Yaş ilerledikçe daha çabuk yorulmak çoğu kişi için doğal kabul ediliyor. Ancak bilim insanları, enerji kaybının doğrusal bir süreç olmadığını ve belirli yaş aralıklarında daha belirgin hale geldiğini söylüyor. Özellikle 40’lı yaşlar, hem biyolojik hem de psikososyal yükün kesiştiği kritik bir dönem olarak öne çıkıyor. Araştırmalara göre bu dönemde vücutta bir dizi değişim aynı anda gerçekleşiyor ve bu durum yorgunluk hissini artırıyor.

Uzmanlara göre 30 yaşından itibaren kas kütlesi her on yılda ortalama yüzde 3 ila yüzde 5 oranında azalıyor. 40’lı yaşlara gelindiğinde bu kayıp daha hissedilir hale geliyor. Günlük hayatta sıradan görünen aktiviteler bile vücut için daha fazla enerji gerektiriyor. Bu da “eskisi kadar enerjik değilim” hissini beraberinde getiriyor. Yaşla birlikte derin uyku süresi kısalıyor. Vücudun kendini yenilediği bu evrenin azalması, sabahları dinlenmiş uyanmayı zorlaştırıyor. Özellikle kadınlarda hormonal değişimlerin de etkisiyle uyku kalitesi daha da dalgalanabiliyor. Bu durum kronik yorgunluk hissini artıran önemli faktörlerden biri olarak gösteriliyor.

Psikologlar 40’lı yaşları “hayatın yoğun saati” olarak tanımlıyor. Kariyer sorumlulukları, çocukların eğitimi, yaşlanan ebeveynlerin bakımı ve ekonomik yükler aynı döneme denk geliyor. Beyin aynı anda çok sayıda sorumluluğu yönetmeye çalıştığı için, fiziksel olarak ağır bir iş yapılmasa bile gün sonunda ciddi bir tükenmişlik hissi ortaya çıkabiliyor.

Stanford Üniversitesi’nin son çalışmalarına göre yaşlanma düz bir çizgide ilerlemiyor. Araştırmalar, özellikle 44 ve 60 yaşlarında belirgin “moleküler sıçramalar” yaşandığını ortaya koyuyor. Bu da 40’lı yaşlarda hissedilen ani enerji düşüşünün biyolojik temellere dayandığını gösteriyor.

Çözüm ne?

Uzmanlar, bu dönemde en etkili yöntemlerden birinin kuvvet antrenmanı olduğunu belirtiyor. Kas kütlesini korumak ya da artırmak, metabolizmayı destekleyerek enerji seviyesini yükseltebiliyor. Düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve kaliteli uyku ise bu sürecin daha sağlıklı atlatılmasına yardımcı oluyor.

Uzmanlardan Ramazan öncesi kritik uyarı: Hangi kalp hastaları oruç tutabilir?
Uzmanlardan Ramazan öncesi kritik uyarı: Hangi kalp hastaları oruç tutabilir?
İçeriği Görüntüle

Bilim insanlarına göre 40’lı yaşlarda yaşanan yorgunluk bir “çöküş” değil, vücudun yeni bir dengeye geçiş süreci. Doğru yaşam alışkanlıklarıyla bu dönemi daha enerjik geçirmek mümkün.

Kaynak: Haber Merkezi