EĞİTİM

Başkent Üniversitesi’nden buluş ve patentte gurur tablosu

Başkent Üniversitesi akademisyenleri, 2025 yılında İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’nda kazandıkları 8 madalya ve tescillenen 71 patentle bilimsel üretimdeki iddiasını bir kez daha ortaya koydu.

Abone Ol

“Bilim bizde toplanır, bizden yayılır” anlayışıyla yola çıkan Başkent Üniversitesi, kuruluşundan bu yana sürdürdüğü nitelikli eğitim ve araştırma odaklı yaklaşımının meyvelerini bir kez daha topladı. Akademik üretimi merkeze alan üniversite, 2025 yılında katıldığı 10. İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’ndan ödüllerle dönerek yalnızca kendi camiasına değil, Türkiye’nin bilim dünyasına da güçlü bir mesaj verdi. Bilginin yalnızca üretilmediği, aynı zamanda katma değere dönüştürüldüğü bu tablo, üniversitenin yıllardır savunduğu bilim anlayışının sahadaki karşılığı oldu.

Araştırmayı merkezine alan bir üniversite geleneği

Kurulduğu günden bu yana araştırmayı üniversite yaşamının vazgeçilmez bir parçası olarak gören Başkent Üniversitesi, akademik çalışmalarını proje, buluş ve patent odaklı bir sistemle destekliyor. Bu yaklaşım, yalnızca yayın sayılarıyla sınırlı kalmayan, topluma ve bilime doğrudan katkı sunan sonuçlar üretiyor. Akademisyenlerin laboratuvardan sahaya uzanan emeği, ulusal ve uluslararası platformlarda somut karşılık buluyor.

İstanbul’da sekiz madalyalık bilim başarısı

2025 yılında düzenlenen 10. İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı, Başkent Üniversitesi akademisyenleri için adeta bir başarı vitrini oldu. Fuarda sergilenen projeler, jüri değerlendirmeleri sonucunda 1 altın, 2 gümüş ve 5 bronz olmak üzere toplam 8 madalya ile ödüllendirildi. Bu sonuç, üniversitenin bilimsel üretimde geldiği noktayı net biçimde ortaya koyarken, disiplinler arası çalışmanın gücünü de gözler önüne serdi. Kazanılan her madalya, uzun soluklu emeğin, sabırlı araştırmanın ve ekip çalışmasının bir ürünü olarak kayda geçti.

Patent sayıları dikkat çekti

Bilimsel başarı yalnızca ödüllerle sınırlı kalmadı. Patent alanındaki veriler de üniversitenin üretkenliğini rakamlarla ortaya koydu. Yapılan açıklamalara göre 135 patent başvurusundan 71’i tescillendi. Bu oran, akademik bilginin fikri mülkiyetle korunarak ülke ekonomisine ve teknoloji ekosistemine kazandırılması açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Patent tescilleri, üniversite-sanayi iş birlikleri için de güçlü bir zemin oluşturuyor.

Bağlıca Kampüsü’nde anlamlı tören

Bu önemli başarıların ardından Başkent Üniversitesi Bağlıca Kampüsü’nde bulunan Prof. Dr. Abdullah Demirtaş Konferans Salonu’nda Buluş ve Patent Ödül Töreni düzenlendi. Akademisyenlerin, yöneticilerin ve davetlilerin katıldığı törende, bilimsel üretimin arkasındaki emek ve kararlılık bir kez daha vurgulandı.

Ar-ge vurgusu ve gelecek mesajı

Törenin açılış konuşmasını Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Berna Dengiz yaptı. Dengiz, elde edilen 8 madalya ve tescillenen patent sayılarının tesadüf olmadığını belirterek, üniversitenin Ar-Ge vizyonunun altını çizdi. “Toplam sekiz madalya aldık, 135 başvurudan 71’i patent olarak tescillendi. Bu tablo, doğru yolda olduğumuzu gösteriyor” sözleri, salondaki alkışlarla karşılık buldu. Dengiz, bilimsel çalışmaların kesintisiz biçimde süreceğini de vurguladı.

Rektörden teşekkür ve vizyon vurgusu

Ardından kürsüye çıkan Rektör Prof. Dr. Hakan Özkardeş, üniversitenin geldiği noktada kurumsal vizyonun belirleyici rol oynadığını dile getirdi. Mehmet Haberal’a sağlanan imkânlar ve ortaya konan liderlik için teşekkür eden Özkardeş, Haberal’ın uluslararası alandaki ilklerine ve başarılarına dikkat çekti. Bu vizyonun bugün de yol gösterici olduğunu ifade eden Özkardeş, akademisyenlerin özverili çalışmalarının üniversiteyi dünya liginde görünür kıldığını söyledi.

Prof. Dr. Mehmet Haberal'dan bilimin kalbi ve kalite vurgusu

Törenin son konuşmasını yapan Prof. Dr. Mehmet Haberal, her zamanki gibi araştırma ve kalite kavramlarını merkeze alan mesajlar verdi. Bilimin süreklilik isteyen bir yolculuk olduğunu belirten Haberal, akademisyenleri tek tek tebrik etti. Kaliteden ödün vermeden çalışmanın, üniversitenin en temel ilkesi olduğunu vurgulayan Haberal, “Bilim bizde toplanır, bizden yayılır” sözünün yalnızca bir motto değil, günlük bir çalışma disiplini olduğunu dile getirdi.

Madalyalar ve tesciller tek tek takdim edildi

Konuşmaların ardından ödül bölümüne geçildi. İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı’nda derece alan akademisyenlere madalyaları ve teşekkür belgeleri takdim edildi. Aynı zamanda patent tescilleri de sahiplerine sunularak, fikri emeğin resmiyet kazandığı anlar yaşandı. Sahnedeki her takdim, bilimsel üretimin görünür kılındığı anlamlı bir kareye dönüştü.