar gidecek destek sağlanır ve yarışmacı takımlara yansıyacak olumsuz faktörler ortadan kalkarsa,

Eğer; yeşil-kırmızı aşkını her zaman her yerde gösteren Karşıyaka taraftarı, son maçın son saniyesine kadar umutsuzluğa kapılmadan coşkulu desteğini sürdürürse,

Eğer; yeşil-kırmızılı formayı giyenler, o formanın, üzerindeki armanın değerine yakışacak mücadeleyi sahada verirse, Karşıyaka sezonu hem futbolda, hem basketbolda beklentilerine uygun şekilde tamamlayabilir. Hatta voleybolda gelebilecek bir şampiyonluk, bu beklentilerin üzerine “çilek” olabilir.

Bugün Karşıyaka camiasına düşen, hedefe giden yolda hep birlikte yol almaktır. Karşıyaka futbolda şampiyon adayıdır. Bunu başaracak güce sahiptir. Ancak futboldaki zirve hesapları, basketboldaki tehlikenin göz ardı edilmesine neden olmamalıdır. Çünkü parkede yaşanacak bir yıkım, yeşil sahalarda gelecek şampiyonluğun havasını bile kaçıracaktır.

Çünkü KSK, sadece bir branşın kulübü değil, tüm branşlarda yol alan spor kulübüdür. O nedenle Karşıyaka taraftarı yıllardır tribünden şöyle seslenir; “Yeşil sahalarda, parke salonlarda, taraftarın kalbinde sönmez güneşsin sen.”