Bu sorunun yanıtı öyle kolay değil. Çünkü nereye elinizi atsanız facia.

‘Ne işsizliği, iş çok' diyen Erdoğan'ı İŞKUR verileri yalanladı.

İşsizlerin sayı giderek artıyor. Ağustos 2022 itibarıyla Ağustos 2021’e kıyasla İŞKUR’a kayıtlı işsiz sayısı yüzde 4.7 artarak 3 milyon 343 bin 638 kişiye ulaştı.

Ekonomik durumu Gazeteci Banu Güven yorumlamış;

“Suriye’de operasyon, Yunanistan’la tansiyon, gazetecilere gözaltı, sosyal medya yasası… "Erdoğan, destek kaybettiği ortaya çıktıkça, vaziyeti kurtaracak yeni araçlara sarılıyor. Gidişat çok fena. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin gözlerinde ışıltı falan kalmadı. Erdoğan, 20 yıllık iktidarının sonuna yaklaşırken, devletin elinde finansal açıdan ne cephanelik varsa, hepsini tüketmek üzere.”

Karar Gazetesi’nden İbrahim Kahveci’nin yorumu ilginç;

“Bugün Türkiye ekonomide nasıl durumda derseniz vereceğim tek cevap vardır: Türkiye’de öyle bir ekonomik çöküş var ki insanlar çocuk yapamıyorlar... Bundan daha büyük veri mi var? Bizim artık cari açığımız sorun değil, çocuk açığımız büyük sorun.

2014 yılında 2,2 olan kadın başına çocuk sayısı 2021’de 1,7’ye düştü. Her 10 kadında 5 çocuk daha az doğum oluyor. Bu demografik yıkım demektir. Nüfusun kendini koruma oranı 2,1 olduğuna göre büyük çöküş yaşadığımız aşikardır...’’

Sadece doğan çocuk mu bizim sorunumuz? Elbette hayır...

Doğup okuyan ve değer kazanan beşeri varlıklarımızı da kaybediyoruz. Okuyanın ülkesinden gittiği yerler yozlaşır, kuraklaşır ve kurur. Bizim en büyük yıkımlarımızdan biri de burasıdır.

Bugün daha büyük bir çöküşten bahsedeceğim...

İnsanlık çöküşümüzden veya vicdani çöküşten…Mesela yoksulluğun getirmiş olduğu yetersiz beslenmeden kaynaklanan zeka geriliğini kim dikkate alıyor? Sabah makarna akşam makarna yiyen bir çocuk nasıl gelişim sağlayacak? Parayı kaybeder buluruz ama insanlığı ve vicdanı kaybedince yeniden bulmamız epey zorlaşacaktır. Velhasıl bir çöküş yaşıyoruz ama bu çöküşün asıl yıkıcı tarafı zihinsel çöküştür

Sattığımız malın değeri artmıyor ama aldığımız malın fiyatı artıyor. Ucuza satıp pahalıya almamızın nedeni bilimsiz ve teknolojisiz kuruyan ekonomik modelimizdir. Bu yolun başka çıkışı yok... Hazır olalım...

Okullar açıldı, yoksulluk orada da kendini gösterdi.

Haftaya yeniden buluşmak üzere hoşçakalın dostlar.