Bu nasıl hayvan sevgisi

Abone Ol

Bir hayvanı “sahiplenmek” onu bir eşya gibi hoyratça kullanma hakkını vermez kimseye. Tam tersi, sahiplendiğiniz hayvanı koruyup kollamakla yükülümsünüzdür. Tıpkı bir evlat gibi.
Kelime anlamı bir yana; kimse kimsenin sahibi değildir bu dünyada. Çünkü hiçbir can, alıp satabileceğiniz bir mal değildir.
Daha önce de benzerlerini gördüğümüz “sadistçe” bir olay yaşandı geçtiğimiz günlerde Ankara’da. Konuyla ilgili şikayet dilekçesi veren Haytap İzmir Temsilcisi Esin Önder, durumdan haberdar etti beni de.
Adamın biri köpeğini boynundan iple arabasının arkasına bağlayıp sonra da basıyor gaza. Fotoğraflarda hayvan bitkin halde, yere yatmış, yürüyecek mecali yok.
Böyle bir eylemi vicdanı, merhameti, sevgisi olan yapar mı?
Görenler tepki gösterince verilen cevap da bir o kadar kan dondurucu:
"Köpek bizim, istediğimizi yaparız."
Hayır kardeşim yapamazsın.
Köpek senin de olsa yapamazsın.
Bir de pişkince eklemiş: “Sivas'tan getirdim bacakları açılsın diye yapıyorum.”
Mesela bir anne, çocuğuna spor yaptırmak için çocuğunu boynundan arabaya bağlayıp gaza bassa. Ona ne deriz? O anne hakkında hem yasalar harekete geçer hem de toplumsal vicdan devreye girer.
Bu yapılanın da bir farkı yok aslında.
Köpeğinin bacakları açılsın istiyorsan, adam gibi yürüyüşe çıkarırsın. Koşsun diye açık, boş alanlara götürürsün. Boynundan arabanın arkasına bağlayıp koşturmazsın.

BÖYLE İMAMA CAN KURBAN
Hep kötü örnek verecek değiliz.
Camisini sokak kedilerine açan imamı duymuşsunuzdur.
İstanbul Üsküdar'daki Aziz Mahmud Hüdayi Camisi'nin imamı Mustafa Efe'nin kedilerle çekilmiş yürek ısıtan fotoğrafları sadece Türkiye'de değil dünyada da paylaşım rekorları kırıyor.
İmam Mustafa Efe'nin camisini kedilere açmasının bu derece ses getirmesi ile ilgili çok güzel bir tespiti var. Efe şöyle diyor: “Bu karelerin dünya çapında paylaşılması aslında ne kadar rahmet ve merhamete aç olunduğunun da bir ifadesi.”
Dünyada güzel şeyler olmasını öyle çok istiyoruz ki; kedilerin istedikleri gibi camide dolaştıkları, caminin halısında huzurlu bir şekilde uyudukları; camiye gelenlerin de kedileri, gülümseyerek, şefkatle sevdikleri karelere dört elle sarılıyoruz.
Umarım böyle örnekler çoğalır ve bir gün tüm kötülükler mazide kalır.