Bir Gün, Bir Tarih, Bir Direniş: 8 Mart

Abone Ol

Her sene 8 Mart geldiğinde çiçekler verilir, mesajlar paylaşılır, kutlamalar yapılır. Ama bu tarihin arka planında sadece bir kutlama değil, yüzyılı aşan farklı bir mücadele hikayesi var.

Dünyada bu özel gün, kadınların hayatlarındaki eşitlik, adalet duygularını anlattıkları direnişin mirası…

20.yüzyılın başlarıydı. Çalışan kadın işçiler için zor bir dönemdi. Düşük maaşlara, uzun çalışma saatlerine ve güvenli hissetmedikleri durumlara seslerini yükseltmeye başladılar. Grevler, protestolar kısa sürede uluslararası bir dayanışma örneği doğdu. Kadınların emeği ve mücadelesi bu olayların ardından dünya genelinde sembolik bir güne dönüştü.

1910 senesinde yapılan uluslararası Kadınlar Konferansı’nda Alman hak savunucusu Clara Zetkin’in fikriyle “Dünya Kadınlar Günü” kabul edildi. Sonrasında 1917’de Rusya’da kadın işçilerin başlattığı “ekmek ve barış” talepli grevler bu tarihin anlamını değiştirdi. Miladi takvimde 8 Mart’a denk geldiği için, aynı zamanda kadınların hak mücadelesinin simgesi oldu.

Türkiye’de 8 Mart ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlandı. Cumhuriyet’in ilanı edilmesiyle kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkı gibi tarihi anlar bu mücadelede dönüm noktası oldu. Seneler geçtikçe kadın hareketlerinin güçlenmesiyle, daha da geniş kitleler tarafından sahiplenildi.

İşte bu yüzden 8 Mart sadece bir gün değil.

Bir hatırlatma ama en çok da bitmeyen bir mücadeledir…