Sporseverler için festival tadında bir haftayı geride bıraktık. Futboldan, basketbola, voleyboldan, cimnastiğe çok önemli mücadelelere tanık olduk. Cimnastik Dünya Şampiyonası'nda altın madalya alan Manisalı Ayşe Begüm Onbaşı ile gururlandık. A Milli Futbol Takımı'nın Euro 2020 öncesi oynadığı hazırlık maçlarında bazı veriler elde etmeye çalıştık. Filenin Sultanları'nın Milletler Ligi'nde 5'te 5 yapmasına şahit olduk. Anadolu Efes'in basketbolda Avrupa Şampiyonu olmasını alkışladık. Efes kadrosunda yakalanan 3 yıllık istikrar ve sabrın karşılığında alınan bu zafer, tüm kulüplerimize örnek olması gereken cinsten. İzmir kulüplerimiz de tüm yılın emeğinin sonucunu alacakları karşılaşmalara çıktılar. Pınar Karşıyaka başarılı bir sezonu geride bıraktı diyebiliriz. Basketbol Süper Ligi yarı finalinde Fenerbahçe'ye 3-1'lik seri ile elenen Kaf Kaf, Avrupa Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde de finale kadar yükseldi. Metecan Birsen ve Onuralp Bitim'i geliştirerek milli takıma 2 kalifiye oyuncu gönderme başarısı gösterdiği için bile Ufuk Sarıca alkışlanır. Artık 2 oyuncu da korkusuz bir şekilde potaya atak yapabiliyor. Kaçırır mıyım tedirginliği yaşamadan şut atabiliyor. Türk oyuncuların en büyük sıkıntısı olan özgüven sorununu Sarıca ile aştılar. Tabi yerli konusuna değinmişken, Euroleague'nin artık elit uzunları arasında sayılan Anadolu Efes'in pivotu Sertaç Şanlı'dan da bahsetmeli. Uşak Sportif'ten, Beşiktaş'dan adım adım gelerek, kendini geliştirerek 30 yaşında Avrupa'nın en önemli oyuncularından oldu. Genç basketbolcularımızın örnek olarak takip etmesi gereken karakterlerden Sertaç. 12 Dev Adam'ın Başantrenörü Orhun Ene'ye Olimpiyat elemeleri öncesi iyi bir oyuncu grubu geliyor.

***

Kazananın İzmir olduğu Altay-Altınordu finalinde ise Süper Lig'e yükselen Altay olmuştu. İlk yarı Altınordu, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olan Chelsea'nın oyun sistemine yakın düzeni ve anlayışıyla, Altay'ı çok sıkıştırdı. İkinci yarıda ise Mustafa Denizli'nin Paixao ve Erhan'ı oyuna alması işleri değiştirdi. Paixao o kadar etkili oldu ki, 89'da olmasa, 99'da o Süper Lig'i getirecek golü atacaktı. Siyah beyazlılar, Mustafa Denizli'nin yarattığı sinerji ve Alsancak Stadı'nın yeni sezona yetişicek olmasıyla bir çok futbolcunun formasını giymek isteyeceği bir cazibe merkezi konumunda. Umarım her menajer teklifi kabul edilmeden, ince elenip sık dokunarak, başarıya aç futbolcular takıma kazandırılır. Altınordu'ya finalin kaybedeni demek doğru olmaz. Hatta yıllardır adeta yel değirmenleriyle savaşan kırmızı lacivertliler, altyapısından yetiştirdiği oyuncularla, alt liglerden bulup imkan verip, yeşerttiği futbolcularla Süper Lig seviyesinin bile üstünde bir mantaliteye sahip.

***

Bucaspor 1928 de 1 yıl rötarlı da olsa 2. Lig'e çıkmayı başardı. İskenderun Futbol Kulübü'yle oynadıkları final maçı, son 1 haftada oynanan finaller arasında en zevklisiydi. Penaltılara kadar giden maçta Buca'yı finale taşıyacak son penaltıyı ne büyük tesadüftür ki Cuma Menize attı. Cuma geçen sezon da Turgutlu formasıyla, Play Off finalinde Karşıyaka karşısında takımını üst lige taşıyan son penaltıyı ağlara yollamıştı. Aslında geçtiğimiz sezon istediği forma şansını yakalayamayan genç orta saha oyuncusu, Oğuz Aydın'ın gösterdiği etkiyi sahaya yansıtamadı. Umarım yeni sezonda bildiğimiz potansiyelini yeniden ortaya koyar ve Süper Lig'deki Buca altyapılı oyuncu sayısı +1 daha artar.

***

1 seneyi aşkın süredir kepenk kapatan Bölgesel Amatör Lig(BAL) 9 Haziran'da başlıyor. Futbolcuların, teknik adamların, malzemecilerin sezon bir türlü başlamadığı için büyük sıkıntı yaşadığı, başka işlerde çalıştığı BAL camiasının yüzü haftaya çarşamba günü gülmeye başlayacak. İzmir ekipleri 2. Lig 1. Grup ve 2. Grup'ta mücadele edecek. 1. Grup'ta ilk hafta Buca Zaferspor-Torbalıspor, Bornova Yeşilovaspor-Torosgücü maçı, 2.Grup'ta İzmirspor ile Aliağa Futbol Kulübü kozlarını paylaşacak. Çiğli Belediyespor ise haftayı bay geçecek. Gruplarında ilk sırayı alan 32 takım tek maç eleme usulü çeyrek, yarı ve final müsabakalarını oynayacak. Hızlandırılmış bir BAL sezonu yaşayacağız. Ve ümit ediyoruz, Bucaspor 1928'in 2. Lig'e çıkması sonrası 3. Lig'de eksilen 1 İzmirli boşluğunu, takımlarımızdan biri büyük bir hızla doldurur.