Biliyor musun?

Abone Ol


Şimdi top Meclis'te...

Anlaşılan metne göre, cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisini kullanması ve partisiyle bağ kurması 2019’dan sonra başlayacak.

Ne değişmiş oldu?

Hiç.

***

Cumhurbaşkanı'nın partisi ile bağı kesilmeyince olacak olan şu:

Cumhuriyet'in temel değerlerinden biri olan “güçler ayrılığı” artık sizlere ömür...

Yasama, yargı ve yürütme artık tek elde.

Nasıl mı?

Yürütmenin doğal olarak başı olacak olan “başkan”, partisi ile de bağını koparmayacağı için doğal olarak yasamayı oluşturan “milletvekillerinin de” tek seçicisi olacak.

Başkanın belirlediği vekillerin, başkandan habersiz tek bir adım atması “mümkün olmadığına” göre, vekillerin vereceği kanun teklifleri de artık başkanın teklifleri olacak.

Zaten yüksek yargının yarısını, rektörlerin ve üst düzey bürokratların tamamını “atayan” başkan, doğal olarak yasama yoluyla diğer yarısının da atamasını yapacak.

Böylece yasayı yapan, onu uygulayan ve sonunda denetleyen hep “aynı kişi” olacak.

Onun adı ister başkan olsun, ister cumhurbaşkanı, buna açık açık “tek adam” rejimi denir.

Elveda demokrasi, elveda Cumhuriyet...

***

Mevcut anayasanın 70’e yakın maddesinde küçük çaplı da olsa değişikliğe gidileceği söylenen anlaşmaya göre pakette, dışarıdan atanan bakanlara yüce divan yolunun açılması, yedek milletvekilliği, milletvekili sayısının 600’e çıkartılması ve seçilme yaşının 18’e indirilmesi gibi düzenlemelerin de yer alacağı söyleniyor.

Yaşayıp göreceğiz.

Bu durumda ne olacak diyenlere güzel bir hikaye anlatayım o zaman.

***

Adamın biri, Pejo marka minibüs alır.

Ertesi gün yolcu taşımaya çıkar.

Minibüs tıklım tıklım.

Tutar kasabanın yolunu ve gittikçe hızlanır.

Yolculardan biri:

Kaptan yavaş... Bir yere çarpacağız” der.

Şoför:

Sen Pejo’yu biliyor musun?” der.

Yolcu:

Hayır” der.

Şoför:

O zaman susacaksın” der ve devam eder.

Minibüs hızlanmaya devam eder..

Bir yolcu daha seslenir:

Oğlum ben hastayım, biraz yavaş” diye seslenir.

Şoför yine sorar:

Sen Pejo’yu biliyor musun?”

Amca ne bilsin.

Hayır” der.

O zaman susacaksın der” şoför...

Bu kez bir kadın seslenir:

Hamileyim... Lütfen biraz yavaş, çocuğumu düşüreceğim.”

Şoför yine sorar:

Sen Pejo’yu biliyor musun?”

Kadın:

Yok” der.

Şoför yine aynı cevabı verir..

Arkadan kızgın bir ses tonuyla bir genç seslenir:

Yavaş git kardeşim, öldüreceksin bizi...”

Şoför yine sorar:

Sen Pejo’yu biliyor musun?”

Genç öfkelenir:

Biliyorum lan, ne olacak?” der.

Şoför istifini bozmadan:

O zaman çabuk söyle, bunun freni nerede?”

***

Kıssadan hisse:

Frenin yerini bilmeyen şoförün dolmuşuna binerseniz, hızlanmasına ses çıkaramazsınız.

Toslayınca anlarsınız...