Kadın cinayetleri giderek "kadın ve toptan bütün sülalesi" cinayetlerine, daha doğrusu katliama dönüşmeye başladı.
Son günlerde yaşanan iki örnekte enteresan ayrıntılar vardı.
Zanlıların, cinayetleri işlemeden önce internette kadın cinayetlerinde alınan cezalarla ilgili araştırma yaptıkları ortaya çıktı mesela.
Edindikleri bilgilerle içleri ferahlamış olacak ki ellerini kana bulamaktan, masum insanların canına kıymaktan çekinmediler.
Neden çekinsinler ki?
Kendileri her türlü şerefsizliği, namussuzluğu yaptıkları ve şiddet uyguladıkları için eşleri tarafından terk edilen adamlar, cinayet işledikten sonra mahkemeye çıkıyorlar ve diyorlar ki: "Namusumu temizledim."
Bunu söylerken üzerlerinde gömlek ve kravat varsa, zaten kafadan hem tahrik hem iyi hal indirimi geliyor.
"Türk insanının ahlak anlayışı, Türk insanının namus düşkünlüğü, yok efendim Türk insanının örf ve adeti, aile yapısı..." diye başlayan cümleler artık daha da midemizi bulandırıyor.
Bu iki yüzlü, bu riyakar, bu sapıklarla ve sapık zihniyetle dolu ülkede yaşamak her gün daha da zul geliyor.
Kadına İstanbul'un ortasında gece yarısı sokakta tecavüz ediliyor. Arkasından denmedik laf söylenmiyor.
Neden bağırmamış deniyor mesela.
Böğrüne bıçak dayanmış bir insanın çığlıklar atması kolaymış gibi.
***
Kadına yönelik her tür saldırıda adalet terazisinin sadece erkekten yana olan dengesi giderek onurumuzu daha da çok kırıyor.
- Tecavüz edilirken yeteri kadar bağırmadığına kanaat getirildiyse...
- Öyle üzerinde mini etek falan varsa...
- Gece vakti ıssız bir yerden geçiyorsan...
- Sapığın eski sevgilin ise...
- Bakire değilsen...
Tecavüzcün indirim alıyor mesela...
***
Ama tabii balık da baştan kokuyor bu arada...
- Bir tane kız mıdır kadın mıdır bilmem...
- Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün...
- Tecavüzcü, kürtaj yaptıran tecavüz kurbanından daha masumdur...
- Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar...
Bunları söyleyenlerin oturdukları makamlar, kadını hedef alan manyakların iştahını kabartıyor olmalı.
Bu ülkede, özellikle bir kadın olarak kendimi giderek daha korumasız, daha tehlikede ve daha yalnız hissediyorum.
Ve bildiğin korkuyorum.
***
Sensin pis!
Cenaze namazlarındaki kadın-erkek ayrımını hiçbir zaman anlamayacağım.
Niye kadın camide bile arka tarafa iteklenir ki?
Allah korusun ama diyelim benim orada canım gitmiş, ciğerim yanmış, canımın bir parçasını son yolculuğuna uğurlayacağım ama bunun için nerede duracağıma imam mı karar verecek?
Beni tabutun başından uzaklaştıracak, sen geç arkaya diyecek ha?... Niye? Ben pis miyim? Murdar mıyım? Sapık mıyım? Tanrı'nın gözündeki değerim erkekten daha mı aşağıda?
Biz ailenin kadınları olarak, babamı kaybettiğimizde, camide bir an bile arkaya markaya geçmeyi düşünmedik...
Zaten kimse de bizden böyle bir şey istemedi.
İnsana sevdiğini de uğurlatmayacaklar neredeyse..
Sadece kadınız diye...
***
Sema dans değildir
Dünya televizyonlarındaki versiyonlarına göre katılımcılar açısından içler acısı durumda olan Yetenek Sizsiniz programında geçenlerde biri çıkıp Sema gösterisi yaptı.
Şovlu movlu...
Jüri üyeleri bayıldı.
İzleyici alkışladı.
Sahnedeki arkadaş belli ki yaptığı işle, sergilediği yeteneğiyle (!) gurur duydu.
Yıllardır yazıyoruz: Sema bir dans gösterisi değildir.
Öyle sahnede, gösteri amaçlı yapılamaz. Yapılırsa bu saygısızlıktır, bilgisizliktir, izan yoksunluğudur.
Nitekim TV8'de yayıhlanan o görüntülerden sonra Mevlânâ’nın 22’nci kuşak torunlarından Faruk Hemdem Çelebi de duruma tepki göstermiş.
Semanın şov malzemesi yapılmasının yasaklanması gerektiğini savunup şunları söylemiş:
“Sema, bir ibadettir. Derviş sağdan sola dönerken her çark atışta Allah’ın ismini zikreder. Bunun şov malzemesi yapılmasının, reyting malzemesi olarak kullanılmasının önüne geçilmeli. Etrafımdaki herkes şikayetçi. Düğünlerde, içkili restoranlarda, otellerde, açılışlarda, fuarlarda, olmadık yerlerde sema yapılıyor. Ayrıca o yarışmacı bir üst turda ne yapacak, bir semazenin bundan sonraki yeteneği ne olabilir çok merak ediyorum. Saçmasapan bir yöne doğru gidiyor iş. Sema gösterisinden 7 dakika sonra aynı sahneye dansöz çıkıyor. Caydırıcı bir mekanizmanın işletilmesi lazım artık.”
Kendisine yerden göğe kadar hak veriyor ve "Edep Ya Hu" diyorum.