GENEL

Bir kadın dokundu dünyaları değişti

Kahramanmaraş merkezli 2023’te yaşanan büyük depremlerin ardından bölgeye sağlık görevlisi olarak giden Havva Aydanur Ertuğrul’un hayatı bir daha eskisi gibi olmadı. Enkaz altından çıkan bir çocuğun kitapları, bugün 21 çadır okulu ve binlerce çocuğa ulaşan bir iyilik hareketine dönüştü

Abone Ol

6 Şubat 2023’te meydana gelen ve “asrın felaketi” olarak hafızalara kazınan Kahramanmaraş merkezli depremler, geride tarifsiz acılar bıraktı. Hala yaraları sarılmaya çalışılan bu büyük yıkım, yaşattığı acılar kadar Türk toplumunun gösterdiği büyük dayanışma örneğiyle de tüm dünyada yankı buldu. Hayat kurtarmak için bölgeye gidenlerin tanık oldukları acı ve yıkım hayata bakışlarını değiştirdi. Birçoğu için ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Sağlık görevlisi olarak deprem bölgesinde görev yapan Havva Aydanur Ertuğrul da onlardan biri. Deprem bölgesine yola çıktığında tek hedefi hayat kurtarmaktı. Günlerce süren arama kurtarma çalışmalarında hem acıya hem mucizelere tanıklık etti. Ancak onu en derinden etkileyen anılardan biri, depremde hayatını kaybeden küçük Arda ve enkaz altından çıkarılan kitapları oldu. O an, felaketin yalnızca canları değil, hayalleri ve umutları da enkaz altında bıraktığını fark etti. “Depremde sadece bedenleri değil, umutları da kurtarmamız gerekiyordu” düşüncesiyle yola çıkan Ertuğrul, bu farkındalığı bir iyilik hareketine dönüştürdü. Bugün 21 çadır okul ve on binlerce kitap, deprem bölgesinde yaşayan binlerce çocuğun geleceğine ışık tutan “Ülkem Okuyor Derneği” böyle doğdu.

“Depreme hayat kurtarmak için gittim”

Deprem bölgesine ilk ulaştığı anı anlatan Ertuğrul, sürecin başında tek bir hedefi olduğunu söylüyor: “Ben depreme tamamen görev bilinciyle gittim. Daha önce yangına ya da başka afetlere nasıl müdahaleye gittiysem, buna da öyle gittim. Öncelikli amacım hayat kurtarmaktı.” Ancak Antakya’da sabahın ilk ışıklarıyla gördüğü tablo, düşündüğünden çok daha ağırdı: “İlk akşam karanlıktı, tam olarak anlayamamıştık. Ama sabah olduğunda çok büyük bir felaketin ortasında olduğumuzu fark ettik. Enkazdan çıkan her çocukta, her gençte durumun vahametini daha derinden hissettim.”

“Umutları da kurtarmalıydık”

Ertuğrul’u en çok etkileyen anlardan biri, depremde hayatını kaybeden küçük Arda’nın kitaplarının enkazdan çıkarılması oldu. Enkaz altında kitapları gördüğü o anı şöyle aktardı Ertuğrul: “Depremde sadece bedenleri değil, umutları da kurtarmamız gerekiyordu. Bu farkındalıkla birlikte ihtiyaç listelerine kitap eklemeye başladık. Çocuklar sadece yıkımı görüyordu. Enkazın dışında bir hayatın var olduğunu hatırlatmamız gerekiyordu.”

“Şehir yıkılmış, ne okulu”

Ertuğrul’un sosyal medya üzerinden yaptığı kitap çağrısı ilgi de gördü, tepki de. “Şehir yıkılmış, ne okulu diyenler oldu. Çok eleştiri aldık. Ama bizim derdimiz sadece iki kere iki dört öğretmek değildi. Çocukların öğretmenleriyle temas kurabildiği, bazen yardım dağıtılan, bazen tiyatro oynanan bir alan oluşturmaktı” görüşünü paylaşan Ertuğrul, bu hedefle Hatay’da 21 çadır okulun hayata geçtiğini anlattı. Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli yürütülen çalışmalarla açılan çadır okullar, kısa sürede çocukların nefes aldığı güvenli alanlara dönüştü. “Türkiye’de iki kez mezun verilemeyen dönem var. Biri Çanakkale Savaşı, biri de 6 Şubat depremleri” ifadesini kullanan Ertuğrul, bunu kendine dert edinerek Türkiye’nin dört bir yanından cübbeler topladı. Yıkımın ortasında mezuniyet törenleri düzenlendi. Çocuklara diplomalarının yanında ‘biz yanınızdayız, buradayız’ mesajını da verdi.

Ülkem okuyor derneğinin doğuşu

Başlangıçta bir okuma kulübü olan Ülkem Okuyor, bu süreçten sonra dernekleşti. 8 Eylül 2023’te resmi olarak kurulan derneğin amacını Ertuğrul şöyle anlatıyor: “Biz sadece kitap veren bir dernek değiliz. Sadece burs veren bir yapı da değiliz. Öğrenciyi merkeze alıyoruz. O çocuğun hayatını değiştirebilecek ne varsa onun için çalışıyoruz.” Bir öğrenci için piyano almak, bir başkası için gitar temin etmek ya da barınma sorununu çözmek… Hepsi eğitimin bir parçası olarak görülüyor. “Bir çocuğun okumasının önündeki engel barınma ise önce o çözülmeli. Bazen bir et yemeğine ulaşması bile onun anlamasını etkiliyor. Biz biraz da anlamaya çalışıyoruz.”

“Eski hayatımı çok özlüyorum”

Deprem öncesi hayatını anlatırken sesi yumuşuyor: “Manavgat’ta deniz kenarında bir evim vardı. Karavanımla doğaya giderdim. Çok sakin, çok keyifli bir hayatım vardı. Çok özlüyorum o hayatı.” Ancak yaşadığı değişimi şu sözlerle ifade ediyor: “Ben acı neymiş bilmiyormuşum. Deprem bana başkalarının acısını görmeyi ve hissetmeyi öğretti. Annesiz, babasız kalan çocukları, evladını kaybeden anne babaları gördüm. O yüzden geri dönemiyorum.” Bugün yüzlerce kütüphane açtıklarını, binlerce kitap dağıttıklarını ve küçük bağışlarla büyük işler başardıklarını söyleyen Ertuğrul, çağrısını şöyle yapıyor: “Arkamızda bir siyasi parti ya da büyük bir iş insanı yok. Sadece iyi insanlar var. 50 liralarla, 100 liralarla evler, okullar yaptık. İyi insanlar her yerde. Eğer göremiyorsanız, baktığınız açıyı değiştirin.”